Otomobil sektörünün önemli markalarından biri olan Peugeot, 2010 yılına hızlı girdi…

Peugeot Türkiye Genel Müdürü Jean Pierre Vieux’le, Kozyatağı’ndaki genel müdürlükte özel bir röportaj yaparak markanın gelecekle ilgili hedeflerini konuştuk. Peugeot olarak pazarda yüzde 5’lik bir paya sahip olduklarını belirten Vieux, 2010 yılında satışlarda artış beklediklerini ifade ederek, üretilen otomobillerin güvenlik, konfor ve son teknolojik gelişmelerle zengin bir konseptte geliştirildiğini belirtiyor. Müşteriye dönük avantajlı kampanyalar düzenlediklerini belirten Vieux, otomobil alan tüketiciye 2 yıllık yakıtı bedavaya getirecek bir çalışmaya imza attıklarını söylüyor. Her kesime hitap eden arabalar ürettiklerini belirten Vieux, Peugeot markasını en fazla kadınlar tercih ettiğinin altını çizerek arabanın insan hayatında önemli olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Kullandığınız araç sadece ait olduğu markayı değil, sizin kişiliğinizi de yansıtıyor.”

n 2010 yılı için Peugeot’un hedeflerinden ve sektöre kattığı yeniliklerden bahseder misiniz?

Peugeot olarak son iki yıldır pazar paylarında ilerleme kaydediyoruz. Pazar payımızı bir yılda 1 puan arttırdık, yani şu anda yüzde 5 buçukluk bir pazar payına sahibiz. Bunda birçok etken var fakat bunların arasında en önemlileri olarak piyasaya çıkarttığımız yeni ürünler ve aynı zamanda bayi teşkilatımızda yaptığımız köklü değişikliklerin etkisi var. Bayi teşkilatımızda özellikle servis kalitemiz konusunda köklü değişiklikler yapmaya çalıştık. Bu ilerlememizi de esasında bunlara bağlıyorum. Dolayısıyla yeni ürünler çıkarıyor olmamız pazar payımızın düşmeyeceğini gösteriyor. Hatta böyle bir temele dayandırıldığı için daha da artabilir.  Dolayısıyla denklem çok basit, 2008 yılında artı bir puan kazandık, 2009 yılında da artı bir puan kazandık ve 2010 yılında da yine artı bir puan kazanmayı hedefliyoruz. Son lansmanlarımızla da bunu başaracağımıza inanıyorum. 2010 yılında 5008’in lansmanını gerçekleştirdik. Bu çok küçük bir pazar, bu aracın bulunduğu segment ama Ocak ayında 150 araç sattık, yani segmentin yüzde 60’ını gerçekleştirmiş olduk. 3008’den de faydalanacağız çünkü o da çok iyi satıyor.

PEUGEOT’TAN ARAÇ ALAN 2 YILLIK YAKITI BEDAVAYA GETİRİYOR

n 5008’in lansman kampanyası olarak DVD oynatıcı hediye ettiniz. 5008’in satışlarını nasıl etkiledi. İstediğiniz satış hedefine ulaştınız mı?

Video ve DVD oynatıcıyı eklemiştik o aracımıza. İlk 200 araç için bunu belirlemiştik. Ocak sonunda halen 50 tane vardı. Onlar da satıldı. Bu çok önemli bir konu bir sonraki araç serisinde de video oynatıcıların bedavaya verilmesini planlıyoruz. 5008 esasında bir aile arabası. Dolayısıyla çocukların markada sessiz kalabilmesi sürüş zevkinizi dörde katlıyor.  Bu aracımızın üretimini sürdüreceğiz fakat önümüzdeki dönemde özel birkaç serimiz olacak. Ticari araç satışlarımızın önemli oranını oluşturan aracımız Partner’dir. Bu araç Doblo ve Kangoo gibi araçların doğrudan rakibidir. Bu araçta özel bir serimiz var. Bütün güvenlik donanımlarını yüklediğimiz bir seri. USB olacak mesela bu araçlarda, yine aynı şekilde yokuşta kalkış için özel bir sistemimiz olacak. Başka araçlarda olmayan yan hava yastıkları olacak. Dolayısıyla bu da bir aile aracıdır ve güvenliği ön plana çıkardık. Türk müşterilerimizin güvenlik konusunu düşünmelerini istiyoruz. Çünkü özellikle son nesil araçlarımız herhangi bir çarpışma anında olası bütün çarpışmaları emebilecek yeteneklere sahip araçlar. Dolayısıyla bu eksen üzerinde ilişki kurmak istiyoruz. Kendi kategorisinde en iyilerden birisi. Yakıt tüketiminde de düşüş çok önemli. Siz otomobil piyasasını iyi bilen birisiniz, bunu gözlemlemişsinizdir, Peugeot ve diğer markalar birçok kampanyalar yapıyorlar ve bu kapsamda indirimler yapıyorlar, bu indirimlerin olması araç alırken çok iyi muhakkak. Ama iş araç almakla bitmiyor, aldıktan sonra da araca benzin doldurmak gerekiyor. Bizim burada çok büyük bir avantajımız var. Teknisyenlerimiz sayesinde rakiplerimizin çoğunun altında yakıt tüketen araçlarımız var. Dolayısıyla biz bu konudaki mali tasarrufu da öne çıkartmak ve olası müşterilerimizi bu konuda duyarlı hareket ettirmek istiyoruz. Yeni bir kampanya yaptık, eskiden para olarak yaptığımız indirimi şimdi aracın iki yıllık benzin tüketiminden tasarruf… Dolayısıyla şu anda yaptığımız kampanyadaki indirim rakamı aslında kişinin bu aracı aldığı zaman yılda 20 bin km üzerinden hesaplanmış modeline göre farklılaşan bir tüketim miktarına denk düşüyor yakıt tasarrufu. Ne kadar az yakıt tüketirseniz o kadar az çevreyi kirletirsiniz. Bu da çocuklarımızın geleceği demektir.

HER KESİME HİTAP EDEN ARAÇLARIMIZ VAR

n 5008’in gelmesi, 3008’i etkiledi mi?

Olumsuz etki diyemeyiz. İkisi arasında tereddüt eden müşterilerimiz var. Önemli olan müşterilere sahip olmak. 3008 veya 5008 bizim için ikisi de aynı. Mesela 5008’de 7 kişilik yer var, 3008’de bu yok. 3008 esasında bir crosower 4×4 araç özelliklerine sahip. Aynı imajda değil bu iki araç. Aslında iki farklı müşteriye hitap ediyor. Birbirlerine yakın olduğu için tereddütte kalan müşterilerimiz var. Aynı zamanda 5 kişi, 7 kişi gibi bir araçtan neler beklendiğine bakılırsa bayideki satıcının müşteriyi yönlendirmesi kolay olacaktır. Herkese hitap edecek aracımız var.

n 3008 dizel hybrid hakkında neler söyleyeceksiniz?

Hem dizel motor olacak, hem de arka tekerleği hareket ettiren elektrikli motorlar olacak. Dolayısıyla bu anlamda da gerçek bir 4×4’e dönüşmüş olacak. Elektrikli araçlar konusunu da konuşmamız gerekiyor çünkü okurlarınız elektrikli ve hybrid araçların ne kadar önemli olduğunu görecekler. Bu araçları bizim piyasaya sürebilmemiz için bu alanda yatırım yapan yegane marka biz olmamız gerekiyor. Bu araçları üretmek daha pahalı. Alt yapı konusunda çok endişeliyim. Geliştirilebilir. Ayrıca bu elektrikli araçlar daha çok şirketlerdeki filo satışlarına yönelik. Buradaki esas sorun şu; bataryaları pahalı olduğu için ve iki motorlu olduğu için bunların üretmesi zor ve maliyetli, dolayısıyla satışı da pahalı olacaktır. Bunu birçok ülke anladı ve piyasaya sürmek için bir takım yardımlar ve teşvikler öngördü. Diyeceksiniz ki yine hükümetten para mı istiyorsunuz?  Mesela bazı ülkelerin örneklerine bakalım. Gerçekten çevreyi kirletmeyen araçlara teşvikler veriliyor. Daha çok kirleten araçlara da daha fazla vergi veriliyor.

YATIRIMLARI ÇEVRECİ OTOMOBİLLERE YAPMAKTA FAYDA VAR

n Hybrid araçlar Türkiye’de çok pahalı fakat Avrupa’da ucuz. Çeşitli kampanyalar söz konusu, Türkye’de bir destek yok bu anlamda.

Evet, Avrupa’da bu anlamda destek kampanyaları yapılıyor. Türkiye de çevre kirliliğini anlama konusunda katkılar yapmak durumunda. İster istemez bu konuda yatırımlar yapılacaktır. Bu yatırımları da çevreyi daha az kirleten araçlara yapmakta fayda var. Bu kadar basit. Belki o zaman bu araçları piyasaya daha rahat süreceğiz ve çevreyi daha az kirleteceğiz.

n Peugeot’un dünya otomobil piyasalarındaki payı nedir?

Bu sorunun cevabını tam olarak vermek zor. Şu aşamada net olarak bunu hesaplamamız mümkün değil. Tüm dünya pazarında yüzde 3’lük bir pay diyebiliriz. Bunu ezbere söylüyorum.

n 2009 yılı kriz anlamında kötü bir yıldı fakat 2010 beklentileri olumlu yönde. Yeni araçların gelmesi de söz konusu, bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Ben 2010 yılı için çok da umutlu değilim aslında. Çünkü bazı ekonomik çevrelerle görüştüğümüz zaman tünelin sonunda bir ışık gördüklerini söylüyorlar. Bazıları da o ışığın bir tren olabileceğini söylüyor. Bir tedirginlik var. Halen krizde olduğumuzu düşünüyorum. Özellikle pazarın ilk aylarında bunu görebiliyoruz. Pazar geçen yıla oranla biraz daha iyi fakat bu kriz pazarı. Unutmayalım ki geçtiğimiz yıl ÖTV yarı yarıya azaltıldı. Bugün geçen yılki pazara benzer bir durumun içindeyiz, ama eğer geçtiğimiz yılki vergi indirimleri, destekler, teşvikler olmazsa mart ayında geçtiğimiz yılın daha aşağılarında olma ihtimalimiz var. Geçtiğimiz yılın Pazar akışını inceledim ve orada net bir şekilde 3 tepe noktası gözüküyor. İlki ÖTV döneminde, ikincisi eylül sonundaki ikinci ÖTV indirimi zamanında, üçüncüsü de aralık ayında bir takım markalar birinciliği yakalamak için yaptıkları kampanyalar zamanında. Bu dönemlerin dışındaki zamanlarda pazar çok düşük oranlarda seyretmiş.

n Peugeot’nun hangi ürününe daha çok güveniyorsunuz.

Bugün için 207, 206+ Plus’a çok güveniyorum, bir diğer güvendiğimiz aracımız ise Bipper. Onlar Türkiye’de Tofaş tesislerinde üretiliyor. Bir de Türikye’de Karsan tarafından üretilen Partner ve ithal ettiğimiz Partner Tepe. Partner Tepe ve Bipper sayesinde geçtiğimiz yıl ticari araçlarda üçüncü sıraya yükseldik. İyi sonuçlar elde ettik.

n SR1 önemli bir konsept. SR1’i önemli kılan nedir?

Bu araç henüz piyasaya sürülmesi düşünülen bir araç değil. Konsept bir araç. Gerçi öyle diyoruz ama bir bakıyorsunuz bu araçlar piyasaya çıkıyor. Bu tabi sizlere bizlere bağlı. Bu araç neden önemli onu anlatayım. Bu araç aslında gelecekteki bütün araçlarımızın bir bileşkesi. Ön yüzü mesela. Yan kasa kendini çok ifade ediyor, geleceğin otomobili bu aslında. Bu piyasaya olduğu gibi sürülmez. Mesela SRZ’yi de gördünüz o da geleceğin bir özetiydi ama onu piyasaya sürdük. Bu yaz gelecek. Bir çok müşterimiz Peugeot bu tür araç yelpazesine girmesini beklemiyordu.

SRZ geçtiğimiz yıl internet kullanıcıları tarafından yılın en güzel arabası seçildi. Şu da var ki gelecekte hiçbir zaman Peugeot’u sadece ve sadece işlevselliği bakımından satın almayacaksınız. Bir araç bir araba mutlaka bir özelliği de taşımalı içinde.

Otomobil sadece kendi markasının imajını değil, aynı zamanda arabayı kullanan kişinin de imajını yansıtır. Dolayısıyla kalbinizin küt küt diye atması lazım bu arabayı gördüğünüz zaman, yoksa hayat çok hüzünlü olurdu kalbiniz atmazsa…

n İkinci el otomobil piyasasındaki durgunluktan bahseder misiniz?

Gerçekten otomobilin çok önemli bir yer tuttuğu ülkede yaşıyoruz. Çünkü bu ülke otomobil alımında çok güçlü köklere sahip bir ülke ve hızlı bir gelişim göstermesi gereken bir ülke. Türkiye’de bin kişiye yüz araba düşüyor, Batı Avrupa’da bu rakam 400, 500 ve 600’lere kadar çıkıyor. Bu pazarın birlikte gelişmesini sağlamalıyız.

Bu pazarda araba sayısı ister istemez artacak. Ama daha az kirletiyor olması lazım, çevreci olması lazım, daha fazla güvenlik sağlaması lazım, aynı zamanda da büyük kentler dışında araçların daha fazla satılıyor olması lazım. Dolayısıyla da daha ulaşılabilir rakamlarda olması lazım.

İKİNCİ EL ARAÇ DA SATMAMIZ GEREKİYOR

Vergilerde indirimlerin olması lazım. Şunu bilmekte yarar var ki bizlerin kar marjı çok düşük Türkiye’de. Eğer illa ki bir rakam vermem gerekirse toplam kar payımız yüzde 10 civarındadır. Buna yüzde 37’lik bir ÖTV eklememiz gerekiyor. Yüzde 20’lik de bir KDV eklememiz gerekiyor. Dolayısıyla arabanın fiyatının yüzde 60’ı vergiden oluşuyor. İnanılmaz bir vergi yükleniyor aracın üstüne. Bu açıdan Türk otomobil pazarı çok profesyonel bir pazar. Gerçekten çok zor bir pazar. Düşünün ki aracınız satamadığınız için 6 ay stokta kaldı,  o zaman kar marjınız sıfırlanıyor. Yazık oluyor bence, arabaya da aslında ihtiyaç var. İndirim olduğunda müşterilerin nasıl talep gösterdiğini gördünüz.

Kampanyalarımızdan müşterilerimiz çok memnun doğal olarak. Şu da var, 5 bin liralık indirimler yapılmadan arabasını almış müşterimizin arabası da 5 bin liralık değer kaybediyor. O zaman ne oluyor, ikinci el otomobil pazarını öldürmüş oluyorsunuz. Normal bir pazarda bir sıfır araç satıyorsanız iki tane de ikinci el araç satıyor olmanız lazım. Anadolu’da daha fazla araç satmak gerekiyor dediğimde, çünkü düşük gelirli vatandaşların illa da sıfır araba alması söz konusu değil, peki biz bu sebeple araba satmayacak mıyız? Gayet güzel ikinci el arabalarımız da var, paraları olduğunda da yeni araba alacaklardır. Ama iyi yapılandırılmış ikinci el pazarınızın da olması lazım, bu pazarı bir türlü istikrarlaştıramıyoruz. Çünkü sürekli indirimler uygulanıyor. Mesela Türikye’ye geldiğimde çok şaşırdım, çünkü her ay fiyatları gözden geçirmek gerekiyor. Müşteri nasıl yolunu bulsun ki, böyle bir oyunda kazanandan çok kaybeden var. Bu sistem insana kaybettirir. Yeni araç satın almak isteyenlerle ikinci el araç satın almak isteyenler arasında büyük bir uçurum var.

Yorumunuzu Yazınız.





Benzer Yazılar