KOCAELİ (AA) - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Harvard Üniversitesinin 'Türkiye kendi liginde 2020'ye kadar dünyanın en hızlı büyüyen ikinci ülkesi olacak', IMF'nin ise '13'üncü ülke olacak' dediğini belirterek, "İçimize kapanıp kavga edersek IMF'nin, içimize kapanmayıp üretime odaklanırsak Harvard’ın tahmini tutar. Harvard potansiyele bakıyor. Türkiye'de bu potansiyel var. Ne olur kavga etmeyelim, geleceğimize odaklanalım." dedi. Hisarcıklıoğlu, Ekonomi Gazetecileri Derneğinin (EGD) bu yıl 12'ncisini düzenlediği Kartepe Ekonomi Zirvesinde, "Dünyada ve Türkiye'de Ekonomik Görünüm" başlıklı bir sunum yaptı. Reel sektöre ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hisarcıklıoğlu, 2015 yılında sorunlu kredilerde yüzde 31, karşılıksız çeklerde yüzde 37 artış yaşandığını söyledi. Ödenmeyen çeklerde hapis cezasının kalktığını anımsatan Hisarcıklıoğlu, hükümet, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı ile gerekli görüşmelerin tamamlandığını, 1 Ocak 2017'de çeklerin barkodlu olacağını dile getirdi.

Hisarcıklıoğlu, firmaların çekleri zamanında ödemeleri konusunda değerlendirmelerinin yapılacağını ve çeklerin üzerinde "çek endeksi"nin yer alacağını kaydederek,  buna göre çekin güvenli olup olmadığının anlaşılacağını aktardı. Hisarcıklıoğlu, "Ona göre çekin güvenli olup olmadığını göreceksiniz. Bütün çekler barkodlu olacak ve bu dünyada bir ilk. Çek sahteciliği de bitecek." diye konuştu.

Kapanan şirketlerin kurulan şirketlere oranının 2015'te en düşük seviyeye gerilediğini bildiren Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti:
"Bu oran yüzde 18'lere düştü. Yani kurulan her 100 şirket karşılığında 18 şirket kapanmış. Eskiden bu rakam 24'tü hatta 36'lara kadar çıkmıştı. Cumhuriyet tarihinde 1 milyon 164 bin şirket kurmuşuz. AŞ ve LTD olarak, şahıs değil. Şirketlerin 5 yıl hayatta kalma oranı yüzde 67,5, 10 yıl hayatta kalma oranı yüzde 42,6, 20 yıl hayatta kalma oranı yüzde 35,8. Bu oranlar İngiltere, ABD gibi Anglosakson hukukunun olduğu ülkelere göre çok yüksek. Anglosakson ülkelerdeki şirketlerin kapanma hızı bizden hızlı. Şirketleri yaşatıyoruz ama büyütmekte sıkıntı çekiyoruz. Şirketlerimizi nasıl büyüteceğimizi öğrenmeliyiz. Ayakta tutmayı başardık."

Kadın girişimciliğinin ve inovasyonun önemi
Zenginleşmenin 3 anahtarına değinen Hisarcıklıoğlu, kadın girişimciliğinin bu konuda büyük önem arz ettiğini, OECD ülkeleri arasında 2014'te kadınların çalışma hayatında yer alma endeksinde sondan üçüncü olduklarını söyledi. Hisarcıklıoğlu, ancak buna rağmen güzel gelişmeler yaşandığını, bu konuda atılan tohumların tuttuğunu kaydederek, 2015'te kadınların kurduğu şirket sayısında müthiş bir artış görüldüğünü bildirdi. Kadın girişimcilere pozitif ayrımcılık yapılması çağrısında bulunan Hisarcıklıoğlu, "Genç kızlarımızı girişimciliğe heveslendirirsek Türkiye o zaman kazanır." dedi. Hisarcıklıoğlu, zenginleşmenin ikinci anahtarının "inovasyon" olduğunu belirterek, küresel invasyonda Türkiye'nin daha üst sıraları hedeflemesini ve daha fazla odaklanılması gerektiğinin altını çizdi. Dünyanın ortaklık ekonomisine doğru gittiğini, eski köye yeni adet getirenin kazandığını, paylaşım ekonomisinin en güzel noktalarından bir tanesinin de bu durum olduğunu bildiren Hisarcıklıoğlu, "Mesela UBER'in bir tane taksisi yok ancak en büyük taksi şirketi. Facebook dünyanın en büyük sosyal medya şirketi ama bir tane içerik üretmiyor. Yemek Sepeti hiç yemek yapmıyor ama en büyük restoran" ifadelerini kullandı.

"Kamuda yerli mal alımı 3 kat arttı"
Zenginleşmenin diğer bir anahtarının da "markalaşma" olduğu dile getiren Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin 1 kilogram ihracatının ortalama değerinin 1,6 dolar olduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Bu rakam tasarımlı ürünlerde 2,5 dolara, markalı ürünlerde 4,7 dolara, patentli ürünlerde ise 6 dolara yükseliyor" dedi. Kamu alımlarında Türkiye'de üretilen ürün yüzde 15 pahalı da olsa onun tercih edilmesine ilişkin desteğin açıklanmasından sonra yerli ürün alımının arttığını dile getiren Hisarcıklıoğlu, "Bu destekle birlikte kamunun satın aldığı yerli malların oranı son 6 ayda yüzde 10’dan yüzde 30'a çıktı" diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, böyle durumlarda kamu kurumlarının yerli malı almasının zorunlu olduğu bilgisini vererek, bunun daha da duyurulması gerektiğini vurguladı. Yerli Malı Belgesini kendilerinin verdiğini hatırlatan Hisarcıklıoğlu, 71 ilde 4 bin 736 yerli malı belgesi verdiklerini, bunun 3 bin 135'inin geçen yıl, 1601'inin 2016'nın ilk çeyreğinde verildiğini aktardı.

Türkiye CERN'e katkı yapmaya başladı
Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'ne (CERN) katkı vermeye başladığını ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu çok önemli, yıllardır takip etiğimiz işti. CERN'in irtibat ofisini TOBB merkezinde açtık. Dünyada ne kadar belge varsa var hepsi hikaye. Sen şirket olarak 'Ben CERN'e bunu yaptım' diyorsan başka bir şeye gerek yok. Türk firmalarının CERN mal ve hizmet alım ihalelerine girmelerini kolaylaştırıyoruz. 14 Nisan'da ikinci toplantıyı yapacağız. 879 milyon dolarlık 2 dev projenin tanıtımını yapacağız. Ankara OSTİM'de bir şirket CERN'in kalite ve standardında ürün yapabiliyor." Hisarcıklıoğlu, üniversiteler ile iş dünyasını buluşturmak istediklerini, her ilde bir tane akademik danışman görevlendirdiklerini belirterek, böylece yerel kalkınmada ortak akıl, ortak istişare mekanizması kurmaya başladıklarını bildirdi. Mecidiyeköy'de yaşanan asansör kazasından ciddi ders aldıklarını, Mesleki Yeterlilik ve Belgelendirme Merkezlerini kurduklarını anlatan Hisarcıklıoğlu, "Artık 'Ben her işi yaparım' anlayışı bitecek. Mesleki Yeterlilik Belgesi olmayan hazirandan sonra çalışamayacak. Bundan sonra inşaata adam aldınız hem sıvacı hem duvarcı olup her şeyi yapmayacak" dedi. Hisarcıklıoğlu, asansör bakım ve onarımcısı, duvarcı, sıvacı, betoncu, metal saç işlemecisi gibi farklı alanlarda uluslararası geçerliliği de olan sertifika vereceklerini  aktardı.

Gazze'ye üst düzey ziyaret
TOBB olarak yurt dışı ile ilgili önemli bir adım attıklarını ve Gazze'ye ziyaret gerçekleştirdiklerini belirten Hisarcıklıoğlu, 2012'den sonraki en yüksek düzeyli ziyaretin yapıldığını söyledi. Hisarcıklıoğlu, ziyaret kapsamında Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı İsmail Haniye ile de görüştüklerini, bu geziyi basına çok yansıtmadıklarını kaydederek, , Filistin'de organize sanayi bölgesi yapma projeleri olduğunu, şu anda temellerin atılma noktasına geldiğini, ortamın normalleşmesi halinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ile temelleri atmak istediklerini aktardı. Gazze'nin yeniden imarı konusunda 5 milyar dolarlık bir potansiyel olduğunu ve Türk özel sektörünün burada daha aktif olması gerektiğini bildiren Hisarcıklıoğlu, ancak Gazze'ye kesinlikle maddi bakmadıklarını, buraya yaklaşımlarının duygusal olduğunu, Gazze'nin kendilerinde farklı bir yeri bulunduğunu ifade etti.

"Gece ışıklarını tüm Anadolu'ya yaydık, sıra parlatmakta''
Hisarcıklıoğlu, artık Türkiye'nin iç göçle başlayan verimlilik artışının ve büyüme sürecinin sonuna geldiğini belirterek, şu anda Almanya ile aynı şehirleşme oranını yakaladıklarını, artık iç göç ve şehirleşme ile büyümenin dışında bir şeylerin yapılması gerektiğini dile getirdi. Dışa açılma ve ihracatla birlikte büyümenin Anadolu'ya yayıldığını söyleyen Hisarcıklıoğlu, Türkiye ve Avrupa ülkelerinin gece uzaydan çekilen fotoğraflarını gösterdi. 

Hisarcıklıoğlu, gece uzaydan çekilen bu fotoğrafların bir nevi dünya üzerindeki ekonomik aktiviteyi gösterdiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Işıma ne kadar yoğunsa, zaman içinde ne kadar yoğunlaşıyorsa, orada refah düzeyinde bir artış olduğu varsayılıyor. Peki, Türkiye'nin gece ışıma haritası ne gösteriyor? 1992-2013 döneminin değerlendirmesini yapayım. Birincisi, gece ışıması Türkiye'de refahın arttığını gösteriyor. İkincisi, refah ülke çapında artık daha dengeli yayılıyor. Üçüncüsü ise, ülkede artık bir dizi iktisadi koridor ortaya çıkmaya başlıyor. Bazı bölgelerin giderek birbirine bağlandığı, ülke içi bağlantının güçlendiği görülüyor. 'Neden?' diye bakıyorsunuz. Otoyolların bir ülke için önemini görüyorsunuz. Peki, Türkiye'yi Avrupa'nın gece ışıma haritası ile birlikte alırsak ne görüyoruz? Birincisi, Avrupa'nın zengin kuzeyi ile güneyi birbirinden ayırt edilebiliyor. İkincisi, Orta Avrupa ve Balkan ülkeleri Batı Avrupa'dan ayrılıyor. Refah farkı görülüyor. Üçüncüsü, Türkiye, Orta Avrupa ve Balkanların bir uzantısı olarak duruyor. Bunlar hep önümüzdeki dönemde neler yapmamız gerektiğini gösteriyor. Işıkları bütün Anadolu'ya yaydık. Şimdi sıra yaydığımız bu ışıkları parlatmakta.'' Hisarcıklıoğlu, Anadolu'nun yeni yıldızlarının ortaya çıktığını ve artık ışıkları hiç sönmeyen şehirlerin bulunduğunu belirterek, İzmir, Bursa, Adana, Mersin, Konya, Kayseri ve Gaziantep'i örnek gösterdi, ISO-500 listesindeki şirketlerin dağılımının Anadolu lehine değiştiğini, 1997-2014 yılları arasında ISO-1000 listesinde İstanbul şirketlerinin sayısının 105 eksildiğini söyledi.

"Yüksek teknoloji ihracatına odaklanmalıyız"
Kişi başına düşen milli gelirde 2001'den sonra 2008'e kadar güzel bir ivme yakalandığını, ancak ondan sonra dalgalı bir seyir izlediklerini dile getiren Hisarcıklıoğlu, dünyanın en büyük 18’inci ekonomisi olmaya devam ettiklerini, bunu korumanın güzel olduğunu ancak daha da ileriye gidilmesi gerektiğini vurguladı. Hisarcıklıoğlu, rekabetçilikte, inovasyonda, iş yapma kolaylığında iyileşme bulunduğunu, ancak bu alanlardaki dünya sıralamalarında daha yukarılara çıkmaları gerektiğini ifade ederek, ihracatta ileri teknolojik ürünlerin payının sadece yüzde 5 olduğunu, OECD ortalaması olan yüzde 19'un altında kaldığını anlattı. Yüksek teknoloji ihracatında 2000-2014 döneminde Hindistan'ın 2 milyar dolardan 17 milyar dolara, Çin'in 42 milyar dolardan 580 milyar dolara, Polonya'nın 1 milyar dolardan 12 milyar dolara çıktığından bahseden Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin ise sadece 2 milyar dolardan 3 milyar dolara çıkabildiğinin, bu işe odaklanarak daha yüksek artış sağlanabileceğinin altını çizdi. Hisarcıklıoğlu, ISO-500 listesinde yüksek teknoloji üreten firma sayısının sadece 12 olduğuna dikkati çekti.

"E-ticareti kullanmalıyız"
Sanayide geleceğin 3 temel teknoloji etrafında şekilleneceğine değinen Hisarcıklıoğlu, bunların "biyoteknoloji", "nanoteknoloji" ve "bilgi-iletişim teknolojisi" olduğunu bildirdi. Hisarcıklıoğlu, Türkiye'deki KOBİ'lerin bulut teknoloji kullanma oranının çok düşük olduğunun altını çizerek, "E-ticarette bütün dünya ayağının ucuna geliyor. Türkiye'de e-ticaret kanallarını kullanan şirketlerin oranı OECD ortalamasının çok gerisinde. Bunu bütün dünya kullanıyor biz neden kullanmıyoruz. E-ticaret ile bütün dünyaya mal satabiliyorsunuz. Neden kullanmıyoruz" diye konuştu.

"Türkiye en çok büyüyen ikinci ülke olabilir"
Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin 2014-2020 döneminde ne kadar büyüyeceğine dair iki farklı sıralama olduğunu kaydederek, şunları söyledi:
"Bu iki çalışma da dünyanın itibar ettiği çalışmalar. Harvard, 'Türkiye kendi liginde 2020'ye kadar dünyanın en hızlı büyüyen ikinci ülkesi olacak' diyor. IMF ise '13'üncü ülke olacak' diyor. Biz içimize kapanıp kavga edersek IMF'nin tahmini tutar. İçimize kapanmayıp üretime odaklanırsak Harvard’ın tahmini tutacak. Harvard potansiyele bakıyor. Türkiye'nin 'dünyanın en hızlı büyüyen ikinci ülkesi olma' potansiyeli vardır. Ne olur kavga etmeyelim. Harvard senin benim hatırıma potansiyelimizin olduğunu söylemiyor. Olumlu bakalım geleceğimize odaklanalım. Türkiye, mevcut potansiyelini kullanabilirse hızlı bir büyüme performansı gösterecek. Türkiye bundan daha iyi olmaya aday. Buna da katkı sağlayabilirsek ne mutlu bize."

"İflas ertelemede açıklar düzeltilmeli"
Hisarcıklıoğlu, iflas ertelemeye ilişkin bir soru üzerine, bu konunun kamuoyunda çok tartışıldığını, ilgili yasanın 2004'te çıktığını, 2015'te iflas erteleme isteyen firma sayısının 492 olduğunu söyledi. Bu rakamı Ticaret Sicil Gazetesinden öğrendiklerini dile getiren Hisarcıklıoğlu, "İflas erteleme bir ihtiyaç. Buradaki eksik ve noksanların düzeltilmesi konusunda Adalet Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile çalışıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin yeni başarı hikayelerinden birisinin reformlar olduğunu vurgulayarak, hükumetin sözünü verdiği reformların sıkı takipçisi olunması gerektiğini aktardı. Doğu ve Güneydoğu'da şu anda bir istikrarsızlık olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, Güneydoğu'daki odalar ile batıdaki odaları bir araya getirerek "Kardeş Odalar" projesini başlattıklarını dile getirdi. Hisarcıklıoğlu, "Bu odalar birbirlerinin potansiyelini keşfedip pazar oluyorlar. Bingöl ile Afyon odaları kardeş. Birbirlerinin tecrübesini tamamlayan pazarlar." diye konuştu. Terörün bütün dünyada yaşanabildiğine değinen Hisarcıklıoğlu, vicdani noktada nerede olursa olsun yaşanan hiçbir terör olayına taviz verilmemesi, Brüksel'de patlayan bombaya kendileri ne kadar üzülüyorsa oradakilerin de Ankara'dakine o kadar üzülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

AA