banner397

banner363

banner380

banner381

banner396

banner388

banner403

banner389

banner404

ÇİN KÜRESEL EKONOMİDE DENGELERİ DEĞİŞTİRİYOR

Yaklaşık 1,4 milyar nüfusuyla dünyanın en kalabalık ülkesi unvanına sahip olan Çin, dünya ihracatından aldığı yaklaşık yüzde 12'lik pay ve kaydettiği büyüme oranıyla da küresel ticarete yön veriyor

Ekonomi 08.02.2016, 14:30 08.02.2016, 14:33
6573
ÇİN KÜRESEL EKONOMİDE DENGELERİ DEĞİŞTİRİYOR
İSTANBUL (AA) - BELGİN YAKIŞAN - MURAT BİRİNCİ - Yıl başından bu yana Çin kaynaklı oynaklığın tüm piyasalarda hissedilmesi, bu ülkenin küresel ekonomi üzerindeki etkisini gündemin ilk sırasına taşırken, etkinin boyutu da merak konusu oldu. AA muhabirinin Dünya Ticaret Örgütü verilerinden derlediği bilgilere göre; Çin, 10,5 trilyon dolara yakın milli geliriyle ABD'den sonra dünyanın ikinci büyük ekonomisi konumunda bulunuyor. Milli gelirinin yüzde 22'sinden fazlasını ihracattan karşılayan Çin, böylece 2,3 trilyon dolarlık ihracatla dünya ticaretinde yüzde 12'lik paya sahip. Çin, bu rakamla ihracat açısından dünya ülkeleri arasında başı çekerken, 1,4 milyarlık nüfusuyla da dünyanın en kalabalık ülkesi unvanını taşıyor. Buna rağmen ülkede işsizlik oranı yüzde 4-5 seviyelerinde bulunurken, 2000-2014 yılları arasındaki ortalama büyümenin ise yüzde 9,7 düzeyinde gerçekleştiği dikkati çekiyor. Ülkede geçen yıl büyüme oranı ise yüzde 6,9 ile ülke hedefi olan yüzde 7'nin altında kalırken, bu rakam son 25 yılın en düşük büyüme hızı olarak da kayıtlara geçti. 

Tüm bu rakamlar; Çin’in, sahip olduğu nüfusla küresel talebin, üretime katkısıyla da dünya büyümesinin gidişatını etkileyecek güce sahip olduğu değerlendirmelerini haklı çıkarıyor.

Piyasalardaki Çin korkusunun nedeni
Çin'in, 1979 yılından bu yana liberal ekonomiye entegre olmaya çalıştığı gözlenirken, bu alanda atılan en önemli adım ise "2001'de Dünya Ticaret Örgütü'ne üye olması" şeklinde belirtiliyor. Bu anlamda önemli bir diğer kilometre taşı ise geçen yıl Uluslararası Para Fonu'nun Çin para birimi yuanı kendi rezerv sepetine dahil etmesi olarak görülüyor. Tüm bunlar Çin'in, her geçen gün liberal dünya ekonomisiyle daha fazla kaynaştığına işaret ederken, bu durum ciddi dalgalanmaları da beraberinde getiriyor. Kapalı devlet ekonomisi düzeninden, açık liberal ekonomiye geçen Çin, gerçekleştirdiği her yapısal reformla dünya düzenini derinden sarsıyor. Bu sürecin başlangıcının ise 2013 yılında ekonomik yol haritasının çizildiği "Third Plenum" diye adlandırılan Komünist Parti Kurultayı görülüyor. 
Söz konusu kurultayın ardından Çin, yatırıma dayalı büyüme modelini, tüketime dayalı büyüme modeliyle değiştirme arayışına geçerken, bu da ülkenin büyüme hızının çift hanelerden tek hanelere gerilemesine yol açtı. Yatırımların azalması ise küresel talebinin düşmesiyle sonuçlanırken, buna karşın tüketiciye yönelik dayanıklı ve dayanıksız tüketim malı talebi artış eğilimine geçti. Bu gelişme, hammadde ihraç eden ülkelerin korkusunu artırırken, Türkiye, Meksika gibi tüketiciye yönelik mamul mal üreten ülkelerin olumlu etkileneceği beklentilerini artırdı.

"Tüketim sürdükçe Çin ekonomisi durgunluğa girmeyecek"
AA muhabirine konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ziraat Yatırım ekonomisti Bora Tamer Yılmaz, Çin'deki dönüşümün piyasalar tarafından tam anlamıyla kavranamadığını belirterek, pek çok gözlemcinin Çin'deki yavaşlamayı "küresel durgunluk habercisi" şeklinde yorumladığını ifade etti. Yılmaz, haberleşmenin dijitalleştiği, ürün boyutlarının küçüldüğü "endüstri v.4" hamlesinin yaşandığı bir süreçte bu tip gelişmeleri normal karşılamak gerektiğini vurgulayarak, "Çin'de önemli olan şehirleşmeyle birlikte bireylerin alım güçlerinin artması ve tüketimin sürmesi. Tüketim sürdükçe Çin ekonomisinin durgunluğa girmeyeceği görüşündeyiz" diye konuştu.

Ciddi dönüşüm sürecinden geçen ülkenin, para politikasını da liberal ekonomiye uygun şekilde dönüştürdüğüne işaret eden Yılmaz, şunları kaydetti:
"Ülke, faizlerde liberalizasyonu arttırırken dalgalı kur rejimine geçme arayışında. 2005’te dolara karşı 8,27 seviyesindeki sabit kur rejimi; yerini, yönetilen kur anlayışına bıraktı. Çin yönetimi, 2014’te kur oynaklık bandını yüzde 2'ye genişletirken, yuan 14 Ocak 2014'te "Third Plenum" sonrasında dolar karşısında 6,04 ile tarihin en güçlü seviyesine ulaştı. Son olarak 12 Ağustos 2015 günü Çin yönetimi dalgalı kur yolunda piyasanın daha fazla etkili olabilmesi için yuan değer hesaplama yöntemini değiştirdi ve kur 6,20 seviyesinden yaklaşık yüzde 4 devalüsayonla 6,45 seviyesine kadar değer kaybetti.  Çin hükümetinin rezerv satışları ile dengelemeye çalıştığı kur, ocak ayı başında bir kere daha değer kaybetme sürecine girdi ve 6,60 seviyesine kadar güçsüzleşti." Yılmaz, bu gelişmeler sonucunda küresel döviz piyasalarında ciddi oynaklıkların yaşandığına dikkati çekti. Yönetilen bir para biriminin oynaklığının son derece düşük olduğunu belirten Yılmaz, ancak para biriminin dalgalı hale geldikçe en ufak bir oynaklığın bile küresel döviz piyasalarında güçlü oynaklıklara neden olabildiğini dile getirdi.

"Yuan kaynaklı dalgalara TL hazırlıklı"
Çin hükümetinin geçen yıl yuana değer kaybettirebilmek için yaklaşık 500 milyar dolar rezerv harcadığı bilgisini veren Yılmaz, “Çin para biriminin dolar karşısında bu yıl 7 seviyesine kadar kademeli değer kaybetmesini beklemekteyiz. Bunun için Çin hükümetinin elinde 3,3 trilyon dolarlık rezerv varlığı bulunuyor. Bu nedenle Çin’in para birimini kademeli şekilde değer kaybettirmeyi başarabileceği görüşündeyiz” değerlendirmesini yaptı. 

Yılmaz, bu durumun TL üzerindeki etkilerini de değerlendirerek, şöyle devam etti:
"TL'nin 2,75'e kadar Çin’deki gelişmeleri absorbe edebileceğini hesaplamıştık. Şu anda TL'nin 2,90'lı seviyelerde işlem gördüğünü düşünürsek diğer gelişmekte olan ülke kurlarıyla yuan kaynaklı dalgalara TL'nin hazırlıklı olduğu görüşündeyiz. Yuandaki hareketler Güney Kore başta olmak üzere Vietnam, Tayvan gibi Uzak Doğu Asya ülkelerinin başlıca sorunu. 

Bunun yanı sıra Çin'le ilgili endişelerin sene başına gelmesini olumlu değerlendiriyoruz. Çünkü henüz başlarda Çin korkusuyla piyasaların yüzleşmesi yılın geriye kalanında öngörünün artabileceği anlamına geliyor. Adeta Çin, 2016 yılının önünden çekildi. Bu da Merkez Bankası'nın yakın geçmişte belirttiği gibi ABD'de para politikasın normalleşmeye başlamasıyla daha az esnekliğe ihtiyaç duyulan bir dönemin başında olabileceğimiz anlamına gelmekte."

"Çin'deki sermaye çıkışlarının arkasındaki temel faktör yuanın zayıflaması"
Oxford Economics Asya Ekonomileri Başkanı Louis Kuijs de geçen yıldan bu yana Çin piyasalarında sert düşüş yaşandığını ve bunun da sermaye kayıplarına yol açtığını belirterek, bu durumun negatif etkisinin tüm küresel piyasalarda hissedildiğini söyledi.

Yuanın zayıflaması ve daha da fazla değer kaybedeceği beklentilerinin, Çin'deki sermaye çıkışlarının arkasındaki temel faktör olduğunu vurgulayan Kuijs, "Çin'deki net finansal sermaye çıkışının geçen yılın son çeyreğinde 271 milyar dolar, 2015’in tamamında ise 806 milyar dolar olduğunu tahmin ediyoruz" dedi.

Kuijs, Çin'de geçen yılın 3. çeyreğinde görülen toplam net finansal çıkışlarının yüzde 47’lik kısmının sermaye ve tasarruf hareketlerinden kaynaklandığını aktararak, şunları ifade etti:

"Çin'in finansal sistemindeki değişken varlıklar 19 trilyon dolara yakın. Bu göz önüne alındığında, burada yaşanan sermaye çıkışları dış kırılganlık tehlikesini artırabilir. Öte yandan Çin'in yapısal cari fazlası ve net doğrudan yatırım pozisyonu, sermaye çıkışlarının etkisini azaltıyor. Biz, politika yapıcıların sermaye girişleri üzerinde daha etkin kontrol ve finansal sistemde daha kısıtlayıcı ek tedbirler kullanmasını bekliyoruz. Ayrıca, Çin ekonomisinin daha da yavaşlaması durumunda dolar/yuan paritesi üzerindeki baskı artacaktır. Böyle bir durumda küresel piyasalarda Çin kaynaklı volatilite devam edebilir."

Yorumlar (0)
banner378
25°
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 32 66
2. Trabzonspor 32 62
3. Sivasspor 32 57
4. Beşiktaş 32 56
5. Galatasaray 32 52
6. Alanyaspor 32 51
7. Fenerbahçe 32 50
8. Gaziantep FK 32 42
9. Antalyaspor 32 41
10. Göztepe 32 39
11. Kasımpaşa 32 39
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Denizlispor 32 35
14. Konyaspor 32 33
15. Malatyaspor 32 32
16. Çaykur Rizespor 32 32
17. Kayserispor 32 32
18. Ankaragücü 32 29
Takımlar O P
1. Hatayspor 33 63
2. Erzurum BB 33 59
3. Adana Demirspor 33 58
4. Akhisar Bld.Spor 33 57
5. Bursaspor 33 56
6. Fatih Karagümrük 33 53
7. Altay 33 51
8. Keçiörengücü 33 47
9. Ümraniye 33 44
10. Giresunspor 33 44
11. Menemen Belediyespor 33 43
12. İstanbulspor 33 40
13. Balıkesirspor 33 38
14. Altınordu 33 36
15. Boluspor 33 30
16. Osmanlıspor 33 27
17. Adanaspor 33 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 35 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 35 55
7. Sheffield United 35 54
8. Tottenham 35 52
9. Arsenal 35 50
10. Burnley 35 50
11. Everton 35 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 35 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 35 31
19. Aston Villa 35 30
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 36 66
5. Villarreal 36 57
6. Getafe 36 54
7. Real Sociedad 36 54
8. Athletic Bilbao 36 51
9. Valencia 36 50
10. Granada 35 50
11. Osasuna 36 48
12. Levante 36 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 36 39
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 36 36
18. Leganés 36 32
19. Mallorca 36 32
20. Espanyol 36 24
Namaz Vakti 14 Temmuz 2020
İmsak 03:43
Güneş 05:37
Öğle 13:15
İkindi 17:13
Akşam 20:43
Yatsı 22:29