T-Bank baş ekonomisti Dr. Veyis Fertekligil Türkiye’deki ekonomik ve mali gelismeleri değerlendirdi.
Mayıs ayında hem tüketici fiyatları hem de üretici fiyatlarında beklentilerin aksine gerileme kaydedildi. Bu çerçevede, tüketici fiyatlarındaki artış hızı tekrar tek haneli rakamlara geriledi. Bu ayda tüketici fiyat endeksi (TÜFE) %0.36 azalırken, üretici fiyat endeksi (ÜFE) %1.15 geriledi. Böylece yıllık enflasyon TÜFE’de %9.10’a gerilerken; ÜFE’de %9.21’e düştü.
TCMB 2010 ENFLASYONUNU DAHA DÜŞÜK BEKLİYOR…
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), 2010 sonunda enflasyondaki gerçekleşmenin Nisan ayındaki Enflasyon Raporu’nda açıklanan ve orta noktası yüzde 8.4 olan tahmine kıyasla yüzde 6.5′lik hedefe daha yakın olabileceğini belirtti. TCMB 29 Nisan’da açıkladığı yılın ikinci enflasyon raporunda baz senaryoya göre yüzde 70
olasılıkla enflasyonun yılsonunda orta noktası yüzde 8.4 olmak üzere yüzde 7.2 yüzde 9.6 bandında gerçekleşeceğini öngörmüştü. Öte yandan TCMB’nin yıl sonu hedefi ise yüzde 6.5 seviyesinde bulunuyor. PPK özetleri,yakın dönem gelişmeleri sebze ve meyve fiyatlarında beklenen aşağı yönlü düzeltmenin öngörülenden daha önce gerçekleşeceğine işaret etti. Bu doğrultuda Kurul, Mayıs ayında işlenmemiş gıda fiyatlarında belirgin bir düşüş gözleneceğine ve enflasyonun tek haneli seviyelere gerileyeceğine dikkat çekti. PPK, küresel ekonomiye ilişkin belirsizlikler nedeniyle politika faiz oranlarının bir süre daha mevcut düzeylerde tutulması ve uzun süre düşük düzeylerde seyretmesi gerekebileceğini teyit etti.
IMF, TÜRKİYE İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME RAPORUNU AÇIKLADI…
IMF, Türkiye ile Madde 4 görüşmeleri ve program sonrası izlemeye ilişkin görüş ve değerlendirmelerini açıkladı. Rapora göre:
*Türkiye’nin oldukça güçlü bir başlangıç noktasında olması, küresel kaldıraçazaltma eğilimi ve eşlik eden ekonomik daralmaya karşı zamanında, iyi hedeflenmiş ve büyüklük anlamında genel olarak yeterli bir önlemler paketi ile kararlı bir şekilde tepki verilmesine imkan tanımıştır
*Yetkililer, mali ve parasal genişleme politikalarından kapsamlı çıkış stratejilerini kademeli olarak uygulamaya başlamışlardır.
*Halihazırdaki karşı döngüsel enflasyon hedefleme çerçevesi Türkiye’nin önemli bir güçlü yönüdür. 2011 yılından itibaren buna ihtiyatlı mali açık tavanları getiren kapsamlı bir mali kural eşlik edecektir.
*Dengesiz ve sürdürülemez bir büyüme patikası oluşmasının engellenmesi için, krize karşı uygulanan politika önlemleri geri çekilmeli ve çıkış planlarına hız verilmelidir.
*Baz senaryoya ilişkin riskler büyük ölçüde dengeli, ancak önemli boyutta olup,gerçekleşmeleri durumunda aşağıdaki bölümlerde belirtilen politika uygulamalarında değişiklik yapılmasını gerektirebilir.
MALİYE POLİTİKASI:
*2010 yılında maliye politikası hızlı büyüme kapsamında 2010-2012 Orta Vadeli Programında öngörülen döngüsel ayarlamaları korumalı ve böylece mali kural için uygun bir başlangıç noktası oluşturulmalıdır.
*Gelir ve harcama politikaları mali kural çerçevesinde kamu maliyesinde öngörülen iyileşmeyi desteklemelidir.
PARA POLİTİKASI:
*TCMB’nin para politikası çıkış stratejisinin zamanlaması uygundur.
*Ancak, enflasyon beklentilerindeki yükselme ve banka kredilerindeki hızlı büyüme dikkate alınarak parasal sıkılaştırma hızlandırılmalıdır.
*Eş zamanlı olarak döviz alımlarının artırılması rezerv birikimini daha da hızlandıracak ve döviz kuru üzerindeki aşırı baskının hafifletilebilmesine yardımcı olacaktır.
FİNANSAL POLİTİKALAR:
*Bazı ek adımlara ihtiyaç olsa da, finansal sektörün gücünün korunması için önemli tedbirler alınmıştır.
*İktisadi faaliyetlerdeki güçlü toparlanmaya karşı verilecek para ve finansal sektör politikası tepkisinin uyumlu olmasını teminen gevşetilmiş finansal sektör ihtiyati düzenlemelerinin mümkün olan en kısa sürede sona erdirilmesi gerekmektedir.
*Türk Bankacılık sektörünün güçlü uluslararası bağları dikkate alındığında, finansal sektör düzenlemelerine ilişkin değişiklik çalışmaları ilgili ülkelerle yakın koordinasyon halinde yapılmalı ve Türkiye’ye özel koşullar dikkate alınmalıdır.
YAPISAL POLİTİKALAR:
Rekabet gücünün geliştirilmesi ve istihdam artırıcı büyümenin sağlanabilmesi için
yapısal reformların çok boyutlu olarak ele alınması gerekmektedir.
2010′DA 7-10 MİLYAR DOLAR ARASINDA YABANCI YATIRIM BEKLENİYOR…
Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz, küresel piyasalarda ikinci bir kaza olmaması durumunda, Türkiye’ye bu yıl yapılacak yabancı yatırımların 7-10 milyar dolar arasında seyredeceğini öngördü. Korkmaz, uluslararası yatırımların iki yıl içinde ortalama yüzde 70-80 civarında düşüş gösterdiğini belirterek, çıkarılan Ar-Ge kanunu ile Türkiye’nin uluslararası şirketleri çektiğini hatırlattı. Korkmaz’ın verdiği bilgiye göre 2009′da Türkiye’nin çektiği sermaye miktarı 7.6 milyar
dolar oldu.
UYARI NOTU: Bu rapor Turkland Bank A.Ş. (T-Bank) tarafından güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan elde edilen bilgiler kullanılmak suretiyle, sadece bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hiçbir şekilde finansal enstrümanların alım veya satımı konusunda tavsiye veya finansal danışmanlık hizmeti sağlanması olarak yorumlanmamalıdır. T-Bank bu raporda yer alan bilgilerin doğru ve tam olması konusunda
herhangi bir şekilde garanti vermemektedir. T-Bank bu raporda yer alan bilgilerde herhangi bir bildirimde bulunmaksızın değişiklik yapma hakkına sahiptir. Bu rapor ve içindeki bilgilerin kullanılması nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak oluşacak zararlardan T-Bank hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir.




