banner526

banner527

banner403

banner420

Rektör Uysal: “Eğitimden kazandığımızı araştırmaya harcıyoruz”

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörü Prof. Dr. Kazım Uysal, bilimsel araştırma projelerine ayırdıkları kaynaklarda pek çok rekor kırdıklarını ifade etti.

KÜTAHYA 22.10.2021, 10:54
Rektör Uysal: “Eğitimden kazandığımızı araştırmaya harcıyoruz”

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörü Prof. Dr. Kazım Uysal, bilimsel araştırma projelerine ayırdıkları kaynaklarda pek çok rekor kırdıklarını ifade etti.

Toplantıda üniversitenin 2019-2021 yılları için hazırlanan faaliyet raporunu sunan Rektör Kazım Uysal, üniversitenin öğrenci sayısının 45 bin 912 olduğunu belirterek, “Bir üniversiteyi üniversite yapan temel ölçüt eğitim olanakları ise biz bu olanakları genişletmek için çok sayıda programı açtık. Bunu yaparken de Yükseköğretim Kurulunun ölçütlerini gözetmek zorunda olduğumuzu biliyorsunuz” dedi.

“Yabancı uyruklu öğrenci sayısındaki artış yüzde 800”

Son 5 yıllık dönemde yabancı uyruklu öğrencilerin sayısındaki artışın yüzde 800 oranında olduğunu söyleyen Prof. Dr. Uysal, “Yabancı uyruklu öğrencilerimiz birkaç ülkeden değil, 74 ülkeden aramıza katılan öğrenciler. Öğrencilerimizin büyük bölümü de gönül coğrafyamızdan. Azerbaycan’dan Somali’den öğrencilerimiz bizlerle beraberler ve sizler de Kütahya’daki yabancı uyruklu öğrenci sayısındaki artışı gözlemliyorsunuz. Bunun yanında UNICEF’in açtığı ve Türkiye’deki pek çok üniversitenin katıldığı ihaleyi kazanarak sayıları 12 bini bulan Suriyeli sığınmacıların Türkçe eğitimlerini vermeye hak kazandık” ifadelerini kullandı.

“Medeniyetimizin kök tutması yabancılara Türkçe eğitimi verilmesine bağlı”

Yabancı uyruklu öğrencileri çok önemsediklerine vurgu yapan Rektör Uysal,” Dünyanın küresel bir köy olduğu ortamda biz içimize kapanamayız. Bizim hedefimiz uluslararasılaşmak ve bu bütün üniversitelerin hedefi. Bu göstergeler bizim uluslararası bir üniversite olduğunu gösteriyor. Bu konu dünyanın bütün köklü milletlerinin tarih boyunca en çok önem verdiği konudur. Bugün dünyada medeniyetimizin kök tutması için yabancı uyruklu öğrencilerimize Türkçe öğretmek zorundayız. Dil bu anlamda önemli bir konudur. Biz öğrencilerimize Türkçe öğreterek kültürümüzü ve değerlerimizi de onlara öğretiyoruz. Hem öğrencilerimize hem de sığınmacılara öğrettiğimiz Türkçe’nin bir dünya dili olmasına katkı sunuyoruz. Biz bu coğrafyada tüm milletlerin etrafımızda birleşmesini istiyoruz ki, bu coğrafyayı manipüle etmek isteyenlere karşı dik duralım. Biz bu öğrencileri davet etmezsek bu birlik beraberlik nasıl sağlanacak? Aynı dine sahibiz, benzer kültürlere sahibiz ama neden ayrıyız? Bu sorunları geride bırakmak için bizim yabancı uyruklu öğrencilerimize eğitim vermemiz gerekiyor. Son olarak da bu sürecin ekonomik katkısı var. Her bir öğrencimiz ülkemize gelişinden gidişine kadar ulaşım, barınma, giyinme, beslenme gibi gereksinimlerini ülkemizden ve özellikle Kütahya’dan karşılıyorlar. Giderken de buradan hatıraları ülkelerine götürüyorlar” dedi.

“Yabancı uyruklu öğrencilerimiz ne sığınmacı ne de mülteci”

Uysal, “Kimi öğrencilerimiz üst düzey bürokratların çocukları ve Türk bürokratların gelecekte temas kuracağı bürokratları, en azından en güçlü adayları yetiştiriyoruz. Tüm bu olumlu koşullara karşın şehrimizde bu öğrencilere olumsuz bakışlar var. Bu öğrenciler ne sığınmacı, ne mültecidir. Bu öğrencilerin büyük kısmı ülkelerinin kalburüstü ailelerinden geliyorlar ve biz onları sınavla alıyoruz. Dolayısıyla belli bir kalitenin üstünde öğrencilere eğitim veriyoruz. Bu öğrencilerimizi kaybedersek uluslararasılaşma sürecinin nimetlerinden yararlanamayız. Bu öğrencilere karşı olumsuz tutumları beraberce ortadan kaldırmamız gerekiyor. Peki, neden böyle büyük bir artış olduğuna değinecek olursak, önceden bu öğrencilerin gelmesi istenmiyordu. Biz istedik. Bunu nasıl yaptık? Biz Kütahya’yı cazip hale getirdik. Fiyatları kanunlar çerçevesinde ve makul seviyelerde tuttuk. Türkçe öğretimi bakımından çok iyi bir kadro kurduk. Bazı öğrencilerin ayaklarına kadar gittik; Üniversiteleriyle anlaşmalar yaptık. Yabancı uyruklu öğrencilerle Türk öğrencilerin kontenjanları farklıdır. Türk öğrencilerin yerine yabancı uyruklu öğrenci alamazsınız. Biz YÖK’ün ve Cumhurbaşkanımızın da teşviklerini dikkate alarak yabancı uyruklu öğrencilerimizin sayısını artırmak istediğimizi net şekilde ifade ettik ve çalışmalarımıza bu yönde ağırlık verdik” diye konuştu.

“Bilimsel araştırma projelerine ayırdığımız kaynaklarda pek çok rekor kırdık”

Bilimsel araştırma projelerine ayırdıkları kaynaklarda pek çok rekor kırdıklarını belirten Uysal, ”Önceden iki başlık altında verilen desteklerin sayısını 7’ye çıkarttık. Doğal olarak bu alana ayırdığımız kaynak miktarı da arttı. Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü kapsamında yapılan projelere verilen destek yaklaşık 5 kat artarak 4 milyon TL’ye yaklaştı. Proje başı ortalama destek miktarı yapılan değişiklikler ile son 2 yılda 10 kat arttı. 1992’de kurulan bir üniversiteyiz. Kütahya’dayız; Bor madenlerinin üzerinde yaşıyoruz. İş söze gelince Kütahya’ya toz kondurmuyoruz ama Bor Araştırma Merkezimizi daha yakın zamanda açtık. Bizden önce bu yönde hiç çalışma yapılmamış. Kurduğumuz bu merkeze ciddi bir kaynak aktararak önemli bir merkez konumuna getirdik. Çok sayıda yeni başlıktaki projelere başvurduk. Peki, bunu nasıl sağladık? Lisansüstü eğitim gelirlerimizi yüzde 760 artırarak bunu başardık. Burada yine yabancı uyruklu öğrencilerimizi üniversitemize çekmemizin önemli katkısı oldu. Biz eğitim için aldığımız paraları alıp araştırma ve geliştirmeye harcadık. İki yılda 8 yeni araştırma ve uygulama merkezi açmamızın, Erasmus stratejik ortaklıklar projelerinin bütçelerinde yaklaşık yüzde 61’lik artışları görmemizin arkasında yine bu öğrencilerimizin katkısı önemli rol üstleniyor” diye konuştu.

Yorumlar (0)