banner484

banner363

banner453

banner454

banner403

Cambridge Sürdürülebilirlik Raporu

İngiltere merkezli olarak faaliyet gösteren Cambridge Sürdürülebilirlik Komisyonu tarafından hazırlanan ve yayınlanan son rapora göre, insanoğlunun karşı karşıya kaldığı en büyük küresel tehlike olan iklim değişikliği ile mücadele için zenginlerin mevcut yaşam şekillerinin köklü biçimde değiştirmelerinin zorunluluk olduğu ortaya çıktı. Birleşmiş Milletler (BM), verileri baz alınarak yayınlanan rapora göre, dünyanın en zengin kısmının %1’e tekabül ettiği ancak en yoksul olan %50'lik kısmın iki katı karbon salınımına neden olduğu belirtiliyor. Raporda "kirletici elit" olarak tanımlanan zengin kesim,1990 - 2015 yılları arasındaki karbon emisyonu artışının %37'sinden sorumlu tutuluyor.

Güncel 21.04.2021, 21:24
Cambridge Sürdürülebilirlik Raporu

Raporu kaleme alan komisyon, zenginleri ivedi olarak yaşam şekillerini değiştirmeye çağırıyor. Yapılacak uçuşların gerekliliğini, kullanılan araçların yakıt tüketimlerini sorgulamak, hatta raporda ev izolasyonlarına bile önem gösterilmesi gerektiğine değiniliyor. İlgili rapor, bireylerin çevreyle ilgili davranışlarını inceleyen 31 kişilik araştırma heyeti tarafından hazırlandı. Heyetin görevi, karbon salınımıyla mücadeleyi büyütmenin en etkili yolunu araştırmak idi. Raporun zenginlerin yaşam şeklini özellikle vurgulamasına ilişkin oldukça fazla eleştiri yapıldı. Karşılık olarak karbon salınımını azaltmanın en iyi yolunun teknolojik gelişmelerle olacağı savunuldu. Ancak, Sussex Üniversitesi'nden Prof. Peter Newell, raporun baş yazarı, "Teknolojik iyileştirmelerden ve daha verimli ürünlerden yanayız. Ancak daha güçlü bir eyleme ihtiyaç duyduğumuz da aşikar çünkü karbon salınımı gittikçe artıyor. Aşırı tüketimi kısmamız gerekiyor ve bunun en doğru başlangıç noktası, kirletici elitin aşırı tüketimi." Açıklamalarında bulundu. Prof. Newell ayrıca; "Kirletici elit, en sık uçuş yapan, en büyük arabaları kullanan ve en büyük evlerde oturanlardan oluşuyor. Evlerini rahatlıkla ısıttıkları için izolasyonun iyi olup olmadığıyla ilgilenmiyorlar ancak isterlerse en iyi yalıtıma veya güneş panellerine sahip olabilirler." demiştir.

Prof. Newell, iklim değişikliğiyle mücadelede herkesin ortak hareket etmesi gerektiğini, zenginlerin daha az tüketmeye başlayarak örnek olması gerektiğini ifade etti. "Uçak kullanımı çok fazla olan zenginler, çevreye verdikleri zararı ağaç dikme projeleri ve benzeri faaliyetlerle telafi edebileceklerini düşünebiliyor ancak bu projelerin ne kadar yararlı olduğu oldukça tartışmalı. Önlem çok basit, zenginlerin az uçması, az araba kullanması gerekiyor. Elektrikli bir SUV araca sahip olsalar bile bu, enerji sisteminde gedik açıyor." İfadelerinden sonra rapora sert tepkiler gelmeye başladı. Prof. Newell ise, mevcut siyasi yapıların zengin şirketlere ve kişilere, yaşam tarzlarını muhafaza etmek için lobicilik yapma olanağı verdiğini söyledi.

Muhafazakâr milletvekili ve uzmanlardan oluşan, Muhafazakâr Çevre Ağı üyesi Sam Hall ise, raporda zenginlerin yaşam tarzına ilişkin vurgunun yer almasını eleştirdi. "Karbon salınımını azaltmanın adil biçimde olmasını vurgulamak doğru bir yaklaşım. Politikalar, çeşitli teşvik ve düzenlemeler yoluyla çevreci ekonomiye geçişi kolaylaştırabilir ancak ağır cezalar ve yaşam tarzı kısıtlamaları yerine yeşil teknolojileri özendirmek, kamuoyu desteğini almak bakımından daha elverişli ve etkili görünüyor."

Komisyonun raporunda, "Paris İklim Anlaşması hedefleri, özellikle de toplumun en zengin kesiminin yaşam tarzı ve davranışları üzerinde köklü değişiklikler olmadan başarılamaz." ifadeleri açık ve net vurgulanmış durumda. Bunun yanında, komisyon, İngiltere hükümetine iklim değişikliğiyle mücadelede atılması gereken bazı adımlar hakkında tavsiyelerde bulunuyor.

Raporda, özel bir tüketim vergisi olan yolcu taşımacılığı vergisinin iptal edilmesi kararından geri dönülmesi gerektiği belirtiliyor. Yolcu taşımacılığı vergisi, 1994 yılından beri tahsil edilen ve iklim değişikliğiyle mücadele amacına uygun olarak uygulanan bir vergi çeşidi idi. İlave olarak, yakın geçmişte geri çekilen "Yeşil Konut" hibelerinin yeniden düzenlenmesinin de beklendiği raporda belirtilen bir diğer konu. Söz konusu hibeler, düşük karbon salınımı hedefi için evlerde yapılacak iyileştirmeler için ev sahiplerine destek vermeyi amaçlıyordu.

Rapor şu ana kadar çok ses getirmiş durumda. Sonrasında ise neler olacağını hep birlikte göreceğiz.

(Barış Aşar)

Yorumlar (1)
Cengiz Mesut Bükeç 3 hafta önce
Barış beyin makalelerini yakından takip etmek gerek. Yazılarında belirgin şekilde görülen geniş bakış açısına ilaveten çarpıcı bilgi birikimi biz okurlarına hep değer katıyor.