banner363

banner453

banner454

banner403

banner420

‘Yassıçal çuha dokuması’ coğrafi işaret yolunda

Amasya’da kadınların dokuyup sandıklarda saklayıp koruduğu ‘Yassıçal çuha dokuması’ annelerinden kızlarına aktarılan bir kültürel miras olarak dikkat çekiyor. Yaklaşık 250 yıllık tarihi olan bu dokumacılık sanatının yaşatılması için 15 yıldır düzenlenen kursların ardından şimdi de coğrafi işaret alınması için başvuru yapıldı.

Kültür Sanat 14.06.2021, 09:23
‘Yassıçal çuha dokuması’ coğrafi işaret yolunda
banner502

Amasya’da kadınların dokuyup sandıklarda saklayıp koruduğu ‘Yassıçal çuha dokuması’ annelerinden kızlarına aktarılan bir kültürel miras olarak dikkat çekiyor. Yaklaşık 250 yıllık tarihi olan bu dokumacılık sanatının yaşatılması için 15 yıldır düzenlenen kursların ardından şimdi de coğrafi işaret alınması için başvuru yapıldı.

Amasya Valiliği’nin girişimiyle 2006 yılında il merkezine bağlı Yassıçal köyünde Amasya Halk Eğitimi Merkezi tarafından ‘Yassıçal çuha dokuması’ kursu açıldı. Atıl haldeki tezgahlar elden geçirildi, aynıları yapıldı. Yüksel Kanar tarafından bir yıl boyunca kadınlara eğitim verildi. Kanar’ın ardından usta öğreticilik görevini kızı Neşe Aşçı üstlendi. Aşçı, dayısının kızı Hatice Bünyat ve görümcesi Hamide Demir’in de yer aldığı kursiyerlere eğitim verdi. Bünyat ve Demir de gayret ederek usta öğretici oldu. Bu sayede hayatları renklenen 70 kadın üretip para kazanarak ev ekonomilerine katkıda bulundu.

İpleri kök boyalarla boyanıp tetce ve çıkrıkla mekiklere sarılarak kendine özgü tezgahlarda dokunan Yassıçal çuhası kıyafet, çarşaf ile örtü yapımında kullanılıyor, kente gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin en çok satın aldığı yöresel ürünler arasında yer alıyor.

Amasya Valiliği’nin girişimiyle Türk Patent Enstitüsü’ne coğrafi işaret başvurusu yapıldığını belirten Neşe Aşçı, “Yaklaşık 250 yıllık tezgah sistemini, dokuma tekniğini bozmadan özüyle yaşatmaya çalışıyoruz” dedi. Amasya Halk Eğitimi Merkezi Sanatevi olan tarihi konakta eğitimlere devam ettiklerini anlatan Aşçı, “Annemden öğrendiğim bu sanatı yakınlarıma, köylülerime ve ilgi duyanlara öğretmenin mutluluğunu yaşıyorum” diye konuştu.

Sandıklardan çıkarılarak günümüze kadar ulaşmış yöreye özgü motifleri işlediklerine değinen evli ve 2 çocuk annesi Aşçı, ‘Eminem’, ‘Süleyman’, ‘Mehmet Dede’, ‘sinekli’, ‘tekke peşkiri’ adlarıyla anılan motiflerin renk ve şekilleriyle farklılık içerdiğini söyledi. Eminem’ motifinin annenin evladına duyduğu hasreti, ‘Süleyman’ motifinin ise kararlılığı yansıttığını ifade etti.

Hatice Bünyat da ürünün coğrafi işaret tescilinin kent kültürü ve ekonomisine önemli katkı sağlayacağına inandığını dile getirdi.
Yorumlar (0)