banner181

banner213

Konutta kampanya ekonomiyi canlandırır

03 Mart 2017 Cuma 12:08
Bu haber 387 kez okundu

Markalı projelerde 240 ay taksit ve düşük faizle konut satışının ekonomiyi canlandıracağını ifade eden İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Sedat Aybar, “Konut kampanyası, markalı projelerle sınırlı kalmamalı sektörde geri kalan yüzde 86’lık projeleri de kapsamalı” diyor.

Konutta kampanya ekonomiyi canlandırır
 Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) iştiraki Emlak Konut GYO’nun, konut satışları için “Güçlü Türkiye İçin Birlik Vakti” sloganıyla başlattığı kampanya, Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) ve Konut Geliştiricileri Derneği (KONUTDER) üyesi firmalar ve bağımsız inşaat şirketleri tarafından destekleniyor. 20 yıl vade ve düşük faiz içeren kampanyanın, konut sektörüne ve ekonomiye olası etkilerini değerlendiren İstanbul Aydın Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Sedat Aybar, kampanyanın konut sektörüne oldukça önemli bir ivme kazandıracağını, bu ivmenin bankalar aracılığıyla tüm ekonomiye yansıyacağını ifade ederek, “Ancak kalıcı bir hareketlilik için kalıcı düzenlemeler geliştirilmeli. Zira konut sektörü uzun zamandır Türkiye ekonomisinin lokomotifi görevini görüyor” görüşüne yer veriyor.

SEKTÖRDE GÜVEN ARTTI

Emlak Konut GYO’nun, 15 Temmuz başarısız darbe girişiminin ardından başlattığı “Ülkemizin Yarınlarına Güveniyoruz” kampanyasının sektördeki olumsuz etkileri kısa sürede yok ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Aybar, “Kampanya öncesinde bankaların konut kredisi faiz oranları yüzde 1,10-1,15 bandında iken yüzde 1’in altına indi. Bu sayede önümüzdeki yıllar için yatırımlar ve projelerin devam etmesi sağlandı. Bu kampanya sayesinde 2016 sonunda konut satışları rekor kırdı. Şimdiki kampanya ise 2017’yi kazanmayı amaçlıyor. Hem sektöre canlılık getirmek, hem bu canlılığı korumak, hem genel ekonomiye katkı sağlamak, hem de inşaat sektörüne güven vererek üretimi artırmak amaçlanıyor” diyor

TÜM MÜTEAHHİTLER DESTEKLENMELİ
Kampanya şartlarının bugünün koşullarında son derece avantajlı olduğunun altını çizen Prof. Dr. Aybar, “Ancak, piyasadan edinilen izlenim, bankalar ve benzeri kuruluşların, hayat sigortası gibi enstrümanlarla bu oranı yukarı çektikleri yönünde. Bu oranlar ortalama piyasa faiz oranlarına göre oldukça düşük ve kredi vadelerine göre ise oldukça fazla. Bugün, piyasadaki bankaların, faiz oranları yüzde 1’in altında ama ne faiz oranı, ne de vade süresi açısından Emlak Konut kampanyasındakiler kadar düşük ve uzun değil” açıklamasını yapıyor. Kampanyanın tüketici açısından da son derece avantajlı olduğunu yineleyen Prof. Dr. Aybar, “Bu tip kampanyalar sayesinde konut yatırımını beklemeye almış olan tüketiciler de harekete geçerek konut satın alma yolunu seçebilirler” diye konuşuyor. Bu hareketlenmenin sadece markalı konut projelerinde ve bu projeleri üreten firmalarda kalıp, kalmayacağının belirsiz olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Aybar, “Zira markalı konut projeleri üreten firmalar, sektörün yalnızca yüzde 12’sini oluşturuyor. Sektörün kalan yüzde 86’sını oluşturan diğer müteahhitlerin bu kampanyaya katılıp katılmayacağı belli değil. Ancak kanaatimce onlar da kampanyanın bir ucundan tutacaklardır” diyerek kampanyanın tüm sektörü yaygınlaşması gerektiğini belirtiyor.

FAİZ GELİR VERGİSİNDEN DÜŞÜLMELİ
Bu tip kampanyalarda vadeyle birlikte faize de dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Aybar, “Borç tutarıyla gelir dengesinin gözetilmesi gerekiyor. Bu noktada esas çarenin, faiz tutarının kısmen de olsa gelir vergisi matrahından düşülmesi olduğunu düşünüyorum” diyor. Kampanya nedeniyle bir süre sonra fiyatların da artmaya başlayacağını ileri süren Prof. Dr. Aybar, “Bu kampanyaların konut fiyatlarını arttırırken konut kredilerinin genişlemesine neden olacağı bekleniyor. Düşük faiz oranının ortaya çıkaracağı maliyeti yüklenici inşaat firması konut fiyatına zam olarak yansıtırken kredi genişlemesi nedeniyle artan konut talebi fiyatları yukarı yönlü harekete geçirebilir. Bu oran 1,15-1,20 bandında gerçekleşecektir. Ayrıca, yüzde 0.70 faiz oranı firma tarafından sübvanse edilen bir oran, yani aradaki farkı firma bankaya ödüyor. Bankalar ise, 240 ay gibi uzun vade ve düşük faiz oranları ile genişleyen kredi hacminden pozitif getiriler elde edecek. Fakat uzun vadede baz ve cari oranların düşük seviyede kalamayacağını da hesaba katmamız gerek. Genel itibarıyla kazanan hem konut üretici firmaları, hem bankalar hem de yatırımcılar olacaktır. Konut piyasası çekişli bir ekonomik büyüme modeli uygulayan Türkiye, bu sektörü canlandırarak geçici de olsa bir rahatlama sağlayacaktır” ifadelerini kullanıyor.
Anahtar Kelimeler
banner193

Yorum Gönder