UZAKDOĞU’NUN COĞRAFİ AÇIDAN KÜÇÜK AMA EKONOMİK AÇIDAN BÜYÜK ÜLKESİ TAYVAN’IN TÜRKİYE ÖZEL TEMSİLCİSİ JOHN M.L.LEE, TÜRKİYE-TAYVAN İLİŞKİLERİNİ EKOVİTRİN’E AÇIKLADI:
ÇİN’E YATIRIMIN YOLU TAYVAN’DAN GEÇiYOR
Tayvan’ın başkenti Tapei’de ‘Türk Ticaret Ofisi’nin faaliyet göstermesine rağmen Tayvan’da hiç Türk yatırımı bulunmuyor. Fakat Türk işadamları başta elektronik ürünler olmak üzere bu küçük ülkeden 2 milyar dolara yakın ithalat gerçekleştiriyor. Türkiye’de ise toplam yatırım tutarı 10 milyon dolar olan 14 adet Tayvan kökenli firma yatırımı bulunuyor.
Tayvan’ın Türkiye Özel Temsilcisi John M.L.Lee, Tayvan’ın Türk işadamları açısından cazip imkanlar tanıyan bir pazar olduğunu söyleyerek, Türk işadamlarına ‘Tayvan’a yatırım çağrısı’nda bulunuyor. Lee, Tayvan ile Türkiye arasında direkt uçuşların başlaması durumunda ise ikili ilişkilerin daha da artacağı görüşünde.
n Türkiye’de yaşayan bir yabancı diplomat olarak Türkiye’yi ve Türk insanını nasıl buluyorsunuz? Gelmeden önce Türkiye’ye ilişkin düşünceleriniz nasıldı? Geldikten sonra fikirleriniz değişti mi?
Bir yıldır Türkiye’deyim. Türkiye’den önce İngiltere, İrlanda, İtalya, G.Afrika ve en son ABD’de görev yaptım. Burada bulunmak benim için gerçekten değişik bir tecrübe. Türkiye oldukça kozmopolitik bir ülke. Doğu ve batı, geleneksel ve modern, hıristiyan ve müslüman içi içe yaşıyor. Buraya gelmeden önce çok farlı düşünüyordum. Aslında Türkiye hakkında çok fazla bilgim yoktu. Sadece gazete ve dergilerden fikir sahibiydim. Türkiye’yi Ortadoğu’da Müslüman bir ülke olarak biliyordum. Beni etkileyen nokta ise; benim hayal edebileceğimden öte Türkiye’nin bu kadar seküler bir toplum oluşu oldu. Avrupa’da 10 yıldan fazla bulundum ve Türkiye aynen bir Avrupa ülkesi gibi. Burada izlediğim TV kanalları, gazeteler Ortadoğu’dan tamamen farklı bir Avrupa ülkesi imajını gösteriyor. Özellikle İstanbul; Modern Avrupa’nın temellerinin atıldığı şehir ve Ege’deki diğer kentler. Modern Avrupa buralardan doğdu.
Türkiye, Tayvan’dan 22 kat daha büyük bir ülke. Türkiye’yi tanımak için doğusundan batısına kadar bir çok bölgeyi ziyaret ettim. Bunlar içinde en etkileyici şehrin İstanbul olduğunu düşünüyorum. Ayrıca küçük bir şehir olan Erzincan’dan da etkilendim. Türkiye’yi özel yapan özelliklerden en önemlisi, birçok kültür ve etnik kökenden insanın burada huzur içinde yaşaması.
n Türkiye ve Tayvan arasındaki ticaret hacmi istenilen seviyelerde mi? İki ülke arasındaki ticareti arttırmak için neler yapılmalı?
Türkiye ve Tayvan arasındaki ticaret hacmi 1.6 milyar dolar seviyelerinde bulunuyor. Türkiye, Tayvan’a yaklaşık 300 milyon dolar ihracat yaptığından dolayı, ticaret hacmi şu anda lehimize açık veriyor. Bu durumdan memnun değilim. Türkiye’nin bize daha çok ürün satarak, bu ticaretin dengeli yürümesini arzu ediyorum.
n 2000’li yıllardan sonra karşılıklı ticaret hacmi, Tayvan lehine doğru hızlı bir şekilde arttı. Tayvan, Türkiye’ye daha fazla mal satmaya başladı. Konuyla ilgili değerlendirmeleriniz nelerdir?
En önemli nedenlerinden birisi; Tayvan’dan yapılan ithalatın arttırılması oldu. Örneğin Türkiye, TV seti yapmak için Tayvan’dan elektronik parçalar satın alıyor ve ihraç ediyor. Böylece katma değer katılmış bir ürün oluyor. Biz de Türkiye’den daha fazla ürün almak istiyoruz. Dolayısıyla Türk işadamlarının Tayvan’da daha aktif olmaları gerekiyor. Türk işadamlarının Tapei’deki fuarlarda daha fazla yer alması lazım. Benim burada yaptığım gibi Türkiye’nin de Tayvan ticareti geliştirmek için kurulu bir temsilciliği var. Türkiye büyük bir ülke ve Tayvan’a daha çok ihracat yapabilir. Bizim nüfusumuz 22, Türkiye’nin ise 72 milyon civarında. Fakat bizim toplam ihracatımız sizin yaptığınız ihracatın 2 katı. Bu Tayvan insanının daha fazla ve aktif çalıştığı anlamına geliyor. Tayvan olarak dünyada her yere gidiyoruz. Şu anda dünyada ihracat sıralamasında 13’üncü büyük ülkeyiz.
n Rakamsal olarak ne kadar ihracat yapıyorsunuz?
Tayvan’ın ihracatı yaklaşık 230 milyar dolar civarında. Türkiye’nin özellikle tarım alanında çok zengin bir potansiyeli var. Sadece tarımda değil aynı zamanda Türkiye, stratejik konumundan dolayı daha bir çok alanda potansiyel vaat ediyor. Tayvan, Türkiye’yi stratejik hedef ülkeleri arasında görüyor. Çünkü Türkiye’ye gelirsek, bu alanda birçok alana kolayca ulaşabiliyoruz. Yakın çevrenizde birçok ülke ve büyük bir nüfus bulunuyor. Aynı zamanda AB ile Gümrük Birliği’ne sahipsiniz.
DELL VE HP’NİN ÜRETİMLERİ TAYVAN’DA
n Bu söyledikleriniz Tayvanlı işadamlarının Türkiye’ye yatırım yapması için çok önemli nedenler olabilir. Türkiye’de kaç tane Tayvanlı şirketin yatırımı mevcut?
Bu konuda son zamanlarda iki ülke arasında ciddi görüşmeler oldu. Büyük bir Tayvan yatırımı Türkiye’ye gelebilir. Türkiye’de fazla bir Tayvan yatırımı bulunmuyor. Genelde İstanbul’da on civarında yatırım sözkonusu. Yatırımların çoğu da taşımacılık şirketlerinden oluşuyor. Tayvan elektronik şirketleri, Asus ve Acer dizüstü bilgisayar üreticileri varlık gösteriyor. Dünyada üretilen dizüstü bilgisayarların yüzde 90’ı Tayvan’da üretiliyor. Dell ve HP gibi dev firmalar, tüm üretimlerini neredeyse Tayvan’da gerçekleştiriyor. Dünyada üretilen anakart ve monitörlerin yüzde 98’i de Tayvan’da üretiliyor.
n Tayvan hangi sektörlerde daha çok ürün ithal ediyor? Tayvan’a ürün satmak isteyen Türk işadamları hangi sektörlere yoğunlaşmalı?
Türkiye, Tayvan’a ihracatını ‘mineraller’ konusunda artırabilir. Tayvan aynı zamanda çok miktarda üretim yapan bir ülke ve birçok hammaddeye ihtiyacı oluyor. Siz de hammadde ve mineraller açısından zengin bir ülkesiniz. Örneğin Türkiye’den çok miktarda mermer ithal ediyoruz. Fındık ve diğer yüksek kaliteli tarım ürünleri de Tayvan’a ihraç edebilirsiniz. Çünkü Tayvan insanı kaliteli ürünleri alacak alım gücüne sahiptir. Zeytinyağı da önemli bir ürün. Sizin fiyatlarınız bu bölgedeki diğer ülkelere göre daha rekabetçi. Tabii en önemli nokta Tayvanlılar’ın sizi bilmesi için kendi tanıtımınızı iyi yapmanız gerekiyor. Tayvan’da yapılan gıda fuarında ürünleriniz ile boy gösterebilirsiniz. Hükümet ya da ticaret odalarınız tarafından organize edilen bir işadamları delegasyonu bu gıda fuarında yer alırsa, Tayvan, fuarda stand yerlerinin ücretinin bir kısmını karşılıyor. Hatta bazen uçak biletlerini bile karşılayabiliyor.
Örneğin Tayvan bilgisayar fuarı, Hannover’daki fuardan sonra dünyanın ikinci büyük fuarı olarak kabul ediliyor. Tayvan, dünyanın en büyük elektronik malzeme üreticilerinden. Bu alanda Türkiye ile işbirliğine açığız. Dünyada elektronik üretiminde ABD, Japonya, G.Kore’den sonra Tayvan geliyor.
n Tayvan’da hangi sektörler yabancı yatırımcıya cazip imkanlar sunuyor? Türk iş adamlarına hangi sektörlere yatırım yapmalarını tavsiye edersiniz?
Aslında Tayvan’ın doğrudan yabancı sermayeye fazla ihtiyacı yok. Tayvan dünyanın en çok yatırım yapan ilk 10 ülkesinden birisi. Biz Çin’de en çok yatırım yapan ülkeyiz. Bizim yabancı para rezervlerimiz, dünyada ya ikincidir ya da üçüncü. Para, Tayvan için problem teşkil etmiyor.
n Tayvan, Çin hangi ürünü üretiyorsa, tüm bu ürünleri üretebiliyor mu?
Çin’deki üretilen çoğu ürün Tayvanlı şirketler tarafından ürettiriliyor. Çünkü biz Çin’de yatırımları en çok olan ülkeyiz. İşçilik ücretleri Tayvan’da yüksek olduğundan dolayı, Tayvan, üretiminin çoğunu Çin’de bizzat yaptırıyor. Çin, herkesin odak noktası haline geldi. Sanırım Türk dostlarım için de aynı durum sözkonusu. Çin ile iş yapmada en iyi strateji, Tayvanlı işadamları ile ortaklıktan geçiyor. Bunun birinci nedeni Çin ile aynı iş yapma pratiklerine sahibiz. Bazı insanlar Çin ile direkt iş yapmayı güvensiz buluyor, ya da oradaki şirketlere güvenemiyor. Bizim insanlarımız ve iş ilkelerimiz ABD ve Avrupa’dakiler ile aynı. Eğer bir şekilde Tayvanlı şirketlerle ortaklık yaparsanız, bu sizi Çin’de sürat motoruna binmiş gibi hızlı ilerlemenizi sağlayacak. Özellikle bu yıl Tayvan, Çin ile serbest ticaret anlaşması ve ekonomik bir pakt kuracak.
n Eğer bir Türk şirketi Çin’e doğrudan gitmek yerine, Tayvan üzerinden ticareti tercih eder ise, ne gibi avantajlara sahip olabilir?
Öncelikle, Çin’e doğrudan giderseniz, iyi iş ilişkilerini bulmanız zor olacaktır. Çünkü tam anlamıyla bir ormanın içine giriyorsunuz. Tayvan, uluslararası etik değerleri ve iş kültürüne sahip olduğundan, daha güvenilir bir liman sayesinde Çin’e açılmış olursunuz. Ve tabii Çin, Tayvan’dan gelen yabancı iş ortaklıklarına özel önem veriyor. Yani daha güvendesiniz. Çin’e direkt giderseniz, yüzlerce iş fuarı ile karşılaşırsınız. Aynen bir orman gibi içinde kaybolursunuz. İkinci olarak da yabancı şirketler, Çin bürokrasisi ile nasıl baş edilmesi gerektiğini bilmiyorlar. Batılılar için karmaşık iş bürokrasisinin içinden geçmek çok zor. Tayvan ise onlarla aynı dili konuşuyor ve onların tutumlarını çok iyi biliyor. Bahsettiğim gibi Çin politik nedenlerden dolayı, Tayvanlı şirketlere özel kolaylıklar sağlıyor. Eğer Çin’den bir ürün alacaksanız, bizim insanımız nereden en iyi şekilde alacağınızı çok iyi biliyor.
Tayvan çok özel bir iş stratejisi geliştirdi. Ekonomistler, bunu anlamak için araştırmalar yapıyor, raporlar yazıyorlar.
n Turizm konusuna geçecek olursak; Tayvan, yurtdışına yılda yaklaşık 8 milyon turist gönderiyor. Türkiye’de ise bu rakam 10 milyon turist civarında seyrediyor. İki ülke arasındaki turizmi artırmak için neler yapılması gerekiyor?
Aslında Türkiye, Tayvan halkı arasında çok bilinir olmaya başladı. Çünkü Türkiye, birçok cazibe merkezine sahip. Sadece kültür ve tarih değil, ayrıca doğası ile de göz dolduruyor. Örneğin Kapodakya ve Pamukkale gerçekten görülmeye değer yerler arasında yeralıyor. Fakat Türkiye ile Tayvan arasında direkt uçuşlar bulunmuyor. Singapur, Malezya gibi ülkelerden insanlar 4-5 saat bekleyerek aktarma yapmak zorunda kalıyor. Bu konuda THY ile konuşuyoruz. Eğer direkt uçuşlar başlarsa turist sayısının ardından ticaret hacmi de artacaktır.
Ayrıca iki ülke arasında vizelerin kalkması için, Türkiye, komşu ülkelerle yaptığı gibi Tayvan’la da anlaşma yapılması lazım. Örneğin İngiltere, bir yıl önce Tayvan’a vizeyi 6 ay konaklamaya kadar kaldırdı. Sonuç olarak İngiltere’ye giden Tayvanlı turist sayısı yüzde 40 arttı. Şimdi tüm AB ile vizeleri kaldırmaya çalışıyoruz. Eğer Türkiye ile Tayvan arasında vize kaldırılırsa turist sayısında ciddi artış olacaktır. Tabii önce direkt uçuşların başlaması gerekliliğin kavranması gerekiyor.
n Dünya 2008’den bu yana küresel krizi yenmeye çalışıyor. Türk hükümetinin krizle mücadelesini başarılı buluyor musunuz? 10 üzeriden kaç not verirsiniz?
Söylemeliyim ki Türkiye bu krizde şanslıydı. Çünkü bu sefer küresel krizi finans sektörü tetikledi. Fakat siz 2001’de finans krizi yaşamıştınız. Dolayısıyla sizin bankacılık ve finans sisteminiz bu tür krizlere karşı bağışıklık kazanmıştı. Bundan dolayı temel olarak küresel krize karşı daha dayanıklıydınız. Elbette Türkiye, üretim ve ihracat konusunda küresel krizde ağır darbe aldı. Turizminiz fazla etkilenmedi. Eğer İspanya, Yunanistan, İrlanda gibi Avrupa ülkelerine göre kıyaslarsak Türkiye krize karşı daha başarılıydı. Başarı notu olarak 10 üzerinden 7 yada 8 verebilirim.
n Son olarak eklemek ya da özellikle vurgulamak istediğiniz görüş ya da mesajınız var mı?
Türkiye’deki 1 yıllık tecrübeme dayanarak, Türk insanını çok dost canlısı buldum. Her nereye gittiysem, Türk insanından sıcak bir misafirperverlik gördüm. Tayvan’da bu kadar sıcak bir misafirperverlik uzun yıllar önce tarım toplumuyken vardı. Gazeteleri okuyunca bir çok problem görüyorum. Fakat bunlar büyük sorunlar değil diye düşünüyorum. Çeşitlilik ve çoğulculuk bence Türkiye için bir avantajdır. Böyle bir toplumda problemler çıkabilir, fakat her zaman fırsatlara gebedir. Biz Çin dilinde krizi 2 kelime ile söyleriz; “tehlike” ve “fırsat”. Verimli tarım toprakları, stratejik konumu, derin tarihi ve kültürel gelenekleri ile Türkiye, açıkça söylemeliyim ki daha gerçek potansiyelini yakalayabilmiş değil. Daha iyi bir gelecek sizi bekliyor. Tayvan, Türkiye ile kıyaslandığında hiçbir şeye sahip değil diyebiliriz. Verimli tarım alanları yok gibi. Ada ülkesiyiz, ama enfes turistik plajlarımız yok. Coğrafyamızın yüzde 80’i ormanlarla kaplı, fakat buradan gelen kereste mobilya yapmaya uygun değil. Bu yüzden biz daha fazla çalışmalıyız ve çalışıyoruz. Daha fazla işbirliği yaparak birbirimizi daha iyi anlayabiliriz. Bu da ticaret ve karşılıklı yatırımları artıracaktır.
n Türk işadamlarına Tayvan hakkında bir çağrınız olacak mı?
Tayvan alım gücü yüksek bir toplum. Tayvanlılar daima kaliteli ürünler almayı tercih eder. Dolayısıyla daha önce de vurguladığım gibi cesur ve daha aktif olarak Tayvan’a gelin. Buradaki fırsatları yakalayın. Benim Türkiye’deki ofisim ile temasa geçerseniz, sizlere yardımcı olmak için elimizden gelenin en iyisini yapacağız.






slm merhabalar nasılsınız ben henuz 24 yaşın dayım ama abim ve babamla çalışıyoz kendi işimiz kendim mobilyacıyım babam ve abimde aynı meslekten benim amacım yurt dışına yapmış oldum patenli malım satmak istiyorum yardımcı olursanız sevinirim