banner181

Miyop, hipermetrop ve astigmatı gözünüzde büyütmeyin

03 Mart 2017 Cuma 12:36
Bu haber 414 kez okundu

Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi görme sorunu nedeniyle gözlük kullanan ve artık yaşamından gözlükleri çıkarmak isteyen birçok kişinin aklından hep lazer tedavisi olma fikri geçer. Peki lazer tedavisiyle ilgili doğru adımlar nasıl atılmalı?

Miyop, hipermetrop ve astigmatı gözünüzde büyütmeyin
 Siz de gözlük kullanmaktan bıktınız mı? 3D film izlemek sizin için bir işkence mi oluyor? Yoksa yağmurda ıslanan gözlüklerinizden nefret mi ediyorsunuz? 1990 yılından günümüze milyonlarca kişiyi miyop, hipermetrop ve astigmattan kurtarıp, sağlıklı gözlere kavuşturan lazer tedavisinin gelişen teknolojiyle beraber kişiye özel planlandığını ifade eden Dünyagöz Pendik’ten Op. Dr. Bayram Yapıcı“ Günümüzde kullanılan farklı özellikteki lazerler sayesinde hastanın gereksinimlerine ve göz ölçümlerine göre tedavi planlayabiliyoruz. Böylece tedavi sonunda daha da başarılı sonuçlar elde edebiliyoruz” diyor.

LAZER TEDAVİSİ KÖR ETMEZ
Hastaların en büyük endişelerinden birinin ameliyat sonrası oluşabilecek körlük ihtimali olduğunu söyleyen Yapıcı, “Lazer tedavilerinde lazer ışını, sadece korneayı yani gözün en dış tabakasını tıraşlamakta, gözün iç katmanlarına girmemektedir. Dolayısıyla lazer tedavilerinde körlük riski bulunmamaktadır” görüşünü savunuyor. Lazer tedavisiyle ilgili bilgi kirliliği olduğunu ve bunun hastaların kafasında çokça soru işaretine yol açtığını söyleyen Yapıcı, “Örneğin; lazer tedavisinin ağrılı ve acılı bir ameliyat olduğu algısı vardır ancak lazer ameliyatı gözün damarsız olan kornea tabakasına damla anestezi altında yapılan ağrısız bir işlemdir. Çok fazla korkulan başka bir yönü de lazer tedavisi olanların ileride katarakt gibi başka bir göz ameliyatı olamayacağıdır ki bu da tamamen geçersizdir; lazer olanlar ileride her türlü göz ameliyatını rahatlıkla olabilirler” açıklamasını yapıyor.

KİŞİYE ÖZEL LAZER TEDAVİSİ
Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarının giderilmesinde gelişen teknolojiyle beraber birçok lazer tedavisi olduğunu belirten Yapıcı, “PRK, INTRALASIK, ILASIK, LASEK ve SMILE olmak üzere kişiye uygun belirlenen lazer tedavi çeşitleri var. Bu tedaviler de kendi içinde gözün yapısına göre farklılık gösterir. Belli göz yapılarında ve hatta farklı meslek gruplarındaki hastalarda daha yüksek başarı ile tedavi sağlayan farklı lazer teknolojileri mevcut. Astigmatta bir yöntem, yüksek miyopta başka bir yöntem, hipermetropta da bambaşka bir lazer yöntemi daha avantajlı olabilir. Göz dereceleri aynı olan boks, futbol gibi göze ve başa darbe alma riski yüksek spor dallarıyla aktif uğraşan bir kişi ile gece araç kullanan bir sürücünün görme ihtiyacı ve durumu bir değildir. Tıpkı parmak izi gibi gözün yapısı ve görme gücü kişiye göre farklılıklar gösterir. Yapılacak olan lazere uygunluk testinin ardından kullanılacak olan lazer yönteminin seçiminde hastanın kornea tabakasının inceliğinden, kırma kusurunun derecesine hatta hastanın mesleki risklerine kadar birçok değişken önemlidir” şeklinde konuşuyor.

TEDAVİDE BAŞARIYI HANGİ FAKTÖRLER ETKİLİYOR?

Lazer tedavisinde başarılı sonuca ulaşmak için kişiye özel tedavi seçiminin yanı sıra doğru doktorun, gelişmiş teknolojinin ve ameliyathane koşullarının da sağlanmasının zorunlu olduğunu ifade eden Yapıcı, “hastanenin teknolojik ve hijyenik altyapısı sağlandığında, ameliyat malzemeleri kişiye özel ve tek kullanımlık olduğunda, lazer tedavi ve tetkikleri için tüm teknolojik altyapı oluşturulduğunda ve hasta, lazer konusunda deneyimli ve uzman doktorla buluştuğunda kusursuz bir tedavi ortamı oluşmaktadır” diyor. Lazer ameliyatının kısa sürmesinin hastaları bu operasyonun basit olduğu konusunda yanılttığını söyleyen Yapıcı “Lazer ameliyatının kısa sürmesi operasyonun basit bir operasyon olduğunu ifade etmez. Gelişen teknolojinin üstünlüklerinden yararlanılır ve insan eliyle yapılacak birçok aşama cihazlarla tamamlanır. Detaylı göz tetkikleri yapılıp operasyon için tüm unsurlar sağlandığında hasta başarılı bir şekilde tedavi edilir. Hastaların çoğu ameliyatın ertesi günü günlük hayatına devam edebilir” görüşünü savunuyor. 
Anahtar Kelimeler
banner193

Yorum Gönder