banner363

banner380

banner453

banner454

banner403

banner420

31.07.2013, 17:59 5439

AKLIN DURDUĞU YER... DÜNYA İNSAN ÇÖPLÜĞÜNE Mİ DÖNÜŞECEK?

Her şey yaklaşık 14 milyar yıl önce aşırı yoğun ve sıcaklıkta ki kum tanesi kadar küçük bir şeyin birden bire patlamasıyla başlıyor. Flaşın ardından perde açılıyor.
O tek ve müthiş patlamayla birlikte bir anda muhteşem kainat oluşuyor. 
Bu muazzam patlamanın hızıyla boşluğa savrulan parçacıklardan, içinde milyarlarca gezegenin oluştuğu milyarlarca galaksi doğuyor. 
Bugüne kadar yapılan hesaplamalara göre uzayda 500 milyar kadar galaksinin bulunduğu tahmin ediliyor. Bizim üzerinde yaşadığımız dünya, Samanyolu galaksisinin içinde yer alıyor.
Genişliği 100-120 bin ışık yılı olduğu düşünülen Samanyolu’nda, 200 ila 400 milyar gezegenin barındığı sanılıyor. Bunun yanı sıra içinde boyutları dünya büyüklüğünde 17 milyar kadar gezegen olabileceği tahmin ediliyor.
Yüzde 70’i suyla kaplı bizim Dünyamız ise, evrende ki bu ateş, gaz, nebula, hiç dinmeyen elektrik fırtınaları, enerji patlamaları, zamanla bir yıldıza dönüşen alevli gaz bulutları, ölen ya da doğan milyarlarca yıldız ve gezegenden oluşan birbiriyle ahenk halinde hareket eden armonik sistemin cesameti içinde adeta gözle görülemeyen minik bir su zerresine benziyor.  Hiç bir şey durmuyor.
Samanyolu Galaksisi diğerleri gibi uzay boşluğunda yüzerken, saatte 950.000 km. gibi büyük bir hızla belli bir yöne ilerliyor. 
Üzerinde yaşadığımız dünya ise patlayan bir silahın namlusundan çıkan bir mermi gibi saatte 1670 km hızla kendi çevresinde dönerken aynı anda dev kütlesiyle adeta önceden programlanmış bir randevu noktasına yetişmek istercesine saatte 720 bin km hızla gözün yakalayamayacağı muazzam bir süratle bilinmeyen meçhul bir hedefe doğru yol alıyor. (Bugün en hızlı mermi saatte ortalama 1.800 km'lik bir sürate sahip.)  Tüm bunlar biz dünya üzerinde birbirimizle didişirken oluyor. Ancak en ufak bir sarsıntı hissetmiyoruz.
Hatta bazen içinde 200-300 milyar yıldız bulunan galaksiler büyük bir hızla birbirlerini parçalayacakmış gibi yaklaşıp ama çarpmadan birbirlerinin içinden geçip gidiyorlar.
Yaşadığımız çağda ulaştığı bilim ve teknoloji ile övünerek uzaya gemi kaldıran insanoğlu, milyarlarca yıl önce durup dururken bir anda neyin ve niçin patladığını, bu patlamadan kaos ve karmaşa yerine nasıl böyle bir mükemmel ve hassas dengeler üzerine kurulu son derece hareketli ihtişamlı bir düzenin oluşabildiğine bir türlü akıl erdiremiyor. En baba atom, fizik ve matematik profesörleri bu kaostan hasarsız çıkan kainatın mükemmel bir dengeye oturmasını bir türlü anlayamıyor.
Uzayda ki bu büyük karmaşa ve kaynaşmanın içinde bizden başka canlıların yaşadığına dair en ufak bir işaret ve kanıt yok. Bu durum evrenin en önemsiz gök cismi gibi görünen dünyamızı milyarlarcasının içinde uzayın tek özel ve en önemli gezegeni yapıyor.
Uzay boşluğunda ki bu minik kürenin üzerinde yaşayan biz insanların sayısı 7 milyarı geçti. Kontrolümüz dışında ki evrende her şey mükemmel bir ahenk içinde tıkır tıkır işliyor. Ancak bizim kontrolümüze verilmiş Dünya’da tam bir kavga ve kargaşa var. Medeniyetler tarihi boyunca insanoğlu bu gezegeni ne hem cinsi, ne de diğer canlılarla paylaşmaya bir türlü yanaşmadı. Toplumlar dünyaya hükmetme yarış ve hırsıyla birbirlerini kanlı katliamlarla kırıp geçirdiler. Tarih sahnesinden silmeye çalıştılar.  Gezegenin sosyal dengelerini bozarak, dünyayı birbirlerine dar etmeye çalıştılar. Geçmişten ders almayan insanların bu hırs ve aç gözlülüğü bugünde vahşice devam ediyor.
DÜNYA 28 MİLYAR İNSANI DOYURABİLİR
Bugün yeryüzü, yoksul ve aç insanlarla dolu. 1,5 milyara yakın insan tek bir buğday ve pirinç tanesine muhtaç, açlık çekiyor. İki milyonu çocuk olmak üzere yılda on milyon insan açlıktan ölüyor. Oysa yeryüzünde herkese yetecek kadar yiyecek var. Ama zengin ülkeler, her gün yoksul ülkeleri doyurabilecek kadar çok yiyeceği çöpe atıyor. Hepimize yetecek kadar yiyeceğimiz ve suyumuz olduğu halde birçoğumuz o yiyeceğe ve suya ulaşamadığı için ölürken, Amerika ve Avrupa’da ise insanlar çok yemekten çatlayıp ölüyor, ABD’de insanlar zayıflamak için yılda 100 milyar dolar, fazla kiloya bağlı hastalıkların tedavisi için yaklaşık 200 milyar dolar harcıyor.
Halbuki uzmanlara göre dünyada ki mevcut besin kaynakları, yirmi sekiz milyar insanı rahatlıkla besleyebilecek durumda. Dengeli paylaşım olduğu takdirde insanlık için bir kıtlık tehlikesi yok.
Dünyadaki açlıktan ölümlerin temelinde gelişmiş ülkelerdeki israf çılgınlığı yatıyor. ABD ve Avrupa’da insanlar birer tüketim canavarına dönüştürüldü. Toplumlar ihtiyaçları olmadığı halde çılgınca ve gözü dönmüşçesine alışveriş yapar hale geldi.
Dünyadaki kaynakların ve zenginliğin bölüşümünde büyük adaletsizlikler oluştu. Silahlanmaya yapılan muazzam harcamalar ve savaşlar bir diğer neden. Silahlanmaya harcanan para, dünyadaki açlık sorununun tamamen halledilmesi için gereken paranın yaklaşık 100 katı.
Afrika kıtasındaki zenginliklerin (madenlerin) diğer ülkeler tarafından zor kullanılarak sömürülmesi, özellikle Sahra altında yaşayan yüz milyonlarca insanın belini kırdı. Dünyanın en fakir %20′lik kesimi dünyadaki gelirin  ortalama olarak % 6,3′ünü  almaya mahkum edildi. 
DÜNYANIN YARISI GÜNDE 1,5 DOLAR KAZANIYOR
Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre dünya nüfusunun yarısı, günde 2 dolardan az bir parayla geçinmeye çalışıyor. Dünya üzerinde, 1.2 milyar kişi ise günde 1 dolardan az parayla yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Zengin ve fakir arasındaki adaletsiz gelir uçurumu her geçen gün daha da büyüyor. Böylece toplumun sosyal fay hatlarını kırarak tarihsel kırılmaları tetikledik. Diğer taraftan ekolojik uyumu bozarak doğanın tüm dengelerini de altüst ettik.
Uzmanlara göre tüm bu kargaşanın önüne geçilemez ise, 2050 yılında canlı yaşamının sürebilmesi için insanlık dünya gibi ikinci bir gezegene daha ihtiyaç duyabilir. Oysa insanlığın böyle bir seçeneği yok. Yerküre uzayın soğuk ve karanlık boşluğunda meçhulde ki hedefine doğru mermi hızının 400 katı bir süratle yol alırken, bizde onun sırtında birbirimizi tekmelemeye devam ediyoruz. Dünyanın insan çöplüğüne dönüşmesini önlemek için hala zamanımız var. Yoksa yeryüzünde kan döküp bozgunculuk yapan insanlara kucak açacak başka bir gezegen yok.
Yorumlar (0)