<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aylık Ekonomi Dergisi</title>
	<atom:link href="http://www.ekovitrin.com/index.php/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ekovitrin.com</link>
	<description>Ekovitrin</description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 Jul 2010 13:42:34 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>AVUSTURYA&#8217;DA YILDA 760 EURO&#8217;YA ÜNİVERSİTE FIRSATI&#8230;</title>
		<link>http://www.ekovitrin.com/index.php/universite-fiyatlari-turkiyede-40-bin-tl-avusturyada-760-euro/</link>
		<comments>http://www.ekovitrin.com/index.php/universite-fiyatlari-turkiyede-40-bin-tl-avusturyada-760-euro/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 13:26:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Duyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekovitrin.com/?p=3585</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de özel üniversite fiyatları 7.500 ile 40.000 TL. arasında değişirken, Avusturya&#8217;da üniversitelere ödenen para ortalama 760 Euro.
 
TÜRKLERİN  VİYANA’YA EĞİTİM SEFERİ!
Avusturya üniversiteleri Türkiye başvuru merkezi olarak çalışan Avrupa’nın çeşitli bölgelerine öğrenci gönderen AVRUPA EĞİTİM DANIŞMANLIĞI son yıllarda Avusturya, Polonya ve Almanya üniversitelerine Türkiye’den birçok öğrenci yerleştirdi. Avusturya’da eğitim denince ilk akla gelen kurum olan AVRUPA [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Türkiye&#8217;de özel üniversite fiyatları 7.500 ile 40.000 TL. arasında değişirken, Avusturya&#8217;da üniversitelere ödenen para ortalama 760 Euro.</em></strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>TÜRKLERİN  VİYANA’YA EĞİTİM SEFERİ!</strong></p>
<p>Avusturya üniversiteleri Türkiye başvuru merkezi olarak çalışan Avrupa’nın çeşitli bölgelerine öğrenci gönderen AVRUPA EĞİTİM DANIŞMANLIĞI son yıllarda Avusturya, Polonya ve Almanya üniversitelerine Türkiye’den birçok öğrenci yerleştirdi. Avusturya’da eğitim denince ilk akla gelen kurum olan AVRUPA EĞİTİM DANIŞMANLIĞI aracılığıyla özellikle Dünyanın en iyi üniversitelerinin yer aldığı Avusturya’ya son yıllarda Türk öğrenciler adeta akın ediyorlar.</p>
<p>Merkezi Viyana’da bulunan Avrupa Eğitim Danışmanlığı şirketi Genel Müdürü Salih Uyar bu ilginin nedenlerini şu şekilde değerlendiriyor;</p>
<p>“Özellikle son yıllarda Avusturya üniversitelerine Türk öğrencilerden çok ciddi bir ilgi söz konusu. Tabiri yerindeyse Türk öğrenciler Viyana kapılarına dayandı diyebiliriz… Türkiye’deki özel üniversite harçlarının yüksek olması ve Avusturya üniversitelerinin dünyanın en iyi üniversiteleri arasında olması, eğitim harçlarının ortalama senelik 760 Euro olması,  yaşam koşullarının çok uygun olması, neredeyse her üniversitede Nobel ödüllü hocaların olması, ve Avusturya’nın Türkiye’ye yalnızca 1,5 saat uzaklıkta olması nedeniyle Türkiye’den talep her geçen gün artıyor.”</p>
<p>Avusturya Üniversitelerinin yüksek eğitim kalitesi, akademik çalışma ortamı ve öğrencilere sunduğu imkanlarıyla dünyada kalitesini ispatlamış önde gelen Üniversiteler arasında yer alması, özellikle YÖK tarafından tanınıyor olması Türkiye’den olan öğrenci talebini arttırıyor.</p>
<p>Merkezi Viyana’da bulunan Avrupa Eğitim Danışmanlığı Türkiye’den bu üniversitelere sadece öğrenci yerleştirmekle kalmıyor, eğitimleri süresinde karşılaşabilecekleri her türlü sorunlarla da yakından ilgileniyor.</p>
<p><strong>Türkiye’deki birçok öğrencinin okumak için Avusturya Üniversitelerini tercih etmesinin nedenleri…</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>* </strong>Avusturya devlet üniversitelerinden mezuniyetiniz ve diplomanızın YÖK tarafından tanınıyor olması</p>
<p><strong>* </strong>Üniversiteyi Avusturya’da bitirdiğiniz zaman herhangi bir sınav engeli olmadan Yüksek lisans ve Doktora eğitimine doğrudan geçiş imkanı</p>
<p>* Avusturya`da bir öğrencinin öğrenimi esnasında 01.01.2003 tarihli resmi karar ile aylık 600 Euro maaşla sigortalı çalışma hakkı olması</p>
<p>* Bir yarıyıl okuduktan sonra üniversiteler arası öğrenci değiş-tokuşunu öngören ERASMUS/SOKRATES programlarıyla Avrupa’nın herhangi bir ülkesinde iki döneme kadar ücretsiz üniversite eğitimi alma olanağı</p>
<p>* Avusturya üniversitelerinde kabul şartı olarak yabancı dil bilme zorunluluğu olmaması. Üniversitenin kendi bünyesinde dil eğitimi vermesi</p>
<p>* Avusturya’daki yabancı öğrenciler yıllık sadece 760 € harç ödemektedirler. Bu yönüyle de Avusturya üniversitelerinin dünyanın en düşük ücretli üniversiteleri arasında yer alması</p>
<p>* Almanca ve İngilizce gibi en az iki yabancı dili öğrenebileceğiniz çok dilli ve dünyanın değişik ülkelerinden gelen öğrencileri ile multi kültürel ortam</p>
<p>* Avrupa Birliği Ülkeleri MAVI KART (Blue Card) uygulamasına geçmesi halinde Avusturya Üniversitelerinden mezun olan örgencilerin Avrupa`da iş buldukları taktirde mavi kart alarak çalışma ve oturum hakkına sahip olması</p>
<p>* Avusturya’nın yüksek yaşam kalitesine sahip ülkelerin ön sıralarında yer alması. Viyana’nın 2010 yılından dünyanın yaşanılabilir en iyi 2. şehri seçilmesi ve dünya da suç oranı en düşük şehirler arasında bulunması</p>
<p>* Avusturya’nın muhteşem doğal güzelliklerinin yanı sıra özellikle kültür ve sanat şehri Viyana’nın hayatınıza katacağı yaşam kalitesi</p>
<p><strong><em>TÜRKİYE’DEKİ ÖZEL ÜNİVERSİTE FİYATLARI  (2010 – 2011 öğretim yılı)</em></strong></p>
<p><strong>Yeditepe Üniversitesi:</strong> Yeditepe Üniversitesi’nde, ön lisans programlarından Sağlık Bilimleri Fakültesi 10 bin 750 TL iken, 4 yıllık bölümlerden Tıp Fakültesi 26 bin 700 TL, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi 19 bin 250 TL, Eczacılık Fakültesi 24 bin TL, Diş Hekimliği Fakültesi 32.400 TL diğer fakülteler ise 16 bin TL + KDV ile ücretlendiriliyor.</p>
<p><strong>Maltepe Üniversitesi:</strong> Maltepe Üniversitesi’nde, meslek yüksek okulları 10 bin 175 TL, Hemşirelik Meslek Yüksek Okulu 7 bin 150 TL iken, 4 yıllık Eğitim Fakültesi 15 bin 235 TL, Tıp Fakültesi 24 bin 750 TL, diğer fakülteler ise 18 bin 645 TL ile eğitim imkanı sunuyor.</p>
<p><strong>Kültür Üniversitesi:</strong> Kültür Üniversitesi’nde, meslek yüksek okulları 9 bin 980 TL iken, Hukuk Fakültesi 19 bin 200 TL, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi 19 bin 700 TL, diğer fakülteler ise 18 bin 500 TL ile ücretlendiriliyor.</p>
<p><strong>Doğuş Üniversitesi:</strong> Doğuş Üniversitesi’nde lisans programlarında İngilizce Lisans 19 bin 380 TL ,Türkçe Lisans ise 18 bin180 TL iken, meslek yüksek okulları 6.300 TL ile öğrencilere eğitim fırsatı sunuyor.</p>
<p><strong>Bilkent Üniversitesi:</strong> Bilkent Üniversitesi’nde 2010 &#8211; 2011 eğitim yılı ücreti lisans programlarında 17 bin 900 TL olarak belirlendi.</p>
<p><strong>Haliç Üniversitesi:</strong> Haliç Üniversitesi’nde, Meslek Yüksek Okulu fiyatları 8 bin 500 TL’den başlarken 4 yıllık fakülteler ise 15 bin TL’ye kadar çıkabiliyor.</p>
<p><strong>Koç Üniversitesi:</strong> Koç Üniversitesi’nde ücretler 2010 &#8211; 2011 ders yılında, Hemşirelik Yüksek Okulu için 7 bin 500 TL, diğer programlar için 29 bin TL ve Tıp Fakültesi için 40 bin TL olarak belirlendi.</p>
<p><strong>Kadir Has Üniversitesi:</strong> Kadir Has Üniversitesi’n de meslek yüksek okulu ücretleri 8 bin TL iken Hukuk Fakültesi ve Güzel Sanatlar Fakültesi 19 bin 500 TL, diğer fakülteler ise 18.bin TL ile ücretlendiriliyor.</p>
<p><strong>Arel Üniversitesi:</strong> Arel Üniversitesi’nde meslek yüksek okulu 6 bin 480 TL iken diğer fakülteler ise 15 bin 120 TL ile fiyatlandırılıyor.</p>
<p><strong>Fatih Üniversitesi:</strong> Fatih Üniversitesi’nde meslek yüksek okulu 9 bin TL iken, Tıp Fakültesi 20 bin TL, Fen-Edebiyat Fakültesi 11 bin 550 TL, diğer fakülteler ise 16.500 TL ile ücretlendiriliyor.</p>
<p><strong>Işık Üniversitesi:</strong> Işık Üniversitesi’nde ön lisans programları 8 bin 500 TL iken, Lisans programları ise 17 bin 500 TL ile fiyatlandırılıyor.</p>
<p><strong>Bahçeşehir Üniversitesi:</strong> Bahçeşehir Üniversitesi’nde ön lisans programları 12 bin 400 TL iken, Lisans programları ise 22 bin 900 TL ile öğrencilere eğitim fırsatı sunuyor.</p>
<p><strong>Bilgi Üniversitesi:</strong> Bilgi Üniversitesi’nde lisans programları 21 bin 60 TL ile ücretlendirilir iken, meslek yüksek okulu 15 bin 12 TL, yüksek okul ise 16 bin 740 TL ile ücretlendirildi.</p>
<p><strong>Yaşar Üniversitesi:</strong> Yaşar Üniversitesi’nde lisans programları 15 bin TL iken, ön lisans programları ise 8 bin 500 TL ile fiyatlandırılıyor.</p>
<p><strong>Sabancı Üniversitesi:</strong> Sabancı Üniversitesi’nde 2010 – 2011 Akademik yılı tüm lisans programları 27 bin 500 TL ile ücretlendiriliyor.</p>
<p><strong>İstanbul Ticaret Üniversitesi:</strong> İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde lisans programları 12 bin 800 TL iken ön lisans programları ise 7 bin 690 TL ile ücretlendirilmiş.</p>
<p><strong>Okan Üniversitesi:</strong> Okan Üniversitesi’nde lisans 19 bin 440 TL iken ön lisans programları ise 9 bin 266 TL ile ücretlendiriliyor.</p>
<p><strong>Ufuk Üniversitesi:</strong> Ufuk Üniversitesi’nde Hukuk Fakültesi 16 bin 500 TL, Tıp Fakültesi 18 bin 500 TL iken, Meslek Yüksek Okulu 7 bin TL, diğer fakülteler ise 16 bin TL ile ücretlendiriliyor.</p>
<p><strong>Aydın Üniversitesi:</strong> Aydın Üniversitesi’nde KDV hariç ön lisans programları 7 bin 500 TL ile 11 bin TL arasında Türkçe ve İngilizce olmak üzere değişir iken, lisan programları da 15 bin ile 19 bin TL arasında yine Türkçe ve İngilizce olmak üzere değişiyor.</p>
<p><strong>Beykent Üniversitesi:</strong> Beykent Üniversitesi’nde lisans programlarının peşin fiyatı 14 bin 435 TL iken taksitli fiyatı 15 bin 100 TL olarak belirlendi. Meslek yüksek okulu ise peşin 6 bin 795 TL iken taksitli fiyatı 7 bin 150 TL ücret ile fiyatlandırılıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekovitrin.com/index.php/universite-fiyatlari-turkiyede-40-bin-tl-avusturyada-760-euro/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FATİH ALTAYLI: AÇIKLAYIN MEHDİ BEY ŞU ALÇAKLARI!..</title>
		<link>http://www.ekovitrin.com/index.php/aciklayin-mehdi-bey/</link>
		<comments>http://www.ekovitrin.com/index.php/aciklayin-mehdi-bey/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 12:49:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Duyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekovitrin.com/?p=3561</guid>
		<description><![CDATA[
TARIM Bakanı Mehdi Eker, işini iyi yapan bakanlardan biridir.
Ama bu kez çuvalladı. Bazı hazır gıda ürünlerinde çok ciddi zararlı maddeler olduğu ortaya çıktı.
Bunu ortaya çıkaran başkası değil, bakanlık.
Yapılan iş doğru. Geç bile kalmış bir iş hatta.
Ama açıklama tam bir facia.
&#8220;122 bebek mamasının 3&#8242;ünde sağlığa ciddi zararlar verecek kurşun bileşimleri var&#8221; diye bir açıklama mesela.
Açıklamayı yapanlar, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3562 alignright" title="Altayli" src="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/07/Altayli.jpg" alt="" width="150" height="200" /></p>
<p>TARIM Bakanı Mehdi Eker, işini iyi yapan bakanlardan biridir.</p>
<p>Ama bu kez çuvalladı. Bazı hazır gıda ürünlerinde çok ciddi zararlı maddeler olduğu ortaya çıktı.</p>
<p>Bunu ortaya çıkaran başkası değil, bakanlık.</p>
<p>Yapılan iş doğru. Geç bile kalmış bir iş hatta.</p>
<p>Ama açıklama tam bir facia.</p>
<p>&#8220;122 bebek mamasının 3&#8242;ünde sağlığa ciddi zararlar verecek kurşun bileşimleri var&#8221; diye bir açıklama mesela.</p>
<p>Açıklamayı yapanlar, akıllarınca 3 firmaya zarar vermemek için böyle yapıyor. Ama açıklama böyle yapılınca 122 ürün birden zarar görüyor.</p>
<p>3 sahtekâr, halk düşmanı firma için gerisi de güme gidiyor. Çünkü hangisinin zararlı olduğunu bilmeyen, öğrenemeyen, hepsinden uzaklaşıyor.</p>
<p>Hoş, bakanlık mamalarla ilgili açıklamayı dün geri çekti. Ancak aynı bakanlık verilerine göre mama dışında 22 bin 172 üründen 1171&#8242;i tehlikeli bulundu.</p>
<p>Ve yine marka belirtilmemişti&#8230;</p>
<p>Allah aşkına Mehdi Bey, böyle açıklama mı olur?</p>
<p>Ben bir bakan hakkında ağır bir ithamda bulunsam ama adını vermeyip bütün kabineyi töhmet altında bıraksam doğru olur mu?</p>
<p>&#8220;Olmaz&#8221; dediğinizi duyuyor gibiyim.</p>
<p>Peki o olmaz da bu olur mu?</p>
<p>Bu da olmaz. Kimmiş bu şerefsizler, kimmiş bu hainler, açıklayın da öğrenelim.</p>
<p>Benim kulağıma bazı şeyler geliyor.</p>
<p>Bilmem yalan, bilmem sahi.</p>
<p>Bu zararlı ürünlerin büyük bölümü, büyük perakende zincirleriyle bir bağlantısı olmayan ama &#8220;ucuz&#8221; diye bilinen bir zincirde satılan &#8220;ucuz etin yahnileriymiş&#8221;.</p>
<p>Kesin bilsem adını da yazacağım ama diyorum ya &#8220;duyum&#8221;. Siz kimin veya kimlerin &#8220;kötü&#8221; olduğunu açıklamayınca iş duyuma, dedikoduya kalıyor.</p>
<p>Kötülerin hak ettiği zararı iyiler de görüyor.</p>
<p>Açıklayın Mehdi Bey şu alçakları.</p>
<p>Medeni bir ülkede yapıldığı gibi.</p>
<p>Hadi.</p>
<p style="text-align: right;">(HABERTÜRK/25.07.2010)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekovitrin.com/index.php/aciklayin-mehdi-bey/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BU HABERİ OKUMADAN GIDA ALMAYA GİTMEYİN&#8230;</title>
		<link>http://www.ekovitrin.com/index.php/bu-haberi-okumadan-gida-almaya-gitmeyin/</link>
		<comments>http://www.ekovitrin.com/index.php/bu-haberi-okumadan-gida-almaya-gitmeyin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 12:49:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Duyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekovitrin.com/?p=3569</guid>
		<description><![CDATA[Tarım ve  Köyişleri Bakanlığı&#8217;nın geçen yıl 22 bin 172 gıda örneğinde yaptığı analiz sonucunda, 1171 örnek olumsuz bulundu. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı&#8217;nın geçen yıl 2 bin 262 bitkisel üründe yaptığı zirai ilaç kalıntısı analizinde, 155 üründe limitlerin üzerinde pestisit belirlendi. 1311 hazır yemek örneğinde yapılan analizlerde, örneklerin yüzde 4,42&#8217;si mikrobiyolojik kriterlere uygun çıkmadı. Analiz edilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Tarım ve  Köyişleri Bakanlığı&#8217;nın geçen yıl 22 bin 172 gıda örneğinde yaptığı analiz sonucunda, 1171 örnek olumsuz bulundu. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı&#8217;nın geçen yıl 2 bin 262 bitkisel üründe yaptığı zirai ilaç kalıntısı analizinde, 155 üründe limitlerin üzerinde pestisit belirlendi. 1311 hazır yemek örneğinde yapılan analizlerde, örneklerin yüzde 4,42&#8217;si mikrobiyolojik kriterlere uygun çıkmadı. Analiz edilen 122 bebek mamasından 3&#8242;ünde kurşun çıktı…</em></strong></p>
<p>Gıdada, ortalama olumsuz örnek oranı yüzde  5,28 çıkarken, bal, pekmez, tavuk eti, kırmızı toz-pul biber ve incir ezmesi, en fazla olumsuzluk tespit edilen ürünler oldu. Olumsuz örnek oranı, pekmez örneklerinde yüzde 33,96’ya, bal örneklerinde yüzde 16,74’e, kanatlı etlerinde ise yüzde 17,98’e çıktı.</p>
<p>İncir ezmesi örneklerinin yüzde 17,39’unda, ballı çerez örneklerinin yüzde 21,62’inde, kırmızı toz-pul biber örnekleri nin yüzde 14,77’sinde limitlerin üzerinde aflatoksin belirlendi.</p>
<p>Etiket bilgilerinin mevzuata uygunluk oranı yüzde 97,84 oldu. Denetimler, gıda üreticilerinin etiketleme kurallarına, &#8220;ambalaja&#8221; çok önem verdiğini, gıdanın içeriği konusunda ise o kadar hassas davranmadığını ortaya koydu.</p>
<p>Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, 2009 yılı gıda denetim programlarına ilişkin sonuçları açıkladı. Verilere göre, bakanlık, &#8220;içerik&#8221; ve &#8220;etiket&#8221; denetimi olarak iki ayrı kategoride denetim programı yürütürken, etiket denetimlerindeki olumsuz örneklerin oranının çok  düşük kaldığı, içerik denetimlerinde ise olumsuz örneklerin kanatlı eti, bal ve pekmezde yoğunlaştığı belirlendi. İncir ezmesi, pul-toz kırmızı biberde aflatoksin sorunun büyüklüğü ortaya kondu. Zeytinyağında taklit ve tağşiş oranı yüzde 2,5, ayçiçekyağında yüzde 8, kızartma yağlarında sağlığa aykırı yağ kullanımı oranı yüzde 7,95 çıktı.</p>
<p>AB kriterleri de dikkate alınarak yürütülen gıda denetim faaliyetleri programları konusunda, geçen yıl, 22 bin 172 gıda analizinde içerik denetimi yapıldı. Bunların yüzde 94,72’sinde, 21 bin 1’inde analiz sonuçları mevzuata uygun çıktı. Ancak, 1171 gıda örneğinde analiz sonuçlara mevzuata uygun çıkmazken, ortalama olumsuz örnek oranı, yüzde 5,28 olarak hesaplandı.</p>
<p>Süt ve süt ürünleri, kırmızı et ve unlu mamuller denetiminde olumsuz örnek oranı ortalamanın altında kalırken, kanatlı eti, pekmez, bal, kuru meyveler, bitkisel yağlar, şekerli mamullerdeki denetim sonuçlarındaki olumsuz sonuç oranı oldukça yüksek çıktı.</p>
<p>Ekmek örneklerinin büyük bölümü, mikrobiyolojik kriterler yönünden uygun. Analiz edilen 309 ekmek örneğinden sadece 5’inde (yüzde 1,62) mikrobiyolojik yönden olumsuzluk tespit edildi.</p>
<p><strong>SÜT ÜRÜNLERİNDE TAKLİT VE TAĞŞİŞ ORANI YÜZDE 4,89</strong></p>
<p>Bakanlık geçen yıl, 660 beyaz peynir örneğinde mikrobiyolojik kriterler yönünden denetim yaptı. Analizler sonucunda, 24 peynir örneğindeki mikrobiyolojik değerlerin mevzuata uygun olmadığı belirlenirken, olumsuzluk oranı yüzde 3,64 olarak hesaplandı.</p>
<p>Analiz sonuçlarına göre, 284 yöresel peynir örneğinden 5’inde (yüzde 1,76) mikrobiyolojik açıdan uyumsuzluk belirlendi.</p>
<p>Sade, meyveli, veya çeşnili dondurma veya sütlü buzda, 380 örnekte mikrobiyolojik analiz yapılırken, 17 örnek (yüzde 4,47’si) olumsuz çıktı.</p>
<p>Sade yoğurtta taklit, tağşişin tespitine (jelatin aranmasına) yönelik 893 örnek üzerinde yapılan analiz sonucunda, 27 örnekte (yüzde 3,02) olumsuzluk saptandı. Analiz edilen 757 süt ürünlerinin 37’sinde (yüzde 4,89) taklit ve tağşiş yapıldığı, süt yağı yerine bitkisel yağ katıldığı belirlendi.</p>
<p>Yoğurtta toplam spesifik mikroorganizme sayısı açısından analiz edilen 377 örnekten 6’sı (yüzde 1,59) olumsuz çıktı.</p>
<p><strong>KIRMIZI ET ÜRÜNÜNE, DOMUZ ETİ VEYA KANATLI ETİ KONMASI</strong></p>
<p>Kırmızı et ve et ürünlerinde domuz eti ve (at-eşek gibi) tek tırnaklı hayvan etinin katılıp katılmadığını belirlemek için 462 örnek analiz edildi ve 3 örnek (yüzde 0,65’i) olumsuz çıktı. Ancak, kırmızı et ürünlerine kanatlı eti katılıp katılmadığını belirlemek amacıyla yapılan denetimlerde olumsuzluk oranı yüzde 3,20 olarak belirlendi ve 406 kırmızı et ürününden 13’üne kanatlı eti katıldığı ortaya çıktı.</p>
<p>Tavuk, hindi, bıldırcın veya devekuşu etinde mikrobiyolojik kriterler yönünden yapılan analizlerde, olumsuzluk oranının yüzde 17,98 ile oldukça yüksek olduğu belirlendi. Analiz edilen 545 örnekten 98’inin mikrobiyolojik kriterler yönünden istenilen nitelikte olmadığı saptandı.</p>
<p><strong>BALDA VE PEKMEZDE TAKLİT-TAĞŞİŞ ORANI YÜKSEK</strong></p>
<p>Bakanlık, geçen yıl analiz ettiği 914 bal örneğinin 153’ünde, 265 pekmez örneğinin 90’ında taklit ve tağşiş yapıldığını belirledi. Analiz edilen ürünlerin balda yüzde 16,74’ü, pekmezde ise yüzde 33,76’sı taklit veya tağşiş ürün çıktı.</p>
<p>Şeker veya şekerlemelerde boya miktarı tayini amacıyla analiz edilen 312 örnekten 22’sinde limitlerin üzerinde boya belirlenirken, olumsuz örnek oranı yüzde 7,05 olarak hesaplandı.</p>
<p><strong>KURU MEYVELİ ÜRÜNLERDE AFLATOKSİN SORUNU</strong></p>
<p>Kuru meyvelerde aflatoksin tepsiti amacıyla yapılan denetimlerde, kırmızı toz-pul biber ile incir ezmesinde aflatoksin açısından önemli sorun yaşandığı, fındıkta bu sorunun hemen hemen çözüm aşamasında bulunduğu belirlendi.</p>
<p>Verilere göre, incelenen 583 fındık örneğinden sadece 6’sında (yüzde 1,03) limitin üzerinde aflatoksin saptanırken, 168 fındık ezmesi örneğinin hiç birinde limitin üzerinde aflatoksine rastlanmadı.</p>
<p>Analiz edilen 517 kuru kayısı örneğinin 70’inde (yüzde 13,54) limitin üzerinde kükürtdioksit belirlenirken, kanserojen olarak bilinen &#8220;okratoksin A&#8221; aranması amacıyla 165 kuru üzüm örneği alındı ve hiç olumsuz örnek çıkmadı.</p>
<p>Denetimlerde kuru incir örneklerinin sadece yüzde 3,09’unda limitin üzerinde aflatoksin çıkarken, incir ezmesi örneklerinin yüzde 17,39’unda limitin üzerinde aflatoksin saptanması dikkati çekti. Analiz edilen 485 kuru incir örneğinin 15’i, 23 incir ezmesi örneğinden 4’ü aflatoksin yönünden olumsuz çıktı.</p>
<p>Antepfıstığında aflatoksinli örnek oranı yüzde 5,23, antepfıstığı ezmesinde yüzde 0,96 olarak belirlendi. Analiz edilen 516 Antepfıstığı örneğinin 27’sinde, 104 antepıstığı örneğinin 1’inde limitin üzerinde aflatoksin belirlendi.</p>
<p>Yerfıstığında analiz edilen 525 örnekten 33’ünde, yerfıstığı ezmesinde analiz edilen 59 örnekten 2’sinde limitin üzerinde aflatoksin çıktı.</p>
<p>Lokum ve helva örneklerinde aflatoksinli örnek oranı yüzde 2’nin altında kalırken, analiz edilen ballı çerez örneklerinin yüzde 21,62’sinde yüksek alfatoksin belirlendi. Alınan 207 lokum örneğinden 4’ü, 210 helva örneğinden 4’ünde ve 148 ballı çerez örneğinden 32’sinde limitlerin üzerinde aflatoksin olduğu ortaya çıktı.</p>
<p>Bakanlık, analiz ettiği 413 toz-pul biber örneğinden 61’inde (yüzde 14,77) limitlerin üzerinde aflatoksin buldu.</p>
<p><strong>BİTKİSEL SIVI YAĞLARDA TAĞŞİŞ, AYÇİÇEĞİ YAĞINDA FAZLA</strong></p>
<p>Geçen yıl, sıvı yağlarda taklit ve tağşişin tespitine yönelik 521 zeytinyağı örneğinde yaptığı analiz sonucunda 13, 175 ayçiçeğiyağı örneğinde yaptığı analiz sonucunda 14, 160 mısır yağı örneğinde yaptığı analiz sonucunda ise 2 olumsuz sonuç tespit etti. Örneklere göre taklit ve tağşiş oranı, mısıryağında yüzde 1,25, zeytinyağında yüzde 2,50 olurken, ayçiçekyağında yüzde 8 düzeyinde tespit edildi.</p>
<p>Kanserojen olarak bilinen yanmış kızartma yağlarının tekrar kullanılmasını önlemek amacıyla &#8220;polar madde ve dumanlanma noktası&#8221; yönünden analiz edilen 151 yağ örneğinden 12’sinin kullanım için uygun olmadığı belirlendi. Örnek sayısına göre olumsuzluk oranı yüzde 7,95 düzeyinde çıktı.</p>
<p>Sıvı yağlarda poli aromatik hidrokarbonlar (PAH)-benzo(a)pren yönünden analiz edilen 273 örnekten 15’i (yüzde 5,49)olumsuz çıktı. Margarinlerde benzoik ve sorbik asit aranması için yapılan denetimlerde örneklerin yüzde 99,6’sı mevzuata uygun bulundu.</p>
<p><strong>ZİRAİ İLAÇ KALINTILARI</strong></p>
<p>Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın 2009 yılı gıda denetim programlarına ilişkin sonuçlara göre, geçen yıl denetim programı kapsamında 2 bin 262 bitkisel üründe pestisit (zirai ilaç kalıntısı) analizi yapılırken, örneklerin 155’inde (yüzde 6,85) limitlerin üzerinde kalıntı tespit edildi.</p>
<p>Geçen yıl bin 311 hazır yemek örneğinde mikrobiyolojik analiz yapıldı. Bin 253 hazır yemek örneğinde analiz sonuçları mikrobiyolojik kriterlere uygun çıkarken, örneklerin 58’inin (yüzde 4,42’si) bu kriterlere uymadığı belirlendi.</p>
<p>Bebek mamalarında kurşun aranması için 122 örnekte yapılan analizde, 3 örnekte limitlerin üzerinde kurşun olduğu belirlenirken, olumsuzluk oranı yüzde 2,46 olarak hesaplandı.</p>
<p>Taze ıspanakta nitrat kalıntısı belirlemek için alınan 125 örnekten 3’ünde (yüzde 2,40) limitin üzerinde nitrat belirlendi. Fazla miktarda kullanılan gübre, ıspanak ve yeşil yapraklı bitkilerde nitrat birikmesine neden oluyor.</p>
<p>Denetimlerde analiz edilen 2 bin 401 tuz örneğinden 94’ünde (yüzde 3,92) iyot oranının mevzuata uygun olmadığı belirlenirken, analiz edilen 258 salamura asma yaprağından sadece 2’isinde kükürt oranı limitlerin üzerinde çıktı.</p>
<p>Geçen yıl mikrobiyolojik analize tabi tutulan 382 kuruyemiş örneğinden 4’ünün (yüzde 1,05) mikrobiyolojik kriterleri taşımadığı belirlendi.</p>
<p>Elma suyu ve elma suyu içeren karışım meyve sularında patulin aranması için 166 örnek üzerinde yapılan analizde, 2 örnekte patulin çıkarken, olumsuz örnek oranı yüzde 1,20 oldu.</p>
<p>Alkollü içki denetim programı kapsamında yapılan denetimlerde 599 rakı, viski, votka örneğinden 3’ünde metil alkol olduğu belirlendi. Distile alkollü içkilerde 767 örnek üzerinde yapılan analizlerde ise 23 örnekteki (yüzde 3’ünde) alkol hacminin mevzuata uygun olmadığı ortaya çıktı.</p>
<p>Geçen yıl, analiz edilen 493 kırmızı toz-pul biber örneğinden 7’sinde kanserojen olduğu bilinen Sudan boyası bulunurken, olumsuz örnek oranı yüzde 1,42 olarak tespit edildi.</p>
<p>Bakanlığın 461 kırmızı toz-pul biber, 216 sumak ve 186 köri örneğinde yaptığı analizde, hiç bir örnekte &#8220;para red boyasına&#8221; rastlanmadı.</p>
<p><strong>ETİKETLEMEDE MEVZUAT UYUMU HEMEN HEMEN YÜZDE 100</strong></p>
<p>Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın geçen yıl gıda ürünlerinin etiketlenmesine ilişkin yaptığı denetimlerde, üreticilerin etiketlemeye ilişkin mevzuata hemen hemen tam uyum sağladığı belirlendi.</p>
<p>Bakanlık, 36 bin 718 gıda örneği üzerinde etiket denetimi yaparken, sadece 102 örneğin etiketlenmesinin mevzuata uygun olmadığı tespit edildi. Etiketlemede mevzuata uyum yüzde 99,72 çıkarken, olumsuz örnek oranı yüzde 0,28’de kaldı.</p>
<p>Etiketlemede mevzuata uyum toplam denetimde yüzde 99,72 uyum belirlenirken, en yüksek uyumsuzluk oranı yüzde 0,98 ile süt ve süt ürünlerinde görüldü. 3 bin 56 süt ve süt ürününden 30’unun etiketinin mevzuata uygun olmadığı tespit edildi.</p>
<p>Denetlenen 3 bin 42 alkollü içki etiketinin 7’si, 2 bin 984 alkolsüz içecek etiketinin 15’i, 3 bin 684 gıda katkı maddeleri etiketinin 20’si, 2 bin 788 ithal ürün etiketinin 14’ünün mevzuata uygun olmadığı belirlendi.</p>
<p>Bitkisel çaylar ve enerji içecekleri etiketlerinin ise mevzuata tam uygun çıktı.</p>
<p>Verilere göre, geçen yıl 22 bin 172 gıda ürününde mikrobiyolojik, 36 bin 718 gıda örneğinde etiketleme denetimi yapılırken, örneklerin yüzde 97,84’ü uygun bulundu. Toplam 1273 örneğin mevzuata uygun olmadığı belirlenirken, olumsuz örnek oranı yüzde 2,16 olarak hesaplandı.</p>
<p><strong>2008’E GÖRE OLUMSUZ ÖRNEK ORANI AZALDI</strong></p>
<p>Bakanlık tarafından 2008’de yapılan gıda denetim sonuçlarına göre, geçen yılki denetimlerde olumsuz örnek ortalaması düştü.</p>
<p>Bakanlığın 2008’de 19 bin 714 gıda örneği üzerinde yaptığı denetimlerde, 18 bin 505 örnek mevzuata uygun bulunurken, 1208 örneğin mevzuata uygun olmadığı belirlenmişti. Geçen yıl yüzde 5,28 olan gıda denetimlerinde olumsuz örnek oranı, 2008’de yüzde 6,13 düzeyindeydi.</p>
<p>Geçen yıl yüzde 0,28 olan gıda maddelerinin etiketlerinde genel etiketleme ve beslenme yönünden etiketleme kurallarına uygunluk açısından yapılan denetimlerde olumsuz örnek oranı, 2008’de yüzde 0,46 olarak belirlenmişti.</p>
<p>Ancak, zirai ilaç kalıntısı denetimlerinde 2008’de yüzde 4,14 olan olumsuz örnek oranının 2009’da yüzde 6,85’e çıktığı belirlendi.</p>
<p>Diğer taraftan, süt ve süt ürünleri grubundaki mikrobiyolojik analizlerde, olumsuz örnek oranının yüzde 5-20’lerden yüzde 1,5-4,9’lara, pekmezdeki olumsuz örnek oranının da yüzde 52,62’lerden yüzde 33,96’ya düşmesi dikkat çekti. Tavuk, hindi, bıldırcın veya deve kuşu etlerinin mikrobiyolojik olarak denetiminde 2008’de yüzde 17’ler düzeyindeki olumsuz örnek oranının geçen yıl da aynı seviyede olması, sorunun devam ettiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>1582 FİRMA HAKKINDA SUÇ DUYURUSU YAPILDI</strong></p>
<p>Mevzuat uyarınca, gıda ve gıda ile temasta bulunan madde ve malzemeleri üreten, üreten/satan, satan ve toplu tüketime sunan iş yerlerinin kontrol ve denetimleri bakanlığın yetki ve sorumluluğunda bulunuyor. Gıda kontrol ve denetimleri, gıda üretim yeri, gıda satış yeri ve toplu tüketim yerlerine yönelik olarak tarım il müdürlükleri tarafından gıda maddesinin taşıdığı riskle orantılı ve uygun sıklıkta olmak üzere Yıllık Kontrol Programı dahilinde ve AB yaklaşımları da dikkate alınarak, risk esasına göre belirli ürün gruplarında yıllık olarak hazırlanan İzleme ve Denetim Programları çerçevesinde yapılıyor. Yapılan kontrol ve denetimlerde Türk Gıda Kodeksine uygun güvenli gıda üretiminin sağlanması ve gıda işyerlerinin teknik ve hijyenik koşullarının mevzuata uygunluğunun sağlanması amaçlanıyor.</p>
<p>Bakanlık, geçen yıl, genel denetim programı çerçevesinde de 92 bin 718’i gıda üretim yerleri, 163 bin 382’si gıda satış yerleri, 94 bin 355’i toplu tüketim yerlerinde olmak üzere toplam 350 bin 455 denetim gerçekleştirdi. Denetimler sonucunda, 8361 adet idari para cezası uygulanırken, 1582 firma veya kişi hakkında da savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.</p>
<p>Önceki yıl, 340 bin 874 genel denetim yapılmış, 6958 adet idari para cezası uygulanırken, 905 firma veya kişi hakkında suç duyurusu yapılmıştı.</p>
<p>Geçen yıl yapılan suç duyurularının 1162’si gıda üretim yerlerine, 265’i gıda satış yerlerine, 155’i toplu tüketim yerlerine yönelik oldu.</p>
<p style="text-align: right;">(A.A)</p>
<p style="text-align: right;"><span style="font-size: x-small;"><br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekovitrin.com/index.php/bu-haberi-okumadan-gida-almaya-gitmeyin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SARIGÜL&#8217;DEN BAYKAL&#8217;A SÜPRİZ ZİYARET&#8230;</title>
		<link>http://www.ekovitrin.com/index.php/sarigulden-baykala-supriz-ziyaret/</link>
		<comments>http://www.ekovitrin.com/index.php/sarigulden-baykala-supriz-ziyaret/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2010 20:28:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Duyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekovitrin.com/?p=3548</guid>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanlığı görevinden istifa eden Deniz Baykal, Ankara’daki evinde sürpriz bir misafiri ağırladı…
Türkiye Değişim Hareketi’ni son anda partileştirmekten vazgeçen Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay’la birlikte Baykal’ı Angora Evleri’ndeki konutunda ziyaret etti.
Edinilen bilgilere göre Sarıgül, Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılan Oktay’a “geçmiş olsun” dileklerini iletmek üzere 19 Temmuz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>CHP Genel Başkanlığı görevinden istifa eden Deniz Baykal, Ankara’daki evinde sürpriz bir misafiri ağırladı…</em></strong></p>
<p>Türkiye Değişim Hareketi’ni son anda partileştirmekten vazgeçen Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay’la birlikte Baykal’ı Angora Evleri’ndeki konutunda ziyaret etti.</p>
<p>Edinilen bilgilere göre Sarıgül, Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılan Oktay’a “geçmiş olsun” dileklerini iletmek üzere 19 Temmuz pazartesi günü Angora Evleri’ne gitti. Bu sırada Baykal’ın eşi Olcay Baykal, yan komşusu Oktay’ın evinde Sarıgül’ü gördü ve “Buralara kadar geliyorsun, bir çay içmek için bize uğramıyorsun” diye sitem etti.</p>
<p>Oktay’ın da ısrarı sonucu Sarıgül saat 13.45 sıralarında yandaki eve geçerek Baykal’la görüştü. Oktay’ın da hazır bulunduğu ziyaret sırasında Olcay Baykal çay ikram ederken, ele alınan ağırlıklı konunun CHP’deki gelişmeler ve Türk siyasetinin son durumu olduğu belirtildi. Sarıgül’ün “Maalesef zamanım az, 15.00 uçağıyla İstanbul’a dönmem gerekiyor” sözleri üzerine Baykal “İptal et, bir sonraki uçakla gidersin” yanıtını verdi. Bunun üzerine Sarıgül’ün 17.00 uçağıyla İstanbul’a döndüğü kaydedildi.</p>
<p>İstanbul’a dönüşünde kurmaylarıyla Kandilli’deki Suna Abla Restoran’da buluşan Sarıgül, Baykal ile yaptığı görüşmeyi yemekte arkadaşlarına aktardı.</p>
<p><strong><em>Gelip elinizi öpmek istiyor</em></strong></p>
<p>Baykal’a yakın kaynaklara göre ise Oktay, pazartesi öğleden sonra komşusu Baykal’ı telefonla arayarak, “Uygunsanız sizi ziyaret etmek istiyorum” dedi. Baykal’dan “Tabii ki buyur gel” yanıtını alan Oktay, “Yanımda misafirim de var” dedi. Baykal’ın “Kimdir o misafir?” sorusu üzerine ise Oktay, “Sarıgül yanımda, onu da getiriyorum. Beni kırmazsanız gelip elinizi öpmek istiyor” dedi. Oktay’ı kıramayan Baykal’ın görüşmeyi kabul etmek durumunda kaldığı öğrenildi. Bir saat süren görüşme sırasında Sarıgül’ün, “Ben dedeye (Oktay’ı kastediyor) geldim, ama buradan geçerken sizinle hanımefendiyi gördüm içim cız etti, bir elinizi öpmeden geçmek istemedim” dediği iddia edildi.</p>
<p>Görüşmede Baykal’ın, “TDH’yi kurmaktan vazgeçtiğini de sorduğu” ve bu konuda Sarıgül’ün kısaca bilgi verdiği öğrenildi. Bu görüşme 1609 gündür aynı ortamda bulunmayan Baykal ve Sarıgül’ü bir araya getirmiş oldu. Baykal ve Sarıgül son olarak 29-30 Ocak 2005’te yapılan 13. olağanüstü kongrede aynı mekanda bulunmuşlardı.</p>
<p style="text-align: right;">MANSUR ÇELİK Ankara</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekovitrin.com/index.php/sarigulden-baykala-supriz-ziyaret/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TIP DÜNYASINI ŞAŞIRTAN AMELİYAT&#8230;</title>
		<link>http://www.ekovitrin.com/index.php/tip-dunyasini-sasirtan-ameliyat/</link>
		<comments>http://www.ekovitrin.com/index.php/tip-dunyasini-sasirtan-ameliyat/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2010 20:28:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Duyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekovitrin.com/?p=3539</guid>
		<description><![CDATA[Kayseri-Sivas karayolu üzerindeki Kültepe Höyüğü&#8217;nde yapılan kazılarda bulunan Asurlu bir tüccara ait iskeletin incelemesi sonucu, yaklaşık 4 bin yıl önce, kafatası açılarak, beyin zarı iltihabı operasyonu yapıldığı tespit edildi.
Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1948 yılından beri arkeolojik kazıların devam ettiği Kültepe-Kaniş Karum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Kayseri-Sivas karayolu üzerindeki Kültepe Höyüğü&#8217;nde yapılan kazılarda bulunan Asurlu bir tüccara ait iskeletin incelemesi sonucu, yaklaşık 4 bin yıl önce, kafatası açılarak, beyin zarı iltihabı operasyonu yapıldığı tespit edildi.</em></strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-3540" title="4-bin-once-beyin-ameliyati-2" src="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/07/4-bin-once-beyin-ameliyati-2.jpg" alt="" width="315" height="197" />Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1948 yılından beri arkeolojik kazıların devam ettiği Kültepe-Kaniş Karum kazı alanında, 2010 yılı kazılarının Kaniş bölgesinde başladığını, kazının ilk gününde ise çok önemli bir mezar bulduklarını söyledi.</p>
<p>Kulakoğlu, mezarı dikkatli bir şekilde kazdıklarını, kazıda Asurlu bir erkek tüccara ait kemikler ile silah ve özel eşyalarını bulduklarını belirterek, şunları söyledi:</p>
<p><strong><em>4 BİN YIL ÖNCE BEYİN AMELİYATI </em></strong></p>
<p>&#8221;Kaniş tepesinde kazılara başladığımız ilk gün, daha doğrusu temizlik çalışmaları sırasında bir mezar bulduk. Koloni çağına ait 4 bin yıllık mezarda, olasılıkla Asurlu bir erkek tüccara ait olduğu tespit edilen iskeletlerin yanında, tüccarın özel eşyaları ve silah olarak kullandığı mızrak ve baltası da bulundu. İskeletin kafa tasında kazı heyetimizdeki antropologların yaptığı incelemede Asurlu tüccarın ölmeden daha önce başarılı bir beyin ameliyatı geçirdiği ve iyileştikten sonra hayatını kaybettiğini tespit ettiler. Bu yıl kazılara moralimiz yüksek başlıyoruz.&#8221; Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Handan Üstündağ da, böyle bir kafatasına ilk defa rastladığını belirterek, şu bilgileri verdi:</p>
<p><strong><em>İYİLEŞEREK HAYATA DÖNMÜŞ </em></strong></p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-3541" title="4-bin-once-beyin-ameliyati-3" src="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/07/4-bin-once-beyin-ameliyati-3.jpg" alt="" width="315" height="212" />&#8221;Kültepe&#8217;de yüzlerce insan iskeleti bulundu. Ancak bunun özelliği farklı. Asurlu tüccarın kafatasında çok düzgün bir kesi var. 6&#215;3 santimetre boyutlarındaki kesi izlerinden, kafatası delgi operasyonunun başarılı bir şekilde yapıldığını ve operasyondan sonra da hastanın sağlığına kavuşarak iyileştiğini öğreniyoruz. Bu bize günümüzden 4 bin yıl önce beyin ameliyatının başarılı bir şekilde yapıldığını gösteriyor. Beyin zarı iltihabına operasyon yapılmış ve iyileşme sağlanmış. Bunu açık bir şekilde görüyoruz. Bu işi yapan çok tecrübeliymiş. Operasyon da başarılı bir şekilde gerçekleşmiş.&#8221;</p>
<p><strong><em>KÜLTEPE </em></strong></p>
<p>Anadolu insanının yazı ile tanıştığı ilk merkez olan ve geçmişi günümüzden 5 bin yıl öncesine dayanan Kültepe Kaniş-Karum ören yerinde ilk bilimsel kazılar, 1948 yılında Prof. Dr. Tahsin Özgüç tarafından başlatılmıştı.</p>
<p>Merkezden bugüne kadar 50 bine yakın yazılı kil tablet ve arkeolojik eser çıkartıldı. Eserlerin büyük bir çoğunluğu, Kayseri&#8217;de yeterli müze olmaması nedeniyle Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi&#8217;ne götürülerek burada depolanıp sergileniyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekovitrin.com/index.php/tip-dunyasini-sasirtan-ameliyat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE’DE BU HAFTA…SON EKONOMİK GELİŞMELER…</title>
		<link>http://www.ekovitrin.com/index.php/son-ekonomik-gelismeler-turkiye-de-bu-hafta-23-temmuz-2010/</link>
		<comments>http://www.ekovitrin.com/index.php/son-ekonomik-gelismeler-turkiye-de-bu-hafta-23-temmuz-2010/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2010 19:46:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ekovitrin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Piyasalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekovitrin.com/?p=3534</guid>
		<description><![CDATA[
Merkezi yönetim brüt borç stoku Haziran sonu itibariyle 458.5 milyar lira olarak gerçekleşti. Borç stokunun 329.2 milyar TL tutarındaki kısmı Türk Lirası cinsinden ve 129.3 milyar TL tutarındaki kısmı döviz cinsi borçlardan oluştu. Borç stoku Mayıs sonu itibarıyla 457.2 milyar TL olmuştu.
Merkez Bankası Temmuz ayı ikinci dönem beklenti anketi&#8230;
Merkez Bankası Temmuz ayı ikinci dönem beklenti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3366" title="1veyis-fertekligil1" src="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/07/1veyis-fertekligil1.jpg" alt="" width="165" height="199" /></p>
<p>Merkezi yönetim brüt borç stoku Haziran sonu itibariyle 458.5 milyar lira olarak gerçekleşti. Borç stokunun 329.2 milyar TL tutarındaki kısmı Türk Lirası cinsinden ve 129.3 milyar TL tutarındaki kısmı döviz cinsi borçlardan oluştu. Borç stoku Mayıs sonu itibarıyla 457.2 milyar TL olmuştu.</p>
<p><strong><em>Merkez Bankası Temmuz ayı ikinci dönem beklenti anketi&#8230;</em></strong></p>
<p>Merkez Bankası Temmuz ayı ikinci dönem beklenti anketinde yıl sonu TÜFE beklentisi yüzde 7.73&#8242;ten yüzde 7.69&#8242;a geriledi. 2010 yılı büyüme beklentisi %5.4 ile değişmezken, cari açık beklentisi 31.71 milyar dolardan 31.90 milyar dolara yükseldi. 2010 yılsonu dolar kuru beklentisi de 1.57 ile değişmedi.</p>
<p><strong><em>2010 yılında 7 milyar dolar yabancı sermaye bekleniyor&#8230;</em></strong></p>
<p>Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Genel Sekreteri Mustafa Alper, birleşme satın alma ve özelleştirmeler açısından yılın durgun geçmesi ve Avrupa ekonomilerindeki sorunlar nedeniyle Türkiye&#8217;ye doğrudan yabancı yatırımların yıl sonunda 7 milyar doların altında kalacağını söyledi. Alper, birleşme satın alma ve özelleştirme işlemleri açısından da 2010 yılının durgun geçmesinin 10 milyar dolar seviyesine toparlanmayı mümkün kılmadığını ifade etti. Yılın ikinci yarısında doğrudan yabancı yatırım girişlerinde toparlanma olabileceğini belirten Alper ayrıca, Türkiye&#8217;nin kredi notunun artırılması durumunda bunun doğrudan yabancı yatırımları etkileyebileceğini ancak bunun sonuçlarının gelecek seneye yansıyacağını ekledi. YASED Başkan Yardımcısı Adnan Nas, mali kuralın ertelenmesinin ve orta vadeli mali plandaki gecikmelerin çok büyük maliyeti olmasının beklenmediğini ancak bir miktar maliyet getirebileceğinden endişe duyduklarını ifade etti. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü (UNCTAD) tarafından yayınlanan Dünya Yatırım Raporu&#8217;na göre, Türkiye 2009 yılında 7.6 milyar dolar ile en fazla uluslararası doğrudan yatırım çeken ülkeler arasında 32. sıraya gerilerken, gelişmekte olan ülkeler arasında 15. sırada yer aldı. Türkiye en fazla uluslararası doğrudan yatırım yapan ülkeler arasında 1.6 milyar dolar ile bir basamak gerileyerek 45.sıraya inerken, 77.7 milyar dolar yatırım stoku ile 39.sırada yer aldı. UNCTAD Temsilcisi Kalman Kalotay ise global uluslararası doğrudan yatırım akışlarında 2010 yılında hafif bir toparlanma beklendiğini, kriz öncesinde aşılmış olan 2 trilyon dolar seviyesine ise ancak 2012 yılında tekrar ulaşılmasının mümkün olabileceğini belirtti.</p>
<p><strong><em>ABD Eximbank’ı ile Enerji Bakanlığı arasında kredi anlaşması&#8230;</em></strong></p>
<p>ABD&#8217;nin İhracat-İthalat Bankası Eximbank ile Enerji Bakanlığı arasında yenilenebilir enerji projelerine 1 milyar dolar kredi finansmanı sağlanmasını öngören mutabakat zaptı imzalandı. Mutabakat zaptının imza töreninde konuşan Enerji Bakanı Taner Yıldız, ABD Eximbank Başkanı Fred Hochberg ile Türkiye&#8217;deki yenilenebilir enerji projelerinin kredilendirilmesine ilişkin verimli bir görüşme yaptıklarını ifade etti. ABD Eximbank&#8217;ın yakın dönemde özellikle 9 ülkeye yoğunlaşma kararı aldığını hatırlatan Yıldız, bunlardan en önemlisinin Türkiye olduğunu ifade etti. ABD Eximbank ile bir mutabakat zaptı imzalayacaklarının, başlangıçta kredinin 1 milyar dolarlık olduğunu söyleyen Yıldız, bu kredinin rüzgar, güneş, jeotermalle ilgili projelerde kullanılabileceğini söyledi. Hochberg ise yenilenebilir enerji konusunda Türkiye ve ABD&#8217;nin birlikte çalışabileceğini ifade etti. Enerji Bakanı Taner Yıldız, Amerikan Eximbank ile kredinin, ikinci adımda 5 milyar dolara çıkarılması konusunda prensipte anlaştıklarını açıkladı.</p>
<p><strong><em>Torba Tasarı Meclis’te kabul edildi&#8230;</em></strong></p>
<p>Gelir Vergisi Kanunu&#8217;nda değişiklikler öngören ve &#8220;Torba Tasarı&#8221; olarak adlandırılan kanun tasarısı TBMM Genel Kurulu&#8217;nda kabul edildi. Yasa, bazı yatırım araçlarına uygulanan stopaj, gelir vergisi dilimleri, yatırım indirimi başta olmak üzere birçok alanda düzenlemeleri öngörüyor.</p>
<p><strong><em>Suça itilen çocuklara ilişkin tasarı TBMM Genel Kurulu&#8217;nda kabul edildi&#8230;</em></strong></p>
<p>Kamuoyunda &#8221;taş atan çocuklar&#8221; olarak bilinen çocuklarla ilgili düzenlemeler de içeren &#8221;Terörle  ücadele Kanunu (TMK) ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı&#8221; TBMM Genel Kurulu&#8217;nda kabul edilerek, yasalaştı. kabul edilen yasayla katıldıkları kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde ihtar ve zor kullanmaya rağmen dağılmayanlara verilen cezanın alt sınırı 1.5 yıldan 6 aya indirilecek. Cezanın 3 yıllık üst sınırında ise değişiklik olmayacak. Yasaya göre çocuklar, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmaları ve örgüt propagandası suçunu işlemeleri halinde &#8221;terör suçu&#8221; işlemiş gibi yargılanmayacak. Buna göre, kamuoyunda &#8221;taş atan çocuklar&#8221; olarak bilinen çocuklar, ağırlıklı olarak bu hüküm nedeniyle tutuklandıkları veya hüküm giydikleri için, salıverilecek. Salıverilen çocuklara &#8221;çocuklara özel güvenlik tedbiri&#8221; de uygulanmayacak.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/06/4.jpg" rel="shadowbox[post-3534];player=img;"><img class="aligncenter size-full wp-image-2868" title="4" src="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/06/4.jpg" alt="" width="737" height="73" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>UYARI NOTU:</strong></span> Bu rapor Turkland Bank A.Ş. (T-Bank) tarafından güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan elde edilen bilgiler kullanılmak suretiyle, sadece bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hiçbir şekilde finansal enstrümanların alım veya satımı konusunda tavsiye veya finansal danışmanlık hizmeti sağlanması olarak yorumlanmamalıdır. T-Bank bu raporda yer alan bilgilerin doğru ve tam olması konusunda herhangi bir şekilde garanti vermemektedir. T-Bank bu raporda yer alan bilgilerde herhangi bir bildirimde bulunmaksızın değişiklik yapma hakkına sahiptir. Bu rapor ve içindeki bilgilerin kullanılması nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak oluşacak zararlardan T-Bank hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekovitrin.com/index.php/son-ekonomik-gelismeler-turkiye-de-bu-hafta-23-temmuz-2010/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İSTANBUL&#8217;U ELEKTRİKLİ OTOMOBİLE HAZIRLAYAN PROJE İMZALANDI&#8230;</title>
		<link>http://www.ekovitrin.com/index.php/istanbulu-elektrikli-otomobile-hazirlayan-proje-imzalandi/</link>
		<comments>http://www.ekovitrin.com/index.php/istanbulu-elektrikli-otomobile-hazirlayan-proje-imzalandi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 12:03:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Duyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Otovitrin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekovitrin.com/?p=3529</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İbb) ile Renault A.ş. 2011 Yılında Kullanılmaya Başlayacak Olan Elektrikli Otomobillerin İstanbul&#8217;da Eş Zamanlı Olarak Kullanılması İçin Gerekli Şarj Alt Yapı ve İşletim Sistemlerinin Uygulanmasına Yönelik Karşılıklı İşbirliği Protokolü İmzaladı.
 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile Renault A.Ş. 2011 yılında kullanılmaya başlayacak olan elektrikli otomobillerin İstanbul&#8217;da eş zamanlı olarak kullanılması için gerekli şarj [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İbb) ile Renault A.ş. 2011 Yılında Kullanılmaya Başlayacak Olan Elektrikli Otomobillerin İstanbul&#8217;da Eş Zamanlı Olarak Kullanılması İçin Gerekli Şarj Alt Yapı ve İşletim Sistemlerinin Uygulanmasına Yönelik Karşılıklı İşbirliği Protokolü İmzaladı.</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-3531" title="elektrikli-otomobil" src="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/07/elektrikli-otomobil-masa-onu.jpg" alt="" width="400" height="266" />İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile Renault A.Ş. 2011 yılında kullanılmaya başlayacak olan elektrikli otomobillerin İstanbul&#8217;da eş zamanlı olarak kullanılması için gerekli şarj alt yapı ve işletim sistemlerinin uygulanmasına yönelik karşılıklı işbirliği protokolü imzaladı. Protokol ile geleceğin otomobilleri olarak değerlendirilen elektrikli araçların İstanbul&#8217;da yaygınlaştırılması amaçlanıyor.</p>
<p>Saraçhane&#8217;de yapılan imza törenine İBB Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Enerji A.Ş Genel Müdürü Adnan Çelik, Renault MAIS Genel Müdürü İbrahim Aybar ile OYAK Renault Genel Müdürü Tarık Tunalıoğlu ve çok sayıda davetli katıldı.</p>
<p><strong>ALT YAPI ÇALIŞMALARI BELLİ BİR NOKTAYA KADAR GETİRİLDİ </strong></p>
<p>Alt yapı çalışmaları hakkında bilgi veren Topbaş, çalışmaların belli bir noktaya kadar getirildiğini söyledi. Bütün adımların atıldığını ifade eden Topbaş, ilgili çalışmaların belediyenin yöneticileri tarafından yürütüldüğünü belirtti. Renault ve OYAK genel müdürlüğüyle çok sıkı bir işbirliği içinde olduklarının altını çizen Topbaş, &#8220;Bu konuda Renault ve OYAK genel müdürlüğüyle çok sıkı bir işbirliği içindeyiz. Daha sonra başka firmalar bu işte varız derlerse bu protokoller onlara da açık. Ama biz bu alanda geç kalmış olmak istemiyoruz. Anında İstanbul&#8217;da başlayan bir teknolojiye sahip olmak istiyoruz. Her şeyde birinci ve önde olmak zorundayız. Bunun için çalışmaları başlattık ve o protokol için buradayız. Ve inanıyorum ki yakın gelecekte çok kısa bir sürede rekabette olacağı için çok hızlı bir şekilde mesafe kat edeceğiz.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>&#8220;4 FARKLI MODELDEN BİRİSİ BURSA&#8217;DA ÜRETİLECEK&#8221; </strong></p>
<p>4 farklı model elektrikli otomobil pazara sürmeyi amaçladıklarını söyleyen Oyak Renault Genel Müdürü Tarık Tunalıoğlu da bu modellerden bir tanesinin Bursa&#8217;da üretileceğini ifade etti. Bursa&#8217;daki çalışmaların tüm hızıyla sürdüğünü aktaran Tunalıoğlu, 2011 yılında satışa sunulacak FLUENCE-C model aracın segmentindeki ilk elektrikli sedan olacağını aktardı. Tunalıoğlu, &#8220;Halen üretimde olan FLUENCE&#8217;den 13 cm daha uzun olan elektrikli versiyonun üretim hazırlıkları bu yıl sonuna kadar tamamlanacak. Böylece Renault Türk otomotiv sanayisi, bu devrimsel değişimde öncü olacak. Dünyada elektirikli otomobillerin Yaygın kullanılması için gerekli alt yapının oluşturulması gerekiyor. Bu amaçla hükümetler ve enerji kurumlarıyla 60&#8242;ı aşkın sözleşme imzaladık. Bu amaçla İstanbul&#8217;un devrimsel değişimde daha etkin rol alabilmesi için İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği çalışmalarına başladık.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;İKİ ÖNEMLİ ALT YAPIYA İHTİYAÇ VAR&#8221; </strong></p>
<p>Renault MAIS Genel Müdürü İbrahim Aybar da, İBB ile yapılan anlaşmayla elektrik motorlu otomobillerin Türkiye&#8217;de de kullanılmasına yönelik büyük bir girişimi başlatmış olduklarını söyledi.otomobillerin Türkiye&#8217;de satılabilmesi için çok önemli alt yapıya ihtiyaç olduğunu ve bunların yasal ve teknolojik alt yapılar olduğunu aktaran Aybar, &#8221; Yasal altyapı denince satışa sunulacak otomobillerin hangi vergi oranlarının uygulanacağı akla geliyor. Bugün Avrupa&#8217;da ki ülkeler ciddi yasal düzenlemeler yaptılar. Birçok Avrupa ülkesi araçların satın alınmasında önemli destekler veriyor. Diğer önemli bir alt yapıda teknolojik alt yapı. Kullanıma girecek bu otomobillerin şarj edilebilmesi ve şarj istasyonlarının yaygınlaştırılmasıdır. Bugün biz konunun netleşmesi için çok temel bir adım atıyoruz.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>PROTOKOLÜN AMACI </strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Renault A.Ş.arasında imzalanan protokolle, dünyanın diğer şehirlerinde olduğu gibi elektrikli otomobillerin İstanbul&#8217;da kullanılması ve yaygınlaştırılması konusunda iş birliği oluşturmak amaçlanıyor. Protokol, 2011 yılından itibaren üretimi yapılacak olan elektrikli araçlar için İstanbul il sınırları içerisinde gerekli şarj altyapısının oluşturulmasını, buna bağlı hizmetler ve düzenlemelerin geliştirilmesini kapsıyor.</p>
<p style="text-align: right;">(Cihan Haber Ajansı) 19.07.2010 15:37</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekovitrin.com/index.php/istanbulu-elektrikli-otomobile-hazirlayan-proje-imzalandi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ZORLU’NUN ASTORİA PAZARLIĞI&#8230;</title>
		<link>http://www.ekovitrin.com/index.php/zorlu%e2%80%99nun-astoria-pazarligi/</link>
		<comments>http://www.ekovitrin.com/index.php/zorlu%e2%80%99nun-astoria-pazarligi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 11:35:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Duyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekovitrin.com/?p=3522</guid>
		<description><![CDATA[Waldorf Astoria ile görüşen Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu’nun karşısına “Astoria” engeli çıktı. “Astoria” ismi, Ahmet Nazif Zorlu ile Vedat Aşçı’yı karşı karşıya getirdi…
İstanbul Zincirlikuyu’daki karayolları arazisi üzerine inşa edilen Zorlu Center projesinin 5 yıldızlı otelini işlettirmek için dünyanın en lüks otel markalarından Waldorf Astoria ile görüşen Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Waldorf Astoria ile görüşen Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu’nun karşısına “Astoria” engeli çıktı. “Astoria” ismi, Ahmet Nazif Zorlu ile Vedat Aşçı’yı karşı karşıya getirdi…</em></strong></p>
<p>İstanbul Zincirlikuyu’daki karayolları arazisi üzerine inşa edilen Zorlu Center projesinin 5 yıldızlı otelini işlettirmek için dünyanın en lüks otel markalarından Waldorf Astoria ile görüşen Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu’nun karşısına “Astoria” engeli çıktı.</p>
<p><strong><em>Öncelik Aşçı’ya ait</em></strong></p>
<p>Ünlü otel zincirini Türkiye’ye getirmek isteyen ancak ismi daha önce İstanbul Esentepe’deki Astoria Alışveriş ve Yaşam Merkezi’ne tescil ettirilen “Astoria” karışıklık yarattı. “Astoria’nın Türkiye’deki tüm kullanım hakkı bana ait” diyen Astaş Gayrimenkul Yatırım ve Turizm A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Aşçı, “Bu isim ile Türkiye’ye gelemezler” dedi. Waldorf Astoria ile görüşmelerini doğrulayan Ahmet Zorlu ise görüşmelerin devam ettiğini söyledi.</p>
<p><strong><em>Tescil ettirdim</em></strong></p>
<p>Astoria adını yıllar önce Türk Patent Enstitüsü’ne tescil ettirdiğini belirten Vedat Aşçı, şu bilgileri verdi: “Ben bu ismi kendim buldum. Soyadımın ilk harfiyle başlayan Astoria’yı yıllar önce tescil ettirdim. Ben nasıl yurtdışında bir markanın adıyla yeni bir girişimde bulunamıyorsam, bu şirketler de Türkiye’de gelip benim tescil ettirdiğim bir isim üzerine iş yapamazlar. Bu yasalarla açıkça ortaya konuyor. Astoria adı benim üzerime tescillidir. Biz bu markayı dünyada büyütmeyi hedefliyoruz. Bu tür sorunlar karşımıza çıkacağını tahmin ettik ve buna göre önlemlerimizi aldık. Türkiye’ye bu isimle giriş yapılamaz.”</p>
<p><strong><em>Waldorf ile görüşme</em></strong></p>
<p>Konuyla ilgili olarak fazla konuşmak istemeyen Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, “Bu konuyla ilgili konuşmak için çok erken. Dünyaca ünlü otel zinciriyle görüşme yaptığımız doğrudur. Bu konuyla ilgili girişimimiz oldu. Ancak net bir şey yok” dedi.</p>
<p><strong><em>Aynı konuda iş yapamazlar</em></strong></p>
<p>TESCİLLİ Markalar Derneği (TMD) Başkanı Vehbi Kahveci, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu durumda öncelik Astoria adını Türkiye’de ilk tescil ettiren şirkete aittir. Burada da öne Vedat Aşçı çıkıyor. Ancak yurtdışından gelen şirket gerekli yerlere müracaat edip Türkiye’deki kayıtlı Astoria adını hükümsüz kılabilirse, isim hakkı bu firmaya geçer. Ama bu kolay bir iş değil. Çünkü bir çok inceleme yapılacak. İki marka arasında bağ bulunmayacak ya da Türkiye’deki işleri birbirinden bağımsız olacak, ya da marka devir işlemi gerçekleşecek. Aynı konuda iş yapmaları mümkün değil. Eğer Vedat Aşçı’nın tescil ettirdiği Astoria adı hükümsüz duruma düşerse, işler tersine dönebilir. Çok detaylı bir konu ancak Astoria Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nin elinden bu ismi almak kolay olmaz.”</p>
<p style="text-align: right;"><strong><em>(Hürriyet)</em></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekovitrin.com/index.php/zorlu%e2%80%99nun-astoria-pazarligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YILDA 200 BİN İŞSİZE İŞ SAĞLAYACAK PROJE&#8230;</title>
		<link>http://www.ekovitrin.com/index.php/yilda-200-bin-issize-is-saglayacak-proje/</link>
		<comments>http://www.ekovitrin.com/index.php/yilda-200-bin-issize-is-saglayacak-proje/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 21:24:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Duyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dosyalar]]></category>
		<category><![CDATA[Piyasalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekovitrin.com/?p=3516</guid>
		<description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dinçer: Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri ile önümüzdeki 5 yılda en az 1 milyon işsiz gencimizi iş sahibi kılmayı amaçlıyoruz…
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri ile 5 yılda en az 1 milyon işsiz genci iş sahibi kılmayı amaçladıklarını belirterek, “Bu projeyi insanımıza ’altın bilezik’ kazandırma projesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dinçer: Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri ile önümüzdeki 5 yılda en az 1 milyon işsiz gencimizi iş sahibi kılmayı amaçlıyoruz…</em></strong></p>
<p><a href="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/07/issizlik1.jpg" rel="shadowbox[post-3516];player=img;"></a><img class="alignleft size-full wp-image-3520" title="issizlik" src="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/07/issizlik1.jpg" alt="" width="472" height="240" />Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri ile 5 yılda en az 1 milyon işsiz genci iş sahibi kılmayı amaçladıklarını belirterek, “Bu projeyi insanımıza ’altın bilezik’ kazandırma projesi olarak adlandırıyoruz. Bu proje, işsizler için, iş dünyası için, ülkemiz için bir umut projesidir” dedi.</p>
<p>         Dinçer, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinde düzenlenen Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri Projesi (Beceri 2010) Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin en temel meselesi olan istihdam sorununa kalıcı çözüm üretmek için tarihi bir projeyi hayata geçirdiklerini söyledi.</p>
<p>         “Türkiye ekonomisinin büyümeden, istihdama pozitif bir yükseliş trendine girdiği günlerde, ülkenin geleceği için kamu ve özel sektörün gücünü birleştirerek çalışma hayatına yeni bir ivme kazandırmanın heyecanını yaşadıklarını” ifade eden Dinçer, uzun yıllardır konuşulan istihdam ve mesleki eğitim ilişkisini artık tartışmadan çıkararak kurumsallaştırdıklarını vurguladı.  Dinçer, istihdam meselesini mesleki eğitimle bütünleştiren eylem planının 15 Temmuz 2010’da Bakanlar Kurulu kararıyla kesinleştiğini anımsattı.</p>
<p>         “Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri ile önümüzdeki 5 yılda en az 1 milyon işsiz gencimizi iş sahibi kılmayı amaçlıyoruz” diyen Dinçer, proje kapsamında yapılacaklara ilişkin şu bilgileri verdi:</p>
<p>         “Birlikte elimizi taşın altına koyduk ve inşallah güç birliğimizi koruyarak istihdam yükünü Türkiye’nin omuzlarından kaldıracak, iş gücü piyasasının ihtiyacına cevap vereceğiz.</p>
<p>         Öncelikle meslek odaları, bölgelerindeki şirketlerin ihtiyaç listesini tespit edecek. İkinci aşamada hızla, meslek edinecek olan kursiyerler belirlenecek. Mesleki eğitim kurslarının verileceği 111 endüstri meslek lisemizin araç ve gereç ihtiyacı karşılanacak. Kursiyerlerin kurs bittikten sonra en az eğitim ve staj süreleri kadar istihdam edilmeleri, yani aldıkları teorik ve pratik eğitimi çalışarak tatbik etmeleri sağlanacak. Bu yılın ekim ayında başlayacak olan proje için 81 vilayetimizde 111 teknik ve endüstri meslek lisesi kurs merkezleri olarak seçilecek.</p>
<p>         2010, 2011 ve 2012 yıllarında proje için 119 milyon 270 bin liralık kaynak kullanılacak. Kurslara katılacak işsizlerimize kurs süresince günlük 15 lira ödenecek. Sonuçta, önümüzdeki 5 yılda 1 milyon gencimizi bu gerçekçi proje ile üretim süreçlerine dahil edeceğiz. Bu projeyi insanımıza ’altın bilezik’ kazandırma projesi olarak adlandırıyoruz. Bu proje, çağın ve ülkemizin ihtiyaçlarına göre meslek edindirme, beceri kazandırma, iş edindirme projesidir.  İşsizler için, iş dünyası için, ülkemiz için bir umut projesidir. İş gücü verimliliği artırılarak ülkenin rekabet gücünün artmasına, sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyümenin sağlanmasına hizmet edecek bir projedir.”</p>
<p>         Dinçer, proje kapsamında yapılan bütün eğitim ve işe yerleştirme programlarının, İŞKUR’un yıllık Aktif İş Gücü Programlarına ilave olarak yapılacağını belirtti.</p>
<p><strong><em>“İŞSİZLİĞE YÖNELİK KAPSAMLI MÜCADELE”</em></strong></p>
<p>Bakan Dinçer, kayıt dışı istihdam ve yabancı kaçak işçiliğin boyutlarının, iş gücünün vasıf ve beceri düzeyi ile çalışanların meslek edinme, gerektiğinde meslek değiştirme, iş hayatındaki muhtemel ve güncel değişimlere uyum kabiliyetinin istihdamın artırılması açısından en önemli meseleleri oluşturduğunu söyledi.</p>
<p>         Çalışma çağı nüfusuna her yıl 800 bin kişinin katıldığını ve bunların 400 bin civarındaki kısmının iş aramaya başladığını anlatan Dinçer, tarımdan tarım dışı sektöre her yıl 150 bin kişilik geçiş olduğunu ve tarım dışı sektöre her yıl 550-600 bin kişilik bir katılım gerçekleştiğini belirtti.</p>
<p>         Dinçer, Nisan 2010’da istihdam edilenlerin sayısının, geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyon 803 bin kişi artarak, toplamda 22 milyon 501 bin kişiye yükselmesine ve bu dönemde, tarım sektöründe çalışanların sayısının 664 bin, tarım dışı sektörlerde çalışanların sayısının 1 milyon 139 bin artmasına rağmen işsizliğin yeterince azalmadığına dikkati çekti.</p>
<p>         Katılım oranının 1 puan artmasının 520 bin ilave iş gücü ve mevcut işsizlik oranında 2 puanlık artış anlamına geldiğini ifade eden Dinçer, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi iş gücüne katılımın sabit olsa Türkiye’de işsizliğin çok daha hızlı ve kolay bir biçimde eritilebileceğini vurguladı. Dinçer, Türkiye’nin her yıl yüzde 5’ler civarında büyüdüğünü ve bu büyümenin tarım dışı sektörde 400 bin civarında istihdam yarattığını kaydetti. Dinçer, şöyle konuştu:</p>
<p>         “Bütün bu olumsuzluklara rağmen, bakanlık olarak işsizliğin azaltılmasına yönelik çalışmalarımızı ajandamızın birinci sırasına almış bulunuyoruz. İşsizliğe yönelik kapsamlı bir mücadele başlattık.</p>
<p>         Bu mücadeleyi kısa vadeli politika, teşvik ve tedbirlerle kriz nedeniyle ortaya çıkan konjonktürel işsizliği azaltmaya ve uzun vadeli stratejilerle yapısal işsizlik sorununun tümüyle ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar altında yürüttük. Üstelik, bu mücadeleyi, kimilerinin ifade ettiği gibi bugünlerde veya kriz nedeniyle de başlatmadık. Çünkü bizim bu mücadelemiz sadece işsizliği önlemeye değil, aynı zamanda sosyal barışı geliştirmeye, huzur ve refahı artırmaya katkı sağlayacaktır. Başka bir ifadeyle, işsizliğin azaltılması ’Milli Birlik ve Kardeşlik Projemizin’ ruhuna uygun düşecektir.”</p>
<p><strong><em>TEŞVİK PAKETİNİN SONUÇLARI</em></strong></p>
<p>         İşsizliğin azaltılması amacıyla hazırlanan ilk teşvik paketini ekonomik krizin etkilerinin henüz hissedilmeye başlamadığı Mayıs 2008’de çıkarttıklarına dikkati çeken Dinçer, kriz esnasında, tedbirleri daha kriz başlamadan devreye sokmanın faydalarını da gördüklerini söyledi.</p>
<p>         Dinçer, bu süreçte açıklanan teşvik paketlerinde alınan sonuçlara ilişkin şu bilgileri verdi:</p>
<p>         “-İşveren sigorta priminde 5 puanlık prim indirimi yapılmış, bu indirimden 2009’da 699 bin 269 iş yeri ve 5 milyon 127 bin çalışan yararlanmıştır.</p>
<p>         -18-29 yaş arası gençler ile kadınları istihdam eden işverenlere yönelik prim indirimi getirilmiş, bu teşvikten 2009’da 27 bin 322’si kadın olmak üzere toplam 53 bin 296 kişi yararlanmıştır.</p>
<p>         -Özürlü istihdamı teşvik edilmiş, bu teşvikten 2009’da 28.324 özürlü vatandaşımız faydalanmıştır.</p>
<p>         -İşletmeler üzerindeki istihdam yüklerini azaltmak amacıyla özel sektördeki eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma zorunluluğu ile spor tesisi ve ana okulu kurma gibi idari yükümlülükler kaldırılmıştır.</p>
<p>         -İşsizlere yapılan işsizlik sigortası ödemeleri yüzde 11 artırılarak işsizlik sigortasından yararlanma genişletilmiştir.</p>
<p>         -5921 sayılı düzenleme ile ortalama sigortalı sayısına ilave işe alınanların işveren sigorta prim payının 6 ay süreyle İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanması mümkün hale getirilmiştir. İlave istihdam teşviki 31 Aralık 2010 tarihine kadar uzatılmıştır. Bu teşvikten 2009’da 55 bin 93 çalışan yararlanmıştır.</p>
<p>         -İŞKUR tarafından 2009’da Türkiye genelinde istihdamı artırmaya yönelik toplam 7 bin 897 adet mesleki eğitim kursu açılmıştır. Farklı sektörlerde açılan bu mesleki eğitim kurslarına 85 bin 756 erkek, 80 bin 957 kadın olmak üzere toplam 166 bin 713 kişi katılmıştır.</p>
<p>         -İşsizlerin iş başında eğitilmesini ve işe daha kolay yerleştirilmesini amaçlayan staj programlarından 1285 kişi faydalanmıştır.</p>
<p>         -Ekonomik kriz veya diğer olumsuz koşullar nedeniyle üretimin ve istihdamın daraldığı işletmelerde çalışanların işten çıkarılmasının önlemesinin amaçlandığı kısa çalışma programlarından 2009’da 192 bin 244 işçi yararlandı.  Diğer bir ifadeyle yaklaşık 200 bin kişinin işsiz kalması önlenmiştir. Haziran 2010’a kadar ise bu sayı 210 bin 692’ye çıktı.</p>
<p>         -Toplum Yararına Çalışma programlarından 33 bin 229 erkek, 12 bin 238 kadın olmak üzere toplam 45 bin 467 işsiz yararlanmıştır. Böylece işsizler belirli bir süre ile de olsa istihdam ve gelir güvencesine kavuşmuşlardır.”</p>
<p><strong><em>ULUSAL İSTİHDAM STRATEJİSİ</em></strong></p>
<p>         Ömer Dinçer, işsizlikle mücadelede en önemli adımlardan birinin Ulusal İstihdam Strateji hazırlamak olduğunu söyledi.</p>
<p>         Türkiye’de ilk defa işsizlik sorununun çözümü için bütüncül bir strateji ortaya konulduğuna dikkati çeken Dinçer, bundan sonra alınan tüm tedbirler ve uygulanan teşviklerin bu stratejinin bir parçası olarak hayata geçirileceğini vurguladı.</p>
<p>         Bu stratejinin temel amacının, orta ve uzun vadede ülkenin büyüme ve gelişme trendleri dikkate alınarak istihdamın yapısını biçimlendirmek, kısa vadede ise işsizlik sorununun çözümüne yönelik politika ve tedbirleri belirlemek olduğunu ifade eden Dinçer, işsizliğin azaltılması önceliğinin yanında, ülkenin ekonomik yapısındaki dönüşüme uygun istihdam ve nitelikli iş gücüne sahip olunması ve emek piyasasının modernizasyonunun ulusal istihdam stratejisinin diğer çıktıları olduğunu belirtti.</p>
<p>         “Belgede geleceğin Türkiyesinde, 2023 yılında işsizlik sorununu yapısal olarak çözmeye yönelik strateji ve politikalar ile atılması gereken adımlar, alınması gereken ayrıntılı tedbirler yer almaktadır” diyen Dinçer, stratejide yer alan her öneri ve her tedbirin “ekonomiklik, etkinlik ve uygulanabilirlik” kriterleri esas alınarak belirlendiğini ve bu kriterlere bağlı olarak uygulanacağını bildirdi.</p>
<p>         Dinçer, strateji ile ilgili çalışmalar tamamlandıktan sonra kamuoyuyla paylaşılacağını ve süratle uygulamaya konulacağını söyledi.</p>
<p>         Strateji belirleme çalışmaları devam ederken, bu stratejinin parçaları olarak nitelendirilebilecek projeler yürütüldüğünü anlatan Dinçer, İstihdam ve Mesleki Eğitim İlişkisinin Güçlendirilmesi Eylem Planı’nın bunlardan biri olduğunu kaydetti.</p>
<p><strong><em>360 LİRA MAAŞLA İŞSİZ İŞ ÖĞRENECEK</em></strong></p>
<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, kamu, özel sektör işbirliği ile hazırlanan Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri Projesidir (Beceri 2010 Projesi) bir beceri kazandırma ve iş edindirme seferberliği olduğunu bildirdi.</p>
<p>Beceri kazandırma ve iş edindirme seferberliği kapsamında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, İŞKUR ve TOBB ETÜ işbirliği ile yapılan, Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri Projesi (Beceri 2010) tanıtımı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın da katıldığı toplantı ile yapıldı.</p>
<p>Toplantının açılış konuşmasını yapan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, istihdam meselesinin, Türkiye&#8217;nin uzun süredir çözüm harcanan konularından biri olduğunu, Türkiye&#8217;de her yıl çalışma yaşına gelen 800 bin genç olduğunu, ancak yeterli eğitimin verilmediği bu genç nüfusun, ekonominin büyümesine istenen katkıyı veremediğini söyledi.</p>
<p>Bu durumun insanlarla ilgili değil, sistemle ilgili olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, zira Türkiye&#8217;de gereken beceri kazandırılan insanların, dünya çapında isim yapabildiğini kaydetti.</p>
<p>TOBB Başkanı, köyden kente göç, düşük teknolojiden orta teknolojili üretime geçiş, hizmet sektörlerinin yeniden yapılandırılması, sektörlerde yaşanan yapıcı yıkım süreci ve ekonomik krizler gibi faktörlerin Türkiye&#8217;deki istihdam piyasasının yapısını kalıcı bir biçimde değiştirdiğini ve işsizliğin yapısal bir soruna dönüşmesine neden olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong><em>İŞSİZLİĞİN EN ÖNEMLİ SORUNU MESLEKSİZLİK</em></strong></p>
<p>İstihdam sorunun altında yatan en önemli nedenlerden birinin de &#8221;mesleksizlik&#8221; olduğunu kaydeden Rifat Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının duyduğu becerilerin, iş arayanlarda bulunmadığını bildirdi.</p>
<p>Anadolu&#8217;da kahvelerin işsiz dolu olduğunu, buna karşılık işletmelerin ise çalıştıracak eleman bulamadığını söyleyen Hisarcıklıoğlu, &#8221;Zira bizim işletmelerimizde ihtiyaç duyduğumuz beceriler, okullarımızda öğretilmemekte, okullarımızda öğretilen becerilerse, işletmelerimizde kullanılmamaktadır&#8221; dedi.</p>
<p>Beceri 2010 projesi ile mesleki eğitim kursları meselesine bir neşter atıldığını ifade eden Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8221;Türk özel sektörünün asli mekanizması olan ticaret ve sanayi odalarımız, TOBB, İş-Kur, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığımız ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitemiz bir araya gelerek, meslek eğitiminde yeni bir modeli başlatıyoruz. Aktif işgücü politikasının ilk büyük adımı atıyoruz. Beceri-2010 Projesi, bir beceri kazandırma ve iş edindirme seferberliğidir. Ama aynı zamanda rekabetçilik projedir, bir umut projedir. Bu projede, nitelikleri yetersiz olan ya da teknolojik değişimler sonucu nitelikleri güncelliğini yitiren işsizlerimiz için iş bulma umududur. Aynı zamanda bu proje, nitelikli insan kaynağı bulamadığı için verimsiz çalışan şirketlerimiz için rekabet gücü kazanma umududur.&#8221;</p>
<p><strong><em>İLK AŞAMADA 19 İLDE UYGULANACAK</em></strong></p>
<p>Proje çerçevesinde bölgesel ve sektörel mesleki eğitim ihtiyaçlarının odaların aktif katılımıyla TOBB ETÜ tarafından belirleneceğini ve ihtiyaç analizinin ilk aşamada pilot olarak seçilen 19 ilde uygulanacağını belirten Hisarcıklıoğlu, bu ihtiyaçlar doğrultusunda da kurslar açılacağını söyledi.</p>
<p>Hisarcıklıoğlu, sonra buna uygun mesleki ve teknik programlar hazırlanacağını, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı 111 teknik ve endüstri meslek liselerindeki donanımın yenileneceğini, öğretmenlerin bilgi ve becerilerinin güncelleneceğini, kurslar başlamadan önce işyerleri ve kursiyerler arasında eşleştirme yapılacağını, tespit edilen işgücü ihtiyacına uygun nitelikte teorik ve pratik mesleki eğitim programlarının uygulanmaya başlayacağını bildirdi.</p>
<p><strong><em>5 YILDA 1 MİLYON KİŞİYE İŞ İMKANI</em></strong></p>
<p>Projenin sonucunda 111 okula 106 milyon liralık makine-teçhizat yatırımı yapılacağını, 6 binin üzerinde eğiticinin modern tekniklere göre eğitileceğini kaydeden Hisarcıklıoğlu, 5 yıl sürecek projede, her yıl yaklaşık 200 bin kişiye iş piyasanın ihtiyaç duyduğu niteliklerin kazandırılması, böylece 5 yılda 1 milyon kişinin beceri kazanması ve iş bulmasının hedeflendiğini söyledi.</p>
<p>Hisarcıklıoğlu, bütün bunları yanı sıra katılımcılara eğitim dönemleri süresince günlük 15 lira (aylık 360 lira) ödeneceğini, ayrıca katılımcıların Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereği ödenmesi gereken iş kazası ve meslek hastalığı sigorta prim giderlerinin de İŞKUR tarafından karşılanacağını dile getirdi.</p>
<p><strong><em>ÖZEL SEKTÖRÜN İSTİHDAMA KATKISI</em></strong></p>
<p>Küresel kriz nedeniyle 2009 yılında geniş tanımlı işsiz sayısının 1,1 milyon kişi arttığını ve 5,5 milyona çıktığına işaret eden TOBB Başkanı, işsizlik konusunda ciddi problem olduğunu, fakat bu sorunun giderilmesi için umut da olduğunu kaydetti.</p>
<p>Son yıllarda istihdam üzerindeki mali yükleri azaltan önemli adımlar atıldığına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, Türk özel sektörünün bu adımları boşa çıkarmadığını, 2002-2008 yılları arasında 2,8 milyonu çalışan, 200 bini girişimci ve işveren olarak, toplam 3 milyon kişiye yeni istihdam sağlandığını bildirdi.</p>
<p>Aynı dönemde sigorta istihdamının da 3,6 milyon kişi arttığını anlatan Hisarcıklıoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:</p>
<p>&#8221;Bakın istihdamı son rakamlara, Nisan itibariyle son 1 yılda özel sektördeki istihdam artışı 1 milyonu geçmiştir. Özel sektörümüz, küresel krizin açtığı yaraları sarmaktadır. İşte, ülkemizin iş ve yatırım ortamı düzeldikçe, ekonomi büyüdükçe, bizim de istihdamı artırdığımız ortadadır.</p>
<p>Öte yandan, istihdam konusunda özel sektör şirketlerimize de buradan seslenmek istiyorum; bizler &#8216;insanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır&#8217; düsturu ile yetişmiş bir milletiz. Küresel krizin getirdiği sıkıntı ve ıstırabı, ancak işverenler ve çalışanlar birlikte durarak aşabiliriz.&#8221;</p>
<p>TOBB ETÜ konferans salonunda yapılan toplantıya, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, İŞKUR temsilcileri ile işadamları katıldı.</p>
<p><strong><em>PROJE NASIL İŞLEYECEK?</em></strong></p>
<p>Proje ilk yıl İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Kocaeli, Adana, Konya, Tekirdağ, Mersin, Manisa, Kayseri, Gaziantep, Denizli, Samsun, Trabzon, Diyarbakır, Malatya ve Erzurum illerinde uygulanacak.</p>
<p>Kamu-özel sektör işbirliği ile yürütülecek proje TOBB ETÜ analiz kapasitesiyle destek verecek. Milli Eğitim Bakanlığı proje ile meslek teknik liselerinin eğitim altyapısını mesleki eğitim kurslarına daha uygun hale getirecek. Proje çerçevesinde ticaret ve sanayi odaları işgücü piyasalarında yerel ihtiyaçların belirlenmesi için anketler yapacak, toplantılar düzenleyecek ve ilgili taraflarla mülakatlar yapacaklar. Bunun sonucunda da sektörlerin ihtiyaçları ortaya çıkacak.</p>
<p>Kurslar teorik ve pratik olarak iki aşamalı olarak başlatılacak. Teorik eğitimler Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezlerinde, pratik eğitimler ise eşleştirme yapılan özel sektör kuruluşlarında gerçekleştirilecek.</p>
<p>Proje ile yılda 9 bin 858 kursta 197 bin 160 işsiz eğitilebilecek. Başaralı kursiyerlerin yüzde 90&#8242;ı istihdam edilecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekovitrin.com/index.php/yilda-200-bin-issize-is-saglayacak-proje/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AİHM&#8217;DEN ABDULLAH ÖCALAN&#8217;A &#8220;RET&#8221;</title>
		<link>http://www.ekovitrin.com/index.php/aihmden-abdullah-ocalana-ret/</link>
		<comments>http://www.ekovitrin.com/index.php/aihmden-abdullah-ocalana-ret/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 01:43:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ekovitrin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dosyalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekovitrin.com/?p=3506</guid>
		<description><![CDATA[PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’nin kendisini yeniden yargılamamasını şikâyet amacıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) yaptığı dava başvurusu reddedildi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Abdullah Öcalan’ın 1999 yılında Ankara&#8217;ya karşı açtığı davada ilk kararını 12 Mayıs 2005 tarihinde vermiş ve Öcalan’ın “adil yargılanmadığına” hükmetmişti.
Öcalan, bu kararı temel alarak yeniden yargılanmak için Türk yargısına başvuruda bulunmuş, ancak başvuruyu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’nin kendisini yeniden yargılamamasını şikâyet amacıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) yaptığı dava başvurusu reddedildi.</strong></p>
<div id="attachment_3509" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><img class="size-medium wp-image-3509" title="ocalan-mahkemede" src="http://www.ekovitrin.com/wp-content/uploads/2010/07/ocalan-mahkemede-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /><p class="wp-caption-text">AİHM&#39;in verdiği kararın, Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’nun yeniden yargılanmayla ilgili maddelerinde değişiklikle ilgili tartışmaları etkilemesi gündemde.</p></div>
<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Abdullah Öcalan’ın 1999 yılında Ankara&#8217;ya karşı açtığı davada ilk kararını 12 Mayıs 2005 tarihinde vermiş ve Öcalan’ın “adil yargılanmadığına” hükmetmişti.</p>
<p>Öcalan, bu kararı temel alarak yeniden yargılanmak için Türk yargısına başvuruda bulunmuş, ancak başvuruyu inceleyen Ankara ve İstanbul Ağır Ceza Mahkemeleri, dosyayı tekrar gözden geçirmekle birlikte, davanın yeniden görülmesi ve yeniden duruşma düzenlenmesi taleplerini geri çevirmişti.</p>
<p>AİHM kararlarının uygulanışının denetiminden sorumlu Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi de, Türk mahkemelerinin Öcalan dosyasını yeniden açıp, yeniden yargılamaya gerek kalmadığına dair kararlarını 12 Mayıs 2005 tarihli AİHM hükümlerinin uygulanması temelinde yeterli bulmuş ve 14 Şubat 2007 tarihinde gündemindeki Öcalan dosyasını kapattığını bildirmişti</p>
<p><strong>“AİHM kararları uygulanmıyor” şikâyeti</strong></p>
<p>Abdullah Öcalan’ın avukatları bu kararlar üzerine “Türk yargısı AİHM kararlarını uygulamıyor” gerekçesiyle aynı yıl Ankara’ya karşı AİHM’de yeni bir dava açmak için başvuruda bulundu.</p>
<p>Başvuruda, 12 Mayıs 2005 tarihli AİHM kararı dikkate alınmayarak Abdullah Öcalan’ın ulusal mahkemeler önünde yeniden yargılanmasının reddedilmesinin, yeni bir duruşma düzenlenmemesinin ve ulusal mahkemelerin Öcalan dosyasını ayrıntılı incelememelerinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “adil yargılanma, mahkemeler önünde etkili başvuru hakkı, ayrımcılık ve AİHM kararlarının bağlayıcılığı ve uygulanmasıyla” ilgili maddeleri ihlal ettiği öne sürüldü.</p>
<p><strong>Mahkeme esasa girmeden reddetti</strong></p>
<p>AİHM bu tezlerin tamamını geri çevirdi. Başvuruyu geçtiğimiz günlerde inceleyip karara bağlayan Strasbourg Mahkemesi, kendi aldığı kararların uygulanışının denetiminden Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin sorumlu olduğunu belirterek, Komite’nin 14 Şubat 2007 tarihli kararını hatırlattı. AİHM kararında, yargının yenilenmesi prosedürünün Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanmayla ilgili maddesinin kapsam alanına girmediği de vurgulandı. Strasbourg Mahkemesi, bu tespitlerden yola çıkarak Abdullah Öcalan’ın Ankara’ya karşı yeni bir dava açmak için yaptığı başvuruyu esasa girmeye gerek görmeden “kabul edilebilirlik” aşamasında reddetti. Karar, başvuruyu inceleyen AİHM İkinci Dairesi tarafından oybirliğiyle alındı.</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de reformun önü açılabilir</strong></p>
<p>Kararın, Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’nun yeniden yargılanmayla ilgili maddelerinde yapılması öngörülen ancak “Abdullah Öcalan’ın yeniden yargılanmasına kapı aralar” kaygısıyla bugüne kadar gerçekleştirilemeyen değişiklik önündeki engeli de kaldırması gündemde. Zira yürürlükteki yasal düzenleme AİHM’de Ankara’ya karşı adil yargılanma davası kazanmış bazı şahısların Türkiye’de yeniden yargılanabilmelerine olanak tanımıyor. Söz konusu şahısların dosyalarının yeniden açılamaması AİHM kararlarının denetiminden sorumlu Bakanlar Komitesi önünde Ankara’nın siyasi ve diplomatik baskı görmesine neden olmakta. Şu anda Bakanlar Komitesi gündeminde bu konuda 208 dava dosyası bulunuyor.</p>
<p><strong>Öcalan konusunda ikinci önemli karar</strong></p>
<p>AİHM kararı, son bir haftada Strasbourg merkezli Avrupa Konseyi cephesinde Abdullah Öcalan hakkında açıklanan ikinci önemli karar olması bakımından da önem taşımakta.</p>
<p>AİHM gibi Avrupa Konseyi’ne bağlı çalışan Avrupa İşkence ve Kötü Muameleyi Önleme Komitesi (CPT), geçen hafta Abdullah Öcalan hakkında bir rapor açıklamış ve İmralı’daki cezaevi koşullarının Avrupa standartlarında olduğunu duyurmuştu. CPT raporunun, Abdullah Öcalan’ın cezaevi koşulları konusunda AİHM’de Ankara’ya karşı açtığı ve bu yılsonundan önce sonuçlanmasının beklendiği davada referans belge olarak kullanılması bekleniyor.</p>
<p style="text-align: right;"><strong>© Deutsche Welle Türkçe</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Kayhan Karaca / Strasbourg</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Editör: Ayhan Şimşek</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekovitrin.com/index.php/aihmden-abdullah-ocalana-ret/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
