banner363

banner453

banner454

banner420

ABD, 11 Eylül'ü, Türkiye ise 12 Eylül'ü unutmuyor!

ABD de, ikiz kuleler ve Pentegon'a uçakla intihar saldırısı düzenleyen El Kaide örgutü'nün militanları amaçlarına ulaşmıştı ama, bu saldırıda yine ABD gizli servisinin de parmağı olduğu yönünde ciddi iddialar bulunuyor. O dönem ABD Başkanı G. Bush bunu Taliban ile ilişkilendirerek intikam sözü vermiş ve 20 yıl önce ABD uluslararası terörle mücadele kisvesi altında BM ve NATO'nun desteği ile Afganistan'ı işgal etmişti. Yıllar geçti. Dünya kamuoyu bu işgalin terörle mücadele için değil, Afganistan'ın ve Orta Asya'da hakimiyet kurmak için yapıldığını gördü.

Güncel 12.09.2021, 18:53 12.09.2021, 19:15
ABD, 11 Eylül'ü, Türkiye ise 12 Eylül'ü unutmuyor!

Hatta, dünya gençliğini zehirleyen uyuşturucu ticaretinde Afganistan'ın topraklarının üretim için kullanıldığı belgelerle dünya kamuoyuna sunuldu. Çünkü Afganistan'da haşhaş tarlalarının Taliban tarafından imha edilmemesi için İngiliz ve Amerikan askerlerinin nöbet tuttuğu fotoğraflar dünya kamuoyunu şaşkına çevirirken, ABD ve yedeğindeki İngiliz ve Fransızların gerçek niyetlerinin Afganistan üzerinden büyük kazanç peşinde oldukları açık ne net anlaşılmaya başladı. ABD bin Afganistan'daki askerleri Cinliler  için de Pakistan için de, atta Rusya ve Hindistan için de büyük tehlike oluşturuyordu. Çin ve Pakistan açıktan, Rusya ve  Hindistan ise  dolaylı olarak Taliban'a her türlü silah, eğitim ve istihbarat bilgilerini ulaştırmaya başlayınca ABD yıllarca Kabil'e hapis oldu. ABD ve dolayısıyla NATO askerleri Kabil dışına çıkamaz olmuştu. Bu büyük kuşatmayı gören ve Amerikan kamuoyunda giderek "Afganistan'da ordumuzun ne işi var diyenlere, önceki ABD Başkanı D. Trump cevap verdi, Askerlerimizi  bir yıl içinde Afganistan'dan çekiyoruz" açıklaması diğer NATO ülkelerinde de olumlu karşılandı. Trump seçimi kaybetti, kazanan Biden ise Afganistan'dan çekilmeyi hızlandırdı. 31 Temmuz günü son Amerikan uçağı da Kabil'den hareket etti. Amerika Afganistan'dan kaçmış, zafer Taliban'ın olmuştu. Amerika bir kez daha Asya da büyük bir yenilgiye uğramıştı. Vietnam, Irak ve en son Afganistan'dan Amerikan askerleri kaçmış, kurdurup örgütledikleri yerel güçlere mağlup oldu.

Peki ya 11 Eylül'ün intikamı alındı mı? Bu soruya  net cevap vermek doğru değil. Çünkü, Amerika El Kaide lideri Usame Bin Ladin'i öldürüp intikam aldık diyor. Usame Bin Ladin'in cesedini gören yok. Külleri bir uçaktan okyanus'a atıldı iddiası ise şüphelerle dolu. Libya'da Muammer Kaddafi'nin linç edilme görüntülerini yayan CIA, Irak'ta devrik lider Saddam Hüseyin'in idam edilmesini canlı veren Amerikan medyası ne hikmetse Usame Bin Ladin'in öldürülüşü ile ilgili görüntü veremedi. Sadece Usame Bin Ladin'in kaldığı iddia edilen bir eve yapılan baskın sonrası dönemin ABD Başkanı Obama'nın sevinç gösterisini yayınlamakla yetindi.


11 Eylül'ün gizli belgeleri 20 yıl sonra  yavaş yavaş kamuoyuna açıklanıyor...

Ancak 11 Eylül günü ikiz kulelerdeki yahudikerin iş yerlerine gitmeyip kurtuluşlarının perde arkası ne zaman açıklanacak, dünya kamuoyu ikizkulelerde çalışan Yahudilerin o gün neden kulelerde olmadığını, kimden haber aldıklarını sorguluyor.

11 Eylül'ün üzerinden 20 yıl, 12 Eylül  ardından ise 41 yıl geçti. Turkiye'de 5'li çete diye tanımlanan Kenan Evren ve arkadaşlarına Türkiye'de kanlı darbeyi yaptıran güç de Amerika idi. Türkiye'nin o karanlık günlerinde sağcı solcu diye gençleri birbirine vurduran gladionun ipi de Amerikan gizli servisinin elinde idi. 12 Eylül ve sonrasını dizayin eden Amerika adeta Türkiye'yi yıllarca sürecek bir karanlığın içine itmişti. Nitekim, 12 Eylül sabahı darbeden  hemen sonra ABD Ankara büyükelçisi Paul Henze'nin Başkan Jimy Carter gönderdiği notta "Bizim oğlanlar başardı" mesajı bilinen bir gerçek. 12 Eylül sonrasının  karanlık günlerin Türkiye'yi nasıl bir çıkmaza düşürdüğünü bugün 1980 öncesi doğan herkes az çok yaşadı. Hele darbeci General  Kenan Evren'in 12 Eylül sonra verdiği bir karar asla unutulmaz. Çünkü o masum mu değil mi, diye bakmadan " Bir sağ'dan bir soldan asın " dediği emir yerine getirilmiş. Maalesef 
tutuklanan gençlere yapılan işkenceler, karanlık bağlantılar, masum insanlarin sıkıyönetim komutanlıklarındaki sorgu ve iskence saatleri, dayak ve hakaretleri, küfürleri, tacizleri, masum gençlerin yaşadığı travmalar her 12 Eylül'de içimizi acıtıyor.


Temennimiz; 
Bir daha 12 Eylül  gibi karanlık darbe günleri olmasın...
Bu ülke hepimize yeter. Ay-yıldızlı bayrağımız herkesi gölgesinde barındırır, herkesi kucaklar ve sarar....

Yorumlar (0)