banner363

banner453

banner454

banner403

banner420

Unutulmaz dava insanı Dr. Sadık Ahmet kabri başında anıldı

Batı Trakya Türk Toplumunun unutulmaz dava insanı Dr. Sadık Ahmet ölümünün 26. yılında kabri başında anıldı.

Güncel 25.07.2021, 17:24
Unutulmaz dava insanı Dr. Sadık Ahmet kabri başında anıldı

Yunanistan’da yaşayan Batı Trakya Müslüman Türk Toplumuna yapılan haksızlıklara karşı verilen mücadelede öncülük eden, merhum lider Dr. Sadık Ahmet ölümünün 26. yılında kabri başında alındı.

Kurucusu olduğu Batı Trakya Müslüman Türklerinin tek siyasi organı olan Dostluk Eşitlik Barış Partisi tarafından merhumun kabri başında anma töreni düzenlendi.

İsmail Karagöz tarafından okunan sala ve Kur’an-ı Kerim’le başlayan tören İskeçe Müftüsü Ahmet Mete’nin yaptığı duayla devam etti.

Ardından Sadık Ahmet’in torunu 7 yaşında İlke Işık Sadık Ahmet, dedesinin ruhu için Fatiha duasını okudu.

Anma töreni protokol konuşmalarıyla devam etti. Günün anlam ve önemini belirten konuşmalar DEB Partisi Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Merkezi adına Denetim Kurulu Başkanı Necmettin Kahya, Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif ve Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık tarafından yapıldı.

PROGRAM MİSAFİRLERE VERİLEN YEMEKLE DEVAM ETTİ

Kabristanda düzenlenen anma töreninin ardından sonra program parti yönetimi tarafından törene iştirak eden protokol üyelerine, diğer misafirlere ve katılan tüm soydaşlara Gümülcine-Kozluköy yolunda ‘Seramoni’ aile salonunda verilen yemekle devam etti.  

Program merhum lider Dr. Sadık Ahmet anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Devamında merhum için DEB Partisi Gençlik Kolu Üyesi Batuhan Hasan’ın bestelediği Dr. Sadık Ahmet marşı okundu. Gençlerin seslendirdiği marş beğeni topladı.

BAKAN YANIK: BATI TRAKYA TÜRKLERİNİN YANINDA OLACAĞIZ

Ölümünün 26. yılında Dr. Sadık Ahmet’in kabri başında düzenlenen anma töreninde duygu ve düşüncelerini dile getiren Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, yemek verilen mekanda da bir kez daha söz alarak soydaşlara seslendi. Dr. Sadık Ahmet hakkındaki düşünceleri dile getiren Bakan Yanık, her zaman Batı Trakya Türklerinin yanında olacaklarını belirtti.

Bakan Yanık, konuşmasında şunları dile getirdi:

“Batı Trakya Türk Azınlığı ve Türkiye'deki yurttaşlarımızın kalbinde ve toplumsal hafızasında müstesna bir yere sahip olan Dr. Sadık Ahmet'in aramızdan ayrılışının 26 yıl dönümü sebebiyle bir aradayız. Doğrusu buruk bir toplantı, gayet tabii ki Işık hanım kabristandan bu yana böyle gözyaşı dökerek seyrediyor fotoğrafları gençleri. Bizler buruğuz ama doğrusu şununla teselli olduğumu söylemeliyim. Kabristanda kısmen bahsettim.  Burada merhum Sadık Ahmet'in dava arkadaşları, yol arkadaşları beraber hapis yaptıkları arkadaşları öbür taraftan çok genç kardeşlerimiz, Dr. Sadık Ahmet için marş okuyan gençlerimiz. Bu kadar sıkıştırılmış süper en temel insan haklarından en temel kültürel haklarından biraz önce çok güzel özetledi kıymetli müşterimiz kabristanda ne vatandaş hakkını ne azınlık hakkını alamamış bir topluluğun bu iradeyi, bu şuuru 7’den 70'e sürdürüyor olması, kaybetmemiş olması ve bu mücadelenin peşinden devam ediyor olması bence çok önemli bir vaka, önemli bir durum. Bunun için bu mücadeleyi sürdüren kıymetli büyüklerimize ve çok sevgili gençlere ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Mücadele 26 yıl önce bitmiş de olabilirdi ama bitmedi ve geleceğe taşındı. Bu çok önemli bir gerçek ve biz bu gerçeğin taşıyıcıları olarak her zaman desteklemeye sürdürmeye bizden sonraki kuşaklara bırakmaya devam edeceğiz. Ben bu duygularla öncelikle sayın Cumhurbaşkanımızın sonra bütün bir Türkiye vatandaşlarının 83 milyonun selamını size iletmek istiyorum. Bizler farklı coğrafyalarda aynı soydan aynı inançtan ayı değerler sisteminden gelen insanlar olarak bir kardeşlik halkasının zincirlerini oluşturuyoruz. Diliyorum ve umut ediyorum ki, bu kardeşlik halkası hiç bir zaman sona ermeyecek hiçbir zaman zayıflamayacak, kırılmayacak. Dr. Sadık Ahmet'in mücadele öyküsünü hepimize bir ders olması hepimize bir öğüt olması gerektiğini düşünüyorum. Aslında o mücadelenin hangi maddelerden geçtiğini kıymetli müftümüz İbrahim Şerif ifade ettiler. Sadık Ahmet'in mücadelesi gerçekten ders olması gereken bir mücadeledir. Bir grup insanın kimliğin, dininin, inancının yok sayıldığı adeta görmezden gelindiği bir dönemde maalesef hala önemli ölçüde devam ediyor son derece kararlı bir biçimde ne yaptığını bilen bir biçimde ve sadece barışçıl yollarla sadece temel haklarını isteyen bir dille önce yaşadığı topluma, önce yaşadığı ülkeye sonra uluslararası topluma bir şekilde yansıtmış olması, bunu taşınmış olması çok önemli. 1980'lerde başlayan 1995’te ebediyete uğurlamamızla kendisi açısından bittiğini sandığınız mücadele aslında hiç bitmedi. Eğer geriye iyi bir miras bırakıyorsanız, eğer geriye anlamlı bir miras bırakıyorsanız aslında yaşıyorsunuz. Aslında isminiz tarihin o güzel sayfalarından hiçbir zaman siliniyor. Sadık Ahmet'in bedenini 95’te kaybetmiş olabiliriz ama bugün hala onu konuşuyorsak, 26 yıl sonra hala onun konuluyorsak, onun adına gençler marşlar yazıyorsa, hala onun fotoğraflarını duvarda görüyorsak, demek ki yaşayan ve dipdiri aramızda olan bir insandan bir mücadele azminden şuurundan bahsediyoruz. Bize düşen bu hatırayı anlamına uygun içeriğine uygun mücadele azmine uygun bir şekilde bir biçimde devam ettirmek. Batı Trakya Türk Toplumunun her bir ferdinin bu azme bu şuura sahip olduğunu bunun taşıyıcısı olmaya çok gönüllü çok azimli olduğunu görüyor ve bundan da büyük bir mutluluk duyduğunu ifade etmek istiyorum. Bizler Türkler olarak tarihin her döneminde her mazluma dini, dili, etnik kimliği, inancı ne olursa olsun sadece mazlum olmaktan dolayı el uzaktan kol kanat geren sahip çıkan bir toplumuz. Şükürler olsun ki kendi tarihimizden kendi geçmişimizden kendi değerler sistemimizden taşıdığımız hiç bir üzüntü ya da utanç yok. Bunun haklılığıyla özgüveniyle dünyanın her tarafındaki mazlumlara sahip çıkmak ama özellikle kendi soydaşlarımıza sahip çıkmak, kendi dindaşlarımıza başta Batı Trakya Türk toplum olmak üzere destek olmak, onlara omuz vermek onların davasına sahip çıkmak boynumuzun borcudur. Bu bizim için bir sorumluluk. Bu sorumluluğun bilinciyle her zaman Batı Trakya Türk toplumunun yanında olduk. Bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

banner518
Yorumlar (0)