İnsanlığın ulaştığı bilgi ve bu bilgilerin bilgisayarlar tarafından kullanılmaya başladığı yeni bir sanayi çağına, 2000’li yılların başında girdiğimiz bir gerçek. Bu dönem için insan zeka ve aklının yanına, “bilgisayarların zeka ve aklı” da eklendi diyebiliriz.

BİRİNCİ SANAYİ DEVRİMİ
1712’de buharlı makinenin bulunması, 1784’te ilk endüstriyel dokuma tezgahlarının çalışmaya başlaması ve nihayetinde 1870’de ilk üretim tesisi (Cincinati Mezbahaları- ABD) kurulmasıyla, iş bölümüne dayalı elektrik enerjili, kitlesel üretimin devreye girmesi, aslında birinci sanayi devriminin temel taşlarını oluşturmuştur. 18. yüzyıldan başlayarak, 19. yüzyılın ortalarına kadar devam eden bu dönemin en önemli buluşu şüphesiz proses ve makinelerdir. Ana hammadde olarak da demir ve kömürü görmekteyiz. Birinci sanayi devriminde, makineleşmenin getirdiği büyük fabrikalar ortaya çıkmıştır. Demiryolu çağı da bu dönemdedir. Tarıma dayalı ekonomiden, makine+emek yoğun iş sürecine geçildi. Sanayi devriminin gelişim evresinde ekonomik, toplumsal, sosyal, kültürel, hukuki ve siyasal pek çok değişim ve dönüşüm beraberinde yaşanmıştır.

İKİNCİ SANAYİ DEVRİMİ

1850’lerden başlayarak, 1914’lü yıllara kadar olan dönemi kapsayan sanayi devriminin ikinci merhalesinin en önemli iki buluşunu otomobil ve uçak olarak tanımlayabiliriz. Bundan önce ortaya çıkan yeni buluşlar, telefon ve telgrafın icatlarıyla birlikte sanayileşme ve bilgi çağı da bir bakıma başlamış olmaktadır. Sanayileşmenin getirdiği en önemli sosyal yaşama ait katkı, işçi ve işçi haklarının korunması kavramının ortaya çıkışı ile olmuştur. “Emek” olarak tanımlanan bu olgu, mühendis Taylor (Frederic Winslow Taylor) tarafından geliştirilen üretim modeli ile yeni bir şekil almıştır. Taylor Modeli; işçi emeğinden olabildiğince fazla yararlanmayı hedef alan bir üretim yöntemidir. Üretim faaliyetlerinin teknik ve idari esaslara göre şekillenmesi olarak tarif edilen rasyonalizasyon, sanayide sistematize edilmiştir. Özellikle ABD’de Ford otomobil fabrikalarında “üretim bandı modeli” ve elektriğin seri üretim aracı olarak kullanılması önemlidir. Bu dönemde Toplam Kalite Yönetimi gibi kavramların altyapısı oluşturulurken, öte yandan da ekonomi üretim, pazar ve paylaşım teorileri geliştirildi. Sermayenin ulusal olmaktan çıkıp, uluslararasılaşması yine aynı dönemde olmaya başlamıştır.

ÜÇÜNCÜ SANAYİ DEVRİMİ

1970’li yıllarda ilk modern bilgisayarların bulunup, bilgi ve teknolojiye dayalı sistemlerin, kısaca elektronik sistemlerin geliştirildiği, hemen her alanda mekanik ve elektroniğin otomasyonların kullanıldığı bir dönem olarak değerlendirilebilir. Gelinen noktada üçüncü sanayi devriminin yarattığı bilgi birikimine, “bilgi çağı”, “uzay çağı”, “sanayi ötesi toplumlar” gibi sosyolojik tanımlar yapmaya başlanmıştır. Elektrik-Elektronik teknolojisi tüm ekonomik sektörleri ve diğer tüm alanları geliştiren, temel ve üretken bir sanayiye dönüşüm sağlamıştır. Öyle ki bilgi, bilgi üretir hale gelmiştir. Bu dönemde tamamen teknolojik üretime ve yazılıma dayalı küresel şirketler ortaya çıkmıştır. Günümüzde baş döndürücü hıza ulaşan teknolojik gelişmelerin itici gücü (main driver) olarak nitelendirilebilecek olan elektronik endüstrisi, mikroişlemci veya bilgisayar denetimli düzenleri gerçekleştirmesi ve gündelik hayata girmesi, yepyeni bir endüstrinin de kapılarını aralamış oldu.

SON SANAYİ DEVRİMİ: 4.0 İnsanlığın ulaştığı bilgi ve bu bilgilerin bilgisayarlar tarafından kullanılmaya başladığı yeni bir sanayi çağına, 2000’li yılların başında girdiğimiz bir gerçektir. Bu dönem için insan zeka ve aklının yanına, “bilgisayarların zeka ve aklı” da eklendi diyebiliriz. Özellikle Facebook bilgisayarının yapay zeka olarak, kendi dilini oluşturması ve bunun dünya medyasında yer alması, 4.0 devriminin başladığına en önemli kanıttır. 4.0’ın temel yapısı siber-fiziksel sistemlerin birbirleriyle ve insanlarla gerçek zamanlı olarak iletişime geçip işbirliği içinde çalışabilmesidir. Çalışma metodolojisi 6 temel esasa dayanan 4.0 devriminde temel kriterler şunlardır:

i- Karşılıklı Çalışabilirlik

ii- Sanallaştırma

iii- Özerk Yönetim

iv- Gerçek-Zamanlı Yeteneği

v- Hizmet Oryantasyonu

vi- Modülerlik

4.0 sanayi devrimi nitelik ve nicelik bakımından hayatımızın bundan sonraki tüm aşamalarında etkili olacaktır. Sosyal, kültürel, politik, hukuki, ekonomik olarak değişim ve dönüşüm kaçınılmaz olacak. Bundan sonra konuşacağımız ana konular ise robot teknolojiler, siber güvenlik, yapay zekalar, yazılımlar, yüz milyarlarca dolar değerinde küresel teknoloji şirketleri, yeni versiyon silikon vadileri, girişimcilik, teknokentler, internet, sosyal ağlar olacaktır. Her şeyin minimalize olacağı bu evrilmenin, büyük sermaye yatırımlarını ve bütün insanlığı etkileyeceği kaçınılmazdır. Bu kaçınılmaz ilkesi, şüphesiz ki toplumları da her yönüyle etkileyecektir. Zira 4.0’ı yakalamak için, büyük sermaye birikimine ihtiyaç vardır. E