banner181

LİDER ERDOĞAN’I YAVAŞLATMAK İSTİYORLAR

LİDER ERDOĞAN’I YAVAŞLATMAK İSTİYORLAR

Prof. Dr. Bener KARAKARTAL

benerkarakartal@yahoo.com.tr
31 Mayıs 2017, 13:39
Bu makale 596 kez okundu
Dış dünya Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sevmiyor. Çünkü O’nun ile Türkiye zirveye tırmanıyor. Güçlü Türkiye’den rahatsız oluyorlar. Günlük politikalarla bazen Türkiye’ye gülümsüyorlar. Geri planda dişlerini gıcırdatıyorlar. 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin başarısız olmasından mide sancısı çekiyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya liderleri arasında artık en kıdemlisi. O’nu tanımayan yok. Televizyonların haber bülteni jeneriklerinde görüntüsü vazgeçilmezler arasında. O’nunla Türkiye, dünyada güç kazandı. Mesele de burada başlıyor. Kıskançlıklar diz boyu. Yurt içinde ve yurt dışında çok geniş çevreler, “Türkiye’yi nasıl zayıflatırız” yani “Erdoğan’ın yolunu nasıl keseriz” çabası içinde. Yurt dışında iki farklı düzey var: liderler düzeyi ve istihbarat servisleri düzeyi. İstihbarat servisleri hep aynı hedefi güderler: Böl, zayıflat, yönet. ‘Güçlü Türkiye’ yabancı ülkeleri rahatsız ediyor. Bazı ülkeler var ki; liderleri istihbarat kaynaklı. Amerika’da Başkan (baba) Bush CIA Başkanıydı. Rusya’da da Putin KGB yöneticisi. Bu iki ülkenin de “Kürt politikasının” çok benzer olması rastlantı değil: Kürtlerin bağımsız olması, Türkiye’nin parçalanma riskiyle karşı karşıya olması işlerine geliyor. Bir de istihbarat kökenli olmayan liderler var. Bu liderler Türkiye konusunda kararı politikacı olarak günü gününe veriyorlar. Örnek mi: Başkan Trump. Seçildiği zaman dış dünya konusunda atıp tutuyordu. Çin, Avrupa Birliği ve Müslümanlar hakkında söyledikleri ürkütücüydü. Ama içeride Kongre’de, Demokrat Muhalefet Trump’ı, Başkanlıktan indirme eylemine girişince yüz seksen derece çark etti. Dış politikaya sarıldı. Gülücüklere başvurdu. Kimlere mi? Herkese. Çinlilere, Müslümanlara, Avrupalılara elini uzattı hem de iki elini. Eşiyle, kızıyla Suudi Arabistan’a, İsrail’e, Filistin’e, Papa’ya gitti. Amaç dışarda, içerisi için güç toplamak. Bir de özel durumu olan liderler var. Şansöliye Merkel: Sanki başa geldiğinden beri özel bir misyonu var: Türkiye’yi, Avrupa Birliği’nden uzaklaştırmak gibi. Bunu da ince bir diplomasi örtüsü altında yürütüyor. Özet mi? Dış dünya Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sevmiyor. Çünkü O’nun ile Türkiye zirveye tırmanıyor. Güçlü Türkiye’den rahatsız oluyorlar. Günlük politikalarla bazen Türkiye’ye gülümsüyorlar. Geri planda dişlerini gıcırdatıyorlar. 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin başarısız olmasından mide sancısı çekiyorlar.

YA YURT İÇİNDEKİ ERDOĞAN DÜŞMANLARI?
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını da sayarsanız Erdoğan’ın liderliği Türkiye’de çeyrek yüzyıla yaklaşıyor. Hayret bir şey: Ama düşmanları hep aynı. Önce: “Manşetler üzerimize ok gibi yağdı”. Bu tabir bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın. Kimi kastediyor? Herkesin adını ezbere bildiği “Manşet Senyörlerini”. Bunların Türkiye’ye, Türkiye’nin değerli insanlarına, ailelere, politikacılara, bilim adamlarına verdikleri zararın haddi hesabı yok. Ama kendi keyifleri gıcır. ‘Önce Türkiye değil, Ben’ deyip hayatın zevkini çıkartıyorlar. Zehirli ve kaygan bir yılan gibi zamanı gelince sokmaya hazır bekliyorlar. Bir de Osmanlı’nın son döneminden, Mütareke döneminden sözde liberal, sözde solcu ‘Entel’ler var. Yabancı elçiliklerden çıkmayan, yabancı istihbarat servislerinin oyuncağı olan bu kişiler hiçbir zaman “Önce Türkiye” demediler. Başlangıçta Erdoğan’a destek çıktılar. Erdoğan güçlenmeye başlayınca FETÖ’cü oldular. Bunların kim olduğunu artık bütün Türkiye biliyor. Bir kısmı hapiste, bir kısmı kızakta. Tümü aynı beklenti içinde: “Erdoğan gitsin, AK Parti kalsın”. Yani “bölelim, parçalayalım, yiyelim” mantığı içindeler. Birde batı ile fazlasıyla içi içe girmiş bir kısım iş adamları var. Yabancı kredilerle semirmiş, elçiliklerin verdikleri enformasyonlarla zenginleşmiş, önce Türkiye değil, önce benim cebim diyenler. Batı kulaklarına ne fısıldarsa onu Türk kamuoyuna makyajlayarak enjekte ediyorlar. “Kürt bağımsızlığı makyajlanarak çözüme ne zaman dönülecek” oluyor. Terörle mücadele “OHAL ne zaman bitecek’e dönüşüyor.

“FETÖ” HEPSİNİN “ÇATI” ÖRGÜTÜ
İç ve dış Erdoğan karşıtı güçler bir yapı içinde güç birliği yapıyorlar. FETÖ hepsini tutkalla bir arada tutuyor. FETÖ bugün ne durumda? Medya güçleri eridi. Finans güçleri zayıfladı. Ama yurt dışında Amerika, Almanya’da “Turp” gibiler. Semirmeye devam ediyorlar. Yurt içinde durum: Özellikle yargı içinde tamamen temizlendikleri iddia edilmişti. Ama görülen davalarda pıtrak gibi ortaya çıkıyorlar. Gizli FETÖ’cülerin yaldızları dökülüyor. Şimdi artık onlar ‘Atatürk’çü. “Bağımsızlık benim karakterimdir” diye haberleşiyorlar. 15 Temmuz öncesi aynı mahkeme kürsüsünde gerekçeli kararlara müştereken imza attıkları mahkeme savcısı FETÖ’cü olmaktan tutuklanmış, meslekten ihraç edilmiş ama diğerleri yola devam ediyorlar. Türkiye’nin hiç unutmaması gereken bir trajik sayfa var. Hep hatırlamak lazım. Yoksa aynısı yine olur. Yassıada’da “Bir Cinayet Mahkemesi” kurulmuştu ve bu mahkemelerin savcı ve hakimleri Menderes’i asan Cellatlardı. 2017 Türkiye’sinde biz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı destekliyoruz. Çünkü Türkiye’yi seviyoruz.

Yorum Gönder