Türkiye’nin 185 ülke içinde şeffaflıkta ancak 73. sırada yer bulabildiğine dikkat çeken Beykent Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sudi Apak: AB’nin 28. üyesi olmaya çalışıyoruz ama ekonomimiz Gürcistan kadar şeffaf ve güvenilir değil.”
Piyasalar geçen yılı küresel krizin etkileriyle geride bırakırken, gözler yeni yıldaki iyileşme sürecine çevrildi. Türkiye ve dünya piyasalarına dair ekonomik beklentileri Ekovitrin’e anlatan Beykent Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sudi Apak: Türkiye’nin krizden en çok büyüme ve işsizlik anlamında etkilendiğini söylüyor. Geçen yılın Mart ayında Avrupa Birliği ülkeleri ve ABD’nin G–20 çatısı altında krize çözüm arayışına girdiğini anımsatan Prof. Dr. Apak şu görüşleri savunuyor: “Türkiye de krizin aşılmasında aktif rol oynadı ve tüm dünya bu anlamda önemli bir işbirliğine gitti. Bankacılık sektörüne sahip çıkıldı, finansal sektör desteklendi ve kurtarma paketleri devreye sokuldu. Alınan çok yönlü tedbirlerle küresel kriz 2010 yılına girerken dünyada nispeten hafiflemeye başladı ancak Yunanistan, Dubai, Ukrayna, Gürcistan ve Macaristan gibi ülkeler bu düzelmeyi yaşayamadı. Yeni yılla birlikte toparlanmaya başlayan dünya ticaret hacmiyle birlikte Türkiye ekonomisinin büyüme sürecine girmesini bekliyorum. Geçen yıl gerileyen taleple birlikte enflasyonda yaşanan düşüşün, 2010 yılında benzer seyir izleyerek sadece 1–2 puanlık artış sağlamasını öngörüyorum. Kronikleşen işsizliğe çözüm görünmüyor. Dövizde bu yıl ciddi bir artış beklemiyorum, çünkü piyasalarda oldukça bol döviz var. Küçük yatırımcı için en güvenilir yatırım aracı yine altın olur. Altın fiyatlarında yükseliş devam eder.”
TEMİNAT BANKACILIĞI KREDİ YOLUNU KAPATIYOR
Türkiye’nin en büyük sorunu olan işsizliğin azaltılması için sanayi yatırımlarının desteklenmesi gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Sudi Apak, reel sektöre kredi vermenin önündeki en büyük engele dikkat çekerek “Türkiye teminat bankacılığına son vermeli. Mevcut yasalara göre 5411 ve 5020 sayılı banka kanunları mutlaka değiştirilmeli. Geçmişteki değeri daha öncelere taşıyarak şube müdürlerini atmadıkları imzadan sorumlu tutma anlayışı mutlaka değişmeli. Finansta geçmişi, geçmişe götürme sistemi yoktur. Bankaların vermiş olduğu kredilerden tüketici kredilerini ve kredi kartı kredilerini çıkarıp enflasyondan arındırırsanız, kurumsal kredilerde son 10 yılda büyük düşüş görürsünüz. Hem firmaların, hem de banka şube müdürlerinin tedirginliği var. Yatırımlara kredi verilmesinin önündeki en büyük engeli kaldırması gereken Türkiye, şeffaf ve güvenilir kanunlara kavuşmalı. IMF’nin yayınladığı listeye göre Türkiye, 185 ülke içinde şeffaflıkta 73. Sırada ve bu iyi bir konum değil. AB’nin 28. üyesi olmaya çalışan Türkiye’nin, Gürcistan kadar şeffaf olamaması son derece düşündürücü” görüşünü dile getirdi.
TÜRKİYE, YÜKSEK TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİNE YÖNELMELİ
Türkiye’nin krizi aşıp büyüyebilmesi için yüksek teknoloji ürünlerine yönelip üretim ve ihracata ağırlık vermesi gerektiğini savunan Prof. Dr. Sudi Apak, İsrail, Brezilya ve Çin gibi ülkeleri örnek göstererek “Her şeyi üreten Çin, ihracatta Almanya’yı da geçerek dünya ihracat şampiyonu oldu. Birinci sıraya yerleşen Çin’in Merkez Bankası’ndaki rezervi 2.3 trilyon dolar civarında. Dünyadaki toplam merkez bankasının yabancı para rezervleri 6.5 trilyon dolar. Demek ki; Çin tek başına dünya para rezervinin yüzde 35’ine sahip. Üretim pazarında ağırlığı olan Çin, finansal piyasalarda da etkili olmaya başladı” açıklamasında bulundu.
Beykent Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sudi Apak:
AK Parti Hükümetine 2009 yılı karnesini verdi (100 puan üzerinden)
- Büyüme Performansı: 50
- Bütçe Performansı: 70
- Dış ticaret dengesi: 50
- İstihdam ve işsizlikle mücadele: 30
- Yatırım ve üretim çalışmaları: 60
- Özelleştirme performansı: 70
- Hükümetin dış politikadaki performansı: 60




