banner596

banner547

Yorgancılık mesleğini yaşatmak için çalışıyor

Yozgat’ta unutulmaya yüz tutan el işlemesi yorgancılığı yaşatmaya çalışan 61 yaşındaki Hanifi Özenç, azalan talebe rağmen mesleğinden vazgeçmiyor. Özenç, el emeği göz nuru yorganları geçmişten bugünlere taşıyor.

Ekonomi 20.09.2022, 11:44
Yorgancılık mesleğini yaşatmak için çalışıyor

Yozgat’ta unutulmaya yüz tutan el işlemesi yorgancılığı yaşatmaya çalışan 61 yaşındaki Hanifi Özenç, azalan talebe rağmen mesleğinden vazgeçmiyor. Özenç, el emeği göz nuru yorganları geçmişten bugünlere taşıyor.

Yozgat’ta unutulmaya yüz tutmuş yorgancılık mesleğinin son temsilcilerinden olan 61 yaşındaki Hanifi Özenç, Ankara’da yorgancılık işi ile uğraşan ağabeyinin yanında 13 yaşında çırak olarak işe başladı. Çıraklık sürecinin ardından uzun yıllar kalfalık yapan Özenç, 27 yaşında kendi iş yerini açtı ve eşi ile çocuklarıyla birlikte yorgancılık mesleğini sürdürdü. Kendi imkanlarıyla emekli olduktan sonra memleketi Yozgat’a dönerek son 7 yıldır burada yorgancılık mesleğini icra eden Özenç, azalan talebe rağmen dükkanında mesleğini yaşatmak için mücadele veriyor.

Birbirinden farklı renkleri, bin bir çeşit desenleri işlediği yorganlara vatandaşların artık eskisi kadar rağbet göstermediğini belirten yorgan ustası Özenç, yorgancılık mesleğinde artık çırak yetişmediğini ve mesleğin son temsilcilerinin kendileri olduğunu söyledi.

“Çırağın, kalfanın, patronun yapacağı işi de biz yapıyoruz”

Yarım asırdır yorgancılık ile uğraştığını söyleyen Hanifi Özenç, “Mesleğimizin maddi geliri çok düşük. Mesleğimiz gelin olacak kızların çeyizlerini süslüyordu ama artık kızlarımız buna rağbet göstermiyor. O yüzden mesleğimize rağbet olmadığı için gelirimiz çok düşük. Yazın çalışıyoruz kışın boş geçiriyoruz. Kışın pek fazla iş olmuyor. Meslek bu şekilde gittikçe yok oluyor. Çırak bulamıyoruz, çırak bulamadığımız için kalfa yetiştiremiyoruz. Çırağın, kalfanın, patronun, ustanın yapacağı işin hepsini biz tek başımıza yapıyoruz. O yüzden de zorlanıyoruz. Unutulmaya yüz tutmuş çokta rağbet görmeyen bir meslek, gittikçe bitiyor mesleğimiz. Zaten bu işi bırakan ya tansiyon ya da kalp hastası oluyor. Tozu kılı çok olan bir iş o yüzden hastalanıyoruz, 50 yaşından sonra çok fazla yapamıyoruz bu işi. Yapsak da çok fazla verimli olmuyor. Bu işe heves eden yetişen yok. O nedenle kaybolmaya yüz tutmuş bir meslek.” dedi.

“Yazın kazandığımızla kışı geçiriyoruz”

Yaz sezonunda işlerin yoğun olduğunu da belirten Özenç, “Genelde bizim işimiz yünle olduğu için yünün temizlenmesi, yıkanması yaz sezonunda sıcak havalarda oluyor. Yozgat’ta bizim iş yoğunluğumuz mayıs ayı gibi başlar, kasım ayı gibi biter. Kışın iş potansiyelimiz yüzde 5’lere düşüyor, çok fazla işimiz olmuyor. Yazın çalıştığımız ve kazandığımızla kışı idare etmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

“Bir yorganın tamamlanması 4 saatimizi alıyor”

Yorganı hazır hale getirmek için 4-5 saat arasında çalıştıklarını da anlatan Özenç, “Yün bize geldikten sonra aşağı yukarı 4 saatte yorganımızı bitiriyoruz, dikip hazır ediyoruz. İpekli yorganlarda ise modeline göre 1-2 günde biten yorganlar var. Düz yorganları 150-200 liraya dikiyoruz. Diğerleri ise 300 lira ile bin lira arası arasında modelin ağırlığına, işlemesine göre değişiyor” ifadelerine yer verdi.

Yorumlar (0)