BİST
93469
ALTIN
228.717
DOLAR
5.7332
STERLİN
7.4909
EURO
6.5830
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 20 Ocak tarihinde gerçekleştirdiği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizi olarak kullandığı 1 hafta vadeli repo faiz oranını 50 baz puan indirerek yüzde 8,25’ten yüzde 7.75 seviyesine düşürerek faizlerde ‘ölçülü’ bir indirime gitti. Alt bant ve üst bant olarak ifade edilen sırasıyla marjinal fonlama oranı yüzde 11,25 ve Merkez Bankası borçlanma faiz oranı da yüzde 7,5 seviyesinde sabit tutuldu. Ayrıca Merkez Bankası piyasa yapıcı bankalara repo yoluyla tanıdığı borçlanma oranını da yüzde 10.75’de sabit bıraktı. Merkez Bankası sıkı para politikası duruşunun verdiği makro ihtiyati önlemlerin etkisiyle koridorun alt ve üst faizlerine dokunmadı. Pratikte Merkez Bankası alt bant faizini kullanmıyor. Üst bandı da seyrek olmak üzere, finansal piyasalarda tahvil faizleri ve kur üzerinde risk unsuru arttığı süreçlerde kötü gün amaçlı kullanmak için bulunduruyor. TCMB’nin faiz indirimine etkisi olan faktörler;

* FED ’in faiz artırımı sürecinde en az Nisan ayına kadar süre tanıdı.
* Avrupa Merkez Bankası’nın parasal gevşeme yönündeki adımların atılacağı ve bu sermayenin bir kısmının Türkiye’ye uğrayacağı bekleniyor.
* Sanayi üretiminin yıllık yüzde 0,7 ile 2008’den bu yana en düşük seviyede açıklandı. 3.çeyrek büyüme ise yüzde 1,7 geldi. Son gelen öncü rakamlarda büyümenin düşük seviyelerde kalacağı yönünde. Özellikle bu sanayi ve büyüme verisi Merkez Bankası’nın adım atması için en makul gerekçe oldu.
* Petrol başta olmak üzere düşen emtia fiyatları enflasyondaki düşüş sürecini destekliyor.
* Tüketici kredilerindeki ılımlı seyir cari dengedeki iyileşmeyi destekliyor. Merkez Bankası’nın öncelikli amacı enflasyonda istikrar sağlamak ve sürdürmektir. Kurul’un aldığı faiz indirimi kararı da enflasyon odaklı devam ediyor. Aralık ayında enflasyonun yüzde 8,17 seviyesine gerilemesi faiz indiriminde Merkez Bankası’nın elini kolaylaştırdı.

FAİZ İNDİRİMİNİN DEVAMI GELEBİLİR
Merkez Bankası’nın en temel görevi fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmektir. Kurul, karar metninde buna değinerek enflasyondaki aşağı yönlü görünüm ve beklentilerin ölçülü faiz indiriminde etkili olduğunu ve enflasyon göstergelerine odaklı hareket ettiğini yineliyor. Aralık ayı enflasyonunda gıda ve alkolsüz içecek fiyatları değişim göstermedi(yüzde 0) diğer taraftan ise çekirdek enflasyona bakıldığında ise aylık bazda yüzde 0,38 azalarak olumlu yönde sinyal verdi. Gıda fiyatlarının alt kalemi olan işlenmemiş gıda ürünleri enflasyonu yüksek görünümünü korudu. Gıda fiyatları 2014 yılında enflasyonun en büyük tetikleyicisi oldu. Merkez Bankası enerji fiyatlarına bağlı kalarak politika faizinde ölçülü bir indirime giderken, önümüzdeki dönemlerde gıda enflasyonun düşüş trendine girmesi Merkez Bankası’nın alt ve üst bandı da içine alarak koridorun bütününde faiz indiriminde daha rahat adım atmasına yardımcı olabilir.
Fed ’in faiz artırımı yılın ikinci yarısında bekleniyor. Aralık toplantısında konuşma yapan Yellen iki toplantı süresince faiz artırımına gitmeyecekleri sinyali vermesiyle beraber piyasalarda soğurma etkisi yarattı ve gelişmekte olan ülkelere para girişi yaşanmasına sebep oldu. FED’in piyasalara sağladığı bu mola süresinin içerisinde Avrupa Merkez Bankası’nın da genişleyici para politikası devreye girmeye başlıyor. Sıcak para akışının başlayacak olması da Merkez Bankası’nın faiz indirimi için elini kolaylaştırabilir ve enflasyondaki düşüş beklentileriyle beraber faiz indiriminin devamını sağlayabilir.

İŞ DÜNYASI VE SİYASİ ÇEVRELER KARARI ‘YETERSİZ’ BULDU
Bu sene Haziran ayında yapılması planlanan genel seçimler öncesinde iktidar partisi ekonomide işsizliğin çift haneler yerine düşüş trendinde olduğu ve faizlerin yüksek seviyelerde değil, düşük seviyelerde olduğu bir ekonomiyi tercih eder. Bu nedenle Merkez Bankası’nın faizleri düşürmesinin ardından ilk yorumlarda ekonomi yönetimi ve siyasi çevrelerden geldi. Kararın ardından ilk yorumu Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi yaptı. Zeybekçi, indirimi yeterli bulmazken, ”önümüzdeki toplantıya ilişkin indirim beklentimiz devam ediyor” dedi.AK Parti MKYK üyesi Bülent Gedikli ise “Bir ekonomi doktoru olarak da siyasetçi olarak da Merkez Bankası’nın bu kararına anlam veremiyorum.” şeklinde eleştirdi.
İş dünyası açısından faizlerin düşük seviyelerde seyretmesi, ekonomi çarklarının hızlanmasına sebep olurken, sermayeye erişme maliyetlerinin de düşmesine yardımcı oluyor. Bu nedenle iş dünyası faizlerin düşmesine destek çıkarken, bir yandan da kurdaki hareketleri iyi gözlemlemesi gerekmektedir. İş dünyasından gelen tepkiler aslında siyasi çevreyle paralel devam etti. İstanbul Ticaret Odası YK Başkanı İbrahim Çağlar, TCMB’nin faiz indirim kararına ilişkin ise “Bu indirimi yeterli bulmak mümkün değil” şeklinde açıklamada bulundu.

KUR CEHPESİNE DİKKAT EDİLMELİ
Görünen o ki, siyasetçiler ve iş dünyasının genel kanısı faiz indiriminin yeterli bulmadığı ve devamı bekledikleri yönünde. Diğer yandan ise faiz kararı ardından bir süre gerileyen Dolar/TL kuru ardından 2,36 seviyelerine kadar yükseldi. 50 baz puan indirimin ardından kurda görülen hareket dikkat çekiciydi. Merkez bankası faiz-kur arasındaki hassas dengeyi bozmamaya özen gösteriyor. Bu nedenle attığı ihtiyatlı adımlar her ne kadar tepki görse de, kur üzerindeki kontrolün kaybedilmesi durumunda ekonomi adına daha farklı bir fatura ödenmesine sebep olabilir. 





Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.