banner363

banner380

banner396

banner403

banner420

SSB Başkanı Demir: "(CAATSA yaptırımları) İlave bazı kararlar alınmazsa çok büyük bir hasar, risk olarak görmüyoruz"

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, CAATSA yaptırımlarıyla ilgili olarak, “İlave bazı kararlar alınmazsa çok büyük bir hasar, risk olarak görmüyoruz” dedi.

Genel 11.01.2021, 15:11
9
SSB Başkanı Demir: "(CAATSA yaptırımları) İlave bazı kararlar alınmazsa çok büyük bir hasar, risk olarak görmüyoruz"

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, CAATSA yaptırımlarıyla ilgili olarak, “İlave bazı kararlar alınmazsa çok büyük bir hasar, risk olarak görmüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı’nda medya kuruluşlarının Ankara Temsilcileriyle bir araya gelerek, 2020 yılı faaliyetleri ve 2021 yılı hedefleriyle ilgili açıklamalarda bulundu. Demir, açıklamalarının ardından temsilcilerin sorularını yanıtladı.

Whatsapp tartışması

Son zamanlarda “Whatsapp” uygulamasının kullanıcı sözleşmesinin gündeme gelmesi ve bu konunun sorulmasıyla ilgili olarak Demir, konunun önemli olduğunu ve sadece kendilerini ilgilendiren bir konu olmadığını aktararak, “Biz buna geçmişte biraz kurumsal bazda yaklaştık. Kurumsal bazda iletişimimizi sağlayacak, hatta pilot uygulamalarımız kendi cihazlarımızda yaptığımız ve ürünün olgunlaşması sonrasında da çok çeşitli sistemler ve kullanımlar var. TSK bünyesinde de kullanılan belirli ürünler var. Ama bunların olgunluk seviyesi, yaygınlıkları, kullanıcı kolaylığı gibi konular gelişmeye muhtaç. Bu konunun sadece savunma sanayi başkanlığı değil, bu konuyla alakalı olabilecek Ulaştırma Bakanlığı olsun, Dijital Dönüşüm Ofisi olsun, Tübitak ve diğer kurumlar olsun işbirliği içerisinde çalışılması gereken bir alan olduğu bilincindeyiz” ifadelerini kullandı.

F-35 ve CAATSA yaptırımları

ABD’nin CAATSA yaptırımlarının bekledikleri bir gelişme olduğunu vurgulayan Demir, ilave uygulamalar gelmediği takdirde açıklanan maddeler kapsamında büyük bir risk olmadığını, bunların idare edilebilir küçük unsurlar olduğunu bildirerek, “Bunu söylememin sebebi F-35 örneğinden dolayı. F-35, CAATSA’dan önce açıklanmış bir şey. Bir temeli, hukuki grandı yok. ‘Ben yaptım oldu’ yaklaşımıyla yapılan bir şey” ifadelerini aktardı.

F-35 konusunda üstlerine düşen her şeyi yaptıklarının altını çizen Demir, “Tek taraflı ve hukuksuz adımın atıldığını gördük. Ama Mart 2020 itibariyle Türkiye’den hiçbir malzeme parça alınmayacağını deklare etmişlerdi. Ancak, Türkiye sanayinin gerek maliyet gerek kalite olarak katkısı o seviyedeydi ki, onların yerine koyabilecekleri bir yüklenici bulmakta zorlandılar. Zorlandıkları için de Mart 2020’de kesmeyi düşündükleri imalatı kesemediler. Bizim şirketlerimizde bu imalatlara devam etti” diye konuştu.

Tarafların F-35 konusunda bildiklerini okuması durumunda yapılabileceklerden bahseden Demir, “Onlar tek taraflı haksız ve kendilerine zarar veren adımı atmaya devam ederlerse kendileri bilir. Sanayimiz bir yere kadar üretimleri devam ettirir, onların ‘dur’ dedikleri yere kadar. Bunun bize faydası ne? Milli Uçak Geliştirme Projemiz var. Sanayimiz burada edindiği kabiliyet ve yetenekleri kolaylıkla kendi projemizde kullanacaktır. Dolayısıyla ‘ben küstüm, oynamıyorum’ demenin bir anlamı yok. Hem mevcut elemanların istihdamının devam ettirilmesi açısından, tezgahların çalışması açısından ‘bizim için olumludur’ diye düşünüyoruz. CAATSA konusu, şu andaki çerçevesinde bizim için çok rahatsızlık verici bir durum oluşturmuyor. Karşı tarafla belirli, kısıtlı ölçüde temasımız oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Altay tankı

Altay tankının akıbeti hakkında sorulan bir soru üzerine Demir, motorla ilgili ihraç izni meselesinin reddedilmediğini, şu anda beklemede durduğunu, alternatif motor tedarik sürecinin belirli bir olgunluğa ulaştığını belirtti.

Seri üretim hattının kurulması ve prototip geliştirme aşamasında elde kalmış olan çok az sayıda motorla bu hattın kalifiye edilip üretime başlamasını beklediklerini dile getiren Demir, “Ama bunun zamanlamasıyla ilgili, biz bunu geçen sene de yapabilirdik. Üretim hattını kuruyorsunuz, dört tane tank çıkarıyorsunuz sonra bekliyorsunuz. Bunun fizibilite olarak hiçbir mantığı yok. Eğer kamuoyuna, ‘biz Altay tankı çıkardık’ deyip, göstermek istiyorsanız olabilir ama hangi mantıkla yapacaksınız bunu? Yapılabilir, ama şu anda üretim hattını kurup limitli sayıda motorla da olsa başlamanın, akabinde de alternatif motorunda çok yakın olduğu düşüncesiyle daha anlamlı olduğunu düşünürüz. Böyle bir üretim hattın kurulması ve üretim başlaması planımız var. Buna net bir tarih koymadık ama 2021’de görürseniz hiç de sürpriz olmayacak” ifadelerini kaydetti.

S-400 ikinci sistem

İkinci sistem konusunda bir anlaşmalarının olduğunu değerlendiren Demir, “Biz isteseydik ikinci sistem bugün gelebilirdi. Burada önemli olan şey şu; bu bir toptan anlaşma ve çerçevesi içinde üretim ve işbirliği modeli var. Birinci sistemin hızlı tedariki ikinci sistemin ise, bu tür unsurlarının çok detaylı çalışılmış şekilde hayata geçirilmesi bizim için önemli. O açıdan, biz ‘ikinci sistem bir an önce gelsinden’ çok, ikinci sistemi alırken içinde bizim ne kadar katkımız olabileceği, teknolojik derinliklerinin ne kadar iç içe olabileceği çok daha önem taşıyor. O açıdan ikinci sistemin hemen gelip gelmemesinden çok, bu konularda sahada ne kadar ilerleyebildiğimiz, detayları ne kadar geri adım atılamaz şekilde bağladığımız ve hayata geçirdiğimiz bizim için önemli. Onlarda biraz vakit alıyor. Böyle ileri sistemlerde karşı tarafın çok daha ön açıcı olmayabileceğini tahmin edersiniz. Ama yapılan bir anlaşma ve mutabakat var bu zeminde taraflar olabildiğince işbirliği içinde mesafe almaya çalışıyorlar. Bu konuda kolaycı olursak çok hızlı yol alırız ama biz kolaycı olmaktan çok maksimumu hedeflediğimiz için biraz süreç uzadı” açıklamasında bulundu.

F-16’ların modernizasyonu

F-16’nın modernizasyonu ile ilgili önemli adımlar attıklarından bahseden Demir, “Onların ömrü uzatmalarıyla ilgili yetkinliklerimizin artacağını düşünüyoruz. Rusya’dan SU-35 alımı gündeme geldi. Biz şu an için Milli Muharip Uçak’a ağırlık vermek durumundayız. Onu hızlandırmak durumundayız. Aktif olarak gündemimizde, ‘şu uçağı da bunun yerine alacağız’ diye bir şey yok. Kendi milli menfaatlerimize en uygun olan çözümler bizim her zaman masamızda olur, onu inceleriz. Ana hedefimiz Milli Muharip Uçak ve Hürjet” dedi.
Yorumlar (0)