Sosyal sorumluluk projeleriyle Türkiye’de dikkat çeken en başarılı işkadınlarından Dilek Sabancı Ekovitrin’e konuştu:
“İş hayatında kendini ispat eden ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçilen Ümit Boyner başarılı olacak.”
Tam 21 yıl önce merhum Sakıp Sabancı’nın ‘Kızım seyahati seviyor’ diye kurduğu Vista Turizm Şirketi’ni zirveye taşıdı. Yıllardır hem iş hayatındaki başarılarıyla, hem de gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle adından sıkça söz ettirmeyi bildi. Başarılı iş kadını Dilek Sabancı, bizleri işyerinde ağırladı ve her zamanki mütevazılığıyla sorularımızı açık yüreklilikle yanıtladı. İş hayatındaki başarılarının yanında, engelliler için gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle de gündemden düşmeyen Dilek Sabancı, babasının kızı dedirtecek işlere imza atıyor. İşte çok özel röportajın ayrıntıları…
n Öncelikle iş dünyasından başlamak istiyorum söze. TÜSİAD’ın başkanlık koltuğuna Ümit Boyner oturdu. Bu konudaki düşüncelerinizden bahseder misiniz?
TÜSİAD’ın başkanlığına yeniden bir hanımın seçilmesi çok iyi gelişme. Kendisi çok başarılı bir hanımefendi. Cem Boyner’in eşi ve sahip olunan şirketlerin yöneticilerinden biri. Dolayısıyla kendini ispat etmiş bir isim. Bizzat iş hayatında aktif rol alan biri ve eminim yeni görevinde de çok başarılı olacak. Ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.
n Sizce öncelikli olarak neler yapılmalı?
İnsanlar yatırıma yönlendirilmeli, yatırımcıya destek verilmeli. İşsizliğe çare bulmak lazım. Burada sadece özel sektöre iş düşmüyor. Devletimizin de el birliğiyle çözüm üretmesi gerekiyor.
n 21 yıl önce merhum babanız siz yolculuk yapmayı seviyorsunuz diye Vista Turizm’i kurmuştu. Peki Dilek Sabancı bu şirketi, “babasının kızı” gibi yönetebildi mi?
Rahmetli babamın yardımlarıyla, onun öğrettikleriyle çok iyi şeyler yaptım. Babam hayattayken ben, bazı hatalar yapayım diye bırakırdı ki hatalarımdan ders alayım. Geçen 21 yıl içinde inişli–çıkışlı yıllar yaşandı ama şöyle bir bakacak olursak tabii ki ondan çok şey öğrendim ve gelinen noktada şirketi iyi yönettiğime inanıyorum. Keza sonuçlar bunu gösteriyor. Vista Turizm’de 150 kişi çalışıyor, 200 milyon liralık ciroya sahibiz ve 2009 yılı sonunda 2 buçuk 3 milyon liralık net karımız var. Turizmde seyahat acentelerinin karları bu civarlardadır. Dolayısıyla bu tam bir başarı öyküsüdür diyebiliriz…
Bu sektörde yeralmam hem seyahat etmeyi seviyor olmama, hem de çeşitli lisanları biliyor olmama bağlı. Yurt dışına gidip gelmeyi severim. Turizm bacasız sanayi, giderek de ilerleyen bir sektör. 20 yıl önce Türkiye’yi 7.5 milyon turist ziyaret ediyordu, şimdi nereden baksanız 25 milyondan fazla turist geliyor ülkemize. Sektörde büyük bir dönüşüm oldu. Benim başladığım yıllarda kaliteli turistler de gelmezdi, çünkü kaliteli tesisler yoktu. Şu anda çok kaliteli tesisler var ülkemizde. Kaliteli tesislere, kaliteli turistler gelmeye başladı. Bu rakamlar bile yeterli değil tabii, daha fazla turist gelmesi gerekiyor ki; daha fazla gelir oluşsun. Turizm ortaya çıkan gelir dışında, ülkemize tanıtım yönüyle de önemli katkılar sunuyor.
İŞİMİZDE 1 NUMARAYIZ
n 1989 yılında 6 kişiyle 20 bilet keserek bu işe başladınız, peki şu anda sektördeki yeriniz nedir?
Vista Turizm olarak sektörde bir numarayız. Çünkü kurumsal müşterilerle çalışıyoruz. Biz sadece firmalara hizmet veriyoruz. Anlaştığımız firmaların bilet, artı yurt içi ve yurt dışı organizasyonlarını üstleniyoruz. Günde bin bilet satıyoruz, yani 20 biletten bin bilete çıktık. 6 kişiden de 150 kişiye çıktık. İfade ettiğim gibi biz kurumsal müşterilerle çalışıyoruz. Diğer müşterilerimiz daha farklı işler de yaptıkları için direkt rakip sayılmazlar.
n 2010’daki ciro hedefiniz nedir?
2010 yılında 217 milyon liralık bir ciro hedefliyoruz.
KRİZDE DARALMA YAŞADIK GAYRIMENKULE EL ATTIK
n Türkiye’nin gidişatını nasıl buluyorsunuz?
Türkiye’nin gidişatını dünyaya bakarak değerlendirecek olursak iyi olduğunu söyleyebiliriz. Dünyada büyük bir kriz var. Bu açıdan Türkiye kötü bir yerde değil. Keza tüm dünyanın bu krizden ne kadar etkilendiğini gördük, dolayısıyla biz daha az etkilendik. Şirketim de yüzde 20 oranında etkilendi. Dünyada da büyük bir işsizlik var ve buna çare bulmak lazım. Bu sadece TÜSİAD’ın, ya da hükümetin değil tüm ülkenin sorunu. İşsizliğe çözüm bulmak adına annem ve kız kardeşimle birlikte Dilek Gayrimenkul ve Turizm Yatırımları isminde bir şirket kurduk. O şirket içinde gayrimenkul yatırımlarına bakıyoruz. Otel yatırımlarına bakıyoruz. Yeni olan bu şirket kanalıyla gerek otel yatırımları, gerek gayrimenkul yatırımlarıyla ilgili istihdam oluşturup işsizliğe çare bulmaya çalışıyoruz. Sonuçta bir gayrimenkul projesi yapıldığı zaman bir çok insana iş imkanı sağlayabiliyorsunuz. Bu Sabancı ailesinin dışında özel bir şirket. Bu ülkeye az da olsa katkı sağlamaya çalışıyoruz. Bu da beni çok mutlu ediyor.
n Yakın gelecekteki projeler nerede olacak?
Projelerimiz ilk olarak Çeşme Alaçatı´da başlayacak. Gayrimenkul otel projesi olarak işe orada başlayacağız, gayrimenkul olarak da İstanbul´da.
n Otelin ismi belli mi?
Bunu daha düşünmedim, daha yapım aşamasına geçilmedi. İnşaat şirketleriyle konuşulacak. Dilek Oteller zinciri olabilir ama bu şirketin de bir yönetim kurulu var. Onlarla da konuşup hep beraber karar vereceğiz. Bu yılın sonunda 2011 yılında net olarak faaliyete başlayacağız otellerle ilgili.
BİNLERCE ENGELLİYE YARDIM ELİ UZATILDI
n Sosyal sorumluluk projelerinde yeni yatırımlarınız neler?
14 bin zihinsel engelli derneğimizde en az bir spor dalında faaliyet gösterdi ve derneğimize kayıtlı. Türkiye’de 2 buçuk milyon civarında zihinsel engelli insan var. Bu istatistiki rakamlar devletin verdiği rakamlar ve ciddi rakamlar. 2 buçuk milyon engellinin 14 bini benim derneğime kayıtlı, bizim 8 haftalık eğitimimiz var. Aktif spor yapanlar var. Onların sayısı da 14 binin içerisinde 3 bini buluyor. Bunu biz 2002 yılından, 2009 yılına kadar 7 senede yaptık. Daha önce dernek yoktu. Metin Sabancı Spastik Çocuklar Merkezi’nin içinde biraz daha amatörce bu işler yapılıyordu. 2002’de özel bir dernek kurduğumuzda 3 bin sporcuya aktif spor yaptırdık. Bu ne demek; bölgesel yerel ve ulusal oyunlara, artı yurt dışında uluslararası Avrupa ve Amerika oyunlarına götürmek demek. Hedefim bu 3 binleri artırmak.





