İşçi iş görme borcu altındadır ve yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır (TBK m.393,396). İşveren yönetim hakkı kapsamında işçisini yurtdışında iş seyahati için görevlendirebilir. İş seyahatinden dönen işçinin yurda girişte ondört gün boyunca karantinaya alınması söz konusu olabilir. İşçinin ondört gün süresince evinde kendisini izole etmesi gerekebilir. Görevli olarak yurtdışına giden ve ülkeye döndükten sonra on dört gün süreyle zorunlu olarak karantinaya alınan işçi, iş görme borcunu yerine getiremeyeceği için ücretinin işveren tarafından tam mı yoksa bir haftaya kadar yarım mı ödeneceği konusu tartışmalıdır.

İş görme borcunu yerine getirmek amacıyla yurtdışına giden işçi, dönüşte zorunlu olarak karantinaya alındığı için işverenine karşı iş edimini sunma imkanı bulamayacaktır.  Bu durum işçiden kaynaklanmamaktadır. Öyleyse işletme rizikosunun işçi üzerinde bırakılması iş hukukunun temel ilkelerine ve hakkaniyete aykırı olur. Bu nedenle işçinin ücreti tam olarak ödenmelidir (ÖZDEMİR MANAV, Eda, Covid-19 Salgınının Çalışma Şekilleri ve İşçinin İzin ve Ücret Hakları Açısından İş Sözleşmesine Etkisi, SİCİL, Yıl 2020, Sayı 43).

Nitekim işçinin iş edimin ifa edememesi işverenin talimatı ile iş görme borcunu ifa etmek üzere yurt dışına seyahat eden işçiden kaynaklanmamaktadır. Ancak işçinin, seyahat kısıtlaması öncesinde işi ile bağlantılı olmaksızın kendi insiyatifi ile yurtdışına çıkıp dönmesi nedeniyle karantinaya alınması durumunda, işçiye bir hafta boyunca yarım ücret ödenmesi gerekir. Bu sürecin bir haftadan fazla sürmesine bağlı olarak bir haftadan sonra iş ilişkisi askıya alınabilecektir. Fesih yasağı nedeniyle işverenin İş Kanunu m.25/III uyarınca derhal fesih hakkı bulunmamaktadır (İşK. Geçici m.10).

Bununla birlikte, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı- İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan İşyerlerinde Koronavirüsten (Covıd-19) Korunma Tedbirleri kapsamında, işyerlerinde iş seyahatleri ve iş toplantıları ile ilgili uygun tedbirler öngörülmüş ve ülke genelinde faaliyet gösteren tüm işyerlerinin bu tedbirlere uygun hareket etmesi istenilmiştir. Bu kapsamda, yurtiçi ve yurtdışına düzenlenecek iş seyahatleri, konferans, kongre vb. etkinlikler mümkün olabildiğince ertelenmesi, zaruri olduğu hallerde Sağlık Bakanlığı’nın önerilerine mutlaka uyulmalıdır.

Yurtdışına görevlendirilecek bölgede Covid-19 salgın hastalığı kapsamında ciddi ve yakın bir tehlike söz konusu ise, örneğin salgının yoğun yaşandığı bir bölgeye görevlendirilecek işçinin, özellikle psikolojik olarak zarar görmemesi açısından iş seyahatine gitmesi için zorlanmaması gerekir. Ancak işçinin iyiniyet kuralları çerçevesinde hareket etmesi gerekir. Covid-19 salgın hastalığını bahane ederek güvenli bölgeye seyahati ve toplantıyı reddetmemesi iş görme borcu kapsamında değerlendirilmelidir.

Sonuç olarak, işçinin görevli olarak yurtdışına gönderilmesi sonrasında yurda döndüğünde karantinaya alınması zorlayıcı sebep sayılır. Ondört günlük karantina süresince işçinin ücreti tam olarak ödenmelidir. Çünkü bu durumdaki işçi, işverenin talimatı ile iş görme borcunun ifası kapsamında yurtdışına gittiği için iş edimini ifa edememesi kendisinden kaynaklanmamaktadır. Şayet işçi, yurtdışı seyahatine görev harici gitmiş ve döndüğünde karantinaya alınmış olsaydı, işverenin tam ücret ödeme yükümlülüğü bulunmayacaktı. İşveren bu durumdaki işçiye bir haftaya kadar yarım ücret ödeyecek daha sonra iş ilişkisi askıya alınacaktır (İşK. m.40).