banner596

Bakan Soylu, “İstanbul’daki toplanma alanlarının alt yapısını dört dörtlük olabilmesi için kendimize bugünden itibaren 1 yıl süreç koyduk"

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AFAD Başkanlığı ile Almanya Yerlibilimleri Enstitüsü (GFZ) arasında düzenlenen sempozyumun açılış konuşmasını yaparak, “İstanbul’da ki bütün toplanma alanlarının bütün ihtiyaçlarını, alt yapısını dört dörtlük olabilmesi için kendimize bugünden itibaren 1 yıl süreç koyduk" dedi.

Genel 16.08.2022, 13:10
Bakan Soylu, “İstanbul’daki toplanma alanlarının alt yapısını dört dörtlük olabilmesi için kendimize bugünden itibaren 1 yıl süreç koyduk"

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AFAD Başkanlığı ile Almanya Yerlibilimleri Enstitüsü (GFZ) arasında düzenlenen sempozyumun açılış konuşmasını yaparak, “İstanbul’da ki bütün toplanma alanlarının bütün ihtiyaçlarını, alt yapısını dört dörtlük olabilmesi için kendimize bugünden itibaren 1 yıl süreç koyduk" dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AFAD Başkanlığı ile Almanya Yerbilimleri Enstitüsü (GFZ) arasında “Marmara Bölgesinde Sismotektonik Araştırmalar Konusunda Türk-Alman Ortak Sempozyumuna” katıldı. Sempozyuma Bakan Soylu’nun yanı sıra, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AFAD Başkanı Vali Yunus Sezer, GFZ Yönetim Kurulu Bilimsel Araştırmalar Başkanı Prof. Dr. Susanne Buiter katıldı. Burada konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 17 Ağustos 1999 depremine değinerek, ceset torbası konusunda sıkıntıların yaşandığını o tabloların akıldan hala çıkmadığına dikkati çekti. Bakan Soylu, 7.5 muhtemel bir depremde İstanbul’da ki bütün toplanma alanları bütün ihtiyaçların alt yapısı dört dörtlük olabilmesi için bugünden itibaren kendilerine 1 yıl süreç koyduklarını söyledi.

"Ceset torbası konusunda sıkıntı çekilen bir tablo vardı, kimsenin unutmasını istemiyorum"

17 Ağustos depreminde yaşadıklarını anlatan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Bugün 1999 depreminin 23. Yıl dönümü şu bir gerçektir ki ‘sesimi duyan var mı?’ cümlesi Türkiye ve hatta dünya için bir travmadır. Rakamlara göre 23 yıl önce bugün 18 bin 373 vatandaşımız maalesef bu sese karşılık veremedi. Fiziki kapasite anlamında da çok büyük adımlarımız oldu. Ben 17 Ağustos depreminde İstanbul’daydım. Allah kimseyi böyle bir imtihanla sınamayla karşı karşıya bırakmasın. Bütün İstanbul 17 Ağustos depremini büyük bir korkuyla yaşadı. Sadece İstanbul değil Marmara. O gün yine siyasetin içindeydim. Yaklaşık 23 yıl evvel İstanbul İl Başkanıydım. O sarsıntıyı özellikle balkonlarda ki demirlerin nasıl ’S’ çizdiğini sanki yeri delen hiltinin ürkütücü ve korkutucu sesini hala kulaklarımda hissediyorum. O dönem birlikte çalıştığımız bir dönemde Başbakanlık yapan Tansu Çiller ile birlikte Yalova’ya geçtik. Yine önceki dönem Başbakanlarımızdan Binali beye rica ettik. Herkes Yalova’ya geçerken biz de İDO’yla karşıya geçtik. Bunu anlatmak nasıl mümkün olabilir bilmiyorum ama binlerce ceset yerlerdeydi. Biraz önce söylediğim o arama sesi sesimizi duyan var mı sesi sadece arama kurtarma ekipleri tarafından değil herkes tarafından neredeyse yukarıdan aşağı çökmüş kağıt gibi olmuş binaların altına bir umut olarak çağırılıyordu. Ceset torbası konusunda sıkıntı çekilen bir tablo vardı. Kimsenin unutmasını istemiyorum. Bunların tabi her biri bizim için büyük bir tecrübeydi. İran’da bir sel baskını oldu. Bizim yardım etme konusunda bir anlayışımız oldu. Cumhurbaşkanımızı aradık. Talimatlarını aldık. Gece saat 12’ydi. İki uçak, sağlık, arama kurtarma ve bir selde en çok ihtiyaç duyulan yüksek kapasiteli su pompaları, birçok sağlık ekipmanı, arama kurtarma ekipmanı, çadır ve birçok kapasiteyle beraber Esenboğa Havalimanında hazırdık. Yani kendi illerimizde bir durumla nasıl karşı karşıya kalıyorsak etrafımızdaki coğrafya ve dünyaya yönelikte böyle bir kapasite oluşturduğumuzu burada büyük bir gururla ifade etmek istiyorum" dedi.

"İstanbul’da ki bütün toplanma alanları bütün ihtiyaçların alt yapısı dört dörtlük olabilmesi için kendimize bugünden itibaren 1 yıl süreç koyduk"

İstanbul’da ki bütün toplanma alanları bütün ihtiyaçların alt yapısı dört dörtlük olabilmesi için kendilerine bugünden itibaren 1 yıl süreç koyduklarını dile getiren Bakan Soylu, "Afet, koordinasyon bu noktaları afet yönetimine etkin bir koordinasyonla dahil etmek bu sayede ülkenin tüm gücünü sahaya yansıtmaktır. Türkiye son 4 yıldır dünyanın en çok yardımı yapan uluslararası ülkedir. Aynı zamanda yapabilen ülkesidir. Biz Afganistan’da bugün varız. Rejim değişmiş şöyle olmuş böyle olmuş. Oradakilerin insan olduğunu unutmamak lazım. Derdimiz onların nasıl kış geçirebileceğini düşünmektir. Biz Lübnan’da varız, Yemen, Filistin, Arakan’da, Bangladeş’de varız. Çok iyi hatırlıyorum 2018’in ortalarında AFAD İçişleri Bakanlığı’na devredildi. İstanbul’un en büyük problemlerinden bir tanesi toplanma alanlarıydı. Nasıl bir adım ortaya koyacağız ve burada söylemek isterim. İstanbul’da kişi başına 1.12 metrekareydi. Şu anda 3.37 metrekare ve toplam sayı İstanbul’da bin 864’dü. Şu anda 5 bin 633 toplanma alanına çıktık. Şimdi yepyeni bir süreç ortaya koyduk. İstanbul başta olmak üzere tamamlayacağız. İstanbul’da ki bütün toplanma alanları cep telefonları lavabo bütün bunların alt yapısı dört dörtlük olabilmesi için kendimize bugünden itibaren 1 yıl süreç koyduk. Bu 1 yıllık süreç içinde 5 bin 633 toplanma alanı bizim için 7.5 deprem ile ilgili oradaki ihtiyaçlarımızı karşılayacak barınma alanlarının sevkinde bizi akamete uğratmayacak bir süreci inşallah tamamlamış olacağız. Türkiye Afet risk azaltma planı tam, afet müdahale için Türkiye Afet Müdahale planı tam, afet sonrası için de Türkiye afet sonrası iyileştirme planı hazırlanmış ve uygulamaya alınmıştır. Bunların hepsi alanında uzman akademisyenler uygulayıcılar tarafından üzerine tartışılıp titizlikle hazırlanmış" diye konuştu.

"Türkiye’de 59 adet akredite edilmiş arama kurtarma ekibi ve bu ekiplerde bin 580 eğitimli arama kurtarma gönüllümüz var”

Türkiye’deki arama kurtarma ekipleriyle ilgili konuşan Bakan Soylu, "Arama kurtarma ekiplerine özel eğitim verildi. Bunlara ait kriterler getiriyoruz. Bu kriterleri sağlayan ekiplere akreditasyon sertifikası veriyoruz. Bu sayede profesyonel arama kurtarma sayısını arttırıyoruz. Şu an için Türkiye’de 59 adet akredite edilmiş arama kurtarma ekibi ve bu ekiplerde bin 580 eğitimli arama kurtarma gönüllümüz var. 47 kuruluşun da akreditasyon süreci devam ediyor. AFAD gönüllülük sistemleri Almanya’da 1950 Amerika’da ise 1979 yılında kuruldu. Almanya’da 80 bin civarı afet gönüllüsü olduğunu biliyoruz. Biz bu sistemi 2019 yılında devreye aldık şu ana kadar sisteme 554 bin başvuru oldu. Bunlardan 145 bin 548 kişi zorunlu eğitimini tamamladı. 245 bin 330 kişinin eğitimleri devam etmektedir" şeklinde konuştu.

Yorumlar (0)