banner363

banner453

banner454

banner403

banner420

Profesör ve araştırma görevlisi günlerce çalışıp finale kaldı

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Biyoteknoloji takımı, biyoteknoloji alanındaki çalışmasıyla TEKNOFEST yarışmasında finale kaldı. 500 takım arasından finale kalan ’kırmızı’ takımı, gümüş nanopartiküllerinin tarımsal mücadelede kullanımı çalışmasıyla özellikle yurt dışına ihraç edilen sebze ve meyvelerdeki bakteriyel hastalıkların iyileştirilmesi konusunda tarımdaki büyük kayıpların önüne geçilmesi hedefleniyor.

Bilim ve Teknoloji 21.09.2021, 11:51
Profesör ve araştırma görevlisi günlerce çalışıp finale kaldı

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Biyoteknoloji takımı, biyoteknoloji alanındaki çalışmasıyla TEKNOFEST yarışmasında finale kaldı. 500 takım arasından finale kalan ’kırmızı’ takımı, gümüş nanopartiküllerinin tarımsal mücadelede kullanımı çalışmasıyla özellikle yurt dışına ihraç edilen sebze ve meyvelerdeki bakteriyel hastalıkların iyileştirilmesi konusunda tarımdaki büyük kayıpların önüne geçilmesi hedefleniyor.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Biyoteknoloji “kırmızı” takımı Arş. Gör. Havva Karahan ve Prof. Dr. Hatice Çölgeçen danışmanlığında ulusal ve uluslararası yaklaşık 500 takımın katıldığı TEKNOFEST 2021 Biyoteknoloji ve İnovasyon Yarışması’nda finale kaldı. Takım geliştirdiği “Gümüş Nanopartiküllerinin Tarımsal Mücadelede Kullanımı” başlıklı çalışmayla, özellikle yurt dışına ihraç oranı yüksek olan sebze ve meyvelerdeki bakteriyel hastalıkların iyileştirilmesiyle tarımdaki büyük kayıpların engellenmesi hedefleniyor.

2000 yılında açılan Biyoloji bölümünün ertesi yıl öğrenci almaya başladığını anlatan Prof. Dr. Hatice Çölgeçen, 2005 yılından itibaren de Bitki Doku Kültürü Laboratuvarında çalışmalara başladıklarını ifade etti. Salgın sürecinde pek çok biyoloğun sürece katkı sağladığını anlatan Çölgeçen, "Bölümümüz 2000 yılında açılmış olup, hemen takibindeki yıl öğrenci almaya başlamış bölüm. 2005’ten itibaren Bitki Doku Kültürü Laboratuvarımızda çalışmalara devam ediyoruz. Biyoloji Bölümünde 4 profesör, bir doçent, dört doktor öğretim üyesi ve iki araştırma görevlimiz var. Temel bilimler içerisinde Biyoloji; son yıllarda özellikle salgın sürecinde önemini gösteren bir bölüm oldu. Pek çok biyolog salgın sürecindeki testlerde; bu sürece katkı sağladı. Aynı zamanda çevre ile ilgili problemler, ülkemizin biyolojik çeşitliliği, zenginliği son yıllarda biyolojinin önemini daha da ortaya çıkartan bir durum ortaya sundu" diye konuştu.

Ön elemeleri geçerek finale kaldıklarını anlatan Çölgeçen, "Bu günlerde mutlu bir süreç yaşıyoruz. Araştırma Görevlimiz Havva Karahan ile TEKNOFEST yarışmasına başvurmuştuk. Ön elemeleri geçtikten sonra finale kaldık. Bitki doku kültürü laboratuvarı 2005 yılından beri bölümümüzde çalışıyor. 2008 yılında daha aktif bir şekilde projelerle çalışmalarını artırdı. En çok odaklandığımız konular biyoteknolojik konular. İnvitro üretim. Bitkinin rejenerasyonu, sekonder metobolik üretim gibi konular yer alıyor. Doktora çalışmasında da Havva ile nanopartikül çalışmalarına yöneldik. Endemik bitkimizde nanopartikül üretmeye başladık" ifadelerine yer verdi.

"Ekonomiyi yüzde yüz güçlendirecek bir fikir"

Biyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Havva Karahan, gümüş nanopartiküllerinin biyosensör olarak kullanımına odaklandıklarını ve TEKNOFEST’e sundukları proje fikrinin de böyle ortaya çıktığını anlattı. Gümüş nanopartiküllerini bitkilerde çalıştıklarını ifade eden Karahan, domates gibi yurt dışına ihraç edilen sebze ve meyvelerde bakteriyel hastalıkların önüne geçilmesinde büyük katkı sağlayacağını aktardı. Karahan, "Yüksek lisans tezimde temel olarak biyoteknoloji alanında uzmanlaştım. Bitki biyoteknolojisi, anatomi, ışık mikroskobu alanında uzmanlaştım. Doktora eğitiminde de bitki nanobiyoteknolojisi alanına yöneldik. Doktora tez konumda gümüş iyonunun yapısını, davranışını, gümüş nanopartiküllerinin biyosentezini, biyosentezlenen gümüş nanopartiküllerinin analizi, incelenmesi ve yorumlanmasını kavradım. Bu bilgiler bizim için yeterli değildi. Önemli olan daha fazla bilgiydi. Gümüş nanopartiküllerinin farklı alanlarda kullanımına yöneldik. Gümüş nanopartiküllerinin özellikle ilaç üretimi, biyosensör olarak kullanımı alanına biraz odaklandık. Sunduğumuz proje fikriyde buydu. Bu kullanımının daha çok tıpta kullanılmaktaydı biz bitkiye bunu uyarlamak istedik. Bitkilerde çalışmak istedik. Özellikle günümüzde ekonomik değere sahip olan bazı bitkiler var. Bu bitkilerde mevcut olan bazı hastalıklar var. Bu hastalıklara yönelmek adına böyle bir yöntem geliştirdik. TEKNOFEST yarışmasında finale kaldık. Domates bitkisinde etken olarak bazı hastalık etmenleri var. Bu hastalıklar domateste ciddi anlamda zarara sebep oluyor üretim anlamında. Biz bu hastalıkları gümüş nanopartikülleriyle yok edebiliyoruz. Odaklandığımız konu da bununla ilgili. Hastalıığı durdurmak aynı zamanda bitkiye zarar vermemiş olmak. Yurt dışına ihraç edilen ürünlerde ciddi anlamda katkı sağlayacak. Ekonomiyi yüzde yüz güçlendirecek bir fikir" şeklinde konuştu.

Ekip bundan sonraki çalışmalarda üretilen nanopartiküllerin nasıl kullanılabileceği ile ilgili daha fazla çalışmayı hedefliyor. Ekip ayrıca daha fazla proje desteği bekliyor.

Yorumlar (0)