Çok titizim. Bir de Şarkılarımda gündemde olmayı seçtim. İnsanlar bunu biliyorlar. Kısacası ben işimi çok seviyorum. Öyle de olması gerek.”
Okuyucusuna daima iyiyi ve güzeli vermeyi kendisine şiar edinen Ekovitrin, bu ay da müzik dünyasının ünlü isimlerinden Funda Arar’ı evinize, ofisinize getiriyor.
Mesleğinin zirvesinde olan Türk Pop Müziği’nin sevilen ismi Funda Arar, Ekovitrin’in sorularını cevapladı.
Funda Arar, mesleğin zirvesine nasıl ulaştı?
Biraz Şans diyelim, biraz Cenab-ı Hakk’ın inayetiyle diyelim. Öyle bir şey olabilir. Tabii işin şakasını bir tarafa bırakırsak her Şeyin başı çalışmak tabii ki. Yani yaptığınız mesleği çok seviyor olmanız lazım. Ben şarkı söylemeyi, sahnede olmayı çok seviyorum. Yaptığım işe çok özen gösteriyorum. Çok titizim. Bir de Şarkılarımda gündemde olmayı seçtim. İnsanlar bunu biliyorlar. Kısacası ben iŞimi çok seviyorum. Öyle de olması gerek.
İnsanlar genellikle bu sektörde polemik yaratarak ünlü olma gayreti içindeler.
Sizin bu konuya bakış açınız nedir?
Bu bir seçenek aslında. Bence zaten sizin yeteneğiniz dört dörtlükse bu işin eğitimini aldıysanız, yeteneğiniz varsa böyle şeylere başvurmazsınız diye düşünüyorum. Ben kendi açımdan böyle bir şeye ihtiyaç duymadım. Kalıcılık açısından bu bir Şekilde bunu perdeleyen bir Şey. İnsanların gözünde kredinizi azaltan bir şey diye düŞünüyorum. Bir de tercih meselesi. Ben bunu hiçbir zaman tercih etmeyi düŞünmedim. Çünkü o dönem geçti. Son dönemde bence gerçekten iŞini iyi yapan, sanat için müzik yapmak isteyen bir çok arkadaşım var. Şöhret olmak için müziği araç olarak kullanmaktan ziyade kendine bu mesleği seçmiŞ bir çok kiŞi olduğu için artık bunlara baŞ vurulmuyor, izleyenler de artık rağbet etmiyorlar diye düŞünüyorum.
ÖZELLİKLE OSMANLI MUTFAĞINA HAYRANIM
Albümlerinizde romantizm görüyoruz, aşk görüyoruz, nostalji görüyoruz. gerçekten kendiniz böyle misiniz? Anlatır mısınız Funda Arar nasıl biri?
Şarkılarım çok romantik, albümlerim de öyle. Genel anlamda romantik Şarkılarım var.Beni romantik Şarkılarla bağdaŞtırdı dinleyenlerim. Onun dıŞında sahnede çok eğlendiğimiz. böyle göbekler attığımız Şarkılar da var. Ben aslında evde çok durmayı seven bir değilim. Çünkü evde durduğum zaman yemek yapan biriyim. Güzel de yemek yaparım, meraklıyımdır. Bütün dünya mutfaklarına, özellikle de Osmanlı mutfağına merakım var. Sürekli yemek yaptığım için de misafirler çağrılır, yemekler yaptım gelin yiyelim diye. EŞim; “Sen evde durma, durdukça yemek yapıyorsun ve yedikçe de kilo alıyorsun.” diyor. Ben bir de yedirmeyi çok seviyorum. Misafiri çok severim. Kazanıyorsunuz, paylaşmak güzel bir şey. Yenilsin içilsin, büyük sofralar. Biz öyle gördük ailemizden.
Formunuzu nasıl koruyorsunuz, fıstık gibisiniz maşallah?
Yemiyorum işte. İnsanlar yiyor ben öyle bakıyorum. Heh heh heeeeh! Yemek yapmak daha keyif veriyor. Yemesi de büyük bir keyif veriyor ama daha çok tadına bakmayı tercih ediyorum. Bazen dayanamıyorsunuz ve abarttığınız bir gün geliyor ama ertesi gün gene salataya talim.
Dayanamadığınız yemek var mı?
Makarnaya dayanamıyorum mesela. Benim için acayip bir yemek. Bir de dolmalar. Çok seviyorum. Her yemeği çok seviyorum. Sofrayı seviyorum, o keyfi seviyorum. Her türlü yemek benim kabulümdür.
Eşiniz de ünlü bir müzisyen. İsmi geçtiğinde sizin için ne ifade ediyor?
Tabi ki benim hayat arkadaşım. Beni destekleyen biri. Benim şu anda burada olmamda, Funda Arar olmamda büyük emeği olan bir insan. Çok şŞey borçluyum ona. Gerçekten öyle. Onun şarkıları, onun yaptığı albümler, beni ben yapan faktörlerdir. Benim için çok önemli biri, çok anlayışlı biri, iyi bir müzisyendir eŞim. Türkiye’nin yetiştirdiği çok iyi genç müzisyenler arasında. Çok çalışkandır. Bugünün işini yarına bırakmaz. Mesleğini çok seven biridir. Kendi de albüm yaptı Şu sıralar…Enstrümantal bir albüm.
Acaba birbirinizle rakip olarak görüyor musunuz kendinizi?
Yok, hayır. Ben de onu destekliyorum elimden geldiğince. Çok güzel bir enstrümantal albüm yaptı. O parçalara güzel sözler yazılabilir diyorum. O melodilerden çok güzel şarkılar çıkabilir.
Sizin sahne kostümlerinize karışıyor mu?
Hiç karışmaz. İstediğimi giyerim. Ben de ona karışmıyorum. Albüm resimleri için Mardin’e gittiler. Orada fotoğraflar çektirdiler. Böyle esprisini de yapıyoruz. O bana karışsa bile ben ona karışmazdım. Kıskançlık yoktur bende, gereksiz buluyorum. Bir insanın içinde varsa onu yapar. Bence bu tarz şeyler gereksiz. Birbirinden soğutur insanları.
Erkeğin kalbinden geçen yol ne diyelim o zaman?
Birbirini biraz rahat bırakmalı insanlar, rahatlık lazım biraz. Ben de özgürlüğüme düŞkün biriyim. Benim eşim Febyo olmasaydı, biz bu kadar iyi anlaşıyor olmasaydık, benim ona davranışlarımla onun bana davranışları aynı olmazdı. Böyle olmasaydı biraz zordu işimiz. Ben özgürlüğüme düşkünüm, kısıtlanmaya falan gelemem, hemen vahŞileŞebilirim.
Bebek düşünüyor musunuz?
Çok istiyorum aslında. Ailelerimiz de artık böyle yani … Kız kardeşimin bir kedisi var, ben de yeni evime taşınacağım, bahçeli bir ev aldım. Diyorum ki bahçede bir köpek falan bakacağım. Annem de diyor ki; “Kızım kedi köpek besleyeceğinize çocuk yapın da onu besleyin, büyütün.” diyor… DüŞünüyorum da; 2010 yılında da olmaz çocuk. Çünkü nasıl olsun ki, biz 2010 yazında albüm için hazırlıklara baŞlayacağız. Sonbaharda stüdyoya gireceğiz. Ben yılbaşından sonra bir albüm çıkartmayı düşünüyorum, peki nasıl olacak bu işler? Yani bunca işin arasında çocuk…Özetle şu sıralar çocuk düşünmüyoruz.
Yeni projeleriniz var mı?
2010 yılı başlarında yeni albüm yapmak istiyorum. Onun dışında yazın çok güzel konser projelerimiz var. İnşallah İstanbul ve Türkiye’nin diğer başka Şehirlerinde konserler vereceğiz. Yurt dışı konserlerimiz de olacak. Yoğun bir süreç beni bekliyor. Bunlar var hayatımızda, hayatımız müzik dolu. Bu albümden sonra başka sürpriz bir albüm daha var. Konserlerimiz büyük talep gördü, biletlerimiz on gün öncesinden bitti, bu çok güzel bir şey. İnşallah yazın gene Açık Hava Tiyatrosu’nda, güzel böyle her şeyiyle dört dörtlük konserler vereceğim.
Biraz da ekonomiden behsedelim? Funda Arar nasıldır ekonomi açısından?
Ben eli açık biriyimdir. Cimri değilimdir. Zaman zaman ipin ucunu kaçırdığımız oluyor ama dönem dönem de tutumlu olmak gerekiyor.
En çok neye para harcarsınız?
En çok kıyafetlerime para harcıyorum. Ayakkabı, çanta gibi şeylere harcamalar yapıyorum. Takılar, aksesuarlar büyük maliyet aslında. Kazanıyoruz ama gider de çok fazla. Yanınızda çalışan ekibiniz var, onların maaŞları var. Bayan sanatçı olmak gerçekten çok zor.
Sigorta yaptırıyor musunuz?
Özel sağlık sigortam var. Orasını burasını sigortalatanlar var, ben hiç düşünmedim böyle şeyler.
Estetiğe nasıl bakıyorsunuz?
Aşırıdan çok hoşlanmıyorum, acayip görünüyor kadınlar, birbirlerine benzemeye başladılar. Ben korkuyorum onlardan… Böööyyleee… ığğğ…. Buradan ağızları yırtılmış gibi duruyorlar. Acayip yani. Güzel olacağım diye. KırıŞıklık da olsun, o da bir güzellik. Şimdi belli olmayacak şekilde, çok doğal olması lazım. Aslında ben karşı değilim estetiğe. Ama böyle aşırısı da bir tuhaf oluyor. Güzelleşeceğim diye çirkinleştiriyorlar kendilerini. İşte ondan hoşlanmıyorum ben.

