BİST
99547
ALTIN
236.062
DOLAR
6.1182
STERLİN
8.0440
EURO
7.1884
banner287

"2017 LOJİSTİK SEKTÖRÜ İÇİN İÇİN FIRSAT YILI OLABİLİR"

Ortadoğu’daki gelişmelerin olumsuz etkilediği sektörlerin başında lojistik ilk sıralarda yer alıyor. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) İcra Kurulu Başkanı Fatih Şener, 2017 yılında bölgedeki siyasi istikrarın oluşması halinde Türkiye’nin önemli bir rol üstleneceğini; taşımacılık ve lojistik sektörünün bu durumu fırsata çevirebileceğini söylüyor.

"2017 LOJİSTİK SEKTÖRÜ İÇİN İÇİN FIRSAT YILI OLABİLİR"

Ortadoğu’daki gelişmelerin olumsuz etkilediği sektörlerin başında lojistik ilk sıralarda yer alıyor. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) İcra Kurulu Başkanı Fatih Şener, 2017 yılında bölgedeki siyasi istikrarın oluşması halinde Türkiye’nin önemli bir rol üstleneceğini; taşımacılık ve lojistik sektörünün bu durumu fırsata çevirebileceğini söylüyor.

01 Kasım 2016 Salı 09:43
2022 Okunma
ürkiye’nin etrafındaki güvenlik sorunları lojistik sektörünün gelişimini en fazla etkileyen faktörlerin başında geliyor. Bunun yanında maliyetlerin artması, altyapı eksiklikleri, mevzuat sorunları ve gümrük kapılarında yaşanan sorunlarla birlikte zor bir yıl geçiren lojistik sektörü umudunu 2017’ye bağladı. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) İcra Kurulu Başkanı Fatih Şener, 2017 yılı ile ilgili beklentilerini şöyle dile getiriyor: “Bölgemizde siyasi istikrar sağlanır ve huzur ortamı oluşursa bu ülkelerin kalkınmasında Türkiye önemli bir rol üstlenecek. Taşımacılık ve lojistikte bu durumdan faydalanacak.” Fatih Şener, lojistik sektöründe yaşanan gelişmeler hakkında Ekovitrin’e önemli açıklamalarda bulundu.

Küresel Lojistik Performansı Endeksi’nde 2014 yılında 30. sırada bulunan Türkiye 2016 değerlendirmesinde 34. sıraya geriledi, sizce bunun sebepleri nelerdir?
“Küresel Lojistik Performansı Endeksi”nde ülkeler 6 kriter üzerinden değerlendiriliyor. Türkiye kriter bazında incelendiğinde gümrük performansında 2 basamak, altyapı performansında 4 basamak, lojistik yeterlilik kriterinde 14 basamak, izleme ve takip performansında 24 basamak gerilediği görülüyor. Özellikle komşu ülkelerde ve yakın coğrafyamızda yaşanan krizler, siyasi belirsizlikler ve güvenlik riskleri sebebiyle yolların kapanması nedeniyle lojistik ve taşımacılık sektörü kötü etkilendi. Öncelikle güvenli bir koridor bekliyoruz. Yani Türkiye’nin etrafında çepeçevre ciddi bir güvenli sorunları var. Özellikle doğudan gelen yasadığı göçün de etkisi ile bu göçün Batı’ya çıkışının engellenmesi için Batı kapılarında kontrollerin sıklaştırılmasının da aslında Batı’ya olan ticareti olumsuz etkileri var. Zaten güneyde Suriye’ye taşımamız yoktu, Ortadoğu’ya Mısır üzerinden gidemiyoruz, Nakliyecilerimizin çabalıyla ancak Süveyş üzerinden gidebiliyoruz. Pek çok olumsuzluk var. 2017 yılından beklentilerimiz siyasi zeminde bir istikrarın sağlanması. Komşularımızla iyi ilişkilere ihtiyacımız var, şu anki durum bizi zorluyor. Bu huzur sağlanırsa yanı başımızda yeniden imar edilecek ülkeler var. Onların kalkınmasında yeniden imar edilmesinde Türkiye önemli bir rol üstlenecek. Taşımacılık ve lojistikte bundan faydalanacak.

Lojistik sektörü tarafından sıklıkla gündeme getirilen iç gümrük idarelerinde ve sınır kapılarında yaşanan 2-3 günlük bekleme süreleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Ülkemize gelen bazı yabancı yatırımların sevkiyat-tedarik sürelerindeki gecikmeler sebebiyle ülkemize yatırım yapmaktan vazgeçmeleri ya da ithalatçı firmaların başka ülkelerden mal tedarik etmeye başlamaları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Mart 2016 tarihinde Münih Üniversitesi tarafından yayınlanan çalışmada, Almanya’dan ülkemize yapılan taşımalarda 40 dakikayı bulan zaman kayıplarının kalıcı hale gelmesi halinde, Almanya’nın dış ticaretinin yüzde 1,3 daralacağı hesaplandı. Neredeyse olağan hale gelmeye başlayan gümrük kapılarındaki söz konusu zaman kayıpları için acil çare bulunmaz ise sadece Almanya’ya 2015 yılında gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 90 bin seferde 27 bin 400 seferlik bir kaybın yaşanacağı ve bunun Almanya’ya yönelik ihracatımızda yüzde 30’luk bir daralmaya neden olacağı ortaya çıkıyor. Sınır kapılarında günlerce bekletilen tır şoförlerine dayatılan bu gayri insani tavır, sadece ticaretimize değil, insanlığımıza da zarar veriyor. Sınır kapılarında yaşanan sorunlar nedeniyle kilometrelerce kuyruk bekleyen TIR şoförleri temel insani ihtiyaçlarını giderme imkanı bulamazken, kuyrukla sebebiyle sürüş ve dinlenme sürelerini ihlal ederek ağır cezai işlemler ile karşı karşıya kalıyor. Sadece bu sorun dahi yetkili kurumların acil olarak harekete geçmesini ve yaşanan bu vahametin sonlandırılmasını mecburi kılıyor. Geçen her dakikanın kaybedilen pazar kaybı ve buna bağlı milyonlarca Türk Lirası anlamına geldiği açık. Sektörümüzün ve hizmet ettiği dış ticaretimizin gerek iç gümrük idarelerinde gerek ise sınır kapılarında yaşadığı zaman kayıplarını ortadan kaldırmak ve ülke ekonomimizin lokomotifi konumundaki lojistik sektörünün rekabet gücünü korumak ve gümrük kapılarımızdaki mevcut kapasitelerini kısa sürede amacıyla Türkiye ve AB ticaretinin sınırlar arası geçişlerini yöneten tüm yetkilileri göreve çağırıyoruz!

Ülkemizin lojistik üs haline gelmesi ile ilgili mevzuat ve uygulama çalışmaları devam etmesine karşın, lojistik sektörü halen ulaştırma mevzuatının lojistik sektörünün maliyetlerini yükselttiğini, iş yapma anlamında disipline etmekten öteye giderek çok fazla kısıtlamaya gittiğini ve sektöre zarar verdiğini düşünüyor. Ulaştırma mevzuatının sektör ihtiyaçları doğrultusunda güncellenmesi ile ilgili çalışmalarınız var mı? Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Türkiye’de mevzuattan kaynaklı birtakım kısıtlayıcı etkiler var. Bu konuda bakanlığında bir hazırlık içerisinde olduğunu biliyoruz. Orada yapılacak değişiklikler sektörü biraz rahatlatacaktır. Taşıma kanunu ve yönetmeliğinin etkisi ile batı ile rekabet eden şirketlerimizin birçoğu zor durumda kaldığı, sektörden çıkmalar olduğunu biliyoruz. Uluslararası rekabeti birebir yaşayan şirketlerimizi desteklemek için mevcut yönetmelikte birtakım iyileştirmelere ihtiyaç var. Diğer bir durum ise gümrük kapıları. Biz dış ticaret oyuncusuyuz, bunun için kapıları kullanıyoruz Türkiye’nin mevcut gümrük kapıları Türkiye’nin mevcut ticaretini taşımaktan uzak. Ticaretini arttırmayı düşünen bir ülke için bu kapılar bir yük. Yani ihracat yapan bir ülkenin kapılarından 2 -3 günde çıkılıyorsa burada bir şey yanlış demektir. Diğer bir durum ise uluslararası taşıma ilişkileri ile Türk taşımacılarının önünün açılması taşıma izin belgelerinin alınması lazım Türkiye’nin ihracatı için yeterli taşıma izin belgesi yoktur. Dış ticarette açık veren bir ülkenin taşıma sorununun olmaması lazım yani 26 milyar dolar ithalat yaptığımız sadece 6 milyar dolar ihracat yaptığımız ki bu yıl 3 milyar bile yapamamışken mallarımızı dünyaya götürecek izin belgemizin olmaması büyük bir sorun.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü ve yapılması planlanan Çanakkale Boğaz Köprüsü’nün sektöre ve ülkemiz taşımacılığına faydaları neler olacak?
FSM köprüsü ölçülmesi zor bir zaman maliyeti içeriyordu. Özellikle bu açıdan bakıldığında 3. Köprü sürüş yasakları açısından bize ciddi zaman kazandırdı. Diğer bir durum ise trafiğin özellikle yasak kalktıktan sonraki kalan sürede çok yavaş yavaş işlemesi nedeni ile ciddi bir yakıt sarfiyatı mevcuttu. Yani yaklaşık 50 km mesafeyi normalin 3-4 katı fazla yakıt sarf ederek geçiyorduk. Köprüden 24 saatte geçecek olan ağır vasıta trafiği 24 saatte geçmek yerine köprünün geçişe açık olduğu 14 saat içinde geçmeye çalıştığı için, özellikle yasağın hemen öncesi ve sonrası saatlerde ciddi bir trafik yoğunluğu yaşıyorduk. Sektörün üzerinden Böyle bir maliyet kalktı ancak köprü geçiş maliyeti eskiye göre yüzde 100 arttı. Sektör bunu tolere edebilirken İstanbul, Erenköy, Bostancı civarından örneğinden Mahmutbey gişelerine kadar olan güzergahta yaklaşık 50 km yol uzadı, bunu da kabullendik, köprüyü ücretini de kabullendik ancak Erkenköy’den yola çıkıldığında gerek Avrupa gerek Anadolu Yakası’nda ciddi bir otoyol kullanımı var. Yani köprü geçişi 30 TL diye ifade edilse de bu güzergahta Bostancı’dan Mahmutbey gişelerine olan gidiş 160 TL bedel tutuyor. Dönüşte aynı güzergahta 85 TL’lik bir bedelle yaklaşık 250 TL’lik bir maliyet ortaya çıkıyor. Bu sektör açısından büyük bir maliyet artışı. Bu maliyelere rağmen konforumuz yerinde mi? Hayır. Hala beklemeler var. Çünkü özellikle katılım noktasının Çamlık Erenköy civarında oluşu yine bu araçların büyük oranda 2. Köprü TEM trafiğini kullanmaları ve trafiğe takılmalarına sebep oluyor. Yani dur kalka bağlı yakıt sarfiyatı devam ediyor.


Son Güncelleme: 01.11.2016 16:49
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.