ACİL DURUMLAR İÇİN; KOZA ÇADIR
İsterseniz ara sıra çıktığınız kamplarda, ormanda kaybolduğunuz zaman, ya da bir doğal afet sonrasında kullanabileceğiniz, içerisinde güvenle uyuyup, sizi dışardan gelebilecek her türlü tehlikeden koruyacak bir küçük uyku tulumu bu. Ya da sallanan çadır. İngilizce “The Cocoon” olarak adlandırılan bu çadırlar, endüstriyel tasarımcı John Moriarty tarafından tasarlandı.
Özellikle kaybolduğunuz zaman bir yerde durmak, sizi daha çok tehlikeye maruz kalmadan bulunmanız için her zaman en iyi çözümdür. İşte böyle bir durumda başınızı sokacak en güzel uyku yeri bu sallanan kozalar. Kullanmadığınız zaman taşıması oldukça kolay. Acil durum anında da hızlıca açarak bir ağaca, hatta bir faleze asarak kendinize korunaklı bir mekan oluşturabilirsiniz. Parlak renkleri ve içerisindeki özel kumaşı sayesinde, rüzgar ve yağmurdan sizi korurken, vücut ısınızı içerde tutarak sıcak kalmanızı sağlıyor.
DÜNYANIN EN UCUZ BİLGİSAYARI; OLPC XO-3
Bilgisayarlar devamlı kendini yenileyen, teknoloji ilerledikçe daha fazla özelliği olan daha küçük bir alet haline geliyor. Fakat bu yeni ürünler her zaman daha pahalı halde piyasaya sürülüyor. ABD’de kar amacı gütmeyen “Her Çocuk İçin Bir Laptop” (One Laptop Per Child – OLPC) adında bir bilgisayar tasarım vakfı var. Bu kurum özellikle geri kalmış bölgelerde herkesin alabileceği son teknoloji ürünler tasarlıyor ve piyasayı sarsmaya devam ediyor.
Geçtiğimiz yıllarda OLPC, XO isimli dizüstü bilgisayarı sadece 100 dolar karşılığı piyasaya sürmüştü. Şimdi ise OLPC kurumundan Yves Behar’ın tasarladığı XO-3 isimli konsept tablet bilgisayarı kamuoyuna tanıtıldı. Ve sadece 75 dolara satılması planlanıyor. Yarı esnek plastik üretilen XO-3, bir önceki modelin üstüne iletici ve yansıtıcı modları sayesinde açık havada ve içeride ekranı görüntülenebiliyor. 8.5 x 11 inç boyutlarında dokunmatik ekranı ve köşesindeki katlanabilir kulpu sayesinde taşınması çok rahat. Bir iPhone’un yarısı kadar inceliğinde ve uzaktan şarj olma özelliği mevcut. Piyasaya ise 2012 yılında sürülecek.
HUMMER HB İLE OFF-ROAD SÜRÜŞLERİ SINIRLARDA YAŞAYIN
Küçük bir ATV’nin büyütülmüş versiyonunu düşünün. Her çeşit arazi koşulunda gidebilsin. Romanyalı tasarımcı Andrus Ciprian, ön ve arka tamponları kaldırarak tasarladığı araca “Hummer HB” ismini verdi. Karoseri iskelette olacak şekilde üretilen araç, alüminyum ve karbon fiber gövdesi sayesinde hem hafif hem de güçlü. HB dev tekerleri sayesinde hemem hemen tüm yol ve arazide gitmeyi imkanlı hale getiriyor. İki farklı sınıfta yapılan bu Hummer’lardan birincisinin daha küçük ön camı 3 bölüme ayrılıyor. Fakat kameralar yardımıyla genişletilmiş bir görüş açısı ve güvenlik sürücüye sağlanıyor. Diğer versiyonunda daha geleneksel bir tek parça bir ön cama ilaveten daha fazla ışık alması için cam tavan ilave ediliyor. Tam off-road düşkünleri için.
Araçta bulunan güçlü bir vinç sayesinde çamurlu ortama saplanan hem kendi aracınızı hem de diğerlerini kurtarabiliyorsunuz. Ayrıca HP’nin altına yerleştirilen zırhlı panel sayesinde kayalık zeminde giden aracın aktarım organları ve yolcular korunmuş oluyor. Dahası Hummer HB’nin V6 motoru ve otomatik 6 vites sistemi bulunuyor. Bio-dizel kullanma özelliği ile de doğaya dost bir sürüş keyfi sağlıyor.
AMFİBİ EVLER
Deniz seviyesinin altındaki toprakları, küresel ısınma tehdidi ile sular altında kalma riski taşıyan Hollanda’da karada ve denizde (amfibi) kullanabilecek konsept ev tasarımları yapılıyor. Deniz seviyesi yıldan yıla yükselirken, şehir planlamacıları sel ve şiddetli yağmur risklerini de göze alarak denizcilik mimarisi alanında atılımlar yapıyorlar. Koen Olthuis isimli Hollandalı mimar, şaşırtıcı derecede güzel su meskenleri ortaya çıkardı. Bu yeni meskenleri, ev olarak kullanılan gemilerden (houseboats) ayırt eden şey, patentli bir teknolojiye sahip olan binanın temelinin yüzer hale dönüşebilmesi. Köpük çekirdeklerin betonu kapladığı bu yeni meskenler, potansiyel dalgalara karşı çelik kablolarla korunuyor.
Olthius isimli şirketin amacı bireysel mesenler yapmaktansa deniz üzerinde bütün bir yerleşim alanı ortaya çıkarmak. Bu amfibi meskenlerin Lego parçaları gibi birbirine birleşebilir şekilde tasarlanması ile bu deniz mahalleleri kolayca kurulabilecek. Havadan resmedilmiş imajda görüldüğü gibi bahsedilen yüzen meskenlerin nasıl olacağına dair bir fikir edinebilirsiniz. Bu meskenlerde kalacaklara evlerinin sel yada başka sebeple yükselen suya cevap vereceği güvencesi veriliyor. Küresel ısınmanın ilerlemesiyle bu tür evlere Hollanda’dan başka ülkelerde de ihtiyaç duyulacağı kesin gibi.


sitenizi ve haberlerinizi ilgi ile takip ediyorum. tesekkurler.