BİST
97454
ALTIN
221.981
DOLAR
5.6250
STERLİN
7.3224
EURO
6.4525
banner287

'BİZE DÜŞEN BİLGİLENDİRMEK'

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Arınç, kendilerine düşen görevin Cumhurbaşkanını bilgilendirmek ve eksik kalan yönleri anlatmak olduğunu söyledi.

'BİZE DÜŞEN BİLGİLENDİRMEK'

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Arınç, kendilerine düşen görevin Cumhurbaşkanını bilgilendirmek ve eksik kalan yönleri anlatmak olduğunu söyledi.

23 Mart 2015 Pazartesi 23:26
463 Okunma
'BİZE DÜŞEN BİLGİLENDİRMEK'
 Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Başbakanlığa devredilen Çankaya Köşkü'nde, Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında yaklaşık 4 saat süren Bakanlar Kurulu Toplantısı'na verilen aranın ardından, gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Arınç, bir soru üzerine, cumartesi günkü konuşmalarını bazı medya mensuplarının, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile hükümet veya kendisiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında çekişme, ihtilaf ya da karşı karşıya gelme  durumu olduğunu belirten yazılar yazıp, dedikodular yaptığını" belirtti.

"Duygularımı karıştırmam"

Ülke ve millet meselelerine duygularını karıştırmadığını vurgulayan Arınç, Cumhurbaşkanı ile duygusal polemiklere girecek tıynette insanlar olmadıklerına işaret etti.

Arınç, ona karşı bir nezaketsizlik yapmayı hiçbir zaman akılların geçirmediklerine dikkati çekerek, "Sayın Cumhurbaşkanımız, bazı konularda düşüncelerini ifade ediyor. Eğer o düşünceler yanlış kanaate, eksik bilgiye, yanlış yönlendirme gayretinde olan insanların adeta hoşuna gidecek bir noktaya geliyorsa bize düşen, haşa onu eleştirmek değil, onu yanlış bulduğumuzu söylemek değil, onu bilgilendirmektir, olayın eksik kalan yönlerini anlatmaktır. Benim iki gün üst üste yaptığım konuşmaları tek tek analiz ederseniz, en ufak bir saygısızlık göremezsiniz, muhatap alma göremezsiniz, polemik göremezsiniz. Ben hükümetin bir üyesiyim. Hükümetimi belli konularda elbette savunurum, yanlış anlamalara yol açabilecek eksik bilgileri tamamlamak da benim görevim olur" ifadesini kullandı.

"Kusuru kendimizde ararız"

Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözlerini hiç yanlış anlamayacağını, kendisinin de bugüne kadar onun sözlerini hiçbir zaman küçültücü, insanlara karşı söylenmiş alçaltıcı bir ifade olarak kabul etmediğini vurgulayarak, "Çözüm Süreci ve diğer konularda, Sayın Cumhurbaşkanımızı eksik bilgilendirmişsek, belli konularda görüş ve düşüncelerine layıkı veçhile eğer karşılık verememişsek, kusuru kendimizde ararız. Ama kamuoyu bazı şeyleri tartışmaya başlamışsa o zaman da bunu en güzel şekilde ifade etmek bizim vazifemiz olur" dedi.

"Başbakan tamamen masum"

Başbakan Davutoğlu ile geçen Perşembe ve Cuma akşamı parti genel merkezinde, Bursa ile ilgili seçim çalışmaları konusunda bilgi vermek üzere bir araya geldiklerini belirten Arınç, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, bu konuda tamamen masum olduğunu söyledi.

Arınç, kendisine yöneltilen "O gün hükümet sözcüsü sıfatıyla mı konuştunuz" sorusuna, şu yanıtı verdi:

"Ayıptır, günahtır canım. Benim adım Bülent Arınç. Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsüyüm. Her mikrofon uzatıldığında bunu aynen açıklamak zorunda mıyım? 'Bak bu benim kişisel düşüncemdir, altını büyük bir şekilde çizelim. Bak şimdi tam hükümet sözcülüğüne sıra geldi, o sıfatla konuşuyorum.' Arkadaşlar, ben uzatılan mikrofondan 40 senedir kaçmamış bir adamım."

"Bu dava için ömrümü feda ettim"

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in Twitter'da kendisiyle ilgili mesajları eleştiren Arınç, "Ben görevimin başındayım. Bugüne kadar da zamkla yapışmış koltukta oturan bir insan değilim, bunu kendisi çok iyi bilir" diye konuştu. 

"Koltuk sevdası, mevki, makam sevdası" olmadığına vurgu yapan Arınç, sözlerine şöyle devam etti:

"Çıkar para ilişkisi değil, adam kandırma değil, birilerinin yaptığı gibi. Ben burada bir dava için varım. Bu dava için ömrümü feda ettim. Ülkeme, milletime hizmet etmek için bu görevleri üstlendim. Allah kısmet ederse seçimlerden sonra bu görevde olmayacağım. Şerefimle yaşayacağım, sadece emekli maaşıyla geçinen ama kalbi huzur içinde olan bir insan olarak Ankara'nın sokaklarında dolaşacağım. Buna herkes emin olsun. Beni istifaya davet etmek, beni görevden almak için birilerine çağrıda bulunmak senin hakkın değil, haddin de değil."

Gökçek'in kendisi ve ailesiyle ilgili mesajlarına da değinen Arınç, özel hayata saygı gösterilmesini istedi.

Başbakan Yardımcısı Arınç, 2009 ve 2014 seçimlerinde Gökçek'in adaylığına itiraz ettiğini bildirerek, partisinin adaylık kararından sonra Gökçek'i desteklediğini anımsattı. Arınç, "Adaylığı üzerine karar verince eleştirilerimi bıraktım, onun seçilmesi için çalıştım. Bir AK Partiliye yakışan da bu olmuştur" dedi.

Arınç, Öcalan'ın Nevruz mesajlarının ne anlama geldiğini, hangi eksik hususların bulunduğunu, hangilerinin mevcut olduğunu Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığınca analiz edildiğine işaret etti.

"İzleme heyeti konusu bizim kabulümüzdür"

Arınç, izleme heyeti konusunun kendilerinin kabulü olduğunu belirterek, "Çözüm Süreci içerisinde böyle bir mekanizmaya ihtiyaç duyulduğu, iyi çalışırsa bunun faydalı olabileceği kararımız altına alınmıştır. İzleme heyetinde bulunacak kişilerin daha önce bu görevlerde başarılı hizmetleri geçmiş akil insanlar içerisinden olacağını rahatlıkla söyleyebilirim" dedi.

"Son haftalarda her kafadan farklı sesler çıkmıştı, bunu HDP için de söylüyorum, 15-16 kişiden bahsedildi, sonra yalanlandı" diyen Arınç, şöyle devam etti: 

"Sayın Akdoğan da süreci en iyi takip eden arkadaşlarımızdan birisidir. 'Bundan sonra Sayın Başbakanımızın, benim ve süreçle ilgili insanların sözlerine itibar edin' dedi. Bunun sayısının 5-6 civarında olacağını düşünüyorum."

Arınç, "Çok daha önemli yenilikler gelecektir, biz buna da hazırız' demiştiniz, o yenilikler neler olabilir, bugünkü toplantıda ele alındı mı" sorusunu, "Hayır, etraflıca hiçbir şey söylemek istemiyorum. Bu mesajların ne anlama geldiğini, bu işle ilgili İçişleri Bakanlığı bünyesinde çalışan bizim müsteşarlığımız var, ayrıca MİT Müsteşarlığımız var. Süreçle ilgili çalışmaları onlar takip ediyorlar ve bizi de bilgilendiriyorlar" diye yanıtladı. 

Bu konuda, kabul edemeyecekleri noktaların bulunduğuna işaret eden Arınç, şunları kaydetti:

"Eşme'den bahsedilmiş olması, hakikat ve yüzleşme komisyonundan bahsedilmiş olması. Biz bu çalışmaların içerisinde PKK'nın veya İmralı'nın terminolojisine bağlı kalamayız. Biz hükümetiz, biz devleti yönetiyoruz. O yüzden hiçbir şey yapılacaksa bunun örgüte ait terminolojiyle değil, hükümetimizin uygun gördüğü bir şekil ve tarzda yapılması gerekir. Her şeyi reddediyor anlamında söylemiyorum. Ama mesela diyalog başka şeydir, müzakere başka şeydir. Onlar hep 'müzakere' sözünü kullanabilirler, biz 'müzakere' sözünü şu veya bu sebeple kabul etmeyebiliriz, etmiyoruz da zaten. Henüz o noktada olmadığımızı, o noktaya gelirken de çok daha önemli işler yapılması gerektiğini düşündüğümüz için. Biz Anayasa ile kanunlarla bağlıyız. Bir hukuk devleti olan Türkiye'de bütün bu işlerin hukuk devleti ölçütlerine uygun olarak yapılması gerektiğini de düşünürüz."

Arınç, "KPSS soruşturması"nın Bakanlar Kurulu Toplantısı'nda gündemediğini bildirdi.

"Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı bilgilendirme konusunda, 'Burada eksiklik bizim tarafımızda' dediniz. Daha önce yaptığınız açıklamalarda bu konunun anlatıldığını söylemiştiniz. Dolayısıyla, bugünkü noktaya nasıl gelindi" sorusuna ise Arınç, şu yanıtı verdi:

"Çok ince işler soruyorsunuz. Yani nüanslar üzerinde durmayalım. Söylemek istediğim şu: Çözüm Süreci'nin sorumluluğu hükümetin üzerindeyse bunu bir görev, yetki ve sorumluluk esasları içerisinde yapıyorsa elindeki kanun ve çalışma esaslarını uyguluyorsa aldığı kararları yapacağı işleri bizim Çözüm Süreci Kurulumuz var, oralarda düşünürüz, kararlaştırırız ve uygularız. Bu sadece hükümetin sorumluluğu veya görevi olarak kalmamalı, elbette kalmaz. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuyu 'Baldıran zehri içmek' gibi nitelendirdiğini, 'siyasi hayatımızın sonuna gelsek bile bunu başarıyla sonuçlandıracağımızı' söylediğini hepiniz biliyorsunuz. Dolayısıyla süreci başlatan, bütün zorluklara göğüs geren ve siyasi hayatını adeta Çözüm Süreci'yle özdeş hale getiren bir kişinin her aşamada yeterince bilgilendirilmiş olması gerekir. O ne zaman emrederse Sayın Başbakanımız da bakanlarımız da koşarlar, bilgi verirler. Ancak onun talep etmediği durumlarda bile ilgili arkadaşlarımızın kendilerine mutlaka bilgi sunmalarında fayda olduğunu söylüyorum."
Son Güncelleme: 23.03.2015 23:26
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.