OPTİMER SAĞLIK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRÜ KAMBER ÇAL
Optimer Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Kamber Çal, sektördeki firmalara idealizmleri ile yatırım yapmalarını öneriyor ve ekliyor: “Bilinçli sunucu, bilinçli tüketiciyi doğurur.”
Kozmetik Dermatoloji son yıllarda en tepe noktasını yaşıyor. Gelen talep doğrultusunda pazara her geçen gün yeni firmalar ekleniyor, pazarda önceden beri var olanlar da sürekli ürün yelpazesini genişletiyor. Oldukça hareketli bu sektörde öne çıkan firmalardan biri de Optimer Sağlık Ürünleri… İlk olarak 2004 senesinde Babé markası ile güzellik sektörüne giren firma, bugün beş marka ile yoluna devam ediyor. Babé, Babé Pediatrik, Bomtech, ağız bakımıyla ilgili ürünleri Aftamed ve renkli kozmetikte yer alan organik Nvey Eco, Optimer Sağlık Ürünleri çatısı altında yer alan markalar.
“Babé bizim ilk göz ağrımız” diyen Optimer Sağlık Ürünleri Genel Müdürü Kamber Çal, şirketin felsefesine katma değer oluşturan marka olarak tanımlıyor Babé’yi. “Markalarımızı sektörümüzde geliştirme ve büyütme konusunda büyük iddialarımız ve hedeflerimiz var” diye tanımlayan Çal, sürekli kendini yenileyen markalarla pazarda olmaktan hem kendileri hem de genel olarak sektör adına oldukça memnun. “Sektörde en iyi yerlerde olma hedefi içerisindeyiz” diyen Çal, bunu da geleceğe, sektöre yatırım yaparak elde edeceklerini düşünüyor. Bu anlamda sektörün önünün de oldukça açık olduğu düşüncesini dile getiren Çal: “Sektördeki arkadaşlara tüm idealizmleriyle yatırım yapmalarını tavsiye ediyorum ki o merdiven altı ürünlerden kurtulalım. Çünkü hakikaten bilinçli sunucu bilinçli tüketiciyi doğurur” diyor. Bu anlamda eczacıların sektöre yön gösteren bir gücü olduğunu dile getiren Çal ile Optimer’den sektöre uzanan keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
Optimer Sağlık Ürünleri’nin kuruluşundan kısaca bahsedebilir misiniz?
Optimer Sağlık Ürünleri’ni kurarken daha çok eczacılık bakış açısıyla hareket ettik. Türkiye’de eczacılık son 6-7 yıldır ciddi bir değişim sürecinde. Biz bu değişimin yaşanacağını 2003-2004’lerde hissettik. Ve bu değişim sürecinde de sektörde yeni ürünlerin, yeni yaklaşımların oluşacağını gördüğümüz için Optimer Sağlık’ı kurma kararı verdik. Tabi buradaki en temel düşüncemiz eczacılık sektörüne yeni ürünler, yeni yaklaşımlar sunabilmekti. Bir eczacı arkadaşımla beraber, idealist yaklaşımla Optimer Sağlık’ı 2004’te kurduk.
MARKALARIMIZIN LOKOMOTİFİ “BABE”
Babé
Şu anda 5 markanız var. İlk hangi marka ile giriş yaptınız?
Evet şu anda 5 markamız var. İlk Babé ile başladık. Biraz önce de söylediğim gibi Optimer Sağlık’ı kurmaktaki en önemli yaklaşım tarzımız sektörde yaşanan değişimdi. Ülkemizde 2004’lere kadar daha çok ilaca dayalı bir eczacılık vardı. Sonrasında devletinde almış olduğu bazı radikal kararlardan dolayı eczacılık ilaç odaklı olmaktan hızla çıkmaya başladı, olması gereken de buydu. Gelişmiş ülkelerdeki eczacılık gibi ilacın yanında ilaç dışı ürünler de öne çıkacaktı. Bu yaklaşım tarzıyla dermokozmetik sektörünün Türkiye de çok hızlı gelişeceğini düşünüyorduk ki öyle oldu. Dermokozmetik ürün hedefiyle yola çıkmıştık. Ve bu çerçevede de 2004’te Babé ile tanıştık.
Dermokozmetik bir ürün arıyorduk. Bu aşamada Babé ile bir fuarda tanıştık. Babé’yi tercih etmenizin en önemli sebeplerinden bir tanesi ürünlerin gerçekten eczacılık felsefesi ile üretilmiş olması. Kendini tüm dünyada eczacılık sektörüne odaklamış ve o felsefe ile büyümüş bir marka. Bu da bizi çok heyecanlandırdı.
PAZARA GİREN SON MARKA DA “NVEY ECO”
Pazara giren son markanız Nvey Eco oldu. Orada da doğru bir karar var gibi, çünkü herkes son dönemde organiğe kaymış durumda..
Aynen öyle. Eczacı olmamızın da etkisiyle, bilimsel, üretim teknolojisi, içeriği, etken maddesi açısından sağlıklı ürünlere yöneliyoruz. Şunu çok önemsiyorum, eczacı halkın en yakın sağlık danışmanıdır. Halk her şeyi eczacıya gider sorar, önce eczacıdan bilgi alır daha sonra diğer şeylere yönelir. Onun içinde eczacının tavsiye ettiği ürün, kesinlikle eczacının inandığı bir ürün olmalı. Biz de bu yaklaşımda olduğumuz için, sektöre sunduğumuz üründe inandığımız ürünler olmalı diye düşünüyoruz. Renkli kozmetikte de bilimsel verili, sertifikalı, eczacının inanarak tavsiye edeceği bir ürün ihtiyacı olduğunu gördük. Organik ürünler insanların zehirlenmesine engel olacak bir yaklaşım tarzıyla üretilen sağlıklı bir ürün grubu. Nvey Eco ile de bu çerçeve de tanıştık. Eczacının çok rahat son tüketiciye tavsiye edebileceği, son tüketicinin de çok rahat kullanabileceği bir ürün grubu.
nvey
Daha çok yeni. İnandığımız bir marka olduğu için üzerine yatırım yapıyoruz, son tüketiciye, sektöre duyurmaya çalışıyoruz. Geri dönüşüm konusunda özellikle lokalize ettiğimiz yerlerde iyi, ama tabi Babé gibi olması için henüz erken. Nvey Eco yaklaşık 30 ülkede şu an pazar bulmuş ve geri dönüşüm anlamında güvenle pazarlayabileceğimiz bir marka.Modern dünyada çok yerden zehirleniyoruz.Bu marka, son derece rahat, güvenle kullanılabilecek bir marka. Yüzde 98 oranında sertifikalandırılmış organik makyaj. Piyasada organik deyip çıkan birçok ürün görebiliyorsunuz ama bunlar belki yüzde 10-15 oranında organik, yani doğal bile diyemeyeceğiniz ürünler. Ama bizim markamız aldığı organik sertifikasını her yıl yenileyen bir marka. Onun içinde son derece güvenle kullanılabilir.
Medikal cihazlar açısından pazara sunacağınız ürünler olacak mı yoksa sadece dermokozmetik ürün grubuyla mı kalacaksınız?
Cihaz konusunda ilginç bir ürünle pazara girdik. Çünkü yine bilimsel olması anlayışı bize hakim oldu. Cilt analizi çok önemli. Doktorlarımızın, estetisyenlerimizin ilk söylediği şey önce cildiniz tanıyın, cilt tipinizi belirleyin. Tabi bilimsel anlamda bir cihazla bunu tespit etmek, doğru ürün kullanmak anlamında çok önemli. Onun içinde ilk Bomtech marka analiz cihazını pazara sunduk. Bu da ciddi bir boşluk doldurdu. Cilt analiz cihazı sektörün ihtiyacıydı ve bunu sektördeki her profesyonelin kullanması gerektiğini düşünerek uygun bir fiyat politikasıyla pazara sunduk. Bunun altını özellikle çizmek istiyorum. Bizden önce de cilt analiz cihazları vardı piyasada, ama ekonomik açıdan cihazlar ulaşılamaz bir noktadaydı. Uygun bir fiyat politikasıyla hem eczacılarımız hem de estetisyenlerimiz cilt analiz cihazına ulaşsın ve o cilt analiz cihazı sayesinde doğru ürünler tavsiye edebilsin, kendi profesyonelliğine katma değer oluştursun yaklaşımını önemsedik ve bu yaklaşım tarzıyla piyasaya verdik.
Önümüzdeki dönemde yeni neler var?
Yeni olarak cihaz anlamında çok farklı hedefimiz yok açıkçası. Çünkü biz daha çok eczacılık sektörüne yönelik bir yoğunlaşma içerisindeyiz ve bundan uzaklaşmak istemiyoruz. Sektörümüzü çok seviyoruz, oraya hizmet etmek bize ayrıca manevi bir mutluluk veriyor. Onun için de cihaz konusunda çok büyük başka hedeflerimiz yok. Ama markalarımızı sektörümüzde geliştirme ve büyütme konusunda büyük iddialarımız ve hedeflerimiz var. Bizim markalarımızda sürekli kendini yenileyen markalar. Babé sürekli kendini yeniliyor, Nvey Eco, henüz bizim bebeğimiz. Onun için kendi sektörünüzde, mesleğinizde en iyi yerlerde olmak hedefi içerisindeyiz.
EĞİTİME BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ
Optimer Sağlık olarak şu anda kendinizi nerede görüyorsunuz?
Optimer Sağlık bugün dermokozmetik sektörüne yön veren firmalardan biri. Bu sorumluluğumuzun
da farkındayız. Onun için sürekli sektör temsilcileri ile iletişim halindeyiz. Sürekli sektörü yönlendirme gayreti içerisindeyiz. Sürekli eğitim çalışmaları içerisindeyiz. Sürekli meslektaşlarımızı, eczacılarımızın çalışanlarını eğitmeye çalışıyoruz. Başladığımız günden beri eğitimleri devam ettiriyoruz. Başta da söylediğim gibi bilinçli sunucu çok önemli, bizlerde eczacılık mesleğinin bu bilinçte olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle eğitim anlayışına çok önem verdik, bunu da yine artırarak devam ettirmek istiyoruz.
Türkiye’de hangi noktalarda varsınız ve sadece eczanelerde mi ürünleriniz?
Evet sadece eczanelerdeyiz. Türkiye genelinde hemen tüm illerde varız. Bu da bizim başka bir bakış açımız. Biz 2005’te piyasaya ürün verdiğimizde rakiplerimiz sadece 3 büyük şehirde vardı; Ankara, İstanbul ve İzmir. Biz her şeyi göze alarak ilk olarak İstanbul, Trabzon ve Diyarbakır da vardık. Çok da doğru yaptığımızı bugün görüyoruz.
Bizim bütün şehirlerimiz inanılmaz potansiyele sahip.Türkiye sadece İstanbul ve İzmir’den ibaret değil. Kayseri, Trabzon, Diyarbakır, Erzurum çok renkli, çok keyifli, çok ciddi bölgeler. Ve o bölge de yaşayan insanlarımızın da bilinç seviyesi en az İstanbul’da yaşayanlar kadar hızla gelişiyor.






