BİST
99274
ALTIN
238.730
DOLAR
6.1747
STERLİN
8.1074
EURO
7.2718
Türkiye, dış politikada yalnızlığa itilmek isteniyor. Bu gelişme ekonomik sorunlarımızı artırabilir. Hükümetin 2016’da Türkiye’yi düzlüğe çıkartacak politikalar geliştirmesi gerekiyor. Antalya’da tüm oteller kan ağlıyor. Antalya’nın en lüks otellerinden biri olan Rixos’ta 2 bin 200 yatak kapasite varken, şu anda kalanların sayısı 39’a kadar indi.

Türkiye tarihinde ilk defa böyle ciddi bir şekilde yalnızlık durumu içerisine girmiş bulunuyor. Suriye ve Irak merkezi hükümetlerinin Türkiye’ye karşı olan tepkisi, İran’ın bunu art gaye ile tam olarak katılması, Rusya’nın da buna dördüncü ülke olarak dâhil olması, Türkiye’nin doğusunda yalnızlığını ve düşman resimlerini arttırıyor. İşin ilginç tarafı Türkiye’ye yakın olarak gördüğümüz Azerbaycan’da da Aliyev, kendi gizli emniyet teşkilatını korkutup, lağvetmesi ve bunların içinden yeni bir teşkilat kurmak istemesi da dikkatleri çekiyor.

Rusya baskısını Azerbaycan üzerinde uyguluyor
Ermenistan’ın Türkiye karşıtlığını tartışmamıza gerek yok. Gürcistan’da da özellikle Shakasvili’nin iktidarı kaybetmesinden sonra Rusya’nın Gürcistan üzerindeki egemenliği de tam anlamıyla artmış bulunuyor.

Yalnızlık sorununa bir de enerji sorunu eklenecek
Türkiye için enerjinin önemli kaynakları Rusya’nın ve İran’ın elinde olduğu için Rusya Akkuyu’dan başlayarak, petrol hatlarına kadar her konuda Türkiye’yi sorunlu bir hale getirecek konuma giriyor. Buna bir de Doğu Akdeniz’de önümüzdeki günlerde İsrail, Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın ortaklaşa atacağı adımlar eklenebilir. Ne kadar pahalı olursa olsun, yeni bir hatla İsrail, Güney Kıbrıs ve Yunanistan üzerinden doğalgaz sevkini Avrupa’ya yöneltmek istiyor. Böylece, Rusya tarafından Türkiye’nin topraklarından geçmesi planlanan doğalgaz ve petrol alanlarında da zorluk çekecek. Şimdi bütün bu olayların neden geliştiğine bakalım: Türkiye, Suriye’de yaptığı yanlışlıktan geri dönme şansına sahip olmadı. Her an gidecek diye kabul ettiğimiz Esad, ülkenin yüzde 60’ına hakim duruma geliyor ve arkasına da Rusya’yı almış durumda.
Suriye’nin diğer yüzde 40’ını da IŞİD ve Kürtler paylaşıyor. Irak’ta merkezi hükümet, Türkiye’nin Kuzey Irak’la yakınlaşmasına negatif bakıyor ve bu konuda Türkiye’ye karşıt olan politikasını sürdürüyor. En önemli gelişme de hiçbir zaman düşmanlık göstermediğimiz İran’daki Türk karşıtlığının her geçen gün artması. Türkiye’ye yaptırdığı havaalanını işletmeye almayan, Türkcell’in yaptığı telekomünikasyon hattını da kabul etmeyen İran, şimdi Türkiye’ye karşı pençelerini ve düşman resmini geliştiriyor.
Rusya, Türkiye konusunda ikilem içinde
 Rus politikacıları, Türkiye’nin kendi uçaklarını neden düşürdüğünü tam anlayamadılar. Hakikaten Yunanistan, Türkiye’ye yönelik 114 kez hava sahamızı ihlal ederken bir şey yapmayan Türkiye, Rusya gibi bir ülkeyi 7 saniye hava sahamızı ihlal ettiği için 13.hava ihlalinde uçağı düşürdü. Bunun arkasında kimler var? Bunun arkasında büyük bir olasılıkla ABD’nin olduğu kanısı yayılıyor. Türkiye Rus uçağını düşürdükten sonra direkt olarak Rusya ile ilişkiye geçip bu konuda bir uzlaşı sağlayacağına ABD ve NATO’ya haber vermesine Ruslar çok kızdı ve bunu bir düşmanlık olarak görüyorlar. Eğer Türkiye bu uçak kazasından sonra Rusya ile irtibata geçseydi büyük ihtimalle Putin bu kadar tepki göstermezdi. Putin, Tayyip Erdoğan’ı en iyi tanıyan liderlerden biri ve bugüne kadar da Tayyip Erdoğan’a olumlu bakan bir liderdi. Şimdi çıldırmış bir şekilde pençeleri gösteriyor ve ülkemize her alanda saldırıyor.

Bu olay nereye gidecek?
Geçtiğimiz ay içinde Antalya’ya gittiğim zaman tüm otellerin kan ağladığını gördüm. Antalya’nın en lüks otellerinden biri olan Rixos’ta 2 bin 200 yatak kapasite varken, şu anda kalanların sayısı 39’a kadar inmişti. Rusya direkt uçuşlara izin vermediği müddetçe Rusların Belarus veya Baltık Cumhuriyetleri üzerinden Türkiye’ye gelme şansları yok. Fenerbahçe’nin özel uçağına bile izin vermeyen Rusya tepkisini nereye kadar götürecek bunu hiç kimse tam olarak bilmiyor. Güney Kıbrıs, İsrail ve Yunanistan’ın da Türkiye karşıtlığına katılmasıyla birlikte ülkedeki sorunlar artacak. Bu açıdan Türkiye akıllı bir İsrail politikası izlemeli.

Dış politikada hiç bu kadar yalnız kalmamıştık
AB, Türkiye’ye mülteci konusunda istediği görüşleri dikte etmek istiyor. Hâlbuki Türkiye, Suriyeli mültecilere Edirne üzerinden Avrupa Birliği ülkelerine gitme olanağı tanısaydı inanın AB’deki birçok ülke lideri hegemonyalarını ve iktidarını kaybederdi. Yalnızlığımızın uzun sürmeyeceğine inanıyorum. Ülkelerde hükümetler, politikada çözüm üretmek için vardır. Türkiye’nin bu durumda tamamen ABD’ye mahkûm bir hale gelmesi ülkemiz için iyi olmaz. ABD her an Türkiye’yi yarı yolda bırakabilir. Şimdi Güneydoğu Anadolu’da Kürtlerin el koyduğu bölgeleri tekrar geri alıyoruz. Bu konuda Türkiye ilişkilerini geliştirmeye başladı. Dış politikadaki yalnızlık ekonomik sorunlarımızı arttıracak, iç sorunlarımızı da büyük hale getirecektir. Bu açıdan hükümetin çok ciddi bir politika değişikliğine gitmesi ve 2016 yılında düzlüğe çıkmamız şarttır. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.