banner363

banner380

banner453

banner454

banner403

banner420

29.12.2016, 15:21 1851

DÜNYA AMERİKA’NIN “JET FADIL’I”NA HAZIR MI?

2016’ya Damgasını vuran, küresel sistemin yerleşik dengelerini değiştirecek, dünyada ki 7.5 milyar insanın siyasi, sosyo- ekonomik durumu ve günlük yaşam kalitesini etkileyecek en önemli gelişme ABD başkanlık seçimlerinin hem Amerika’da hem de dünyada şaşkınlık ve hayal kırıklığı yaratan sürpriz sonuçları oldu. Ve dünyanın en büyük servet, bilgi ve entelektüel birikimine sahip Amerika gibi bir ülkede ‘asla böyle bir şey olmaz’ denilirken korkulan oldu. Demokrasinin ibresi yerinden fırlayıp, aksi beklentiler içinde olanların ayağına saplandı. 13 yaşında ortaokulda öğretmen tokatlayan, 16 yaşında derste cebinde bıçakla yakalanan, 1960’lı yılların başında liseyi kötü hal ve gidişi yüzünden terk etmek zorunda kalan, Hitler’in konuşmalarını yatağının başucu kitabı yapan, televizyonda cinsel organının boyunu tartışan, kumarhaneler açıp sayısız şirketler batıran, kadınlara domuz diyerek aşağılayan, Meksikalıları cani, Müslümanları potansiyel terörist ilan eden, skandallarla dolu bir iş hayatı geçmişi olan, söylemleri dışında hiçbir programının planının olmadığı iddia edilen, başkanlık yapacak devlet deneyimi ve karizması bulunmadığı öne sürülen, ne yapacağı bilinmeyen, sağı solu pek belli olmayan, ağzına geleni söyleyen, kaliteli ve parlak bir eğitime sahip olmayan, ilk başlarda hiç kimsenin ciddiye almadığı, hırçın ve heyecanlı mizaca sahip Alman asıllı Amerikalı işadamı Fred Trump’ın oğlu Amerika’nın “Jet Fadıl’ı” emlak milyarderi Donald Trump, dünyanın en güçlü ülkesine başkan oldu. 20 Ocak Cuma günü and içerek Amerika’nın 45’inci başkanı olarak resmen göreve başlayacak. Şimdi herkes, Trump’ın seçim kampanyalarında attığı ateşli nutuklarla verdiği sözleri göreve başlayınca gerçekleştirip geçekleştirmeyeceğini merakla bekliyor. Amerika ve dünya, Beyaz Saray’da seçim kampanyalarında esip gürleyen Trump’la mı, yoksa gerçeklerle yüzleşmiş, yelkenleri indirmiş, tartışmalı konularda daha esnek ve ılımlı bir yolu benimsemiş sakin bir Başkan Trump’la mı karşılaşacak? Trump, seçim sonrası yaptığı ılımlı ve tüm toplumu kucaklayan konuşmalarla daha uzlaşmacı bir tavır sergileyeceğinin işaretlerini vererek piyasaları yumuşattı. Ayrıca Amerika’da başkanları başı boş bırakmayan, yetkilerini gerektiğinde kısıtlayan “denetleme-dengeleme” dedikleri, sürekli kontrol altında tutup kararlarını sorgulayan, Senato’dan yargıya (Yüksek Mahkeme), düşünce kuruluşlarından medyaya kadar iç içe geçmiş son derece güçlü bir denetim düzeni var. Bu nedenle Trump’ın, aklına estikçe her istediğini yapabilecek kadar eli kolu serbest değil. Trump’ın göreve başlar başlamaz ele alacağı en öncelikli konu ekonomi.

BUNUN IÇIN OLDUKÇA IDDIALI EKONOMIK HEDEFLERI VAR:
* Kurumlar vergisi oranını yüzde 35’ten yüzde 15’e indirecek.
* Çin ve Meksika gibi ülkelerden gelen mallara yüzde 35 ila yüzde 45 arasında gümrük vergisi uygulanacak.
* Regülasyonlar, bürokratik engeller azaltılacak.
* AB ile serbest ticaretin yolunu açacak.
* Trans-Pasifik Anlaşması ile ilgili görüşmelere son verilecek. Kısa sürede istihdam ve üretimin artırılacak.
* ABD’nin ekonomik ve politik bakımdan güçlendirilmesi sağlanacak.
* Yeni Başkan Trump, bu iddialı hedefleri gerçekleştirmek için geçen ay ABD’nin önde gelen dev şirketlerinin yöneticileri ile bir dizi toplantılar yaparak destek istedi.

TRUMP HER İSTEDİĞİNİ YAPAMAYACAK
Kongrenin her iki kanadın da da çoğunluk Cumhuriyetçiler ’in elinde olduğu için Trump’ın vaadlerini yerine getirmekte pek zorlanmayacağını söyleyebiliriz. Anayasa Mahkemesi yargıçlarını daha muhafazakar hukukçulardan seçmesi ve daha muhafazakar yasalar çıkarmak için Kongre’nin desteğini alması daha kolay olacak. Ancak kendi Cumhuriyetçi Parti içinde Trump’ın radikal politikalarına en başından beri karşı olan muhalif bir grup var. Bu grup Kongre’de Trump’ın tekerine çomak sokabilir. Tabii gündemde ekonomiden başka önemli sorunlarda var. Başkan Trump daha önce söz verdiği gibi sağlık reformununda ne türü değişiklikler yapacak? Obama’nın Kongre’yi bypass ederek çıkarttığı göçmenlik yasalarını iptal edecek mi? Meksika sınırına duvar meselesi ne olacak? Müslümanlar’la ilgili sert söylemlerini değiştirecek mi? Dış politikada nasıl bir rota izleyecek? İran’la varılan nükleer anlaşmayı iptal edecek mi? Rusya ve Suriye konusunda nasıl bir yaklaşım sergileyecek?

TRUMP SAF DEĞİŞTİREN TÜRKİYE İLE ANLAŞABİLECEK Mİ?
Türkiye ile Obama döneminde zedelenmiş olan ilişkiler nasıl şekillenecek? Dış politikada ki stratejik önceliğini Esad rejiminin tasfiye edilmesi üzerine kuran, ancak geçen ay bu tutumundan vazgeçerek saf değiştiren, Şam yönetiminin terrorist ve muhaliflere karşı korunmasına yönelik Rusya ve İran’la birlikte garantör devlet olarak anlaşma imzalayan Ankara’nın bu üç ülke ile müttefik olmasını Trump yönetimi nasıl karşılayacak? FETO’nun iadesi konusunda yeni yönetim ile nasıl bir süreç yaşanacak? Tüm bu belirsizlikler karşısında Türkiye gibi dünya da merakla yeni yılda nasıl bir Başkan Trump ile karşılaşacağını bekliyor. Barış, huzur, aydınlık ve esenlik içinde bir yıl geçirmeniz dileği ile..


Yorumlar (0)