Londra’da Başbakan Erdoğan’la baş başa

Lakabımın “Müthiş Türk” olduğunu öğrenen Başbakan Erdoğan, gülümseyerek ingiltere’de hayatın nasıl geçtiğini ve gurbetçilerin durumunu soruyor. Erdoğan’a, Türkiye için yaptığım lobi çalışmalarını anlatıyorum. Başbakan’ın gözlerinin içi gülüyor…

“Dikleşmeyeceğiz, ama dik duracağız…” sloganıyla iç ve dış politikada tutarlı bir duruş sergileyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ingiltere’ye önemli kurmaylarıyla geldi. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ziyarette hazır bulundu. Emine Erdoğan da ingiltere ziyaretine katılarak Başbakan’a eşlik etti. ingiltere Başbakanı Gordon Brown’ın resmi davetlisi olarak Londra’ya gelen Başbakan Erdoğan; Türkiye-ingiltere iş Forumu’na katılarak buradaki iş adamlarına seslendi. iş Forumu’nun dışında gerçekleştirilen ikili görüşmeler çerçevesinde meslektaşı Brown’la biraraya gelen Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkileri kapsayan fikirlerini paylaşma imkanı buldu. Avrupa Birliği üyeliğinden, son günlerde yüksek gerilime yol açan sözde Ermeni Soykırım yasa tasarısına varıncaya kadar birçok konu kapalı kapılar ardında masaya geldi.

Başbakan Erdoğan Londra ziyareti sırasında, beraberindeki heyet ve ingiltere Adalet Bakanı Jack Straw ile Bilim Müzesi’ndeki 1001 Buluş sergisini gezdi. Daha sonra kaldığı Dorchester Otel’de ticaret heyetleri ve gurbetçilere seslenmek için kürsüye gelen Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin yarınlarına ilişkin olumlu mesajlar vererek büyük alkış aldı. Bu arada ingiltere’deki geziyi resmi davetli olarak adım adım takip eden biri olarak Başbakan Erdoğan’la baş başa görüşüp kısa bir sohbet etme imkanı buluyorum.

Lakabımın “Müthiş Türk” olduğunu öğrenen Erdoğan, gülümseyerek ingiltere’de hayatın nasıl geçtiğini, gurbetçilerin durumunu ve ne tür çalışmalar yaptığımı soruyor. Sayın Başbakan’a; Türkiye ile alakalı yürüttüğüm önemli faaliyetler, turizm alanında Türkiye’ye dair tanıtım çalışmaları ve Türklerin, Avrupa ülkelerine vizesiz giriş yapabilme haklarına ilişkin lobi çalışmalarımı anlatıyorum. iki hafta önce ingiltere Başbakanı Brown ve Dışişleri Bakanı’yla görüşmelerde bulunduğumu ve kendilerine AB’ye tam üyelik konusunda Türkiye’ye daha samimi katkılar yapılması gerektiğini söylediğimi anlattım. Erdoğan’la bunları paylaşırken, hemen yanımızda bulunan Başmüzakereci Egemen Bağış, Başbakan’a benimle ilgili bilgi vermeye başlıyor: “Sayın Başbakanım, Mehmet Okumuş yani namı diğer Müthiş Türk, ingiltere ve diğer Avrupa ülkelerinde, Türkiye’nin daha yakından tanınmasına ilişkin önemli projelere imza atıyor. Gezmediği ülke yok gibi, mükemmel derecede ingilizce biliyor ve yaklaşık 6 kıtayı gezip görmüş biri. Geçtiğimiz günlerde de ingiltere Başbakanı Brown’a ve bazı bakanlara Rize çayı hediye ederek, AB üyeliği için daha fazla destek istedi.”

Egemen Bağış’ın, çalışmalarımdan bahsetmesinden sonra; Türkiye’nin, yurtdışında tanıtılmasına ilişkin projelerimden dolayı beni kutlayan Başbakan Erdoğan, lobi çalışmalarını çok önemsediğine dikkat çekerek önemli bir hizmeti yerine getirdiğime vurgu yaptı. Turizm uzmanı ve yazarlığın yanında siyasete atılacağımı, Türkiye’de yapılacak ilk seçimlere milletvekili adayı olarak katılacağımı da duyan Erdoğan, nereden aday olacağımı sordu. Ben  de Rize kökenli olduğumdan, Rize’den Türkiye Milletvekilliği adaylığına talip olduğumu belirttim. AK Parti teşkilatıyla diyalog sürecini başlatmamı isteyen Erdoğan, medeni cesaretimden dolayı beni kutlayarak “hayırlı olsun” dileğinde bulundu. Daha sonra Egemen Bağış’la koyu bir sohbete kapıldık. Bağış, beni Avrupa’da fahri müzakereci seçerek buna ilişkin kendi eliyle bana özel bir rozet armağan etti. Bundan sonraki süreçte Türkiye’nin tanıtılması, Avrupa’ya vizesiz giriş yapma hakkı ve AB üyeliği gibi konularda lobi faaliyetlerimi arttırmamı isteyen Bağış, beni ingiltere’nin fahri müzakerecisi seçti. Sayın Başbakan Erdoğan ile değerli bakanlarımızın bizi onurlandıran yaklaşımları tabii ki çalışmalarımızı daha da zenginleştirmemize ve ülkemize faydalı olacak projeleri daha da hızlandırmamıza neden olacaktır. Türkiye’nin gelişmiş ülkeler kategorisinde yer alması, siyasal-sosyal ve ekonomik açıdan dünyanın en güçlü ülkelerden biri olabilmesinin yolunun çalışmaktan, üretmekten ve kararlı bir şekilde başarıya kilitlenmekten geçtiğini hatırlatır o günleri birlikte görebilmeyi ümit ederim.

Yorumunuzu Yazınız.





Benzer Yazılar