BİST
110477
ALTIN
275.921
DOLAR
5.8011
STERLİN
7.7507
EURO
6.4759
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan müthiş çalışma temposuna rağmen olağanüstü bir ek yük getiren AK Parti Genel Başkanlığına neden tekrar gelmek istedi? Bu neredeyse insan üstü bir yoğunluk anlamına da geliyor.

Cevap : Bu gerekliydi. Çünkü söz konusu olan 2019 seçimlerinin ötesinde AK Partinin gelecek on yıllar için bir var oluş, bir beka meselesiydi.

2002’de başlayan AK Parti dönemi tarihe mega eserleriyle mal oldu. Ama AK Parti sayfasını kapatmak isteyen müthiş bir koalisyon gümbür gümbür faaliyetini sürdürüyor. Ahmet Davutoğlu’nun Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı olarak 2015 Haziran’daki seçim neticeleri az kalsın bir faciaya yol açıyordu: bir koalisyon hükümetinde Davutoğlu AK Partiyi CHP’nin ve diğer muhalefet partilerinin kucağına atma aşamasına getirmişti. Bu durumun sonucu Cumhurbaşkanı ve ailesi yüce divana sevk edilebilirdi. AK Parti dönemi neredeyse uçurumun kenarından döndü.

TÜRK SİYASİ TARİHİ İKTİDARLAR AÇISINDAN BİR KOMPLOLAR TARİHİDİR
Bizans zehirli komplolar üretmekle ünlüdür. Biz bin yıldır bu toprakların hakimiyiz ama maalesef bu zehirli komplo virüsleri siyasetimize de derinden bulaştı.

ÖZAL’A HAİN KOMPLO
Yakın geçmişimizden iki örnek: önce Özal dönemi. Türk tarihinin en parlak örneklerinden Özal had safhada komplolarla karşılaştı. Cumhurbaşkanı seçildiği andan itibaren merkez medyanın amiral gemisinin çiçeği burnunda manşet senyörü şöhretini Özal’a saldırmakla kazanma yoluna gitti. “Özal’a alışamadım” , “Özal’ı kandıran Profesör” , “Özal kandırılmaktan hoşlanır” manşetleri Özal’ı ürkütmeye yetti. Sonunda Özal bu tırnaklarından hırs fışkıran gazeteciyi evine kabul etti ama üzüntüsünden kahrolmaya başladı. Kısa Cumhurbaşkanlığı döneminde merkez medyanın amiral gemisi onu dövmeye devam etti. Önce partisi Anavatan’a seçim kaybettirdiler. Kendisinin siyasete soktuğu ve Başbakan yaptığı Mesut Yılmaz’ı onun karşısına bir düşman olarak çıkardılar. Mesut Yılmaz devrilince Özal’a kanlı bıçaklı düşman olan Süleyman Demirel Başbakan oldu. Demirel Özal’a adım attırmıyordu. Bu dönemde Özal’la iki kez Senegal’e gittim. Özal üzüntüden kahroluyordu. Bana Cumhurbaşkanlığı uçağında bir vasiyet gibi içini döktü. Sürmanşetten Türkiye gazetesinde yayınladım: “Doğrular yakında anlaşılacak”. Türkiye-16 Ocak 1993. Özal Nisan ayında öldü. İçlerinden bayram yaptılar. Demirel Cumhurbaşkanı oldu. Ama Bizans virüsü burada da hain ve iğrenç sahte timsah gözyaşlarıyla kendisini gösterdi. Amiral gemisinin manşet senyörü amacına erişip Özal’ı yüce divan’da görememişti. Cenazesinde “Özal çok büyük adamdı” dedi.

PROFESÖR ERBAKAN’A HAİN KOMPLO
Erbakan Başbakan oldu. Tansu Çiller’de Başbakan Yardımcısı. Merkez medyanın amiral gemisi haince saldırılara başladı. Tansu Çiller’in mayolu fotoğraflarını yayınladılar. FETÖ ile işbirliği içinde Erbakan’a saldırdılar ve ona Türkiye’ye irticayı getiriyor dediler. Netice de merkez medya- Demirel- Mesut Yılmaz- Silahlı Kuvvetler bir kasırga estirdiler. Erbakan, Çiller yıkılıp gitti. Mesut Yılmaz Başbakan oldu.

2019 SEÇİMLERİ NEDEN ÇOK ÖNEMLİ?
2002 yılında TGRT’deki yorum programlarımda “Recep Tayyip Erdoğan bir yaman kaptan. Yaman kaptanlar fırtınalarda belli olur” demiştim. O tarihlerde AK Parti Milletvekili olan bir Profesör programlarımı TGRT’den kaldırttı. Bu merhum Profesör bunu nasıl yaptığını arkadaşlarına anlatmış. Bu hikaye kendi ağzından internette var. Ama benim analizlerim doğru çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın nasıl bir yaman kaptan olduğunu bütün dünyaya gösterdi. Marmaris’te ölüme meydan okudu ve iktidarda nasıl bir yaman kaptan olarak kalınabileceğini dünya liderlerine ispat etti.

Ama 2019 seçimleri çok önemli. Çünkü kaos mimarları vites büyütmeye devam ediyorlar. Ne yapıp yapıp Erdoğan sayfasını Türk siyasetinden silmek istiyorlar.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN 2019 STRATEJİSİ BELLİ OLDU
Türkiye’deki siyaset toprağını “bir ordinaryüs Profesör” titizliğiyle bilen Cumhurbaşkanı Erdoğan yukarıdaki nedenlerden dolayı Cumhurbaşkanlığına bir ek görev olarak AK Parti Genel Başkanlığını yüklendi.

Stratejisi : dünyaya parmak ısırtan mega projelere devam (Çanakkale köprüsü, üçüncü havaalanı, uzay, savunma sanayi, hızlı trenler…) ve çelikten bir genç ekip. Bakan Berat Albayrak bir yıldız gibi parlıyor ve Türk enerji sektörüne müthiş bir vizyon ve icraat getiriyor. AK Parti’de Berat Albayrak çizgisinde gençleştirilmek isteniyor. Enerji dolu genç kadrolarla yeni ufuklara açılsın isteniyor. Bu AK Parti cephesi. Ama karşısında “kaos cephesi” var.

KAOS CEPHESİ HÜCUMA GEÇTİ BİLE
Özal’a ve Erbakan’a dün uygulanan komplo ve ölümcül tuzaklar vites büyütülerek şimdi AK Parti’ye uygulanmak isteniyor.

Mesela :
CHP seçimle iktidara gelmek umudunu tamamen kaybetmiş. Dudaklarında hala “gezi” nin lezzeti var. Cumhurbaşkanı seçimlerinde bir yanlış aday seçtiler. Ekmeleddin İhsanoğlu kamuoyunun hiç tanımadığı ve ayrıca hiçbir karizmasının olmadığı bir kişiydi. Şimdi arayışları farklı: kaos, sokak, kaosun merkeze yerleştireceği STK kökenli çok bilinen, çok tanınan, karizmatik bir liderle bir geçiş hükümetinin kurulması.

FETÖ CEPHESİ DİMDİK AYAKTA
Allah korusun yeni bir darbe inşallah olmaz diyoruz. Ama kaosun farklı yolları da var. Pakistan’da Navaz Şerif, Brezilya’da Lula örnekleri. Devlet içindeki kripto FETÖ’cülerin varlığını bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’da biliyor. Yargıda devam ediyorlar mı? “Takiye” FETÖ’nün uzmanlık sahası. “Barıştık”, “ateşkes” yaptık diyebilirler. Sakın inanmayın. Onların tek hedefi var: iktidar. Yoksa hapistekiler ve yurt dışındakiler bu kadar moralli olabilirler miydi? Şimdi devlet ve yargı içindekiler “artık sosyal demokrat, laik, Atatürkçü”. Sosyal medyada göğüslerini gere gere “bağımsızlık benim karakterimdir” diyorlar. Ama 15 Temmuz öncesinde mahkeme kürsülerinde şimdi FETÖ’den meslekten ihraç edilmiş ve hapiste olan diğer yargı mensuplarıyla el ele kumpas davalarında ülkenin elit değerlerini hapse tıkmak için icraat yapıyorlardı. Devlet bunları bulmakta zorlanmayacaktır.

YENİ KADROLAR NE KADAR BAŞARILI OLACAK?
Zirvede Cumhurbaşkanı Erdoğan gerçek bir “yaman kaptan”, dev bir “gladyatör”.

Medya cephesinde şüpheler: bazı genç gazetecileri televizyonda izliyoruz. Kendi kendilerini tekrarlıyorlar. Ancak AK Partili taraftarları ikna etmeye çalışıyorlar.

Yanlış. Mesele herkesi ikna edebilmek. Büyükşehirlerde oy kaybı yaşanıyor. Bu genç gazeteciler başarısız oluyor. Bir örnek: “zeytin yasasında” AK Parti yüzde yüz haklıydı. Ama CHP medyası kazandı. Yasa rafa kaldırıldı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner349