banner596

“İmara aykırı yapılan işlemlerde belediye tarafından doğrudan karar uygulanamayacak”

Avukat Emir Akpınar, imar ruhsatına aykırı yapılan işlemlerle ilgili belediyelerin doğrudan bir karar alarak bu kararın uygulayamayacağını söyleyerek, “İmar planına aykırı işlemlerin düzeltilmesi için arsa sahiplerine makul bir süre verilmeli” dedi.

Genel 24.09.2022, 12:01
“İmara aykırı yapılan işlemlerde belediye tarafından doğrudan karar uygulanamayacak”

Avukat Emir Akpınar, imar ruhsatına aykırı yapılan işlemlerle ilgili belediyelerin doğrudan bir karar alarak bu kararın uygulayamayacağını söyleyerek, “İmar planına aykırı işlemlerin düzeltilmesi için arsa sahiplerine makul bir süre verilmeli” dedi.

Daha önceki bir davada imara aykırılıktan belediye tarafından teslim edilen dairelerin ruhsatlarının iptal edildiğini söyleyen Avukat Emir Akpınar, “Geçtiğimiz yıllar içerisinde, 2020 yılında Yargıtay 15. Hukuk Dairesi tarafından bu konuya ilişkin bir karar verilmişti. Şöyle ki 15. Hukuk Dairesi’nde yer alan uyuşmazlıkta, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tabu iptal ve tescil talebine ilişkin mahkemece davanın bozma ilamına uyularak, bir kısım bağımsız bölümler için reddine, bir kısım bağımsız bölümler için açılmamış sayılmasına dair verilen karar davacı tarafından temyiz ediliyor. Uyuşmazlık konusu, davacı yüklenici firma ile davalı arsa sahipleri arasında yapılan 1994 yılındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden başlıyor. Süregelen yıllar içerisinde müteahhit firma tarafından taahhüt edilen daireler arsa sahiplerine teslim ediliyor ancak bir kısım daireler yüzünden imar planına aykırılıktan ve ruhsata aykırı işlem yapıldığından hareketle belediye tarafından söz konusu dairelerin ruhsatları iptal ediliyor. İmar planına da aykırılık gerekçesi olduğundan dolayı yıkım kararı alınıyor” dedi.

"Belediye tarafından doğrudan bir karar alınamaz"

Akpınar, imar planında ruhsata aykırı işlemlerde belediye tarafından doğrudan bir karar alınamayacağını ve aykırılıkların düzeltilmesi için de arsa sahiplerine makul bir süre verilmesi gerektiğini söyleyerek, “Burada yapılması gereken nedir? Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, vermiş olduğu kararda geçtiğimiz yıllarda 23. Hukuk Dairesi’ne verilen karar tekrar bozulup yerel mahkemeye geliyor ve yerel mahkeme tarafından verilen karar tekrar davacı tarafından temyiz edilip 15. Hukuk Dairesi tarafından da şöyle karar veriliyor; “Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bu kez yapılan inşaatın imar mevzuatına uygun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de binadaki imar ve ruhsata aykırılıkların giderilmesinin ve yasal hale getirilmesinin mümkün olup olmadığı belediyeden sorularak saptanması, yasal hale getirilmesinin mümkün olması halinde davacı yüklenici bu konuda yeterli süre ve yetki verilerek ve binanın yasal hale getirilmesi sağlanarak Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin belirtilen ilamında belirlenen konularda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi, yasal hale gelmesinin mümkün olmaması halinde ise şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozulmayı gerektirmiştir” şeklinde hüküm altına almıştır. Belirtmek gerekir ki her ne suretle olursa olsun, imar planında ve verilen ruhsata aykırı olarak yapılan işlemlerde belediye tarafından doğrudan bir karar alınmak suretiyle bu karar uygulanamayacaktır. Kendisine doğrudan bir ihtar çekmek suretiyle belediyeler tarafından müteahhit firmaya ya da arsa sahiplerine imar planına ve ruhsata aykırı işlem yapan her kim ise yasal hale getirilmesi için makul bir süre verilmeli. Bu süre sonunda bir karar alınmak suretiyle belediyeler tarafından uygulanabilecektir” dedi.

Yorumlar (0)