banner528

banner526

banner527

banner420

Prof Dr. Yaldız: “3 buçuk milyon ton atığı olan Antalya kömür kullanmamalı”

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) işbirliğinde ‘Yeşil Mutabakat Yolunda Antalya’da Tarımsal Atıkların Yönetimi’ Paneli düzenlendi. Panelde konuşan Tarım Danışmanı Biyogaz, Kompost ve Atık Değerlendirme Uzmanı Prof. Dr. Osman Yaldız, “3 buçuk milyon ton atık çıkaran Antalya seralarını ısıtmak için niçin kömür kullanıyor? Elde bu kadar potansiyel varken niye fosil yakıt kullanıyoruz, bunu anlamakta zorlanıyorum” dedi.

ANTALYA 07.12.2021, 10:38
Prof Dr. Yaldız: “3 buçuk milyon ton atığı olan Antalya kömür kullanmamalı”

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) işbirliğinde ‘Yeşil Mutabakat Yolunda Antalya’da Tarımsal Atıkların Yönetimi’ Paneli düzenlendi. Panelde konuşan Tarım Danışmanı Biyogaz, Kompost ve Atık Değerlendirme Uzmanı Prof. Dr. Osman Yaldız, “3 buçuk milyon ton atık çıkaran Antalya seralarını ısıtmak için niçin kömür kullanıyor? Elde bu kadar potansiyel varken niye fosil yakıt kullanıyoruz, bunu anlamakta zorlanıyorum” dedi.

Gazeteci Galip Umut Özdil moderatörlüğünde çevrimiçi düzenlenen panele, Tarım Danışmanı Biyogaz, Kompost ve Atık Değerlendirme Uzmanı Prof. Dr. Osman Yaldız, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları ve Teknoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murad Çanakcı, RENESCO Enerji A.Ş. Genel Müdürü Kazım Sekmen, ITC Antalya Katı Atık Enerji Yönetimi Fermantasyon Şefi Jeoloji Yüksek Mühendisi Fırat Duygun, Enerji Günlüğü Genel Yayın Yönetmeni ve Dünya Gazetesi Enerji Editörü Mehmet Kara konuşmacı olarak katıldı. Panelde, tarımsal atık potansiyeli yüksek olan Antalya’nın bunu iyi yöneterek kendi enerji ve gübre ihtiyacını karşılayabileceği vurgulandı.

“Tarımsal atıklar değerlendirilmeli”

Tarım Danışmanı Biyogaz, Kompost ve Atık Değerlendirme Uzmanı Prof. Dr. Osman Yaldız, yeşil mutabakatın AB’nin 2050’ye kadar net sera gazı emisyonlarının sıfırlanması temel hedefini içeren yeni büyüme stratejisi olduğunu kaydederken, tarımsal atıkların değerlendirilmesinin önemini anlattı. Tarımsal atıkların çevre kirliliğinin ötesinde ticareti de etkiler hale geleceğini söyleyen Yaldız, tarımsal üretimde atıkların tekrar değerlendirilmesi için AR-GE çalışmaları yapılması gerektiğini kaydetti.

“3 buçuk milyon ton yaş atık”

Prof. Dr. Osman Yaldız, Türkiye’de kömür kullanımı nedeniyle karbondioksit emisyonunun yıllık 30 milyon tonu geçtiğini belirtirken, Antalya’da bu rakamın 15 milyon ton olduğuna dikkat çekti. Antalya’da 3 buçuk milyon tona yakın yaş tarımsal atık bulunduğunu, şehrin atık potansiyelinin kullanılması halinde üretimde girdi maliyetinin azalacağını belirten Yaldız, “Bir önceki üretimden kalan atığı kullanabilirsek bir sonraki üretim maliyetini düşürebiliriz. 3 buçuk milyon ton atık çıkaran Antalya seralarını ısıtmak için niçin kömür kullanıyor? Elde bu kadar potansiyel varken niye fosil yakıt kullanıyoruz, bunu anlamakta zorlanıyorum” diye konuştu. Yaldız, Antalya’nın kendi atığını toplayıp elektriğe çevirse toplam elektrik tüketiminin yüzde 69’unu karşılayabileceğine dikkat çekerken, biyogaz tesisinin Antalya ekonomisine çok büyük katkı sağlayacağını söyledi. Yaldız, “Bir biyogaz tesisinin yerele katkısı yüzde 67’dir” dedi. Biyogaz ve biyokütle tesisi yatırım maliyetinin rüzgar ve hidroelektriğe göre yüksek maliyetli görünse de getirisinin yüksek olduğuna işaret eden Osman Yaldız, “Biyogaz ve biyokütle tesisi yatırıma göre getirisi yüksek olan yatırımlardır. Bunu gündemimize almalıyız” dedi.

“Destek ve teşvik şart”

Bir Enerji şirketinin Genel Müdürü Kazım Sekmen, tarımsal ve hayvansal atıkların kaynağında çok iyi yönetilmesi gerektiğini söyledi. Biyogaz yatırımında evrak hazırlığının uzun sürdüğünü, atıkların enerjiye dönüştürülmesi için teşvik ve desteğin gerektiğini vurgulayan Sekmen, “Ülkemizde 10 yılda 100 biyogaz tesisi kuruldu, Almanya’da bu rakam 10 bin. Tesislerin yaygınlaşması için teşvik gerekli. Destek olmadan yatırımların gündeme gelmesi ve yapılması mümkün görünmüyor” diye konuştu.

“500 bin ton kuru atık”

Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları ve Teknoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murad Çanakcı, Türkiye sera varlığının yüzde 60’ının bulunduğu Antalya’da 300 bin dekara yakın sera olduğunu belirtirken, bitkisel üretimde birinci sırada olan Antalya’nın atıklarının değerlendirilmesi için kalıcı ve sürdürülebilir çözümlere ihtiyaç olduğunu vurguladı. Sera, tarla ve bahçe atığı olarak Antalya’da yıllık ortalama 500 bin ton kuru bitkisel atık çıktığını kaydeden Çanakcı, bunun bertarafı için çözüm üretilemediğine dikkat çekti. Tarımsal atıkların ısıtmadan, organik gübreye, hayvan yemine kadar birçok alanda kullanılabileceğini ve bu konuda yerel yönetimlere büyük görevler düştüğünü söyleyen Çanakcı, “Ancak tek başına belediyelerin bu yükün altından kalkması mümkün değil” dedi.

“Topraktan aldığımızı toprağa verelim”

ITC Antalya Katı Atık Enerji Yönetimi Fermantasyon Şefi Jeoloji Yüksek Mühendisi Fırat Duygun, biyogaz gübre tesisinin atıkların değerlendirilmesinde önemli olduğunu belirtirken, yatırımcıların desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Bitkisel atıklarının gübre olarak değerlendirilmesinin önemini vurgulayan Duygun, “Topraktan aldığımızı toprağa vermeliyiz” dedi.

“Yerel yönetimler atığı gündemine almalı”

Genel Yayın Yönetmeni ve Dünya Gazetesi Enerji Editörü Mehmet Kara, yerel yönetimlerin bitkisel atıkların bertarafı konusunda maliyet hesabını dikkate almadan çalışması gerektiğini söyledi. Belediyelerin biyogaz tesisi kurmak isteyen yatırımcıya ‘atık karşılığı bana ne vereceksiniz?’ yaklaşımını doğru olmadığını söyleyen Kara, “Bu yaklaşım tarımsal atıkların bertarafını zorlaştırıyor” şeklinde konuştu.

Yorumlar (0)