banner363

banner453

banner454

banner403

banner420

Dere üstündeki yapıların kaldırılmasıyla onlarca tarihi yapı gün yüzüne çıktı

Bitlis’te Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen ‘Dere Üstü Islah Projesi’ kapsamında yapılan yıkımın ardından onlarca tarihi yapı gün yüzüne çıktı.

Çevre 18.10.2021, 09:48
Dere üstündeki yapıların kaldırılmasıyla onlarca tarihi yapı gün yüzüne çıktı

Bitlis’te Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen ‘Dere Üstü Islah Projesi’ kapsamında yapılan yıkımın ardından onlarca tarihi yapı gün yüzüne çıktı.

Tarihi dokunun ön plana çıkarılması ve şehrin nefes alması için başlatılan proje kapsamında yıkılan iş yerlerinin altında kalan özellikle köprüler ilk günkü ihtişamını koruyarak tekrardan ortaya çıktı. Ayrıca yapıların altında kalan köprüler gibi yine betonarme yapıların arkalarında kalan kale, hamam ve cami gibi yüzlerce yıllık eserler, yine tam anlamıyla gün yüzüne çıkarıldı. Yıkım çalışmalarında sona gelindiği bugünlerde rusubatların temizliğinin ardından çarşı merkezinde geçen Bitlis Çayı ve etrafında peyzaj düzenlenmesi de yapılacak. Projenin kısa sürede tamamlanması için çalışmaların aralıksız sürdüğü Bitlis’te ortaya çıkan tarihi köprüler de vatandaşlar tarafından merakla izleniyor.

“Bitlis çok eski medeniyet şehri”

Projenin tamamlandığında Bitlis’i eskiden olduğu gibi bugün de cazibe merkezi haline getireceğini belirten Bitlis Eren Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Demirtaş, Bitlis’in tarihi geçmişi ve dokusu ile bölgenin cazibe merkezi olduğunu söyledi. Demirtaş, yaşadığı her medeniyetten izler taşıyan Bitlis’in Mitanilerle başlayan tarih yolculuğunda birçok medeniyete de ev sahipliği yaptığını belirtti. Demirtaş, “Bitlis çok eski medeniyet şehri. Binlerce yıllık tarihi olduğu zaten biliniyor. Araştırmalar neticesinde milattan önce 2 binlerde kurulduğu ortaya çıkmıştır. Bitlis ilk defa Mitaniler döneminde kurulmuş. Kurulduktan sonra da gelişimini kısa sürede sağlıyor. Çünkü alternatifi olmayan bir şehir. Bitlis Deresi güzergahı özellikle kuzeyden güneye, güneyden doğuya gelen bütün kervanların, bütün devletlerin geçmek zorunda olduğu bir yer. Böyle olduğu için her dönem insanların ilgi odağı olmuş. Daha sonra bu alanda bir kale inşa edilmiş. Bu tarihi doku binlerce yıldan bu yana oluşmaya başlamıştır. İslam hakimiyeti öncesine baktığımızda Mitanilerden sonra Asurlular, Urartular, Medler, Persler var. En sonunda İslam orduları bu bölgeye gelmiş. İslam ordularının zaferleri sonunda Abbasi ve Emeviler 200 yılı aşkın bir süre hüküm sürmüş. Bizanslıların Sasanilerle mücadele döneminden sonra yerel beylikler ve İslam devletleri hüküm sürüyor. Mervaniler ve Ahlat merkezli Sökmenşahlar bunlardan bazılarıdır. Rojikiler denilen Şerefhanlar bu bölgede 600 yıllık hakimiyetleri söz konusudur. Osmanlı ile birlikte Bitlis’te daha ileri bir hamle var. Özellikle Abdal Han döneminde kendi medeniyetinin zirvesini yaşamıştır” dedi.

“Dere üstünde onlarca köprü var”

Bitlis’teki medeniyetlerin yaşadıklarına dair çeşitli alametlerin de halen günümüzde mevcut olduğuna değinen Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bitlis’te birçok medeniyet yaşamıştır. Bunun çeşitli alametleri var. Bitlis’e baktığınızda kalesinin dışında çok sayıda tarihi yapı var. Camiler, medreseler, kiliseler, hamamlar ve köprüler var. Şimdi yapılmak istenen şey bu tarihi dokuyu ortaya çıkarmaktır. Bunun en büyük engeli dere üstünün işgal edilmiş olmasıdır. Şimdi bunu ortaya çıkarmak için başlatılmış bir proje vardır. Bitlis Deresi’nin üstünün açılması projesi yerinde ve son derece güzel yürüyen bir projedir. Şehrin tarihi dokusunun ortaya çıkarılması için önemli bir projedir. Bir takım aksaklıklar var. Bunu inkar edemeyiz. Dere üstünde onlarca köprü var. Bu tarihi köprüler eğer sağlam bir şekilde, tahrip edilmeden ortaya çıkarılabilirse gerçekten projenin en önemli ayaklarından biri gerçekleşmiş olur.”

“Bitlis geçmişte Anadolu’nun en güzel kentlerinden birisiydi”

Demirtaş, dere üstü projesinin yerinde bir proje olduğunu, ancak tek başına bu projenin tarihi ortaya çıkarmaya yetmeyeceğini de ifade ederek, “Burada İslam medeniyeti öncesine dair yığınla tarihi dokuyu ortaya çıkarmak mümkündür. Bana göre bu proje Bitlis’in tarihi dokusunu tamamıyla ortaya çıkarmaya yetmez. Daha başka projelerle bunu daha ileriye götürmek gerekir. Betonarme yapılan tasfiyesi, ıslahı mümkünse ıslahının yapılması, modern yapılara izin verilmemesi, tarihi Bitlis evlerinin restorasyonu amacıyla bir büyük projeye daha ihtiyaç vardır. Bu olduğunda Bitlis gerçek hüviyetine kavuşmuş olur. Antik kent vasfına zaten sahiptir. Bu özelliğini de ortaya çıkarmış olur. Bu proje hayata geçirildiğinde Bitlis geçmişte Anadolu’nun en güzel kentlerinden birisiydi, bugünde o hale gelecektir. Yine cazibe merkezi olacaktır. Bitlisliler bundan çok daha fazla istifade edeceklerdir” diye konuştu.

“Her şey insan içindir”

Demirtaş, projenin hayata geçirilirken insan merkezli olmasına dikkat edilmesi gerektiğinin de altını çizerek, “Burada yapılması gereken en önemli şey, insan merkezli düşünmektir. Yani bu restorasyon, dere üstünün açılması, diğer projelerin yapılması faaliyetlerini insan merkezli yapmak gerekir. İnsanımıza zarar vermeden onların talep ve beklentilerini karşılamak suretiyle yapmak lazım. Çünkü sonuç olarak tarihte medeniyette her şey insan içindir. Böyle düşündüğümüzde projemizin başarı şansı daha yüksek olur” şeklinde konuştu.

Yorumlar (0)