Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği (LASİAD) Başkanı Orhan Altun, Fransa ve İtalya’ya rakip olacak yeni projeler üzerinde çalıştıklarını açıkladı: “Laleli, içinde ticaret, turizm, tekstil tarih ve kültürü barındıran bir moda merkezi olma yolunda ilerliyor.”
Türkiye ekonomisinin atardamarı niteliğinde olan önemli merkezlerden Laleli’deyiz… Tekstil ve modayı kapsayan ticaretin yanında turizm sektörüne yaptığı katkılarla da dikkat çeken; Rusya, Ukrayna, Arap ülkeleri ve Türki Cumhuriyetler için vazgeçilmez bir ticaret merkezi olan Laleli’nin son durumunu konuşmak için Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği’ndeyiz. LASİAD Başkanı Orhan Altun’la dernek merkezinde bir araya geliyoruz. Derneğin yönetim kurulu üyeleriyle, Laleli piyasasına ilişkin toplantısını henüz bitiren Başkan Altun, birlikte yudumladığımız çayın ardından sorularımıza başlamadan konuya giriyor ve “Laleli, Türkiye’nin dünyaya açılan kapısıdır” diyerek özel röportajımızın manşetini vermiş oluyor. Çeşitli spekülasyonlarla Laleli’nin yıpratılmaması gerektiğinin altını özellikle çizen Altun, her kesimin bu piyasaya destek çıkması gerektiğini savunuyor ve ekliyor: “50 civarında ülkeye ihracat yapıyoruz. Laleli bölgesi Türkiye Ekonomisine yıllardır yüksek oranda katkılar yapmıştır. 2009’da da bu rakamı yüksek miktarda koruduk. 2010’a içinde turizm, ticaret, tarih ve kültürü barındıran moda merkezi olma hedefiyle giriyoruz.”
Medya, sivil toplum örgütleri, iş dünyası, yerel yönetimler başta olmak üzere bütün kesimlerden destek talep eden LASİAD Başkanı, kümelenmiş Laleli esnafının dünyayla rekabet edebilmesi, moda ve marka yaratabilmesi için desteklenmesi gerektiğini düşünüyor. Tasarım, pazarlama ve nitelikli eleman çalıştırmada teşvik talebini dile getiren Altun, uluslararası temaslarda enerji sektörünü gündeme taşıyan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan, Laleli piyasasını da gündem etmesini istiyor. 10 bini aşkın işletmenin yer aldığı Laleli piyasası ve bu piyasanın kurumsallaşması için projeler yürüten Başkan Altun ile gerçekleştirdiğimiz özel röportajın ayrıntıları oldukça önemli mesajlar içeriyor. İşte Bavul Ticareti’nin kalbinde gerçekleştirdiğimiz özel röportaj ve LASİAD Başkanı Orhan Altun’un piyasaya ilişkin çok özel açıklamaları:
LALELİ TEKSTİL VE MODA MERKEZİ OLMA YOLUNDA
Laleli’nin geçmişten bugüne yaşadığı süreci özetler misiniz?
Laleli’yi 1970, 1980 ve 2000’li yıllar şeklinde dönemsel olarak değerlendirmek gerekiyor. 2010 yılına gelene kadar birçok süreçten geçen Laleli; öncelikle 70’li yıllarda merkezi konumundan kaynaklanan nedenlerle yurt dışından gelen yabancı turistlerin konaklama merkezi haline geliyor ve daha o yıllarda piyasa olmanın sinyallerini vermeye başlıyor. 80’li yıllardan sonra ciro adına önemli gelişme kaydeden ve ticari piyasa haline gelen Laleli; Rusya, Ukrayna, Arap ülkeleri ve Türk Cumhuriyetler için önemli bir ticaret merkezi haline dönüşüyor. 1990’lı yıllarla birlikte “Bavul Ticareti” olarak tanımlanan ve Türkiye ekonomisine önemli katkıda bulunan model geliştikçe büyük bir ticaret potansiyeli oluşuyor. 2000 yıllardan bugünlere gelince nitelik kazanan ve ticari pazar anlamında kalıcılık arz etmeye başlayan kümelenmiş esnaflardan oluşan büyük bir piyasa ortaya çıkıyor. Bugün Özetle bahsetmeye çalıştığımız bu süreci yaşayan Laleli, 2010’a içinde turizm, ticaret, tarih ve kültürü barındıran moda merkezi olma hedefiyle giriyor.
Laleli küresel krizden etkilendi mi?
Türkiye’de ihracat krizden ne kadar etkileniyorsa, Laleli’de o kadar etkileniyor. Az önce ifade ettiğim gibi Laleli Türkiye’nin özetidir. Hatta krizden en hızlı çıkabilecek piyasa Laleli’dir diyebiliriz çünkü bu piyasa dinamik yapıya sahip ve daha çabuk toparlanabilir. Rusya’nın ihracat gelirlerinde yaşanan artışın Laleli’ye de yansımasını ve bu paralelde toparlanmanın daha hızlı gerçekleşmesini bekliyoruz. Sonuçta burası dış pazara toptan satış yapan bir pazar, dolayısıyla küresel anlamda yaşanan krizden elbette etkilenmektedir. Krizin dışında tabii ki başka unsurlardan da kaynaklanan bir takım sorunlar yaşanıyor. Kurumsal manada yaşanan bu problemlerin aşılması için Laleli’deki firmalarımızın profesyonel anlamda uluslararası konseptte iş yapabilecek donanıma kavuşması gerekiyor. Bu alanlarda firmalarımızın bireysel olarak da olsa vizyon çalışmaları devam ediyor.
Türkiye’nin dışa açılan kapısı olarak tanımladığınız Laleli en çok hangi sektörlerde rol oynuyor?
Altını çizmeye çalıştığımız gibi Laleli, tekstil ve moda sektöründe önemli bir konuma doğru yol alıyor. Bunun dışında turizm sektöründe de önemli bir role sahibiz. Çünkü ticaret için Laleli’ye gelen yabancılar aynı zamanda İstanbul’u geziyor, konaklama, giyim, yeme–içme, gezme, ziyaret ve bütün bu aktivitelerden oluşan etkinliklere imza atıyor. Bunları yaparken hem şehri, hem ülkemizi daha yakından tanıyor. Laleli bu anlamda turizm potansiyeline de hatırı sayılır bir katkı sunuyor. Tekstil, moda, kültür ve turizm sektörlerini kapsayan bu önemli çalışmalarda başarıyı yakalayabilmemiz için bir takım altyapı çalışmalarını tamamlamamız lazım. Lalelideki yollar, kaldırımlar, güvenli alışveriş ortamı, güler yüzlü hizmet ve modern mağazacılıktan oluşan konsept yabancı müşteri için büyük önem arzediyor.
Özetle bu bir zincir. Uçak ya da karayoluyla buraya gelen turist Türkiye’ye adım attığı andan itibaren her alanda memnun kalacağı şekilde ağırlanmalı, eğer bunu hayata geçirebilirsek kalıca başarıyı sağlamış oluruz. Bazı caddelerin trafiğe kapatılarak sokakların temizlenmesinin yanı sıra, özel bir takım noktalarda güvenlik görevlileri ve zabıta aracılığıyla asayiş–güvenliğin sağlanması, modern peyzaj çalışması, elit cafe tipi yerlerin kurulması, lüks restaurant ve kaliteli otelcilik hizmetleri gibi alanlarda Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği (LASİAD) olarak Fatih Belediyesi, Emniyet Müdürlüğü, Sivil Toplum Örgütleri, dernekler ve iş dünyasıyla ortak projeler yürütüyoruz. Fransa ve İtalya’da örneklerine rastladığımız bu tür projeleri Laleli’ye uyarlamaya gayret ediyoruz.
RUSYA İLE TİCARETTE LALELİ ÖNEMLİ ROL OYNAR
Geçtiğimiz günlerde Başbakan Erdoğan Rusya’yı ziyaret etti, bu konudaki düşüncelerinizden bahseder misiniz?
Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 2 günlük Rusya ziyaretinden sonra şu yorumu yapmak gerekiyor. Türkiye ile Rusya arasında yapılan toplantılarda ortaya konan bir hedef var. Önümüzdeki 4 yıl içinde Türkiye–Rusya arasındaki ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor. İki ülke arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hedefinde, Türkiye’nin ithalatı ağır bastığından Rusya ile aynı payı almayı beklemiyoruz elbette ama burada Laleli’nin çok önemli olduğuna dikkat çekiyoruz. 100 milyar dolarlık pastadan Türkiye’nin yüzde 30’luk pay aldığını düşünsek bile 26 milyarlık bir pazar ortaya çıkıyor. Bu anlamda Sayın Başbakan Erdoğan başta olmak üzere ekonomi yönetiminin ve her kesimin Laleli’nin yanında yer alması ve destek olması gerekiyor.
Hükümetten somut olarak neler bekliyorsunuz?
Kıyaslama yaptığımızda Laleli genel piyasalardan daha proaktif bir pozisyonda yer alıyor. Burası piyasalar için aslında bir laboratuar niteliğindedir. Öncelikle Türkiye’nin tekstil sektöründe katma değeri teşvik eden uygulamalara imza atması gerekiyor. Kümelenmiş Laleli esnafının dünyayla rekabet edebilmesi, moda ve marka oluşturabilmesi için teşvik edilmeli. Tasarımda, pazarlamada, nitelikli eleman çalıştırmada destek sağlanmalı.
İHRACATIN YÜZDE 50’Sİ RUSYA’YA YAPILIYOR
Laleli’de iş yapan firmaların profilinden biraz bahseder misiniz?
Laleli aslında Türkiye’nin ortalaması. Ülkemizde hangi kesimden insan varsa bu piyasada da o insanlar var. Farlılıklara rağmen yıllardır çeşitli sektörlerde esnaflarımız bu bölgede kümelenerek iş yapıyor. 10 bini aşkın işletmenin yeraldığı Laleli’den 50’yi aşkın ülkeye ihracat yapılıyor. Rusya Federasyonu ve Ukrayna başta olmak üzere çeşitli ülkelerin en önemli ticaret adresi olan bu piyasa, Arap ülkeleri için de önemli bir adres konumunda. Laleli piyasasından yapılan ihracatın yüzde 50’si Rusya’ya gerçekleştiriliyor.
Laleli, 150 bin kişiye doğrudan iş imkanı sağlıyor
Laleli esnafının Türk ekonomisine katkısı konusunda neler söyliyeceksiniz?
Ülkemizin üretim, istihdam ve ihracatında önemli bir yer tutan LALELİ bugün dünyanın en büyük açık hava alışveriş merkezlerinden biridir. Bölgede farklı sektörlerde faaliyet gösteren, çoğunluğu imalatçı yaklaşık 30 bin firma bulunmaktadır. LALELİ, 600’ü aşkın otel, turizm seyahat acenteleri, banka, nakliye ve kargo alanında dünya standartlarında faaliyet gösteren birçok firmayı bir çatı altında toplar. LALELİ, özellikle moda ve tekstil üzerine dünya markalarıyla rekabet eden hizmet ve ürün kalitesi ile ülkemizin uluslararası alanda önde gelen temsilcilerindendir.
150 bin kişiye doğrudan iş imkanı sağlanan LALELİ üzerinden 55 ülkeye, özellikle Avrupa Ülkeleri, BDT Ülkeleri, Rusya Federasyonu, Türki Cumhuriyetler, Ortadoğu, Arap Ülkeleri, Kuzey ve Güney Afrika Ülkeleri ile gerçekleşen Bavul Ticaret’inden son 15 yılda ülkemiz büyük gelirler elde etmiştir. Aralarında Adil Işık, Angel Eyes, Bagozza, Balizza, Climber, Colin’s, Dlf, Gizia, Joymiss, Junker, Romano Botta, Sabra’nın da bulunduğu birçok marka yurtdışında mağaza açtı. Bugün LALELİ’de faaliyet gösteren firmalardan ortalama 40 tanesinin yurtdışında mağazaları bulunmaktadır.
Laleli pazarı; Amerikalı, Japon akademisyenler tarafından tez ve araştırma konusu yapılıyor. Ayrıca National Geographic Laleli’yi belgesel çalışması haline getiriyor.
Başbakan’ın Laleli’yi telaffuz etmesi bile bize moral verir
LASİAD Başkanı Orhan Altun: “Devletin arkasında olduğu Laleli piyasası dünyada bir marka haline gelmek için daha hızlı adımlar atar.”
Hükümetin dış politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hükümetin dış politikada Rusya ve diğer ülkelerle uyguladığı dış politikayı destekliyoruz. Ancak enerji üzerinde yoğunlaşıp sadece bu sektörün ön plana çıkarılmasını yetersiz buluyoruz. Sayın Başbakan uluslararası temaslarda enerji gibi tekstil ve moda sektörlerini de gündeme getirmeli ve bu konuda bizleri motive etmeli, moral vermeli. Hükümet bu sektörün arkasında olduğunu gündeme taşıyarak, bunu derinden hissettirmeli. Başbakan’ın Laleli piyasasını telaffuz bile etmesi yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri, iş dünyası ve bürokrasiye varıncaya kadar tüm kesimlere olumlu bir mesaj olur. Devletin arkasında olduğu böyle bir Laleli piyasası o zaman dünyada bir marka haline gelmek için daha hızlı adımlar atar. Antalya’ya 2.5 milyon turist gelmesinde bile Laleli’nin payı var. Laleli’ye ticaret için gelen Ruslara, Antalya’yı tanıttık. İstanbul’dan, dünyaya açılan kapı derken bunu kastediyoruz. Sadece tekstil, moda ve ticaret için değil aynı zamanda turizm için de önemli bir piyasa. Kadın iş gücüne de önemli katkısı bulunan Laleli piyasası, ekonomik ve sosyal birçok açıdan milyonlarca kişiyi ilgilendiriyor. Laleli’de işler iyiyse konut ve araba satışları iyi oluyor dolayısıyla bu piyasa Türkiye’nin özetidir. Arap ülkelerinin petrol kuyuları varsa, bizim de Laleli piyasamız var bu şansı iyi kullanmalıyız.




