50 yıl önce Almanya’ya işçi olarak giden İzmirli Burhan Öngören, Köln kentinde Avrupa’nın en modern tesislerini kurdu. Günlük 150 ton kapasiteli EGETÜRK tesislerinde üretilen sucuk, salam ve sosis ve pastırmalar başta Avrupa ülkeleri olmak üzere Rusya, Azerbaycan ve Arap ülkelerine ihraç ediyor.
İzmirli Burhan Öngören’in Almanya yolculuğu bundan 50 yıl önce başlıyor. Gurbete çıkan ilk Türklerden biri olan Öngören, Köln kentinde önceleri helva üreterek iş hayatına atılıyor. Başarı sağlamayınca 20 kilo etle sucuk işine giriyor. Bugün Almanya’daki en başarılı Türkler’den biri olan Burhan Öngören; 70.000 metrekarelik alan üzerine kurulu, 63.000 metrekarelik kapalı alana sahip, konusunda en modern teknoloji ile donatılmış sucuk ve et ürünleri fabrikasıyla dünyaya sucuk, salam ve sosis satıyor.
EGETÜRK markasıyla Köln’deki en modern tesislere sahip olan Öngören, Almanya’nın dışında, dünya pazarlarına da açılarak alanında en büyük üreticilerden biri haline geliyor. Günlük 150 ton sucuk ve et ürünleri imal etme kapasitesine sahip tesislerinde yüzlerce Türk’e istihdam imkanı sağlayan EGETÜRK Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Öngören, yarım asırlık başarı hikayesini Ekovitrin’e anlattı:
Türklerin Avrupa macerasını başlatan isimlerden birisi de sizsiniz. Almanya’ya ilk olarak nasıl geldiniz anlatır mısınız?
1960 yılında Türkiye’de temizlik atölyem vardı. Akşamları arkadaşlarla kahvede buluşur oyun oynardık. Bir arkadaşımız tanıdığı Almanya’da tahsil gördüğünü söyledi ve Almanya’da tek Türk o olduğunu ifade etti. Sonra “gelin beni ziyaret edin, burada aç kalmazsınız, iş çok, İtalyanlar, İspanyollar var burada” şeklinde bir mektup yazdı. 25 yaşındaydım gençlik yıllarım, işlerim de pek iyi gitmiyordu. Arkadaşlarla konuşurken Almanya’daki arkadaşımızı ziyaret edelim kararı aldık O zaman iki arkadaş karar verdik gitmeye. Ben 6 aylığına Almanya’da kalır, yeni şeyler öğrenip İzmir’de uygularım diye düşünüyordum. Bu düşünceyle başlayan ziyareti gerçekleştirdim ve Alman firmalarında çalışmaya başladım. Bir pazar günü arkadaşlar Hamburg’da ziyaretime geldiler, Türk yemekleri pişirdik, sofrada zeytin yok, beyaz peynir yok, sucuk yok, pastırma yok. Bu arada ben ticaretle uğraşan biri olduğum için bir pazar olduğunu fark ettim. Almanya’da bazı Türklerle karşılaştığımız zaman şu var mı, bu var mı diye soruyorlardı. Ben o zaman senelik iznimi alıp İzmir’e gidip helva yapmasını öğrendim. Eksik olmasın İzmir’deki helva fabrikalarından iki tanesi bu isteğimi kabul etti. İki haftalık eğitimden sonra helva yapmasını öğrendim. Bu arada belki helva işi tutmaz kaygısıyla sucuk işinde çalışan bir arkadaşımın yanında çalışıp o işi de öğrendim Daha sonra Almanya’ya tekrar gittim. 2 sene Almanya’da gündüzleri fabrikada çalışıyordum, saat dörtten sonra da ufak bir yer kiralayıp, tahin helvası yapmaya başladım. Fakat Almanya’da çikolata olduğu için, helva işine pek rağbet olmadı. Bu kez sucuk işini denemek istedim. Komşu bir kasap vardı onun atölyesinde 20 kilo et ile ilk sucuk üretimimi yaptım.
BAŞARI ÖYKÜSÜ 1966’DA BAŞLIYOR
Bahsettiğiniz bu tarih ne zamana denk geliyor?
Anlattıklarım 1966 yılında yaşanıyor. Daha önce helva verdiğim yerlere ürettiğim sucuğu teklif ettim. Teklif ettiğim firmalardan birinde Türk müşterilere denk geldim tesadüfen ve Türk sucuğunu görünce heyecanlandılar. Bizim sucuk büyük alaka gördü. Bununla birlikte yüzümü tamamen sucuğa çevirdim. Birinci hafta 20 kilo, ikinci hafta 40 kilo deren her hafta daha fazla üretim yapmaya başladım. Akıp giden zaman zarfında işi profesyonel olarak kavradım ve bütün gücümü sucuk ile salamlara verdim. Böylelikle bugünkü noktalara geldim.
Sucuk üretiminde tesis kurma aşamasına ne zaman geldiniz?
Ben 2 sene hem fabrikalarda çalıştım, hem de paydostan sonra sabahlara kadar üretim yapıyordum. Ertesi günü dağıtıyorduk. Paraları toplayıp yeni malzeme alıp büyük bir telaşla çalışıyordum. Ben artık fabrikayı bırakıp bütün gücümü sucuk yapmaya verdim. Bu arada iş büyüdükçe bulunduğum yer küçük geldi. Sucuk ürettiğim yeri başka yere taşıdım. Daha da fazla yapmaya başlayınca orası da yetmedi ve küçük gelmeye başladı. Sonunda 2 bin metrekare civarındaki eski bir tereyağı fabrikasını kiraladım. Orada imalata başladık. Böylelikle artık Türkiye’deki gibi imalat yapıyorduk. Güçlendikçe yeni makineler ilave ederek işi büyüttük.
EGETÜRK İSMİNİ TÜRK – YUNAN GERGİNLİĞİNDEN ESİNLENDİM
EGETÜRK ismi nasıl doğdu?
Eskiden İzmir Hakiki Türk Sucukları ismini kullanıyorduk. Daha sonra Egeli Sucukları adıyla piyasaya mal üretmeye başladık. 1973-1974 yıllarında Ege’de Yunanlılarla sorunlarımız vardı. EgeTürk ismi o günün şartlarından esinlenilerek ortaya çıktı O zaman o isim çok makbule geçti. Kabul gördü. Böylelikle sucuklarımızın ismi Egetürk oldu.
Şu anki kapasiteniz nedir, Alman ekonomisine katkılarınızdan bahseder misiniz?
Tesisimiz Almanya’daki örnek tesisler arasında gösteriliyor. Başka ülkelerden Almanya’ya gelip sucuk fabrikası görmek istedikleri zaman bizim tesislerimizi gösteriyorlar. 160 kişilik çalışanlarımızdan yüzde 80’i Türk. Kapasitemiz 150 ton civarında. Mamullerimiz sadece Almanya’da değil, tüm Avrupa ülkelerine, Export olarak Azerbaycan, Rusya ve Arap ülkelerine gönderiliyor.
Bundan tam 50 yıl önce 25 yaşındayken Almanya’ya geldiğinizde bu ülkede 50 yıl kalabileceğinizi hiç düşündünüz mü?
Almanya’ya 6 aylığına gelmiştim. Bir sene, bir sene daha derken burada takıldık kaldık. Alman bir hanımla tanışıp evlendim 5 kızım ve bir oğlum var. Burada kalmakmış kısmet. Heyecanlı çalışmayla geçen 50 yılın nasıl geçtiğini anlayamadım. Almanya’ya geldiğimde, Almanca bilmiyordum. Üç beş kelimeyle başladım ama bugün biraz Almanca konuşabiliyorum.
Siz bir anlamda Avrupalı Türklerin simgesi oldunuz. Türk–Alman dostluğunun da bir örneği oldunuz. Alman toplumuna entegre olarak yaşadınız. Almanya’da ciddi bir Türk toplumu var. Türklere neler tavsiye edersiniz?
Türklerin Almanya’daki örf ve kanunlara uyması gerekiyor. Burada yaşıyoruz, paramızı burada kazanıyoruz. Kendi örf ve adetlerimizi kaybetmeden Almanya’daki topluma entegre olmamız gerekiyor. 20–30 yıldır Almanya’da yaşamasına rağmen halen köyde yaşıyormuş gibi olan aileler var. Çocuklarını, Almanya’da dünyaya getirmişler, Alman okullarına gönderiyorlar fakat istenilen tarzı ortaya koyamıyorlar. Burada yetişen Türk çocuklarının eğitimlerine önem vermeleri lazım. Almanya bundan 50 sene önceki gibi değil, büyük bir ilerleme var. Biz de ona göre ilerleme kaydetmeliyiz.
Türkiye, AB’ye üye olmak için müzakereler yürütüyor. Almanya bu yöndeki kararların alınmasında önemli bir ülke. Peki siz nasıl düşünüyorsunuz, Türkiye. AB’ye tam üye olabilecek mi?
Elbette Türkiye’nin, AB’ye girmesini çokça arzu ediyoruz. Fakat gözlemlerime göre yakın vadede bu hedefin gerçekleşmesi zor. Biraz uzun sürecek gibi. İnşallah Türkiye ortak pazara girer ve ben bunu görebilirim.
SUCUK, SALAM VE SOSİS ÜRETİYORUZ
Egetürk’ün ürünlerinden ve üretiminizden bahseder misiniz?
Ürünlerimiz sucuk, salam ve sosis mamulleri olarak 3 kısımdan oluşuyor. Sucuk ürünlerimiz dünyaca ünlü ve dünyanın her yerine gönderiyoruz. Bildiğimiz geleneksel Türk damak zevkine göre üretim yapıyoruz. Mamullerimizin içinde sadece sığır ve koyun eti var. Kesinlikle farklı etler karıştırmıyoruz. En yüksek kaliteyi uyguluyoruz ve tüketici bunu takdir ediyor. Satışlarımız her geçen gün biraz daha artıyor, ürünlerimiz büyük ilgi görüyor. Arap ülkeleri, Azerbaycan ve Japonya’ya kadar ürünlerimiz her yerde satılıyor.





Ben reşit galip kaya ankaradan alman yada amcam yaşamakta yılda birde olsa bütün mamüllerinizi zevkle tüketiyoruz ama bu yetersiz türkiye de mamüllerinizi ala bilecegimiz bir yer varmı başarılarınızı dılıyoruz SAYGILAR
Almanyada yaşayan akrabalarım her geldiklerinde sizin ürünlerinizden olabildiğince bize getirmekteler fakat sonuç olarak belli bir süre sonra bitmektedir. Türkiyedeki en kaliteli olarak bildiğimiz markaların bile basit bir örnek vermek gerekirse sucuklarını pişirdiğinizde önce kuruyor çiğnerken içindeki o katı yağ damağınıza yapışıyor ve ister istemez rahatsız oluyorsunuz. Sizin sucuklarınız ve özellikle dilimli hindi salamınızın hayranıyım ekşi bir tadı var firmanıza verdiğiniz isim gibi en azından ege bölgesinde de satışını yaparsanız çok sevinirim. Siz egeye gönderin biz burda tüm türkiyeye dağıtımını yaparız. Birlikte çok büyük kitlelere ulaşacağımıza eminim…
Ben İstanbul’da yaşıyorum.Bir ara burada sizin ürünlerinizi buluyordum fakat şuanda bulamıyorum.Türkiye’ye ihracatınız yok mu ?Varsa ürünlerinizi nerede bulabilirim.
Yoksa söylenecek fazla birşey yok.Böyle bir ürünü Türkiye’ye göndermiyorsanız ben size ne söyleyeyim.
bnm ailem almanyada yaşıyor bnde almanyada doğdum şuan izmirde yaşıyorum sizden rica ediyorum lütfen izmirede iracaat yapınız.
turkıyede yasıyorum agılem almanyada devamlı sızın urunlerınızı tuketıyorum ve yasadıgım yerde bulamıyorum turkıyedekı sucuklerın durumunu bılırsınız bu kadar buyuk nbı uretıcısınız turkıyeyede getırın bence
Egetürk ürünlerini izmir’de de görmek istiyorum.Çünkü çoooooook lezzetli.
BURSADA İKAMET ETMEKTEYİM VEDE SİZİN MARKANIZI BULAMIYORUM
Iyi günler ben yasemin carkci, orduluyum, karadeniz teknik üniversitesi kimya mezunuyum , fabrikanizda kimyagere ihtiyac varsa lütfen cevap yazin cok sevinirim
Neden tr de yok?