banner528

banner526

banner527

banner420

“Umarım Dünya İkinci Bir 11 Eylül’ü Beklemez”

İstanbul Aydın Üniversitesi’nin düzenlediği webinar’da konuşan Eski Başbakan Yardımcısı Hikmet Çetin, uluslararası toplumun Afganistan’a destek olması gerektiğini söyleyerek “Umarım dünya yeni bir 11 Eylül yaşanmasını beklemez. Afgan halkına yardım etmek için elimizden geldiğince çok çalışmalıyız” dedi.

Ekim 2021 05.10.2021, 14:55 05.10.2021, 15:04
“Umarım Dünya İkinci Bir 11 Eylül’ü Beklemez”

İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) lisansüstü Eğitim Enstitüsü ile Diplomasi Araştırmaları Derneği’nin (DARD) düzenlediği Uluslararası Webinar Serisi’nin, “Afganistan’daki Güncel Gelişmelerin Farklı Perspektiflerden Değerlendirilmesi’’ başlıklı yedinci oturumunda konuşan Hikmet Çetin, kamuoyuna “ikinci bir 11 Eylül” uyarısı yaptı. Moderatörlüğünü İstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Alihan Limoncuoğlu’nun üstlendiği webinar, Hikmet Çetin’den başka, TRT World editörü Tanya Goudsouzian, Heritage Foundation’ın uluslararası ilişkiler merkezi direktörü Luke Coffey ve Pakistan’dan İslamabad Stratejik Araştırmalar Enstitüsü- Hindistan Araştırmaları Merkezi Direktörü Dr. Saif ur Rehman Malik’in katılımlarıyla gerçekleştirildi.

ÇETİN: “AFGANİSTAN’DA KAPSAYICI BİR HÜKÜMET ŞART”

Yakın geçmişte Dışişleri Bakanlığı, Başbakan Yardımcılığı, TBMM Başkanlığı ve NATO Afganistan Kıdemli Sivil Temsilciliği görevinde bulunan Çetin, Afganistan’da kapsayıcı bir hükümetin kurulmaması durumda hem ülke, hem de bölgede büyük zorluklar yaşanacağını kaydetti. Çetin, “Uluslararası toplumun Taliban hükümetinden daha kapsayıcı bir hükümete geçişte Afganistan’a destek vermesi şart. Kapsayıcı bir hükümet kurulamaması halinde hem ülke hem de bölge büyük zorluklar yaşayacak. Umarım dünya yeni bir 11 Eylül yaşanmasını beklemez. Afgan halkına yardım etmek için elimizden geldiğince çok çalışmalıyız” dedi.

Çetin ayrıca, “Şu an sadece Taliban değil, DAEŞ, El-Kaide ve diğer pek çok radikal ve ideolojik terörist grupların sürece dahil olma riski var. Umarım yanılırım ama, Afganistan bir gün terörün hüküm sürdüğü bir ülke haline gelebilir. Taliban’ın kendi ülkesi hariç diğer ülkeler ile sorunu yok, fakat DAEŞ ve El-Kaide’nin denkleme dahil olması, bölgeyi ve hatta tüm dünyayı tehdit altına sokabilir.

Çünkü DAEŞ ve El-Kaide gibi terör örgütleri gidebilecekleri ve barınabilecekleri bir ülke aramaktalar” ifadelerini kullandı. Afganistan’da yaşanan her şeyin aslında engellenebilir olduğuna dikkat çeken Heritage Foundation’ın uluslararası ilişkiler merkezi direktörü Luke Coffey, “Geçtiğimiz birkaç haftada gördüklerim arasında beni en çok üzen şey, tüm yaşananların önlenebilir olmasıydı.

Amerika’nın yaşadığı sona ulaşılmasında temel neden; Biden’ın, Trump’ın dış politikada savaşı sonlandırma politikasının iç politikada fayda sağladığını görmesi ve bu çizgiyi sürdürmesi oldu” diye konuştu. 2001’den beri Afganistan hakkında yazılar kaleme aldığını, Muhammed Zahir Şah, suikasta uğrayan Cumhurbaşkanı Burhaneddin Rabbani, eski Başbakan Gulbeddin Hikmetyar gibi pek çok politikacıyla röportajlar gerçekleştirdiğini hatırlatan TRT World editörü Tanya Goudsouzian, “Taliban’ın değişmediğini, sadece PR’da daha iyi olduklarını, dünyaya daha modern bir yüze sahip yeni ve geliştirilmiş bir Taliban gösterdiklerini düşünüyorum ve bu durum Taliban 2.0 kavramını ortaya çıkarıyor” dedi.

Pakistan’dan İslamabad Stratejik Araştırmalar Enstitüsü- Hindistan Araştırmaları Merkezi Direktörü Dr. Saif ur Rehman Malik, “Bu yüzden bir ulusun yeniden inşasına yardım etmek için uluslararası toplumu ön plana çıkarmaya mecburuz. Kapsayıcı ve kolektif hükümetlerin kurulmasına katkı verebilirsek, barış içerisinde bir geçiş dönemi yaşanabilir ve bu da en az hasar ile normal hayata dönülmesini sağlayabilir. Bu kapsamda yeni yönetimin uluslararası krediler alabilmesi, ithalat ve ihracatını gerçekleştirebilmesi ve kilit sektörlerde çevre ülkeler ile etkileşim içerisinde olması büyük önem taşıyor” diye konuştu.

Yorumlar (0)