<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aylık Ekonomi Dergisi &#187; Piyasalar</title>
	<atom:link href="http://www.ekovitrin.com/index.php/kategori/piyasalar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ekovitrin.com</link>
	<description>Ekovitrin</description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 Jul 2010 13:42:34 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>TÜRKİYE’DE BU HAFTA…SON EKONOMİK GELİŞMELER…</title>
		<link>http://www.ekovitrin.com/index.php/son-ekonomik-gelismeler-turkiye-de-bu-hafta-23-temmuz-2010/</link>
		<comments>http://www.ekovitrin.com/index.php/son-ekonomik-gelismeler-turkiye-de-bu-hafta-23-temmuz-2010/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2010 19:46:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ekovitrin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Piyasalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekovitrin.com/?p=3534</guid>
		<description><![CDATA[
Merkezi yönetim brüt borç stoku Haziran sonu itibariyle 458.5 milyar lira olarak gerçekleşti. Borç stokunun 329.2 milyar TL tutarındaki kısmı Türk Lirası cinsinden ve 129.3 milyar TL tutarındaki kısmı döviz cinsi borçlardan oluştu. Borç stoku Mayıs sonu itibarıyla 457.2 milyar TL olmuştu.
Merkez Bankası Temmuz ayı ikinci dönem beklenti anketi&#8230;
Merkez Bankası Temmuz ayı ikinci dönem beklenti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3366" title="1veyis-fertekligil1" src="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/07/1veyis-fertekligil1.jpg" alt="" width="165" height="199" /></p>
<p>Merkezi yönetim brüt borç stoku Haziran sonu itibariyle 458.5 milyar lira olarak gerçekleşti. Borç stokunun 329.2 milyar TL tutarındaki kısmı Türk Lirası cinsinden ve 129.3 milyar TL tutarındaki kısmı döviz cinsi borçlardan oluştu. Borç stoku Mayıs sonu itibarıyla 457.2 milyar TL olmuştu.</p>
<p><strong><em>Merkez Bankası Temmuz ayı ikinci dönem beklenti anketi&#8230;</em></strong></p>
<p>Merkez Bankası Temmuz ayı ikinci dönem beklenti anketinde yıl sonu TÜFE beklentisi yüzde 7.73&#8242;ten yüzde 7.69&#8242;a geriledi. 2010 yılı büyüme beklentisi %5.4 ile değişmezken, cari açık beklentisi 31.71 milyar dolardan 31.90 milyar dolara yükseldi. 2010 yılsonu dolar kuru beklentisi de 1.57 ile değişmedi.</p>
<p><strong><em>2010 yılında 7 milyar dolar yabancı sermaye bekleniyor&#8230;</em></strong></p>
<p>Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Genel Sekreteri Mustafa Alper, birleşme satın alma ve özelleştirmeler açısından yılın durgun geçmesi ve Avrupa ekonomilerindeki sorunlar nedeniyle Türkiye&#8217;ye doğrudan yabancı yatırımların yıl sonunda 7 milyar doların altında kalacağını söyledi. Alper, birleşme satın alma ve özelleştirme işlemleri açısından da 2010 yılının durgun geçmesinin 10 milyar dolar seviyesine toparlanmayı mümkün kılmadığını ifade etti. Yılın ikinci yarısında doğrudan yabancı yatırım girişlerinde toparlanma olabileceğini belirten Alper ayrıca, Türkiye&#8217;nin kredi notunun artırılması durumunda bunun doğrudan yabancı yatırımları etkileyebileceğini ancak bunun sonuçlarının gelecek seneye yansıyacağını ekledi. YASED Başkan Yardımcısı Adnan Nas, mali kuralın ertelenmesinin ve orta vadeli mali plandaki gecikmelerin çok büyük maliyeti olmasının beklenmediğini ancak bir miktar maliyet getirebileceğinden endişe duyduklarını ifade etti. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü (UNCTAD) tarafından yayınlanan Dünya Yatırım Raporu&#8217;na göre, Türkiye 2009 yılında 7.6 milyar dolar ile en fazla uluslararası doğrudan yatırım çeken ülkeler arasında 32. sıraya gerilerken, gelişmekte olan ülkeler arasında 15. sırada yer aldı. Türkiye en fazla uluslararası doğrudan yatırım yapan ülkeler arasında 1.6 milyar dolar ile bir basamak gerileyerek 45.sıraya inerken, 77.7 milyar dolar yatırım stoku ile 39.sırada yer aldı. UNCTAD Temsilcisi Kalman Kalotay ise global uluslararası doğrudan yatırım akışlarında 2010 yılında hafif bir toparlanma beklendiğini, kriz öncesinde aşılmış olan 2 trilyon dolar seviyesine ise ancak 2012 yılında tekrar ulaşılmasının mümkün olabileceğini belirtti.</p>
<p><strong><em>ABD Eximbank’ı ile Enerji Bakanlığı arasında kredi anlaşması&#8230;</em></strong></p>
<p>ABD&#8217;nin İhracat-İthalat Bankası Eximbank ile Enerji Bakanlığı arasında yenilenebilir enerji projelerine 1 milyar dolar kredi finansmanı sağlanmasını öngören mutabakat zaptı imzalandı. Mutabakat zaptının imza töreninde konuşan Enerji Bakanı Taner Yıldız, ABD Eximbank Başkanı Fred Hochberg ile Türkiye&#8217;deki yenilenebilir enerji projelerinin kredilendirilmesine ilişkin verimli bir görüşme yaptıklarını ifade etti. ABD Eximbank&#8217;ın yakın dönemde özellikle 9 ülkeye yoğunlaşma kararı aldığını hatırlatan Yıldız, bunlardan en önemlisinin Türkiye olduğunu ifade etti. ABD Eximbank ile bir mutabakat zaptı imzalayacaklarının, başlangıçta kredinin 1 milyar dolarlık olduğunu söyleyen Yıldız, bu kredinin rüzgar, güneş, jeotermalle ilgili projelerde kullanılabileceğini söyledi. Hochberg ise yenilenebilir enerji konusunda Türkiye ve ABD&#8217;nin birlikte çalışabileceğini ifade etti. Enerji Bakanı Taner Yıldız, Amerikan Eximbank ile kredinin, ikinci adımda 5 milyar dolara çıkarılması konusunda prensipte anlaştıklarını açıkladı.</p>
<p><strong><em>Torba Tasarı Meclis’te kabul edildi&#8230;</em></strong></p>
<p>Gelir Vergisi Kanunu&#8217;nda değişiklikler öngören ve &#8220;Torba Tasarı&#8221; olarak adlandırılan kanun tasarısı TBMM Genel Kurulu&#8217;nda kabul edildi. Yasa, bazı yatırım araçlarına uygulanan stopaj, gelir vergisi dilimleri, yatırım indirimi başta olmak üzere birçok alanda düzenlemeleri öngörüyor.</p>
<p><strong><em>Suça itilen çocuklara ilişkin tasarı TBMM Genel Kurulu&#8217;nda kabul edildi&#8230;</em></strong></p>
<p>Kamuoyunda &#8221;taş atan çocuklar&#8221; olarak bilinen çocuklarla ilgili düzenlemeler de içeren &#8221;Terörle  ücadele Kanunu (TMK) ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı&#8221; TBMM Genel Kurulu&#8217;nda kabul edilerek, yasalaştı. kabul edilen yasayla katıldıkları kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde ihtar ve zor kullanmaya rağmen dağılmayanlara verilen cezanın alt sınırı 1.5 yıldan 6 aya indirilecek. Cezanın 3 yıllık üst sınırında ise değişiklik olmayacak. Yasaya göre çocuklar, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmaları ve örgüt propagandası suçunu işlemeleri halinde &#8221;terör suçu&#8221; işlemiş gibi yargılanmayacak. Buna göre, kamuoyunda &#8221;taş atan çocuklar&#8221; olarak bilinen çocuklar, ağırlıklı olarak bu hüküm nedeniyle tutuklandıkları veya hüküm giydikleri için, salıverilecek. Salıverilen çocuklara &#8221;çocuklara özel güvenlik tedbiri&#8221; de uygulanmayacak.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/06/4.jpg" rel="shadowbox[post-3534];player=img;"><img class="aligncenter size-full wp-image-2868" title="4" src="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/06/4.jpg" alt="" width="737" height="73" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>UYARI NOTU:</strong></span> Bu rapor Turkland Bank A.Ş. (T-Bank) tarafından güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan elde edilen bilgiler kullanılmak suretiyle, sadece bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hiçbir şekilde finansal enstrümanların alım veya satımı konusunda tavsiye veya finansal danışmanlık hizmeti sağlanması olarak yorumlanmamalıdır. T-Bank bu raporda yer alan bilgilerin doğru ve tam olması konusunda herhangi bir şekilde garanti vermemektedir. T-Bank bu raporda yer alan bilgilerde herhangi bir bildirimde bulunmaksızın değişiklik yapma hakkına sahiptir. Bu rapor ve içindeki bilgilerin kullanılması nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak oluşacak zararlardan T-Bank hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekovitrin.com/index.php/son-ekonomik-gelismeler-turkiye-de-bu-hafta-23-temmuz-2010/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YILDA 200 BİN İŞSİZE İŞ SAĞLAYACAK PROJE&#8230;</title>
		<link>http://www.ekovitrin.com/index.php/yilda-200-bin-issize-is-saglayacak-proje/</link>
		<comments>http://www.ekovitrin.com/index.php/yilda-200-bin-issize-is-saglayacak-proje/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 21:24:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Duyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dosyalar]]></category>
		<category><![CDATA[Piyasalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekovitrin.com/?p=3516</guid>
		<description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dinçer: Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri ile önümüzdeki 5 yılda en az 1 milyon işsiz gencimizi iş sahibi kılmayı amaçlıyoruz…
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri ile 5 yılda en az 1 milyon işsiz genci iş sahibi kılmayı amaçladıklarını belirterek, “Bu projeyi insanımıza ’altın bilezik’ kazandırma projesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dinçer: Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri ile önümüzdeki 5 yılda en az 1 milyon işsiz gencimizi iş sahibi kılmayı amaçlıyoruz…</em></strong></p>
<p><a href="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/07/issizlik1.jpg" rel="shadowbox[post-3516];player=img;"></a><img class="alignleft size-full wp-image-3520" title="issizlik" src="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/07/issizlik1.jpg" alt="" width="472" height="240" />Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri ile 5 yılda en az 1 milyon işsiz genci iş sahibi kılmayı amaçladıklarını belirterek, “Bu projeyi insanımıza ’altın bilezik’ kazandırma projesi olarak adlandırıyoruz. Bu proje, işsizler için, iş dünyası için, ülkemiz için bir umut projesidir” dedi.</p>
<p>         Dinçer, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinde düzenlenen Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri Projesi (Beceri 2010) Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin en temel meselesi olan istihdam sorununa kalıcı çözüm üretmek için tarihi bir projeyi hayata geçirdiklerini söyledi.</p>
<p>         “Türkiye ekonomisinin büyümeden, istihdama pozitif bir yükseliş trendine girdiği günlerde, ülkenin geleceği için kamu ve özel sektörün gücünü birleştirerek çalışma hayatına yeni bir ivme kazandırmanın heyecanını yaşadıklarını” ifade eden Dinçer, uzun yıllardır konuşulan istihdam ve mesleki eğitim ilişkisini artık tartışmadan çıkararak kurumsallaştırdıklarını vurguladı.  Dinçer, istihdam meselesini mesleki eğitimle bütünleştiren eylem planının 15 Temmuz 2010’da Bakanlar Kurulu kararıyla kesinleştiğini anımsattı.</p>
<p>         “Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri ile önümüzdeki 5 yılda en az 1 milyon işsiz gencimizi iş sahibi kılmayı amaçlıyoruz” diyen Dinçer, proje kapsamında yapılacaklara ilişkin şu bilgileri verdi:</p>
<p>         “Birlikte elimizi taşın altına koyduk ve inşallah güç birliğimizi koruyarak istihdam yükünü Türkiye’nin omuzlarından kaldıracak, iş gücü piyasasının ihtiyacına cevap vereceğiz.</p>
<p>         Öncelikle meslek odaları, bölgelerindeki şirketlerin ihtiyaç listesini tespit edecek. İkinci aşamada hızla, meslek edinecek olan kursiyerler belirlenecek. Mesleki eğitim kurslarının verileceği 111 endüstri meslek lisemizin araç ve gereç ihtiyacı karşılanacak. Kursiyerlerin kurs bittikten sonra en az eğitim ve staj süreleri kadar istihdam edilmeleri, yani aldıkları teorik ve pratik eğitimi çalışarak tatbik etmeleri sağlanacak. Bu yılın ekim ayında başlayacak olan proje için 81 vilayetimizde 111 teknik ve endüstri meslek lisesi kurs merkezleri olarak seçilecek.</p>
<p>         2010, 2011 ve 2012 yıllarında proje için 119 milyon 270 bin liralık kaynak kullanılacak. Kurslara katılacak işsizlerimize kurs süresince günlük 15 lira ödenecek. Sonuçta, önümüzdeki 5 yılda 1 milyon gencimizi bu gerçekçi proje ile üretim süreçlerine dahil edeceğiz. Bu projeyi insanımıza ’altın bilezik’ kazandırma projesi olarak adlandırıyoruz. Bu proje, çağın ve ülkemizin ihtiyaçlarına göre meslek edindirme, beceri kazandırma, iş edindirme projesidir.  İşsizler için, iş dünyası için, ülkemiz için bir umut projesidir. İş gücü verimliliği artırılarak ülkenin rekabet gücünün artmasına, sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyümenin sağlanmasına hizmet edecek bir projedir.”</p>
<p>         Dinçer, proje kapsamında yapılan bütün eğitim ve işe yerleştirme programlarının, İŞKUR’un yıllık Aktif İş Gücü Programlarına ilave olarak yapılacağını belirtti.</p>
<p><strong><em>“İŞSİZLİĞE YÖNELİK KAPSAMLI MÜCADELE”</em></strong></p>
<p>Bakan Dinçer, kayıt dışı istihdam ve yabancı kaçak işçiliğin boyutlarının, iş gücünün vasıf ve beceri düzeyi ile çalışanların meslek edinme, gerektiğinde meslek değiştirme, iş hayatındaki muhtemel ve güncel değişimlere uyum kabiliyetinin istihdamın artırılması açısından en önemli meseleleri oluşturduğunu söyledi.</p>
<p>         Çalışma çağı nüfusuna her yıl 800 bin kişinin katıldığını ve bunların 400 bin civarındaki kısmının iş aramaya başladığını anlatan Dinçer, tarımdan tarım dışı sektöre her yıl 150 bin kişilik geçiş olduğunu ve tarım dışı sektöre her yıl 550-600 bin kişilik bir katılım gerçekleştiğini belirtti.</p>
<p>         Dinçer, Nisan 2010’da istihdam edilenlerin sayısının, geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyon 803 bin kişi artarak, toplamda 22 milyon 501 bin kişiye yükselmesine ve bu dönemde, tarım sektöründe çalışanların sayısının 664 bin, tarım dışı sektörlerde çalışanların sayısının 1 milyon 139 bin artmasına rağmen işsizliğin yeterince azalmadığına dikkati çekti.</p>
<p>         Katılım oranının 1 puan artmasının 520 bin ilave iş gücü ve mevcut işsizlik oranında 2 puanlık artış anlamına geldiğini ifade eden Dinçer, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi iş gücüne katılımın sabit olsa Türkiye’de işsizliğin çok daha hızlı ve kolay bir biçimde eritilebileceğini vurguladı. Dinçer, Türkiye’nin her yıl yüzde 5’ler civarında büyüdüğünü ve bu büyümenin tarım dışı sektörde 400 bin civarında istihdam yarattığını kaydetti. Dinçer, şöyle konuştu:</p>
<p>         “Bütün bu olumsuzluklara rağmen, bakanlık olarak işsizliğin azaltılmasına yönelik çalışmalarımızı ajandamızın birinci sırasına almış bulunuyoruz. İşsizliğe yönelik kapsamlı bir mücadele başlattık.</p>
<p>         Bu mücadeleyi kısa vadeli politika, teşvik ve tedbirlerle kriz nedeniyle ortaya çıkan konjonktürel işsizliği azaltmaya ve uzun vadeli stratejilerle yapısal işsizlik sorununun tümüyle ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar altında yürüttük. Üstelik, bu mücadeleyi, kimilerinin ifade ettiği gibi bugünlerde veya kriz nedeniyle de başlatmadık. Çünkü bizim bu mücadelemiz sadece işsizliği önlemeye değil, aynı zamanda sosyal barışı geliştirmeye, huzur ve refahı artırmaya katkı sağlayacaktır. Başka bir ifadeyle, işsizliğin azaltılması ’Milli Birlik ve Kardeşlik Projemizin’ ruhuna uygun düşecektir.”</p>
<p><strong><em>TEŞVİK PAKETİNİN SONUÇLARI</em></strong></p>
<p>         İşsizliğin azaltılması amacıyla hazırlanan ilk teşvik paketini ekonomik krizin etkilerinin henüz hissedilmeye başlamadığı Mayıs 2008’de çıkarttıklarına dikkati çeken Dinçer, kriz esnasında, tedbirleri daha kriz başlamadan devreye sokmanın faydalarını da gördüklerini söyledi.</p>
<p>         Dinçer, bu süreçte açıklanan teşvik paketlerinde alınan sonuçlara ilişkin şu bilgileri verdi:</p>
<p>         “-İşveren sigorta priminde 5 puanlık prim indirimi yapılmış, bu indirimden 2009’da 699 bin 269 iş yeri ve 5 milyon 127 bin çalışan yararlanmıştır.</p>
<p>         -18-29 yaş arası gençler ile kadınları istihdam eden işverenlere yönelik prim indirimi getirilmiş, bu teşvikten 2009’da 27 bin 322’si kadın olmak üzere toplam 53 bin 296 kişi yararlanmıştır.</p>
<p>         -Özürlü istihdamı teşvik edilmiş, bu teşvikten 2009’da 28.324 özürlü vatandaşımız faydalanmıştır.</p>
<p>         -İşletmeler üzerindeki istihdam yüklerini azaltmak amacıyla özel sektördeki eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma zorunluluğu ile spor tesisi ve ana okulu kurma gibi idari yükümlülükler kaldırılmıştır.</p>
<p>         -İşsizlere yapılan işsizlik sigortası ödemeleri yüzde 11 artırılarak işsizlik sigortasından yararlanma genişletilmiştir.</p>
<p>         -5921 sayılı düzenleme ile ortalama sigortalı sayısına ilave işe alınanların işveren sigorta prim payının 6 ay süreyle İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanması mümkün hale getirilmiştir. İlave istihdam teşviki 31 Aralık 2010 tarihine kadar uzatılmıştır. Bu teşvikten 2009’da 55 bin 93 çalışan yararlanmıştır.</p>
<p>         -İŞKUR tarafından 2009’da Türkiye genelinde istihdamı artırmaya yönelik toplam 7 bin 897 adet mesleki eğitim kursu açılmıştır. Farklı sektörlerde açılan bu mesleki eğitim kurslarına 85 bin 756 erkek, 80 bin 957 kadın olmak üzere toplam 166 bin 713 kişi katılmıştır.</p>
<p>         -İşsizlerin iş başında eğitilmesini ve işe daha kolay yerleştirilmesini amaçlayan staj programlarından 1285 kişi faydalanmıştır.</p>
<p>         -Ekonomik kriz veya diğer olumsuz koşullar nedeniyle üretimin ve istihdamın daraldığı işletmelerde çalışanların işten çıkarılmasının önlemesinin amaçlandığı kısa çalışma programlarından 2009’da 192 bin 244 işçi yararlandı.  Diğer bir ifadeyle yaklaşık 200 bin kişinin işsiz kalması önlenmiştir. Haziran 2010’a kadar ise bu sayı 210 bin 692’ye çıktı.</p>
<p>         -Toplum Yararına Çalışma programlarından 33 bin 229 erkek, 12 bin 238 kadın olmak üzere toplam 45 bin 467 işsiz yararlanmıştır. Böylece işsizler belirli bir süre ile de olsa istihdam ve gelir güvencesine kavuşmuşlardır.”</p>
<p><strong><em>ULUSAL İSTİHDAM STRATEJİSİ</em></strong></p>
<p>         Ömer Dinçer, işsizlikle mücadelede en önemli adımlardan birinin Ulusal İstihdam Strateji hazırlamak olduğunu söyledi.</p>
<p>         Türkiye’de ilk defa işsizlik sorununun çözümü için bütüncül bir strateji ortaya konulduğuna dikkati çeken Dinçer, bundan sonra alınan tüm tedbirler ve uygulanan teşviklerin bu stratejinin bir parçası olarak hayata geçirileceğini vurguladı.</p>
<p>         Bu stratejinin temel amacının, orta ve uzun vadede ülkenin büyüme ve gelişme trendleri dikkate alınarak istihdamın yapısını biçimlendirmek, kısa vadede ise işsizlik sorununun çözümüne yönelik politika ve tedbirleri belirlemek olduğunu ifade eden Dinçer, işsizliğin azaltılması önceliğinin yanında, ülkenin ekonomik yapısındaki dönüşüme uygun istihdam ve nitelikli iş gücüne sahip olunması ve emek piyasasının modernizasyonunun ulusal istihdam stratejisinin diğer çıktıları olduğunu belirtti.</p>
<p>         “Belgede geleceğin Türkiyesinde, 2023 yılında işsizlik sorununu yapısal olarak çözmeye yönelik strateji ve politikalar ile atılması gereken adımlar, alınması gereken ayrıntılı tedbirler yer almaktadır” diyen Dinçer, stratejide yer alan her öneri ve her tedbirin “ekonomiklik, etkinlik ve uygulanabilirlik” kriterleri esas alınarak belirlendiğini ve bu kriterlere bağlı olarak uygulanacağını bildirdi.</p>
<p>         Dinçer, strateji ile ilgili çalışmalar tamamlandıktan sonra kamuoyuyla paylaşılacağını ve süratle uygulamaya konulacağını söyledi.</p>
<p>         Strateji belirleme çalışmaları devam ederken, bu stratejinin parçaları olarak nitelendirilebilecek projeler yürütüldüğünü anlatan Dinçer, İstihdam ve Mesleki Eğitim İlişkisinin Güçlendirilmesi Eylem Planı’nın bunlardan biri olduğunu kaydetti.</p>
<p><strong><em>360 LİRA MAAŞLA İŞSİZ İŞ ÖĞRENECEK</em></strong></p>
<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, kamu, özel sektör işbirliği ile hazırlanan Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri Projesidir (Beceri 2010 Projesi) bir beceri kazandırma ve iş edindirme seferberliği olduğunu bildirdi.</p>
<p>Beceri kazandırma ve iş edindirme seferberliği kapsamında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, İŞKUR ve TOBB ETÜ işbirliği ile yapılan, Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri Projesi (Beceri 2010) tanıtımı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın da katıldığı toplantı ile yapıldı.</p>
<p>Toplantının açılış konuşmasını yapan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, istihdam meselesinin, Türkiye&#8217;nin uzun süredir çözüm harcanan konularından biri olduğunu, Türkiye&#8217;de her yıl çalışma yaşına gelen 800 bin genç olduğunu, ancak yeterli eğitimin verilmediği bu genç nüfusun, ekonominin büyümesine istenen katkıyı veremediğini söyledi.</p>
<p>Bu durumun insanlarla ilgili değil, sistemle ilgili olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, zira Türkiye&#8217;de gereken beceri kazandırılan insanların, dünya çapında isim yapabildiğini kaydetti.</p>
<p>TOBB Başkanı, köyden kente göç, düşük teknolojiden orta teknolojili üretime geçiş, hizmet sektörlerinin yeniden yapılandırılması, sektörlerde yaşanan yapıcı yıkım süreci ve ekonomik krizler gibi faktörlerin Türkiye&#8217;deki istihdam piyasasının yapısını kalıcı bir biçimde değiştirdiğini ve işsizliğin yapısal bir soruna dönüşmesine neden olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong><em>İŞSİZLİĞİN EN ÖNEMLİ SORUNU MESLEKSİZLİK</em></strong></p>
<p>İstihdam sorunun altında yatan en önemli nedenlerden birinin de &#8221;mesleksizlik&#8221; olduğunu kaydeden Rifat Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının duyduğu becerilerin, iş arayanlarda bulunmadığını bildirdi.</p>
<p>Anadolu&#8217;da kahvelerin işsiz dolu olduğunu, buna karşılık işletmelerin ise çalıştıracak eleman bulamadığını söyleyen Hisarcıklıoğlu, &#8221;Zira bizim işletmelerimizde ihtiyaç duyduğumuz beceriler, okullarımızda öğretilmemekte, okullarımızda öğretilen becerilerse, işletmelerimizde kullanılmamaktadır&#8221; dedi.</p>
<p>Beceri 2010 projesi ile mesleki eğitim kursları meselesine bir neşter atıldığını ifade eden Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8221;Türk özel sektörünün asli mekanizması olan ticaret ve sanayi odalarımız, TOBB, İş-Kur, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığımız ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitemiz bir araya gelerek, meslek eğitiminde yeni bir modeli başlatıyoruz. Aktif işgücü politikasının ilk büyük adımı atıyoruz. Beceri-2010 Projesi, bir beceri kazandırma ve iş edindirme seferberliğidir. Ama aynı zamanda rekabetçilik projedir, bir umut projedir. Bu projede, nitelikleri yetersiz olan ya da teknolojik değişimler sonucu nitelikleri güncelliğini yitiren işsizlerimiz için iş bulma umududur. Aynı zamanda bu proje, nitelikli insan kaynağı bulamadığı için verimsiz çalışan şirketlerimiz için rekabet gücü kazanma umududur.&#8221;</p>
<p><strong><em>İLK AŞAMADA 19 İLDE UYGULANACAK</em></strong></p>
<p>Proje çerçevesinde bölgesel ve sektörel mesleki eğitim ihtiyaçlarının odaların aktif katılımıyla TOBB ETÜ tarafından belirleneceğini ve ihtiyaç analizinin ilk aşamada pilot olarak seçilen 19 ilde uygulanacağını belirten Hisarcıklıoğlu, bu ihtiyaçlar doğrultusunda da kurslar açılacağını söyledi.</p>
<p>Hisarcıklıoğlu, sonra buna uygun mesleki ve teknik programlar hazırlanacağını, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı 111 teknik ve endüstri meslek liselerindeki donanımın yenileneceğini, öğretmenlerin bilgi ve becerilerinin güncelleneceğini, kurslar başlamadan önce işyerleri ve kursiyerler arasında eşleştirme yapılacağını, tespit edilen işgücü ihtiyacına uygun nitelikte teorik ve pratik mesleki eğitim programlarının uygulanmaya başlayacağını bildirdi.</p>
<p><strong><em>5 YILDA 1 MİLYON KİŞİYE İŞ İMKANI</em></strong></p>
<p>Projenin sonucunda 111 okula 106 milyon liralık makine-teçhizat yatırımı yapılacağını, 6 binin üzerinde eğiticinin modern tekniklere göre eğitileceğini kaydeden Hisarcıklıoğlu, 5 yıl sürecek projede, her yıl yaklaşık 200 bin kişiye iş piyasanın ihtiyaç duyduğu niteliklerin kazandırılması, böylece 5 yılda 1 milyon kişinin beceri kazanması ve iş bulmasının hedeflendiğini söyledi.</p>
<p>Hisarcıklıoğlu, bütün bunları yanı sıra katılımcılara eğitim dönemleri süresince günlük 15 lira (aylık 360 lira) ödeneceğini, ayrıca katılımcıların Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereği ödenmesi gereken iş kazası ve meslek hastalığı sigorta prim giderlerinin de İŞKUR tarafından karşılanacağını dile getirdi.</p>
<p><strong><em>ÖZEL SEKTÖRÜN İSTİHDAMA KATKISI</em></strong></p>
<p>Küresel kriz nedeniyle 2009 yılında geniş tanımlı işsiz sayısının 1,1 milyon kişi arttığını ve 5,5 milyona çıktığına işaret eden TOBB Başkanı, işsizlik konusunda ciddi problem olduğunu, fakat bu sorunun giderilmesi için umut da olduğunu kaydetti.</p>
<p>Son yıllarda istihdam üzerindeki mali yükleri azaltan önemli adımlar atıldığına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, Türk özel sektörünün bu adımları boşa çıkarmadığını, 2002-2008 yılları arasında 2,8 milyonu çalışan, 200 bini girişimci ve işveren olarak, toplam 3 milyon kişiye yeni istihdam sağlandığını bildirdi.</p>
<p>Aynı dönemde sigorta istihdamının da 3,6 milyon kişi arttığını anlatan Hisarcıklıoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:</p>
<p>&#8221;Bakın istihdamı son rakamlara, Nisan itibariyle son 1 yılda özel sektördeki istihdam artışı 1 milyonu geçmiştir. Özel sektörümüz, küresel krizin açtığı yaraları sarmaktadır. İşte, ülkemizin iş ve yatırım ortamı düzeldikçe, ekonomi büyüdükçe, bizim de istihdamı artırdığımız ortadadır.</p>
<p>Öte yandan, istihdam konusunda özel sektör şirketlerimize de buradan seslenmek istiyorum; bizler &#8216;insanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır&#8217; düsturu ile yetişmiş bir milletiz. Küresel krizin getirdiği sıkıntı ve ıstırabı, ancak işverenler ve çalışanlar birlikte durarak aşabiliriz.&#8221;</p>
<p>TOBB ETÜ konferans salonunda yapılan toplantıya, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, İŞKUR temsilcileri ile işadamları katıldı.</p>
<p><strong><em>PROJE NASIL İŞLEYECEK?</em></strong></p>
<p>Proje ilk yıl İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Kocaeli, Adana, Konya, Tekirdağ, Mersin, Manisa, Kayseri, Gaziantep, Denizli, Samsun, Trabzon, Diyarbakır, Malatya ve Erzurum illerinde uygulanacak.</p>
<p>Kamu-özel sektör işbirliği ile yürütülecek proje TOBB ETÜ analiz kapasitesiyle destek verecek. Milli Eğitim Bakanlığı proje ile meslek teknik liselerinin eğitim altyapısını mesleki eğitim kurslarına daha uygun hale getirecek. Proje çerçevesinde ticaret ve sanayi odaları işgücü piyasalarında yerel ihtiyaçların belirlenmesi için anketler yapacak, toplantılar düzenleyecek ve ilgili taraflarla mülakatlar yapacaklar. Bunun sonucunda da sektörlerin ihtiyaçları ortaya çıkacak.</p>
<p>Kurslar teorik ve pratik olarak iki aşamalı olarak başlatılacak. Teorik eğitimler Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezlerinde, pratik eğitimler ise eşleştirme yapılan özel sektör kuruluşlarında gerçekleştirilecek.</p>
<p>Proje ile yılda 9 bin 858 kursta 197 bin 160 işsiz eğitilebilecek. Başaralı kursiyerlerin yüzde 90&#8242;ı istihdam edilecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekovitrin.com/index.php/yilda-200-bin-issize-is-saglayacak-proje/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DOLAR 1.55&#8242;İN DE ALTINI GÖREBİLİR Mİ?</title>
		<link>http://www.ekovitrin.com/index.php/dolar-1-55in-de-altini-gorebilir-mi/</link>
		<comments>http://www.ekovitrin.com/index.php/dolar-1-55in-de-altini-gorebilir-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 22:16:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ekovitrin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Piyasalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekovitrin.com/?p=3346</guid>
		<description><![CDATA[Dolar 1.55'e döner mi sorgulaması yaptığım yazıma şu cümleyle başlamıştım, aynısını yazacağım:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dolar 1.55′</strong><strong>e döner mi sorgulaması yaptığım yazıma şu cümleyle başlamıştım : Dolar yeniden 1.55&#8242;e geri döner, hatta altını bile görür! Nasıl mı?</strong></p>
<div class="mceTemp">
<dl id="attachment_3347" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px;">
<dt class="wp-caption-dt"><img class="size-medium wp-image-3347" title="Yigit_Bulut" src="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/07/Yigit_Bulut-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" />Yiğit BULUT</dt>
</dl>
</div>
<p>Bu detaya geçmeden, özellikle 1.55 altını sorgulamadan, son dalgalanmada paylaştığım 1.55&#8242;e döner mi senaryosundan bir alıntı yapmak istiyorum. En karamsar günlerde şu satırları paylaşmıştım: &#8220;&#8230;Bugün durum daha da farklı &#8216;Türkiye, Amerika&#8217;ya rağmen&#8217; tasarıya &#8216;hayır&#8217; dedi ve &#8216;olumsuzluk pompalamak&#8217; isteyenler için ellerinde daha fazla malzeme var! Belki biraz fazla cesaret örneğiydi ama &#8216;İsrail-Türkiye savaşır mı&#8217; sorusu sorulurken dahi &#8216;dolar 1.55-1.60 bandında hareket edebilir ama kopmaz&#8217; çıkarımı yaptım! Yaptım, inanırsam yine de yaparım. Hareket de aynen bu &#8217;senaryo&#8217; dahilinde oldu. 1.60&#8242;a değen dolar, üstünde kalmayı denedi ama olmadı! Olan onca olaya rağmen tezim hâlâ aynı: Euro-dolar paritesinde &#8216;paradigma&#8217; bile kaysa dolar ve Euro, TL&#8217;ye karşı zor değerlenir&#8230;&#8221;</p>
<p>Değerli dostlar, son yukarı zorlamada yukarıdaki satırları paylaşarak 1.55 üstündeki trende inanmadığımın altını çizmiştim! Şimdi çizgiyi bir tık yukarı taşıyorum ve 1.55-1.4750 bandında hareket olur mu sorusunu sormak istiyorum&#8230;</p>
<p>Açık ve net yazayım: DOW 10.000 üstünde, Euro-dolar 1.25 üstünde kalmaya devam ettikçe; OLUR!</p>
<p>Neden mi?</p>
<p>Çok kısa ve öz: Türkiye, rakipleri olabilecek ülkelere göre son 12 ayda % 30-35 arasında olumluya doğru kaydı. Finans piyasaları Avrupa hatta Amerika&#8217;ya göre daha dirençli ve bozulma katsayısı çok düşük!</p>
<p>Sonuç: Dünya piyasalarında kısmi düzelmeler oldukça, dünya kadar bozulmayan Türk piyasaları daha da olumlu tepkiler verebilir. Bu denklem içinde dolar 1.55-1.4750 bandı içinde gevşeyecektir&#8230;</p>
<p><strong>Kur rejimi değişebilir mi?</strong></p>
<p>&#8220;KUR şu kadar, bu kadar olmalı&#8221; diyenler, bence tek cümleyle; karnından konuşuyorlar!<br />
Değerli dostlar, kur rejimi değişemez. Veya dolar şu kadar olacak diyenler, yaparız noktasında çaresizler. Tamam kur şu kadar olmalı, haydi yapın! Nasıl yapacaksınız?<br />
Lafı uzatmayacağım; kur rejimi hakkında yapılan bütün konuşmalar anlamsız. Rejim sistemin güvencesi ve eldeki verilerle de değişmesi mümkün değil&#8230;</p>
<p><strong>Dolar kredisi kapatma zamanı mı?</strong></p>
<p>DEVAM eden, geçmişten kalan kredileri olgunlaşma zamanı öncesinde kapatmayı asla savunmadım, savunmam&#8230;<br />
Kur ne olursa olsun, dalgalı sistemlerde dalga boyu içinde değişecek ve düşen kur, ortalamayı dengeleyecektir&#8230;<br />
Bu noktada geçmişten bugüne bazı örneklemeler yapalım:<br />
1- 2006 yılının mayıs-haziran döneminde, dolar kuru gördüğü zirveyi yani 1.55-1.75 bandını test ederken ve özellikle yakın dönemdeki iki dalgada 1.751.83 dahi test edilirken piyasada anomali sayılacak yorumlar yapıldı. Aynen şöyle konuşuluyordu: &#8220;Kısa vadede kur daha da yukarı gidebilir, amatör yatırımcıların dolar kredilerini kapatmaları yararlı olacaktır&#8230;&#8221;<br />
2- Bunu söyleyenler gazeteciler, bankaların ekonomistleri, onaylayan da programı yapan arkadaşlardı! Daha sonra birçok programda aynı mantığı değişik ifadelerle izledim; her şey çok kötüydü ve asla &#8220;dönüş yoktu&#8221;.<br />
3- Bu kadar karamsar olanlar ve özellikle &#8220;dalgalı kur sisteminin&#8221; ana yapısını gözden kaçıranlar, açıkçası şunu ortaya koyuyorlardı: Üzerinde yol aldığımız gemi batabilir!<br />
4- O dönemde ve son dalgalanmalarda; konuştuklarımda ve yazdıklarımda, söylenenlerin &#8220;aksini&#8221; defalarca ifade etmeye çalıştım. Çalıştım ama artan &#8220;panikle&#8221; algılaması bozulan bazı yatırımcılar, &#8220;maliyetine, o güne kadar ödedikleri taksitte ortaya çıkan kur kazançlarına, kurun geri dönebileceği gerçeğine&#8221; bakmadan kredilerini kapattı&#8230;<br />
5- Peki tam dalgalanma sırasında bu tip yorumlara inanarak panik halinde yıllardır ödediği kredileri 1.55- 1.75 bandında kapatanlar, sonrasında kâr mı etti? Panik halinde hareket etmek onlara ne kazandırdı? Daha doğrusu kime kazandırdı?<br />
6- Sadece şu kadar söylemem yeterli: Bırakın dalgalı kur sisteminde &#8220;dip-zirve-ortalama&#8221; analizi gibi detaylı maliyet bilgilerini, bırakın uzun vadeli kredilerde &#8220;ilk yıllar ana paranın ödeme kadar azalmadığı&#8221;<br />
gerçeğini; sadece kura bakarak bile şunu söyleyebiliriz: &#8220;O günlerde değil, takip eden yıl içinde ne zaman olursa olsun kapatsalardı&#8221; kesin daha kârlı olacaklardı&#8230;<br />
7- 2003&#8242;ten bugüne kredilerini asla kapatmayanlar her zaman kâr ettiler! Ve etmeye de devam ediyorlar!<br />
Sonuç: Kur olması gerektiği gibi davranıyor! 1.55&#8242;e değmesi gerekiyordu ve tam olarak test ediyor. Bundan sonra DOW ve Euro-dolar marjinal noktalara gittikçe; kur da 1.55 altını zorlayacaktır!<br />
Not: 1.55 hâlâ güçlü destek. Altı zorlanır, yukarıda anlattığım da tam bu zorlama, ama eldeki verilerle kırılamaz. DOW&#8217;un 10.250 ve Euro-doların 1.251.28 bandını yukarı kırması gerekir ki; 1.55 altında sağlam satış gelsin!</p>
<p style="text-align: right;"><span style="font-size: small;">Yiğit Bulut-  (</span><a href="http://ekonomi.haberturk.com"><span style="font-size: small;">HABERTÜRK</span></a><span style="font-size: small;"> 11.07.2010)</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekovitrin.com/index.php/dolar-1-55in-de-altini-gorebilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YILIN İLK ALTI AYINDA BÜTÇE AÇIĞI 15.4 MİLYAR TL&#8230;</title>
		<link>http://www.ekovitrin.com/index.php/yilin-ilk-alti-ayinda-butce-acigi-15-4-milyar-tl/</link>
		<comments>http://www.ekovitrin.com/index.php/yilin-ilk-alti-ayinda-butce-acigi-15-4-milyar-tl/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2010 15:00:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Duyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Piyasalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekovitrin.com/?p=3470</guid>
		<description><![CDATA[
Haziran ayında geçen aylara göre değerlendirildiğinde bütçe performansında hafif bir bozulma olduğu görülmekte. Bütçe açığı geçen yılın aynı ayına göre önemli oranda artarken, faiz dışı denge de yine açık geçen yıla göre daha fazla oldu. Haziran ayında 5.4 milyar TL bütçe açığı verilirken, faiz dışı açık 2.1 milyar TL oldu Geçen yılın aynı ayında 2.5 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3366" title="1veyis-fertekligil1" src="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/07/1veyis-fertekligil1.jpg" alt="" width="165" height="199" /></p>
<p>Haziran ayında geçen aylara göre değerlendirildiğinde bütçe performansında hafif bir bozulma olduğu görülmekte. Bütçe açığı geçen yılın aynı ayına göre önemli oranda artarken, faiz dışı denge de yine açık geçen yıla göre daha fazla oldu. Haziran ayında 5.4 milyar TL bütçe açığı verilirken, faiz dışı açık 2.1 milyar TL oldu Geçen yılın aynı ayında 2.5 milyar TL bütçe açığı verilirken; faiz dışı açık 1.4 milyar TL’ydi. Haziran ayında bütçe açığında oluşan bu artışta, borç stokunun vade yapısına bağlı olarak faiz ödemelerinin geçen yılın aynı ayına gre artması ve faiz dışı bütçe giderlerindeki artış önemli rol oynadı. Faiz dışı giderlerdeki bu artışra yatırım giderleri ile sosyal yardım giderlerindeki artış ile yerel yönetim paylarındaki yükselme etkili oldu. Bütçe ve vergi gelirleri ise Haziran ayında artmaya devam etti.</p>
<p>Yılın Ocak-Haziran dönemi rakamlarına bakıldığında bütçe açığının 15.4 milyar TL, faiz dışı fazlanın 12.1 milyar TL olduğu görülmekte. Geçen yılın aynı döneminde bütçe açığı 23.2 milyar TL olurken; faiz dışı fazla 4 milyar TL düzeyindeydi. Yılın ilk altı aylık döneminde giderler reel fiyatlarla değişmezken, gelirler artış gösterdi. Bütçe açığında da geçen yılın aynı dönemine göre önemli oranda gerileme oldu.</p>
<p>Ocak-Haziran döneminde toplam giderlerin reel olarak değişmediği ve ancak %0.1 arttığı görülmekte. Aynı dönemde faiz dışı giderler geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak %2.2 artarak 108.9 milyar TL, faiz giderleri ise %7.4 oranında azalarak 27.6 milyar TL oldu. Cari transferler ise reel olarak %2.9 arttı. Sosyal yardım ve sağlık ödemeleri reel olarak %1.1 arttı ve 28.4 milyar TL oldu. Tarımsal destekleme ödemeleri 4.6 milyar TL olurken; yerel yönetim payları ise 9.99 milyar TL oldu. Buna ek olarak, sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi giderlerinde önemli oranda artış oldu. Bu artışta 15 Ocak 2010 tarihinden itibaren genel sağlık sigortası kapsamına alınan kamu personeli için genel sağlık sigortası primi ödenmeye başlaması etkili oldu. Buna paralel olarak mal ve hizmet alım giderlerinde ise bir gerileme kaydedildi.</p>
<p>Aynı dönemde bütçe gelirleri ise reel olarak %9 oranında artış gösterdi. Vergi gelirleri reel olarak %14.1 artarken, vergi dışı gelirlerde %13.2’lik bir azalma oldu. Vergi gelirlerinde, gelir vergisi ile banka ve sigorta muameleleri vergisi dışındaki kalemlerde önemli oranda artış kaydedildi.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/07/merkezi-yonetim-butcesi.gif" rel="shadowbox[post-3470];player=img;"><img class="aligncenter size-full wp-image-3473" title="merkezi-yonetim-butcesi" src="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/07/merkezi-yonetim-butcesi.gif" alt="" width="709" height="430" /></a></p>
<p>Başta da değindiğimiz gibi Haziran ayı bütçe performansındaki bozulma dikkat çekmekte. Bu durum yılın ilk altı ayındaki başarılı performansı değiştirmese de, gelecek aylar açısından daha dikkatli olunmasına da işaret etmekte. Özellikle 12 Eylül’de düzenlenecek olan referandum öncesinde kamu harcamalarında ve tarımsal destekler ile yerel yönetim payları gibi harcama kalemlerinde artış olması ihtimali var. Daha da önemlisi gelecek yıl yapılacak olan genel seçimler öncesinde de bütçede kamunun harcama tarafında daha eli açık olması beklenebilir. Ayrıca, yılın ikinci yarısında gerek iç talep artışında ve ekonomik faaliyetlerde meydana gelebilecek yavaşlama; gerek küresel ekonomide ve özellikle AB ülkelerinde ekonomik toparlanmanın ivme kaybedecek olması gibi beklentilerle, bütçede gelir tarafı ve özellikle vergi performansı olumsuz etkilenebilir. Tüm bu risk unsurlarına rağmen, hükümetin bu yıl bütçe hedeflerini gerçekleştirme konusunda başarılı olacağı yönündeki değerlendirmemiz halen sürmekte. Bu çerçevede, Mecliste bu ay sonunda yasalaşması beklenen Mali Kural uygulaması ise uzun vadede bütçe harcamalarının kontrolü konusunda önemli bir aşamayı oluşturacak.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/06/4.jpg" rel="shadowbox[post-3470];player=img;"><img class="aligncenter size-full wp-image-2868" title="4" src="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/06/4.jpg" alt="" width="737" height="73" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>UYARI NOTU:</strong></span> Bu rapor Turkland Bank A.Ş. (T-Bank)  tarafından güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan elde  edilen bilgiler kullanılmak suretiyle, sadece bilgilendirme amacıyla  hazırlanmış olup, hiçbir şekilde finansal enstrümanların alım veya  satımı konusunda tavsiye veya finansal danışmanlık hizmeti sağlanması  olarak yorumlanmamalıdır. T-Bank bu raporda yer alan bilgilerin doğru ve  tam olması konusunda herhangi bir şekilde garanti vermemektedir. T-Bank  bu raporda yer alan bilgilerde herhangi bir bildirimde bulunmaksızın  değişiklik yapma hakkına sahiptir. Bu rapor ve içindeki bilgilerin  kullanılması nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak oluşacak zararlardan  T-Bank hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekovitrin.com/index.php/yilin-ilk-alti-ayinda-butce-acigi-15-4-milyar-tl/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EKONOMİ İÇ TALEPLE BÜYÜDÜ&#8230;</title>
		<link>http://www.ekovitrin.com/index.php/ekonomi-ic-taleple-buyudu/</link>
		<comments>http://www.ekovitrin.com/index.php/ekonomi-ic-taleple-buyudu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jul 2010 19:34:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Duyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dosyalar]]></category>
		<category><![CDATA[Piyasalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekovitrin.com/?p=3110</guid>
		<description><![CDATA[Yılın ilk çeyreğinde rekor kıramasa da yüzde  11.7 gibi yüksek bir orana ulaşan büyüme, ağırlıklı olarak iç talep ve  özel sektörden kaynaklandı. Kişi başına gelir 476 dolar artışla 9 bin 66  dolara yükseldi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye ekonomisinin  bu yılın birinci çeyreğinde yüzde 11.7 büyüdüğünü açıkladı. Bu oranla  Türkiye, söz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3 id="divAdnetKeyword2">Yılın ilk çeyreğinde rekor kıramasa da yüzde  11.7 gibi yüksek bir orana ulaşan büyüme, ağırlıklı olarak iç talep ve  özel sektörden kaynaklandı. Kişi başına gelir 476 dolar artışla 9 bin 66  dolara yükseldi.</h3>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye ekonomisinin  bu yılın birinci çeyreğinde yüzde 11.7 büyüdüğünü açıkladı. Bu oranla  Türkiye, söz konusu dönemde G20 içinde en hızlı büyüyen ikinci ülke oldu  ama oran yüzde 12’nin altında kaldığı için Başbakan Tayyip Erdoğan’ın  önceki gün sinyalini verdiği rekor kırılamadı. Bununla birlikte büyüme  oranı yüzde 11-11.5 arasında değişen piyasa beklentilerini aştı.</p>
<p>Dün  açıklanan verilere göre, yılın ilk çeyreğinde üretim yöntemiyle hesaplanan gayri safi yurtiçi hasıla  (GSYH) cari fiyatlarla 243 milyar 258 milyon lira (161 milyar 235 milyon  dolar), sabit fiyatlarla 23 milyar 350 milyon lira oldu. Takvim  etkisinden arındırılmış sabit fiyatlarla GSYH yüzde 11.7’lik artış  gösterdi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH değeri de bir  önceki döneme göre yüzde 0.1 arttı.</p>
<p><strong><span style="color: #000080;">Kriz  öncesine dönemedi</span></strong><br />
Sabit fiyatlar üzerinden yapılan  kıyaslama ekonominin hacminin hala kriz öncesine dönemediğini ortaya  koydu. Kriz öncesinde, 2008’in ilk çeyreğinde sabit fiyatlarla GSYH 24.4  milyar liraydı.<br />
2009’un aynı döneminde bu rakam yüzde 14.5  küçülerek 20.9 milyar liraya gerilemişti. Bu yıl ilk çeyrekte, 2009 ilk  çeyreğe göre yüzde 11.7 arttı ama ulaştığı 23.3 milyar liralık düzey,  2008’in aynı döneminin altında kaldı.<br />
En yüksek büyümeyi sanayi ve  ticaret sektörlerinin gösterdiği 2010’un ilk çeyreğinde yüzde 11.7’lik  yüksek oranlı büyümenin iç taleple desteklendiği belirlendi. Bu  saptamaya ulaşmada, söz konusu dönemde ihracatın yüzde 0.1 azalması,  ithalatın yüzde 21.1, hanehalkı tüketiminin de yüzde 9.9 artması etkili  oldu.<br />
Türkiye ekonomisinin ilk çeyrekte iç taleple büyüdüğünün  saptanması, son dönemde özellikle Avrupa için gündeme getirilen kemer sıkma tartışmalarını  hatırlattı. Başta Joseph Stiglitz olmak üzere pek çok ekonomist kemer sıkmanın, ekonomiyi daha da daraltacağı  görüşünü savunuyor.</p>
<p><strong><span style="color: #000080;">Bu kez revizyon  yok</span></strong><br />
Bu arada 2008’in başından 2009’un sonuna kadar  her çeyrekte açıkladığı büyüme verisi sırasında önceki çeyreklerin  verilerini revize eden TÜİK’in bu kez revizyon yapmaması dikkat  çekti. Yani TÜİK, iki yıldır ilk defa revizyonsuz büyüme bülteni  yayımladı.</p>
<p><img src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2010/07/01/fft16_mf719425.Jpeg" alt="" /></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Sanayi ve ticarette büyüme %  20’yi aştı</span></strong><br />
Krizin etkisiyle 2009 yılının ilk  çeyreğinde büyük çöküntü yaşayan üretim sektörleri 2010 yılının ilk  çeyreğinde toparlanırken, tarım sektörü ile oteller ve lokantaların  Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) değerlerindeki gerileme dikkat çekti.  Krize karşın geçen yıl büyümeyi sürdüren mali aracı kuruluşların  faaliyetleri ile dolaylı ölçülen mali aracılık hizmetlerinde artış  sürdü. 2010 yılının ilk çeyreğinde imalat sanayi GSYH’si geçen yılın aynı dönemine göre  yüzde 20.6, toptan ve perakende ticaret GSYH’sı yüzde 22.4 büyürken, tarım  sektöründe yüzde 3.8 küçülme yaşandı. Yılın ilk çeyreğinde imalat  sanayinin toplam GSYH içindeki payı geçen yılın aynı dönemine göre 1.9  puan artışla yüzde 25.4 olurken, toptan ticaret ve perakende sektörünün  payı 1.1 puan artışla yüzde 13.3’e ulaştı.<br />
Geçen yıl ilk çeyrekte  yüzde 18.6 küçülen inşaat sektörü 2010 yılının ilk çeyreğinde yüzde 8  büyüdü ama 2008 ilk çeyrek değerinin yüzde 12.1 gerisinde kaldı. Yüzde  22.4’le en hızlı büyümenin yaşandığı toptan ve perakende ticaret de 2008  ilk yüzde 9.7 gerisinde kaldı.</p>
<p><strong><span style="color: #000080;">Kişi  başına düşen gelir 476 dolar arttı</span></strong><br />
Ekonomik kriz nedeniyle 2009 yılı sonunda 8 bin 590  dolara kadar gerileyen kişi başına milli gelir, 2010 yılının ilk çeyreğinde yaşanan çift  haneli büyümenin etkisiyle 9 bin 66 dolara yükseldi.<br />
2008 yılı  sonunda kişi başına GSYH’nin 10 bin 440 dolar olduğu dikkate  alındığında, krizin kişi başına milli gelirden 1.374 dolar götürdüğü  belirlendi.<br />
Mart itibariyle son bir yıllık dönemde (dört çeyrek) cari  fiyatlarla yıllık GSYH 651 milyar 814 milyon dolar olurken, kişi başı  gelir de 9 bin 66 dolar olarak gerçekleşti. Mart itibariyle son bir  yıllık dönemde cari fiyatlarla GSYH TL bazında 987 milyar 527.9 milyon  TL, kişi başına gelir ise 13 bin 735 TL oldu. 2009 yılı sonunda kişi  başına gelir cari fiyatlarla dolar bazında 8 bin 590 dolar, TL bazında  ise 13 bin 269 TL olduğu belirlendi. Böylece ekonomideki toparlanmaya  paralel olarak kişi başına gelir dolar cinsinden 476 dolar, TL cinsinden  466 TL arttı.</p>
<p><strong><span style="color: #000080;"><img src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2010/07/01/fft16_mf719426.Jpeg" alt="" align="left" />Özelin harcaması arttı, kamu küçüldü</span></strong><br />
Kriz  nedeniyle geçen yıl durma noktasına gelen özel sektör yatırımları 2010 yılının ilk çeyreğinde  yüzde 22.1 artışla 4 milyar 502.5 milyon TL’ye yükseldi. Ancak özel  sektör harcamaları 2010 yılının ilk çeyreğinde kriz öncesi döneme işaret  eden 2008 yılının aynı döneminin yüzde 17 gerisinde kaldı. 2008 yılının  ilk çeyreğinde özel sektörün harcamaları 5 milyar 440.2 milyon TL  düzeyinde gerçekleşmişti.<br />
2010 yılın Ocak-Mart döneminde kamu  sektörü yatırımları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25.6  gerilemeyle 530.2 milyon TL oldu. Hanehalkının tüketiminin yüzde 9.9  artışla 17 milyar 275.3 milyon TL’ye ulaştığı ilk çeyrekte, devletin  harcamalarındaki artış yüzde 1’de kaldı. Geçen yıl söz konusu dönemde,  bir önceki yıla göre kamu harcamaları yüzde 11.8 artış göstermişti.<br />
Özel  sektör harcamalarının toplam GSYH harcamaları içindeki payı 2010  yılının ilk üç ayında geçen yılın aynı dönemine göre 1.7 puan artışla  yüzde 19.3’e yükseldi. Kamu harcamalarının toplam GSYH içindeki payı 1.1  puan gerilemeyle yüzde 3.4’ten, 2.3’e geriledi.</p>
<p><strong><span style="color: #000080;">Yıllık büyüme oranı yüzde 1.2’de kaldı</span></strong><br />
Türkiye  ekonomisi bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre sabit  fiyatlarla yüzde 11.7 büyürken, mart sonu itibariyle son bir yılda  önceki bir yıllık döneme göre yüzde 1.2 büyüdü.<br />
Bu yıl ocak-mart  döneminde cari fiyatlarla 243 milyar 258 milyon TL olan GSYH, son dört  çeyreğin toplamında ise 987 milyar 527.9 milyon TL’ye ulaştı. Cari  fiyatlarla GSYH geçen yılın ikinci çeyreğinde 229 milyar 728.3 milyon  TL, üçüncü çeyrekte 262 milyar 720.3 milyon TL, son çeyrekte de 251  milyar 821.1 milyon TL olmuştu. İlk çeyrekte yaşanan 243.3 milyar TL’lik  GSYH’yle bir yıllık dönemde GSYH 987.5 milyar TL’ye ulaştı. 2008  yılının ikinci çeyreği ile 2009 yılının birinci çeyreğini kapsayan bir  önceki yılın ortalaması ise cari fiyatlarla 944 milyar 632.8 milyon TL  olarak gerçekleşti. Böylece cari fiyatlarla son bir yıllık dönemde  büyüme yüzde 4.5 olarak gerçekleşti.<br />
Sabit fiyatlarla ise GSYH, geçen  yıl ikinci çeyrekte 23 milyar 280.9 milyon TL, üçüncü çeyrekte 27  milyar 194.8 milyon TL, dördüncü çeyrekte 25 milyar 699.3 milyon TL ve  bu yıl ilk çeyrekte 23 milyar 350 milyon TL olmak üzere bir yılda 99  milyar 524 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. GSYH’nin sabit fiyatlarla  tutarı önceki bir yıllık (dört çeyreklik) dönemde ise 98 milyar 388.9  milyon TL olmuştu. Buna göre GSYH, son bir yılda önceki bir yıllık  döneme göre sabit fiyatlarla yüzde 1.2 oranında büyüdü.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">İSO Başkanı Küçük: İki hane moralimizi  düzeltti</span></strong><br />
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük 2010 yılı ilk çeyrek büyüme rakamlarıyla  ilgili olarak “Beklentilerimizin biraz altında kalsa da büyüme iki  haneli gelerek moralleri düzeltmiştir” dedi. Küçük şu değerlendirmede  bulundu:<br />
“Yüzde 11.7’lik büyümede, geçen yılın aynı dönemindeki yüzde  14.5’lik küçülmenin baz etkisi olsa da bu, ekonomide toparlanmaya  işaret eden, önemli bir orandır. İmalat sanayindeki, yüzde 20.6’lık  katma değer artışı, elde edilen büyümede, her zaman olduğu gibi yine  sanayimizin lokomotif görevini üstlendiğini göstermektedir.<br />
Yılın  ilk üç ayında imalat sanayi üretimi yüzde 19.8 artmıştı. Üretim artışı  ile katma değer artışı arasındaki farkın, daha önceki çeyreklere göre  nispeten azalması, sanayimizin, verimlilik artışında, bir başka deyişle,  imkanlarını zorlamakta sınıra yaklaştığının işareti olması açısından  önemlidir. Elde edilen artış oranları, geçen yılın aynı dönemindeki  küçülme oranlarının gerisinde kalmıştır. Kayıplar henüz tam telafi  edilememiştir.”</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Hisarcıklıoğlu: En  büyük sorun dış ticarette</span></strong><br />
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin  yeniden, özel sektöre dayalı, çarpıcı bir büyüme performansı  sergilediğini bildirdi. Özel sektörün yatırımlarında da canlanma  başladığına işaret eden Hisarcıklıoğlu, ekonomideki büyümenin, istihdama  da olumlu yansıdığını, son bir yılda TOBB’un temsil ettiği özel  sektördeki kayıtlı istihdam artışının 726 bin kişiye ulaştığını  vurguladı.<br />
Büyüme sürecinde en büyük sorunun dış ticaret alanında yaşandığını kaydeden  Hisarcıklıoğlu, dış ticaretin ekonomide büyüme ivmesine yeterli desteği  vermediğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, ihracatın yılın ilk beş ayında  yüzde 16 artarken, ithalatın yüzde 37 büyüdüğünü, bunun sonucunda da dış  ticaret açığının ikiye katlandığını ve 22.6 milyar dolara ulaştığını  kaydetti ve şunları söyledi:<br />
“Dış ticaretteki bu olumsuz tablo  olmasaydı. 2010 yılı ilk çeyrek büyümesi yüzde 15,5 olacak ve tarihi bir  rekora imza atılabilecektik. İlk 5 aydaki ithalat artışının yüzde 41’i  sanayi aramalı ithalatından kaynaklanmıştır. Yatırım malı ithalatı yüzde  12, tüketim malı ithalatı ise yüzde 11 artmıştır.”</p>
<p style="text-align: right;">(EBRU SUNGUR -MİLLİYET)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekovitrin.com/index.php/ekonomi-ic-taleple-buyudu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2010’UN İLK ÇEYREĞİNDE EKONOMİK BÜYÜME YÜZDE 11.7</title>
		<link>http://www.ekovitrin.com/index.php/2010%e2%80%99un-ilk-ceyreginde-ekonomik-buyume-yuzde-11-7/</link>
		<comments>http://www.ekovitrin.com/index.php/2010%e2%80%99un-ilk-ceyreginde-ekonomik-buyume-yuzde-11-7/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jul 2010 19:33:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Duyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dosyalar]]></category>
		<category><![CDATA[Piyasalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekovitrin.com/?p=2890</guid>
		<description><![CDATA[T-BANK Baş Ekonomisti Dr. M.Veyis FERTEKLİGİL, ilk çeyrerekteki büyüme verilerini değerlendirdi&#8230;
2010’un ilk çeyreğinde büyüme beklendiği gibi iki haneli bir rakam çıktı ve %11.7 oldu. Geçen yılın ilk çeyreğinde krizin etkisiyle %14.5’luk bir daralma yaşandığı düşünüldüğünde bu büyümenin büyük ölçüde baz etkisinden kaynaklandığı söylenebilir. Bu çerçevede, büyümenin hızının gelecek çeyreklerde baz etkisinin hafiflemesiyle daha düşük çıkacağını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>T-BANK Baş Ekonomisti Dr. M.Veyis FERTEKLİGİL, ilk çeyrerekteki büyüme verilerini değerlendirdi&#8230;</strong></h3>
<p><strong>2010’un ilk çeyreğinde büyüme beklendiği gibi iki haneli bir rakam çıktı ve %11.7 oldu. Geçen yılın ilk çeyreğinde krizin etkisiyle %14.5’luk bir daralma yaşandığı düşünüldüğünde bu büyümenin büyük ölçüde baz etkisinden kaynaklandığı söylenebilir. Bu çerçevede, büyümenin hızının gelecek çeyreklerde baz etkisinin hafiflemesiyle daha düşük çıkacağını tahmin ediyoruz. Takvim etkisinden arındırılmış gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) da yılın ik çeyreğinde aynı hızda büyüdü. Mevsim ve takvim etkisinen arındırılmış GSYIH değerinin bir önceki döneme göre %0.1 artması ise ekonomik toparlanmanın önceki çeyreklere göre ivme kaybettiğini göstermekte.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/06/1.jpg" rel="shadowbox[post-2890];player=img;"><img class="aligncenter size-full wp-image-2856" title="1" src="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/06/1.jpg" alt="" width="672" height="241" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/06/2.jpg" rel="shadowbox[post-2890];player=img;"> </a>Yılın ilk çeyreğine ait üretim verilerine bakıldığında geçen yılın aynı dönemine göre tarımda mevsim koşullarının da etkisiyle gerileme olduğu, sanayi kesiminde güçlü bir toparlanma görüldüğü ve hizmetler kesiminde de büyümenin hızlı bir şekilde devam ettiği görülmekte. İnşaat sektöründe ise geçen yıl boyunca kaydedilen gerilemenin yerini yükselişe bıraktığını görmekteyiz. Bu çerçevede, yılın Ocak-Mart döneminde tarım sektörü %3.2 daralırken, sanayi kesimi %18.8 oranında büyüme kaydetti. Hizmetler sektöründe büyüme %9.4’u bulurken, bu sektöre dahil olan inşaat sektöründe de %8’lik büyüme görüldü. GSYİH’ya katkılar incelendiğinde tarım kesiminin katkısının negatif 0.2 puan, sanayinin 4.9 puan, hizmetler kesiminin ise 6.9 puan olduğu görülmekte.<a href="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/06/2.jpg" rel="shadowbox[post-2890];player=img;"> <img class="alignleft size-full wp-image-2859" title="2" src="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/06/2.jpg" alt="" width="302" height="229" /></a><a href="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/06/2.jpg" rel="shadowbox[post-2890];player=img;"> </a>Harcamalar tarafında bakıldığında, tüketim harcamalarının yılın ilk çeyreğinde %8.7 arttığı görülmekte. Özel sektörün krizin etkisiyle durdurduğu harcamaları artırdığı, buna karşı kamu kesiminin ise harcamalarda sınırlamaya gittiği ortaya çıkmakta. Özel sektör tüketim harcamalarında %9.9 artış olurken, kamunun tüketim harcamaları artışı %1’de kaldı. Geçen yılın tüm çeyreklerinde daralan sabit sermaye yatırımlarının ise bu yılın ilk çeyreğinde<br />
arttığı dikkat çekmekte. Burada, özel sektörün yatırımlarını hızlandırdığı görülürken, kamu tarafında yatırımların azaldığı izlenmekte. Özel sektörün yatırımları %22’nin üzerinde artarken, kamu yatırımları %25.7 azaldı. Stoklarda ise %6.4 artış oldu. Bu yılın ilk çeyreğinde ithalat %21.1 artarken, ihracat %0.1 geriledi. Büyümeye katkılar incelendiğinde özel sektör harcamalarının 7.4 puan, kamu harcamalarının ise 0.1 puan katkıda bulunduğu göze çarpmakta. Özel sektörün sabit sermaye yatırımları büyümeyi 3.9 puan olarak pozitif etkilerken, kamu yatırımları negatif 0.9 puan etkiledi. Stoklardaki artışın ise büyümeyi 6.4 puan pozitif<br />
etkilediği görülmekte. İthalat artışının ihracatı geçmesi sonucunda büyümeye dış talep katkısının ise negatif 5.3 puan olduğu izlenmekte. Yılın Ocak-Mart dönemindeki büyüme oranı aslında başta da söylediğimiz gibi çok şaşırtıcı değil. Ekonomik krizin etkisinin en derin olarak göründüğü 2009 yılının ilk çeyreğinde ekonominin çok sert daralması sonucunda bu yılın ilk çeyreğinde bu derece güçlü bir büyüme görmekteyiz. Zaten mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış büyüme rakamı da aslında büyümenin bir önceki çeyreğe göre değişmediğini göstermekte. Bu rakamlar çeyrekler itibariyle büyümenin hızının yavaşladığına işaret etmekte. Yine de ekonomik toparlanmanın oldukça güçlü olduğu gerçeğini gözardı etmemeliyiz. Çin’in %11.9’luk ilk çeyrek büyümesinden sonra G-20 ülkeleri içinde en hızlı büyüyen ekonomi Türkiye ekonomisi oldu. Ancak yılın geri kalanında aynı ivmenin yakalanması hususunda soru işaretleri taşımaktayız. İkinci çeyrekte de büyümenin her ne kadar iki haneli olmasa da %7.5-8 dolaylarında olmasını bekleyebiliriz. Yılın ikinci yarısında ise hem olumsuz giden dış talep koşulları ve özellikle Euro Bölgesi’ndeki krizin derinleşme belirtileri göstermesi, hem de iç talepteki toparlanmanın hızının azalması ile birlikte baz etkisinin hafiflemesi gibi nedenlerle büyüme oranında ciddi bir düşüş olması ihtimal dahilindedir. Bu değerlendirmeler ışığında 2010 yılı büyüme tahminimizi yılın ilk yarısındaki olası güçlü büyüme nedeniyle %5.8’e revize ediyoruz<strong>.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-2865" title="3" src="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/06/3.jpg" alt="" width="724" height="396" /></strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/06/4.jpg" rel="shadowbox[post-2890];player=img;"><img class="aligncenter size-full wp-image-2868" title="4" src="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/06/4.jpg" alt="" width="717" height="71" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>UYARI NOTU:</strong></span> Bu rapor Turkland Bank A.Ş. (T-Bank) tarafından güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan elde edilen bilgiler kullanılmak suretiyle, sadece bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hiçbir şekilde finansal enstrümanların alım veya satımı konusunda tavsiye veya finansal danışmanlık hizmeti sağlanması olarak yorumlanmamalıdır. T-Bank bu raporda yer alan bilgilerin doğru ve tam olması konusunda herhangi bir şekilde garanti vermemektedir. T-Bank bu raporda yer alan bilgilerde herhangi bir bildirimde bulunmaksızın değişiklik yapma hakkına sahiptir. Bu rapor ve içindeki bilgilerin kullanılması nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak oluşacak zararlardan T-Bank hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekovitrin.com/index.php/2010%e2%80%99un-ilk-ceyreginde-ekonomik-buyume-yuzde-11-7/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SON EKONOMİK GELİŞMELER&#8230;</title>
		<link>http://www.ekovitrin.com/index.php/son-ekonomik-gelismeler/</link>
		<comments>http://www.ekovitrin.com/index.php/son-ekonomik-gelismeler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Jun 2010 19:23:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Duyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Piyasalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekovitrin.com/?p=2501</guid>
		<description><![CDATA[T-Bank baş ekonomisti Dr. Veyis Fertekligil Türkiye&#8217;deki ekonomik ve mali gelismeleri değerlendirdi.  
Mayıs ayında hem tüketici fiyatları hem de üretici fiyatlarında beklentilerin aksine gerileme kaydedildi. Bu çerçevede, tüketici fiyatlarındaki artış hızı tekrar tek haneli rakamlara geriledi. Bu ayda tüketici fiyat endeksi (TÜFE) %0.36 azalırken, üretici fiyat endeksi (ÜFE) %1.15 geriledi. Böylece yıllık enflasyon TÜFE’de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: large;"><strong>T-Bank baş ekonomisti Dr. Veyis Fertekligil Türkiye&#8217;deki ekonomik ve mali gelismeleri değerlendirdi.</strong></span><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;"><strong> </strong> </span></p>
<p><em><strong>Mayıs ayında hem tüketici fiyatları hem de üretici fiyatlarında beklentilerin aksine gerileme kaydedildi. Bu çerçevede, tüketici fiyatlarındaki artış hızı tekrar tek haneli rakamlara geriledi. Bu ayda tüketici fiyat endeksi (TÜFE) %0.36 azalırken, üretici fiyat endeksi (ÜFE) %1.15 geriledi. Böylece yıllık enflasyon TÜFE’de %9.10’a gerilerken; ÜFE’de %9.21’e düştü. </strong></em></p>
<p><span style="font-size: large;"><strong>TCMB 2010 ENFLASYONUNU DAHA DÜŞÜK BEKLİYOR&#8230;<br />
</strong></span></p>
<p>Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), 2010 sonunda enflasyondaki gerçekleşmenin Nisan ayındaki Enflasyon Raporu&#8217;nda açıklanan ve orta noktası yüzde 8.4 olan tahmine kıyasla yüzde 6.5&#8242;lik hedefe daha yakın olabileceğini belirtti. TCMB 29 Nisan&#8217;da açıkladığı yılın ikinci enflasyon raporunda baz senaryoya göre yüzde 70<br />
olasılıkla enflasyonun yılsonunda orta noktası yüzde 8.4 olmak üzere yüzde 7.2 yüzde 9.6 bandında gerçekleşeceğini öngörmüştü. Öte yandan TCMB&#8217;nin yıl sonu hedefi ise yüzde 6.5 seviyesinde bulunuyor. PPK özetleri,yakın dönem gelişmeleri sebze ve meyve fiyatlarında beklenen aşağı yönlü düzeltmenin öngörülenden daha önce gerçekleşeceğine işaret etti. Bu doğrultuda Kurul, Mayıs ayında işlenmemiş gıda fiyatlarında belirgin bir düşüş gözleneceğine ve enflasyonun tek haneli seviyelere gerileyeceğine dikkat çekti. PPK, küresel ekonomiye ilişkin belirsizlikler nedeniyle politika faiz oranlarının bir süre daha mevcut düzeylerde tutulması ve uzun süre düşük düzeylerde seyretmesi gerekebileceğini teyit etti.</p>
<p><span style="font-size: large;"><strong>IMF, TÜRKİYE İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME RAPORUNU AÇIKLADI&#8230;</strong></span></p>
<p><strong><em>IMF, Türkiye ile Madde 4 görüşmeleri ve program sonrası izlemeye ilişkin görüş ve değerlendirmelerini açıkladı. Rapora göre:</em></strong></p>
<p style="padding-left: 30px;">*Türkiye’nin oldukça güçlü bir başlangıç noktasında olması, küresel kaldıraçazaltma eğilimi ve eşlik eden ekonomik daralmaya karşı zamanında, iyi hedeflenmiş ve büyüklük anlamında genel olarak yeterli bir önlemler paketi ile kararlı bir şekilde tepki verilmesine imkan tanımıştır</p>
<p style="padding-left: 30px;">*Yetkililer, mali ve parasal genişleme politikalarından kapsamlı çıkış stratejilerini kademeli olarak uygulamaya başlamışlardır.</p>
<p style="padding-left: 30px;">*Halihazırdaki karşı döngüsel enflasyon hedefleme çerçevesi Türkiye’nin önemli bir güçlü yönüdür. 2011 yılından itibaren buna ihtiyatlı mali açık tavanları getiren kapsamlı bir mali kural eşlik edecektir.</p>
<p style="padding-left: 30px;">*Dengesiz ve sürdürülemez bir büyüme patikası oluşmasının engellenmesi için, krize karşı uygulanan politika önlemleri geri çekilmeli ve çıkış planlarına hız verilmelidir.</p>
<p style="padding-left: 30px;">*Baz senaryoya ilişkin riskler büyük ölçüde dengeli, ancak önemli boyutta olup,gerçekleşmeleri durumunda aşağıdaki bölümlerde belirtilen politika uygulamalarında değişiklik yapılmasını gerektirebilir.</p>
<p><strong>MALİYE POLİTİKASI:</strong></p>
<p style="padding-left: 30px;">*2010 yılında maliye politikası hızlı büyüme kapsamında 2010-2012 Orta Vadeli Programında öngörülen döngüsel ayarlamaları korumalı ve böylece mali kural için uygun bir başlangıç noktası oluşturulmalıdır.</p>
<p style="padding-left: 30px;">*Gelir ve harcama politikaları mali kural çerçevesinde kamu maliyesinde öngörülen iyileşmeyi desteklemelidir.</p>
<p><strong>PARA POLİTİKASI:</strong></p>
<p style="padding-left: 30px;">*TCMB’nin para politikası çıkış stratejisinin zamanlaması uygundur.</p>
<p style="padding-left: 30px;">*Ancak, enflasyon beklentilerindeki yükselme ve banka kredilerindeki hızlı büyüme dikkate alınarak parasal sıkılaştırma hızlandırılmalıdır.</p>
<p style="padding-left: 30px;">*Eş zamanlı olarak döviz alımlarının artırılması rezerv birikimini daha da hızlandıracak ve döviz kuru üzerindeki aşırı baskının hafifletilebilmesine yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong>FİNANSAL POLİTİKALAR:</strong></p>
<p style="padding-left: 30px;">*Bazı ek adımlara ihtiyaç olsa da, finansal sektörün gücünün korunması için önemli tedbirler alınmıştır.</p>
<p style="padding-left: 30px;">*İktisadi faaliyetlerdeki güçlü toparlanmaya karşı verilecek para ve finansal sektör politikası tepkisinin uyumlu olmasını teminen gevşetilmiş finansal sektör ihtiyati düzenlemelerinin mümkün olan en kısa sürede sona erdirilmesi gerekmektedir.</p>
<p style="padding-left: 30px;">*Türk Bankacılık sektörünün güçlü uluslararası bağları dikkate alındığında, finansal sektör düzenlemelerine ilişkin değişiklik çalışmaları ilgili ülkelerle yakın koordinasyon halinde yapılmalı ve Türkiye’ye özel koşullar dikkate alınmalıdır.</p>
<p><strong>YAPISAL POLİTİKALAR:</strong></p>
<p style="padding-left: 30px;">Rekabet gücünün geliştirilmesi ve istihdam artırıcı büyümenin sağlanabilmesi için<br />
yapısal reformların çok boyutlu olarak ele alınması gerekmektedir.</p>
<p><span style="font-size: large;"><strong>2010&#8242;DA 7-10 MİLYAR DOLAR ARASINDA YABANCI YATIRIM BEKLENİYOR&#8230;</strong></span></p>
<p style="padding-left: 30px;">Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz, küresel piyasalarda ikinci bir kaza olmaması durumunda, Türkiye&#8217;ye bu yıl yapılacak yabancı yatırımların 7-10 milyar dolar arasında seyredeceğini öngördü. Korkmaz, uluslararası yatırımların iki yıl içinde ortalama yüzde 70-80 civarında düşüş gösterdiğini belirterek, çıkarılan Ar-Ge kanunu ile Türkiye&#8217;nin uluslararası şirketleri çektiğini hatırlattı. Korkmaz&#8217;ın verdiği bilgiye göre 2009&#8242;da Türkiye&#8217;nin çektiği sermaye miktarı 7.6 milyar<br />
dolar oldu.</p>
<p style="padding-left: 30px;">
<p><em><strong>UYARI NOTU: </strong>Bu rapor Turkland Bank A.Ş. (T-Bank) tarafından güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan elde edilen bilgiler kullanılmak suretiyle, sadece bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hiçbir şekilde finansal enstrümanların alım veya satımı konusunda tavsiye veya finansal danışmanlık hizmeti sağlanması olarak yorumlanmamalıdır. T-Bank bu raporda yer alan bilgilerin doğru ve tam olması konusunda<br />
herhangi bir şekilde garanti vermemektedir. T-Bank bu raporda yer alan bilgilerde herhangi bir bildirimde bulunmaksızın değişiklik yapma hakkına sahiptir. Bu rapor ve içindeki bilgilerin kullanılması nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak oluşacak zararlardan T-Bank hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. </em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekovitrin.com/index.php/son-ekonomik-gelismeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KORKU YENİDEN YÜKSELİŞTE</title>
		<link>http://www.ekovitrin.com/index.php/korku-yeniden-yukseliste/</link>
		<comments>http://www.ekovitrin.com/index.php/korku-yeniden-yukseliste/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 17:36:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Duyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Piyasalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekovitrin.com/?p=2464</guid>
		<description><![CDATA[Haber: ZEYNEP AKTAŞ &#8211; Milliyet
Avrupa bankalarına ilişkin kaygılar Pandora’nın kutusu gibi açıldıkça parite aşağı kayışını hızlandırıyor. Çin ekonomik verileri tehlike sinyali veriyor. İçeride ise İsrail’le yaşanan gerginlik İMKB’yi etkiledi.
Piyasalardaki artan kaygılar, yatırım araçlarının fiyatlarını dalgalandırmaya devam ediyor. Avrupa’daki borç krizi nedeniyle durgunluk kaygılarına Çin de eklenince bütün piyasalarda satış baskısı hâkim oldu. Açıklanan verilere göre, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: ZEYNEP AKTAŞ &#8211; Milliyet</strong></p>
<p><strong>Avrupa bankalarına ilişkin kaygılar Pandora’nın kutusu gibi açıldıkça parite aşağı kayışını hızlandırıyor. Çin ekonomik verileri tehlike sinyali veriyor. İçeride ise İsrail’le yaşanan gerginlik İMKB’yi etkiledi.</strong></p>
<p><strong><img class="alignleft" title="Korku Yeniden Yükselişte" src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2010/06/02/korku-yeniden-yukseliste-675046.Jpeg" alt="" width="402" height="192" /></strong>Piyasalardaki artan kaygılar, yatırım araçlarının fiyatlarını dalgalandırmaya <strong><span style="text-decoration: underline;">devam</span></strong> ediyor. <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Avrupa" target="_blank">Avrupa</a>’daki borç krizi nedeniyle durgunluk kaygılarına <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Cin" target="_blank">Çin</a> de eklenince bütün piyasalarda satış baskısı hâkim oldu. Açıklanan verilere göre, Çin’de fabrikaların geçen ay, ülke içi ve dışından talebin azalması üzerine üretimi azalttıkları ve <strong><span style="text-decoration: underline;">yeni</span></strong> işçi alımını yavaşlattıkları ortaya çıktı.<br />
Çin’de açıklanan ekonomik verinin imalat sektörünün geleceğine ilişkin beklentileri hayal kırıklığına uğratmasıyla birlikte <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/borsa" target="_blank">borsa</a> endeksleri ve emtia fiyatları yüzde 2 civarında geriledi. Euro’da satış hızlanırken altın ise yükseldi.<br />
Bunlar yaşanırken <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Israil" target="_blank">İsrail</a>’in yardım gemisine müdahalesi içeride gerginliği artırdı. Özellikle <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Ortadogu" target="_blank">Ortadoğu</a> barış sürecine zarar vereceği endişeleri yabancı yatırımcıların ürkmesine neden oldu.<br />
<a href="http://www.milliyet.com.tr/index/ABD" target="_blank">ABD</a> ISM İmalat endeksi verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesiyle Avrupa borsaları ve <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/IMKB" target="_blank">İMKB</a> Ulusal 100 endeksi toparlandıysa da kaygılar sürüyor. İMKB Ulusal 100 Endeksi günü yüzde 0.14 oranındaki yükselişle 54 bin 460 seviyesinden tamamladı.</p>
<p><strong>Altın getiride lider</strong></p>
<p>Mayısın gözdesi altındı. Küresel kaygılar yatırımcıyı güvenli liman arayışına itti. Mayısta Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 9.18 oranında artarak 375.09 liradan 409.53 liraya yükseldi.Altın genel olarak piyasalardaki gerilim ve euro/dolar paritesindeki dalgalanmalara göre hareket ediyor. Ancak son zamanlarda Euro Bölgesi ülkelerinden başlayan mali sıkıntılarla birlikte ‘güvenli liman’ özelliği öne çıktı.Zaman zaman bazı ülkelerin özellikle Çin ve <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Hindistan" target="_blank">Hindistan</a>’ın rezerv çeşitlemesi nedeniyle altına yönelmesi geçici etkiler yapmıştı. Ancak zon zamanlarda piyasalarda artan tedirginliğin altına yönelimi artırdığı gözleniyor. Tedirginlik devam ettiği sürece, ki şu anda devam ediyor ve en azından bir süre daha devamı bekleniyor, altının gözde yatırım aracı olarak izlenmeye devam edilecek.</p>
<p><strong>Dolar 1.60’ın üzerine çıkar mı?</strong></p>
<p>Döviz kurlarında portföy girişleri nedeniyle piyasalarda gerilim artsa da yukarı hareketler oldukça sınırlı. Mayıs ayında TCMB verilerine göre <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Turk%20Lirasi" target="_blank">Türk lirası</a> karşısında dolar yükselirken euro geriledi.Dolardaki değer artışı yüzde <strong><span style="text-decoration: underline;">6</span></strong>.29 oldu. Dolar 1.60 TL’nin üzerinde kalmakta zorlanıyor. Faizler düşük ve enflasyonun altında, negatif faiz söz konusu.</p>
<p>Öte yandan borsada <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/k%C3%A2r" target="_blank">kâr</a> satışı ve düzeltme süreci yaşanıyor. İMKB’de işlem gören hisseler mayısta ortalama yüzde 7.76 oranında değer yitirdi. İMKB Endeksi, mayısta 4.574 puanlık düşüşle 58.959’dan 54.384 puana geriledi.Mali endeksteki aylık ortalama kayıp yüzde 6.37, sanayi endeksindeki kayıp yüzde 10.81 ve hizmetlerendeksindeki kayıp da yüzde 10.44 oldu. Borsada tepkiler zayıf ve satış baskısı sürüyor.</p>
<p>Çıkışın başladığı 20 binlere bakıldığında orta ve <strong><span style="text-decoration: underline;">uzun</span></strong> dönem açısından primli görünümü devam ediyor. Kısa vadeli alım satımlar denenebilir. Üstelik borsalarda geleneksel yaz durgunluğu kapıda.</p>
<p><strong><img class="alignright" title="Korku Yükselişte" src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2010/06/02/fft16_mf675034.Jpeg" alt="" width="410" height="209" /></strong></p>
<p><strong>ABD’den gelen imalat verileri moral verdi</strong><br />
-Euro son dört yılın en düşüğünde.<br />
- Çin’de açıklanan ekonomik veriler imalat sektörünün geleceğine ilişkin beklentileri hayal kırıklığına uğrattı.<br />
- Gösterge bileşik faiz yüzde 8.86 ile<br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">12</span></strong> Nisan’dan bu yana en düşüğü gördü.<br />
- Altın yükseliyor.<br />
- Dolarda yeni trend başlar mı?<br />
- ABD ISM İmalat endeksi verileri moral verdi.</p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;"><strong><img class="alignleft" title="ekonomide korku" src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2010/06/02/fft16_mf675035.Jpeg" alt="" width="510" height="202" /></strong></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;"><strong><img class="alignleft" title="Korku Yükselişte" src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2010/06/02/fft16_mf675036.Jpeg" alt="" width="510" height="313" /><br />
</strong></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekovitrin.com/index.php/korku-yeniden-yukseliste/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
