banner363

banner453

banner454

banner403

banner420

Ahıska Sürgünü’nün 77’nci yıl dönümü

Stalin tarafından 77 yıl önce Ahıska’dan sürgün edilen Ahıska Türklerinin bir kısmı Türkiye’de yaşamına devam ediyor. Sürgün edildiklerinde küçük yaşta olan, şimdilerde ise yaşları 70’in üzerine bulunanlardan 3 Ahıska Türkü ise sürgünün yıl dönümünde Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) tarafından ziyaret edildi.

Genel 14.11.2021, 09:29 14.11.2021, 09:39
Ahıska Sürgünü’nün 77’nci yıl dönümü

Stalin tarafından 77 yıl önce Ahıska’dan sürgün edilen Ahıska Türklerinin bir kısmı Türkiye’de yaşamına devam ediyor. Sürgün edildiklerinde küçük yaşta olan, şimdilerde ise yaşları 70’in üzerine bulunanlardan 3 Ahıska Türkü ise sürgünün yıl dönümünde Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) tarafından ziyaret edildi.

Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) 77 yıl önce Ahıska’dan Stalin tarafından sürgün edilen Ahıska Türklerini artık ikamet ettikleri Türkiye’de yaşadıkları evlerinde ziyaret etti. Yaklaşık 70 bin kadar Ahıska Türkünün Türkiye’de ikamet ettiği biliniyor. Sürgünün yıl dönümünde DATÜB Genel Sekreteri Fuat Uçar, şimdilerde Beylikdüzü’nde ikamet eden, sürgünün canlı şahidi, Züleyha Ahıskalı (77) Cafar Ahıskalı (86) çiftini ve Kamile Aznaurov’u evlerinde ziyaret etti.

Ziyaretten dolayı memnuniyeti dile getiren Züleyha Ahıskalı, “Türkiye’de mutluyuz. Allah’a şükürler olsun Müslüman bir ülkeye geldik ezan sesi duyuyoruz, namaz kılıyoruz. Yıllardır hem Rusya’da hem de diğer ülkelerde gezdik ama yine de adetlerimizden vazgeçmedik. Burada Allah’a şükür ezan sesi duyuyoruz. Artık biliyoruz ki burada ölecek yerimiz de burası kalacak yerimiz de burası. Burası bizim vatanımız bayrağımız. Allah geride kalanları da buraya gelmeyi nasip etsin. Sağ olsun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan getirdi bizi buralara. Allah’ın duası onun üzerinde. Sağ olsun Allah’a emanet olsun biz ondan razıyız” dedi.

Cafar Ahıskalı ise 12 yıl önce Türkiye’ye geldiklerini kaydederek, “Turgut Özal rahmetli Krasnador’a geldiğinde 120 kişiyi Türkiye’ye aldı. Rahmetli olduktan sonra herkes Türkiye’ye gelmeye başladı. Biz de oğullarımızın peşine Türkiye’ye geldik” diye konuştu.

“Ziyaret edip ellerini öpmek istedik”

Ziyaretlerin önemini ifade eden DATÜB Genel Sekreteri Fuat Uçar ise, mazlum bir halkın sadece Türk ve Müslüman oldukları için Stalin tarafından sürgüne gönderildiğini söyleyerek, “Bir gece ansızın insani olmayan tren vagonlarında Orta Asya’ya sürdüler. Adeta koskoca Orta Asya çöllerinde yok olsunlar istendi. İşte o sürgün zamanından bu zamana kadar ayakta kalan sürgüne tanıklık etmiş insanlarımızı biz bugün Dünya Ahıska Türkleri Birliği olarak ziyaret edip ellerinden öpmek istedik. Sürgün bizim içimizde halen acı bir dram” şeklinde konuştu.

“70 bin insanımız Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu”

Yaşanan olayın sadece sürgün olmadığını, asıl amacın soykırım olduğunu ifade eden Uçar, “Stalin bu insanları insan olmayan şartlarda o dönemde en soğuk mevsimde adeta bunlar yok olsunlar diye bu sürgünü yapıyor. Sadece sürgün esnasında 17 ile 20 bin insanımız hayatını yitiriyor. Bunun yanı sıra gittikleri yerlerde gıdasızlıktan hastalıklardan dolayı gittikleri 3 ayrı ülkede de hayatlarını yitiriyorlar. Ahıskalı Türklerin bir parçasıdır Anadolu. Tamamen farklı bir Türk toplumu değil de bu Anadolu’nun öz evladıdır Ahıskalılar. Ahıska bölgesi toprakları Sovyetler Birliği’ne terk edilince bu insanlarımız da orada kalıyorlar. Bizim öz evladımız olan vatandaşlarımız 77 yıldır anavatanlarından uzakta yaşıyorlardı. Ama yine de ruhlarıyla Türkiye’deydi. Sağ olsun Cumhurbaşkanımız 2017 yılında aldığı bir kararla istisnai bir vatandaşlık hakkı tanıdı Ahıskalı Türklere bu dönemde de biz DATÜB olarak bu çalışmayı yaptık. Şu ana kadar da yaklaşık 70 bin insanımız Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu. Bu çalışmamız devam ediyor ve Türkiye’ye gelen her Ahıskalı Türk uzun dönem oturum izni alma hakkına sahiptir. Mümkün olduğu kadar biz bu göç olayını daha çok iskanlı göç ile getirmek istiyoruz. Bizim insanlarımız çalışkan insanlar. 77 yıldır sürgün hayatı yaşasalar bile çalışkanlıkları ile örf, adetini dilini hiçbir zaman unutmamıştır” dedi.

Yorumlar (0)