banner526

banner527

banner403

banner420

7. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde gıdanın geleceği konuşulmaya devam edildi

Sürdürülebilirlik Akademisi ve TÜGİS iş birliğinde, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı destekleriyle düzenlenen ‘Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nin ikinci gününde gıda ve tarım ile tüketici ilişkileri konuşuldu.

İş Dünyası 21.10.2021, 16:06
7. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde gıdanın geleceği konuşulmaya devam edildi

Sürdürülebilirlik Akademisi ve TÜGİS tarafından her yıl Dünya Gıda Günü ile eş zamanlı gerçekleştirilen ‘Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’ yedinci yılında gıda sektörünü tarladan tabağa uzanan boyutlarıyla ele aldı. Zirvenin ikinci gününde 16 oturumda sektörün önde gelen uzman ve yetkilileri, gıda markaları, girişimciler, yatırımcılar ve kamu temsilcilerinin görüşleri paylaşıldı.

Ayşe Ayşin Işıkgece: “Salgın boyunca kapasitesini artıran tek sektör tarım sektörü oldu.”
 
Zirvenin ikinci gününün açılış konuşmasını yapan T.C. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece, Bakanlığın çalışmalarıyla ilgili bilgi vererek "Salgın boyunca kapasitesini artıran tek sektör tarım sektörü oldu. Tarım ve gıdada sürdürülebilirlik konusu, üretimden tüketime birçok farklı boyutu kapsayan bakış açısı edinmeyi gerektiriyor" dedi.

Zirve kapsamında gerçekleştirilen “Gıda Sanayinin Dönüşümünde Liderlik” paneli BİM İcra Kurulu Üyesi, Operasyon Başkanı Galip Aykaç ve Schneider Electric Türkiye, Orta Asya ve Pakistan Bölge Başkanı Bora Tuncer'in katılımıyla Dünya Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ'ın moderatörlüğünde gerçekleşti. Aykaç, gıda sanayinde dönüşümün, ürün kalitesi, değer zincirinin sorumlu bir şekilde yönetilmesi, çalışanlar, lojistik, ambalaj atıkları, gıda ve gıda atıkları başlıklarını içerdiğini söyleyerek "Dünya nüfusu ve buna bağlı olarak gıdanın ihtiyaç açığı da artıyor. Tarım nüfusumuzu güçlendirmemiz gerekiyor." dedi. Tüketicilerin %65'inin ürünlerin nasıl üretildiğini bilmek istediğini, %45'inin marka tercihinde sürdürülebilir markaları tercih ettiğini belirten Tuncer, "Teknolojinin hem gıda sektörünü iyileştireceğini hem de ülkemizin ekonomisine katkı sağlayacağına inanıyoruz" şeklinde konuştu. 

“Tarımın Sürdürülebilirliği” paneline katılan Ferrero Fındık Genel Müdürü Bamsi Akın ile Tat Genel Müdür Yardımcısı, Hakan Turan, DEİK Danimarka İş Konseyi Başkanı, Yeni Çiftçi Platformu Kurucusu Emrah İnce'nin moderatörlüğünde yenilikçi tarım uygulamaları konularını ele aldılar. Fındığın ürünlerinin kalbinde yer aldığını söyleyen Akın, "Kendimizi Türk fındık sektörünün uzun dönemli iş ortağı olarak görüyoruz." dedi. Turan ise sözleşmeli tarımın hem çiftçi hem sanayici için avantajlarını vurgulayarak "Gıda sektörü Türkiye'nin sahip olduğu zenginlikleri daha değerli hale getirmesinde en büyük katkıyı yapacak sektörlerin başında geliyor" dedi.

"Güven ve Şeffaflık: Tüketicilerin Bilgi Talebine Ayak Uydurmak" oturumunda T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Selman Ayaz, TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Buzbaş'ın sorularını yanıtladı. Kovid 19 pandemisinde doğru ve sağlıklı beslenerek vücudu dayanıklı kılmayı öğrendiğimizi söyleyen Buzbaş, bulaş etkisini azaltmak amaçlı ambalajlı gıdaların tercih edilmesinin gıda okur yazarlığının artırılmasında önem kazandığını söyledi. Bakanlığın sadece etiket değil, gıda okuryazarlığını artırmak için çalışmalar yaptığını aktaran Ayaz, etiketin tüketiciler açısından en önemli bilgi kaynağı olduğunun altını çizdi.

"Tüketici Gıda Alışverişinde Nasıl Şeffaflık Arıyor" başlıklı oturumda Metro Türkiye Kalite Güvence ve Sürdürülebilirlik Grup Müdürü Tülay Özel ve OD Urla'nın Kurucusu ve Şefi Osman Sezener, Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi Semra Sevinç'in moderatörlüğünde gerçekleşti. Tarladan sofraya şeffaflık konusunda bilgiler veren Sezener "Yurtdışında uygulanan ve gelir sağlayan gastronomi turizmini Urla'ya entegre etmek istedik. İyi restoranların Türkiye'ye yayılması ve iyi ürünlerden uzaklaşmaması bizim hedefimiz oldu." dedi. Özer şeffaflığın tüketici beklentilerini karşılama, toplum sağlığını koruma ve ekonomik faktörler nedeniyle önemli olduğunu belirterek "Ülkeler arasında sınırlar kalktıkça gıdaların seyahati her zamankinden daha fazla arttı. Birincil üretimden başlayarak son tüketim noktasına kadar gıdaları izlemek tüketicilerde güven oluşturuyor" dedi.

TOBB Borsalar Müdürü Yiğit Ateş, Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı ve Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Uysal, "İklim Değişikliği ile Tarım ve Gıdanın Geleceği ve Değişim" başlıklı UN SDSN Türkiye Türkiye Direktörü Dr. Tamer Atabarut'un yönettiği oturumda tarladan sofraya gıda arzıyla ve fiyatlandırmayla ilgili sorunlar ele aldı. İklim değişikliği ve pandemi nedeniyle gıda fiyatları ve tarımsal emtia en çok konuştuğumuz konular haline geldiğini söyleyen Ateş, "Uluslararası piyasada tarım milliyetçiliği başladı. Bizim tarımsal üretimimizi kesinlikle artırmamız lazım. İthalat, dünyada gelişen tarım milliyetçiliği nedeniyle sıkıntı çekmemize yol açabilir." dedi. Uygarlık ve ekonomik sitem arasında bir çatışma olduğunu ifade eden Damarlı, "Tozlaşma bitkisel üretimin temel sebebi. Tozlaşmanın %70'i arılar tarafından sağlanıyor. Einstein'in dediği gibi arılar olmazsa dünyada yaşam 4 yıl içinde biter." şeklinde konuştu. Türkiye'de tarım sektörünün ekonomik boyutuna dikkat çeken ve yeşil ekonomiyi dikkate almak gerektiğini söyleyen Uysal "Türkiye, küresel iklim değişikliği ile tarımda birikmiş sorunların kesiştiği noktaya geldi. Verim, kalite azalacak, üretimde düşüşler ve dalgalanmalar, istikrarsızlıklar yaşanacak." dedi.

Gıda Sektöründe Yerelleşme konusunun ele alındığı oturumda Hıdırlık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Neptün Soyer ile Aromsa Kalite Direktörü Dilek Özgen Kılıçarslan, Bahçeşehir Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Birol Saygı'nın moderatörlüğünde Kovid 19 salgını sonrası önemi artan ve birçok avantajı olan yerelleşme konusunu ele aldılar. İzmir'de bir kasabada tarımla ve tarımın örgütlenmesiyle uğraşan ve atalık tohumun öneminin altını çizen Soyer "Yerel üretimin süreklilik için merkezi iradeyle de buluşması, sürdürülebilirlik için bir sistem oluşması gerekiyor." dedi. Aromsa'nın Türkiye'nin ilk ve tek yerli üreticisi olduğu bilgisini veren Kılıçarslan "Amacımız dünyaya sürdürülebilir lezzetler sunmak. Bizi güçlü yapan uçtan uca yönetilen bir tedarik zincirine sahip olmak, sorumlu bir satın alma yapmak." diye konuştu.

Conscious Impact kurucusu Alyson Greenhalgh-Ball "Sürdürülebilir Beslenme: Teoriden Eyleme" başlıklı oturumda konuşmasına "Gıda her şeydir ve her şey gıdadır" sözleriyle başladı. Rejeneratif tarımın önemi arttığını ve ana akım haline geldiğini belirten Greenhalgh-Bal, daha güçlü gıda sistemleriyle hiç kimsenin aç olmadığı bir dünya yatabilirsek insanlığın o zaman gelişebileceğini söyledi ve herkesi bilinçli olmaya ve kolektif etkisinin ne olacağını düşünmeye davet etti.

"Gıdada İklim Pozitif Hedefleri, Sürdürülebilirlik ve Beslenme" oturumunda moderatör Mezura Beslenme Uzmanı ve Sürdürülebilir Yaşam Aktivisti Dilara Koçak, zeytinin sıfır atıklı bir ürün olduğunu belirterek konuşmacılara söz verdi. Yıldız Holding İş Sürekliliği, Uyumluluk ve Sürdürülebilirlik Genel Müdürü Nihan Bağrul iklim krizinin etkilerinden en çok gıda sektörü ve tarım etkilendiğini belirterek "Sürdürülebilirliği dönüşümün bir parçası olarak ele alıyoruz. Bunu, Yıldız Holding'in binlerce tedarikçisiyle sonuca ulaştığımızda dünyamıza katkı sağlayacağımız bir yolculuk olarak görüyoruz." dedi. Bunge Komili Pazarlama ve Ticari Pazarlama Lideri Pınar Nokay ise anıtsal ağaçlarla ilgili yaptığımız çalışmalar devam ettiklerini söyleyerek "Şimdiye kadar 20 milyon zeytin ağacının yaşlandırma çalışmasını yaptık. Anıt ağaçların korunması sektörel anlamda da çok önemli, biz bahçe sahipleriyle, Çevre Şehircilik Bakanlığı ile, akademisyenlerle bu çalışmaları yürütüp raporluyoruz." diye konuştu.

Sustainable Brands Turkey'den Aysun Şabanlı'nın moderatörlüğünde gerçekleşen "Yeni Normali Tanımlayan Trendler ve Tüketim Alışkanlıkları" başlıklı oturumda NielsenIQ Tüketici Araştırmaları Direktörü Nur Serenli, pandeminin dünyanın dört bir yanında tüketicilerin satın alma davranışın değiştirdiğini, çevrimiçi satın almaların arttığını belirterek, "Harcamalarda bütçe sebebiyle daralmalar olduğunu gördük. Bu değişim gelecekteki tüketici satın alma davranışını da etkileyecek." dedi. PınarOnline Dijital Dönüşüm ve E-Ticaret Direktörü Bilge Kalpaklıoğlu Eyilik Tüketiciyi daha yakından tanımak istediklerini söyleyerek " kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimi sunmayı planlıyoruz. Bu platformu Pınar'ın yenilikçi bakış açısını yansıtan bir platform olarak konumlandırdık." dedi. Cargill Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Bölgesi CMO'su Cem Beysel, Gıda sektöründe birbirini tamamlayan parçalardan meydana geldiğini söyleyerek "Kişilerin kendilerine iyi gelen gıdaları istiyorlar, Z kuşağının ne düşündüğünü iyi değerlendirmek gerekiyor." dedi.

"Yeni Normali Tanımlayan Trendler ve Tüketim Alışkanlıkları" başlıklı oturumda Sustainable Brands Turkey'den Aysun Şabanlı'nın sorularını yanıtlayan FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula, tedarik zincirini kurmanın zor, kırmanın çok kolay olduğunu belirterek "Dünyada tedarik zincirlerinin %60’ı kırıldı ve etkilendi. Perakendeciler, zincir markalar, tarımla ilgili girişimcilere yatırım yapsınlar. Kendilerini bir şeyin aracı olarak değil, girişimcisi olarak görsünler" şeklinde konuştu.

"Sürdürülebilir Gıda İçin Sürdürülebilir Ambalaj Tasarımı"nın ele alındığı oturumda Sürdürülebilir Gıda Platformu (SGP) Çalışma Grubu Başkanı Roza Altın moderatörlüğünde ambalaj konusundaki gelişmelerden bahsedildi. Amcor Ar&Ge EMEA Başkan Yardımcısı Noemi Bertolino, sorumlu ambalaj konusunda yaptıkları çalışmalarla ilgili bilgi vererek "İnovasyondan bahsettiğimizde insanların hayatını iyileştirmeyi, aynı zamanda dünyayı daha emin, daha güvenilir bir hale getirmeyi hedefliyoruz." dedi. The PackHub Genel Müdürü Paul Jenkins dünyadan örnekler vererek "Benim için bir ambalajda en ideal çözüm, karbon ayak izinin farkında olması, iklim değişikliğini göz önünde bulundurması ve uzun dönemli bir bakış açısıyla geliştirilmesi" dedi.

"Sürdürülebilir Beslenmenin Neresindeyiz?" başlıklı oturumda İstinye Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fak. Beslenme ve Diyetetik Böl. Öğretim Görevlisi Uzm. Dyt. Selahattin Dönmez moderatörlüğü üstlendi. Hürriyet Gazetesi Gastronomi ve Seyahat Yazarı Ebru Erke, şeflerin değişimin ajanları olarak tanımlanmaya başladığını belirterek şunları söyledi: " Şeflerin en lezzetli yemeği yapması artık yetmiyor, ne kadar az atık varsa artı hanenize ekleniyor. Son birkaç yılda restoran derecelendirme sisteminde ilave kriterler getirildi, sürdürülebilirlik de değerlendirilmeye başlandı." İstanbul Kent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nden Prof. Dr. Tanju Besler, sürdürülebilir beslenme biçimlerinde biyoçeşitliliğe zarar vermeyen, kültürel olarak kabul edilen, ulaşılabilir ve ekonomik olmasının önemine dikkat çekerek Akdeniz diyetinin öne çıktığını söyledi ve "Sürdürülebilir beslenmeyi ekosistem çerçevesinde değerlendirmemiz lazım. Sera gazı emisyonları içinde beslenmenin ve gıda endüstrisinin etkisinin %30'larda olduğunu ve kullanılabilir suyun %70'inin tarımda kullanıldığı düşünülürse beslenmede sürdürülebilirliğin önemi daha iyi anlaşılır" dedi. Vitabiotics Türkiye Ülke Müdürü Uzm. Ecz. Ayşen Dinçer ise tüm besin ve elementler sağlıklı yaşam ve hatta yaşamın devamı için çok önemli olduğunu belirterek "Vitamin ve minareller kan yapımından hücrenin çoğalmasına ve kemik gelişimine vücudumuzun bileşenleri için hayati derecede önemde. Değşien teknolojilerle 20 ve üzeri mikrobesin maddesini tek bir tablete sığdırmak mümkün." diye konuştu.


Boğaziçi Üniversitesi İktisat Profesörü Prof. Dr. Gökhan Özertan moderatörlüğünde yapılan "İklim Değişikliği ve Yeşil Mutabakat Perspektifinde Tarımsal Sürdürülebilirlik" başlıklı panelde UNO CEO Yardımcısı Evin Pehlivanlı, Türkiye'nin dünyada kişi başı ekmek tüketiminin en fazla olduğu ülke olduğunu, sözleşmeli tarımla Kavlıca buğdayı yetiştirmeye başladıklarını söyleyerek" Anadolu buğdayı çok özel, bu bakımdan çok şanslıyız. Gen bankamızda 40 binden fazla tahıl ve 13 bin yıldır genetiğini korumuş ve günümüze ulaşmış bir buğday da var. Bunlar kuraklığa, iklim değişikliğine, hastalığa ve zararlılara dayanıklı." dedi. Anadolu Etap CFO'su Handan Eren ise iklim tarımsal üretimde en önemli faktör olduğunun altını çizerek "Aşırı hava olayları ve toprak yapısının değişmesinin verimi, arz-talep dengesini, raf ömrünü etkiliyor. Doğal kaynakların kullanıma özen göstererek dijital sistem ve akıllı tarım uygulamalarıyla verimli ve tasarruflu üretim yapıyoruz." dedi.

Zirve “Yeşil Mutabakat ve Organik Tarım” ve “Sürdürülebilirlikte Palm Yağı Dost mu, Düşman mı?” başlıklarında kıymetli akademisyenlerin katkılarıyla ekrana gelen oturumlarla tamamlandı. 

Yorumlar (0)