Hükümetin, ilk olarak Özal’la ortaya konan dış ekonomik açılımla büyüme sürecini sürdürmesi gerektiğine işaret eden Beykent Üniversitesi İşletme Bölümü Başkanı Prof. Dr. Erol Eren:“Krizden çıkış sürecine girildi ancak işsizlik yine en önemli sorun olmaya devam edecek.”
2010 yılına ilişkin ekonomik beklentilerde iyimser bir sürece girilse de, piyasaların tedirginlikten tam olarak kurtulduğunu söylemek mümkün görünmüyor. Geride kalan 2009 yılının kısa değerlendirmesini ve önümüzdeki döneme ait ekonomik beklentilerle ilgili görüşlerini açıklayan Beykent Üniversitesi İşletme Bölümü Başkanı Prof. Dr. Erol Eren; Amerika, Avrupa ve Türkiye’yle birlikte tüm dünyayı etkisi altına alan küresel krizden çıkış sürecine girildiğini ifade ediyor. Ekovitrin’e yaptığı özel açıklamada mali piyasalar açısından krizin, Türkiye’yi teğet geçtiğini anımsatan Prof. Dr. Eren, 2001 yılından itibaren sağlamlaştırılan bankacılık sisteminin bu anlamda önemli rol oynadığını düşünüyor. Türkiye’nin dış pazarlardaki ihracat daralmasından olumsuz yönde etkilendiğine işaret eden Prof. Dr. Eren şu açıklamalarda bulunuyor: “2009 yılında Amerika ve Avrupa çeşitli tedbir paketleri açıklarken, ülkemizde de iç piyasayı canlandırmak adına bir takım paketler devreye sokuldu. Hükümet otomotiv ve dayanıklı tüketim mallarında ÖTV’yi kaldırarak iç piyasa dinamiğini harekete geçirdi. Dış piyasada bunalan otomotiv sektörü, iç piyasada bu sayede nefes aldı ve ihracattaki tıkanıklık aşıldı. Buna rağmen 2009 yılında ihracat 132 milyar dolardan, 101 milyar dolar seviyeleri indi. İthalatta da düşüş yaşanması cari açığın azalmasına neden oldu. Kriz nedeniyle dış ticaret açığında azalma oldu fakat piyasa bunun bedelini ağır ödedi. Bu gelişme iç piyasadaki üretim düşüşüne ve firmaların kapanmasına yol açtı. 2010’da dünya ekonomilerine paralel olarak Türkiye’de krizden çıkış sürecini girdi ancak işsizlik yine önemli bir sorun olmaya devam edecek.”
2009 yılında iç borç oranının 274 milyar dolardan 327 milyar dolara çıktığını belirten Prof. Dr. Eren, dış borçta azalma gerçekleştiğini ifade ederek şu görüşleri dile getirdi: “Merkez Bankası’nın rezervleri 75 milyar dolar seviyelerinde. Bu miktar herhangi bir riske karşı ülke ekonomisini korumak için yeterli bir rezerv. Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, krize rağmen Türkiye’nin kredi notunu BA+2 olarak belirledi. Fich ise BB+ notunu verdi. Dolar ve Euro uluslararası piyasalarda sıkıntılı bir süreç yaşadığından 2010 yılında ciddi bir yükseliş kaydetmez. Altının prim yapma pozisyonu devam eder. 2009 başında 26 bin 844 seviyelerinde olan ve bugün itibariyle 54 binin üzerinde çıkan Borsa’da çıkış sürer. Hatırlarsanız İMKB 2009 yılında dünyanın en çok artan dördüncü borsası konumunda yeraldı, çıkış bu yıl da devam eder. Enflasyonda ise ciddi bir yükseliş beklemiyoruz.”
EKONOMİDE “ÖZAL MODELİ” SÜRDÜRÜLMELİ
Küresel kriz sürecinde iç ve dış piyasalarda yaşanan daralmanın en çok istihdamda sorun yarattığını belirten Prof. Dr. Erol Eren, kapanan firmalarla iç piyasanın sancılı bir sürece girdiğini, bunun da işsizliği arttırdığını ifade ediyor ve çıkış olarak şu görüşleri savunuyor: “Ortadoğu siyasetinde doğru bir strateji uygulanıyor. Komşu ve bölge ülkelerinin yanında Afrika bölgesiyle ticari ilişkiler güçlendirilerek ihracatla ciddi bir büyüme sürecine giriliyor. Özal zamanında ortaya konan dış ekonomik açılım, yeniden devreye sokuldu. Bu durum Türkiye’nin bölgesel güç olması yönüyle de büyük önem arzediyor. Dış ekonomik açılımın yanında Türkiye, iç piyasaları canlandırmak adına kamu istihdamını arttırmalı. Sanayi Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ortak projelerle girişimciliği teşvik etmeli. Devlet; projesi olan teknoparklara, üniversite ve sivil toplum örgütlerine destek çıkmalı. Risk sermayesi hazırlanarak, yeni iş kuracak firmaların önü açılmalı. Ar–Ge çalışmalarına verilen destek arttırılmalı. En ucuz üretimi gerçekleştiren aile tipi işletmelere teşvik verilmeli.”
Beykent Üniversitesi İşletme Bölümü Başkanı Prof. Dr. Erol Eren
AK Parti Hükümetine 2009 yılı karnesini verdi (100 puan üzerinden)
- Büyüme Performansı: 80
- İstihdam ve işsizlikle mücadele: 40
- Bütçe Performansı: 90
- Enflasyonla Mücadele Performansı: 90
- Yatırım ve üretim çalışmaları: 40
- Yabancı Sermaye Performansı: 80
- Hükümetin dış politikadaki performansı: 100




