banner363

banner380

banner396

banner403

banner420

10.07.2020, 16:00 31

Hava kargo taşımacılığında eskiye dönüş zaman alacak

Türkiye’de salgından olumsuz
etkilenen ve buna rağmen
çalışmalarını kesintisiz
sürdüren sektörlerin başında
ulaştırma ve lojistik sektörü geliyor.
Son 10 yılda dijitalleşmeyle birlikte hızlı
bir dönüşüm sürecine giren lojistik
sektörü, ülkelerin getirdiği sınırlamalar
ve küresel ticarette azalan yük hacmine
rağmen alternatif çözümlerle küresel
tedarik zincirinin kırılmaması için
mücadele veriyor. Koronavirüs tedbirleri
kapsamında sınırların kapanması
ve sınırlamaların artmasından en çok
etkilenen taşıma modu havayolu taşımacılığı
oldu. Dünya havacılık sektörü
tarihinin en büyük krizini yaşıyor. Havacılık
sektörünün 2020 yılı ciro kaybının
300 milyar USD’yi aşması bekleniyor.
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nden
(IATA)’nın açıklamalarına göre
4 Mart’tan bu yana Kovid-19 salgınının
belirgin bir şekilde derinleştiğine ve hükümetler
tarafından çeşitli kısıtlamaların
getirildiğine vurgu yapılarak, salgından
dolayı hava yolu şirketlerinin yolcu
gelirlerinin 2020’de geçen yıla göre
yüzde 55 düşerek 314 milyar dolara
ulaşabileceği belirtiliyor.
Havayolu taşımacılığı özelinde getirilen
kısıtlamalar ve yasaklamalar nedeniyle
pek çok yolcu uçağı sefer iptali
sözkonusuydu. Kısıtlamaların hakim
olduğu süreçte yolcu uçaklarıyla taşınabilen
kargo hacmi piyasadan çekildi.
Çekilen bu kapasiteden dolayı kargo
uçaklarına olan talep çok arttı. Bugün
ortalama 100 uçaktan 90’ı yerde ve
uçak filosunun havada olmadığı her an
zarar anlamına gelmektedir.
IATA tarafından yapılan açıklamada,
küresel ekonominin resesyona doğru gitmesinden ve seyahat kısıtlamalarından dolayı,
bu yıl yolcu talebinin geçen yıla göre yüzde 48
azalması bekleniyor.
Diğer yandan navlunların artmasının perde
arkasındaki süreçlere değinmek gerekirse pandemi
sürecinde olağanüstü ek tedbirler alındı.
Uçuş ekipleri dönüşümlü çalışmaya başladı,
otellerde konaklayamadıkları için bir uçuş için
birden fazla ekip kullanıldı, her bir personel için
özel ekipman ve koruyucu önlemler alınırken
bu süreçler de ek bir maliyet oluşturdu. Normalleşme
adımlarının atıldığı bu günlerde ithalat ihracat
dengesizliği sebebiyle kargo uçaklarıyla
havayolu taşımalarının maliyetlerinde azalma
sözkonusu olmayacaktır, yani sıkıntılar geride
kaldı diyebilmek için henüz çok erken. Ülkemizden
çıkış var ama ülkemize gelen mal olmayınca
bu durum havayolu taşımacılığının birim maliyetlerine
yansımaktadır. Uçuş yapılan ülkeler
tedbirler kapsamında ekstra maliyet talebinde bulundular, tüm bunlardan hareketle navlunlar
yükseldi ama giderler de daha fazlasıyla
arttı. Taşımacılık ve ticaret tek yönlü yapılmaya
başlanınca maliyetler de değişti, dolayısıyla
pandemi öncesindeki fiyatların geri
gelmesi şu an için mümkün gözükmemektedir.
Diğer çok önemli konu ise pandemi sürecinde
durdurulan, ancak yavaş yavaş tekrar
başlayan yolcu seferleri uzunca bir süre eski
frekanslarına dönemeyecektir. Dolayısıyla
dünyada taşınan hava kargonun yaklaşık %
70’nin yolcu uçaklarıyla taşındığı göz önüne
alınca ciddi bir kapasite azalması uzunca bir
süre devam edecektir. Bazı öngörüler bu kapasitelere
2022’den önce ulaşılamayacağını
belirtiyor.
Yine eski düzende kabin bagajını yolcu beraberine
alabiliyorduk ancak yeni düzende
kabin bagajlarının yolcu beraberine alınması
yasakladı, kabin bagajlarımız da yüklere ayrılan
bölümde yer işgal edecek, böylelikle yolcu
uçaklarında özel ve genel kargolara ayrılan
bölüm azalmış olacak, bu durum haliyle de birim
maliyetlere artış yönünde etki edecektir.
Bunların yanı sıra normalleşme adımları
kapsamında 1 Haziran tarihinden itibaren
ülke içerisinde yapılacak olan seferlerin başlayacağını
biliyorduk. Geçtiğimiz günlerde
THY koronavirüs tedbirleri kapsamında durdurduğu
uçuşlarını kademeli olarak yeniden
başlattığını duyurdu. Gelen açıklamaya göre;
normalleşme adımları kapsamında kademeli
olarak bazı ülkelere seferler resmen başlamış
oldu. Bu gelişmelerin de sektöre olumlu
bir ivme kazandırmasını bekliyoruz. İçinde
bulunduğumuz bu süreci yaşarken, THY’nin
İstanbul Havalimanı’ndaki ana kargo depo
tesislerinin inşasının bitirilerek devreye alınması,
Sabiha Gökçen’in ikinci pistinin devreye
alınması gibi hazırlıklarımızı hızla tamamlamamız
gerekiyor.

Yorumlar (0)
banner435