2009 yılında krize rağmen KDV indirimi ile sektörün canlılığını koruduğunu belirten Boydak Grubu Başkanı Hacı Boydak, “2010 yılında da büyümemizi sürdüreceğiz” diyor.
Merkezi Kayseri’de bulunan, Türk mobilya sektörünün “Amiral” gemilerinden biri olan İstikbal Mobilya’nın Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak, Ekovitrin’in sorularını cevapladı.
Sayın Boydak, 2009 yılı ekonomide zor bir yıldı. Gerçekten bütün dünyada derin bir kriz yaşandı. Türkiye’yi ve bir de İstikbal Grubu’nu bir değerlendirir misiniz… Nasıl geçti 2009 yılı ve 2010’dan beklentileriniz nelerdir?
Öncelikle bu mobilya fuarının tüm meslektaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. 2009 yılı firmamız açısından oldukça verimli geçmiştir. 2009’da önümüze koyduğumuz hedeflerin tamamını gerçekleştirdik. Bunda emeği geçen tüm mesai arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Aynı zamanda hükümetimize de teşekkür ediyoruz, yaptığı KDV indirimi bize çok olumlu yansıdı. Adeta o 6 aylık dönemde çok mükemmel iş yaptık. Diyebiliriz ki bir yıllık iş yaptık. O bizim hedeflerimizi gerçekleştirmemize sebep oldu. Emeği geçen Sayın Başbakanımıza ve Bakanlarımıza çok teşekkür ediyoruz. 2010 yılı için de hedeflerimizi gerçekleştireceğimize inanıyoruz. Ekip arkadaşlarımız gece gündüz çalışarak bu fuara hazırlandılar. Gelen müşterilerimiz de gerçekten ürünlerimizi beğeniyorlar. Bu nedenle başarılı olacağımıza inanıyoruz. İMOB’un kurulmasında emeği geçen tüm arkadaşlara, kurucu üyelerimize, Sayın Memduh Boydak beye, -ki kardeşim olur kendisi- Yılmaz Öztaşkın’a, Nazif Türkoğlu’na, İzzet Sümer’e, Alfemo’dan Sayın Ramazan beye, Doğtaş’tan Sayın Davut beye, Seray’dan Ali Özkan beye çok teşekkür ediyoruz. Altı yıl önce İMOB’u, MOSDER şirketimizi, derneğimizi kurduk. Mosder dünyadaki ilk 10 fuara arasında. Düşünün, biz yıllar önce Almanya’ya gitmiştik. 1988 yılında ilk fuara gittik… 5 yıl süreyle Almanya Fuar Dairesi’ne müracaat ettik ve 5 yıl sonra bize 35 metrelik küçük bir yer vermişlerdi. Biz bu sene Almanya’daki fuara katılmadık. Özellikle katılmadık…Çünkü Türkiye’yi daha iyi tanıtmak için, İstanbul’daki fuarı dört dörtlük temsil etmek için buradaki fuara katıldık. Bizim bu davranışımız diğer mobilyacılara da örnek oldu.
Sayın Boydak, fuarımızı ve fuar alanımızı beğendiniz mi?
İstanbul mobilya fuara gün geçtikçe büyüyor. Bu sene altıncısı düzenlendi. Ne kadar gurur vesilesidir ki arkadaşlarımızın hepsi de çok güzel çalışmışlar. Dost kuruluşların hepsinin stantlarını gezdik. Hepsi de iyi çalışmış. Eskiden taklitçilik çoktu. Şimdiyse herkes kendi tasarımlarını yapıyor. Onun için tüm meslektaşlarımıza teşekkür ediyoruz, kendilerini kutluyoruz. Bu arada Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Kadir Topbaş’a da buradan bir çağrı yapıyorum. Bu fuar alanı Türkiye’ye, hele hele İstanbul’a hiç yakışmıyor. Şu anda işimizi görüyor ama kesinlikle yeterli değil. Bir hayli meslektaşımız fuarda yer bulamıyor. Dolayısıyle burayı yerle bir edip, dört dörtlük bir fuar alanı yapmamız lazım. Buradan çok büyük gelirler sağlanabilir. Türkiye’nin coğrafi konumu çok güzel, kesişme noktasındayız. Buraya hemen ulaşacak yaklaşık 350 milyonluk bir nüfus var. 3 saatte ulaşabilecek de 1 buçuk milyar insan var. Bu potansiyeli çok iyi değerlendirmemiz lazım. Onun için en kısa zamanda bu fuar alanını dünya standartlarında yapmalarını arz ediyorum. Kaldı ki,Türkiye’miz gerçekten çok iyi yolda. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz.
İKTİDAR-MUHALEFET BİRBİRİYLE KENETLENMELİ
Efendim,Türkiye’nin ekonomi karnesi nasıl sizce. Olumlu gelişmeler var mı? Olumlu kıpırdanmalar var mı, son zamanlarda?
Tabii ki evet!.. Türkiye’mizde çok güzel şeyler oluyor. Güzel yatırımlar yapılıyor. Bunları görmezden gelmememiz lazım. İyi yapılan şeyleri alkışlamamız, takdir etmemiz gerekiyor. Fakat yapılacak şeyleri de söylememiz lazım. 2001 yılındaki krizde hiçbir banka müdürü telefonlarımıza çıkmıyordu. Kredileri kesmişlerdi, döviz faizleri çok yüksekti. Ama şu anda krizden fazla etkilendiğini söyleyemeyeceğim Türkiye’nin… Krizde yüzde 2-3 küçüldü Türkiye ama, çok şükür hangi bankaya müracaat etseniz kredi alma imkanınız var. Uluslar arası kredi derecelendirme kurumları Türkiye’nin notunu yükseltiyorlar. Bu ne kadar sevindiricidir. Dolayısiyle Türkiye iyi yoldadır. Bizim bu arada birbirimize sımsıkı sarılıp iktidarıyla muhalefetiyle kenetlenmemiz lazım. Biz Türkiye’yi çok seviyoruz. Türkiye’mize moral verdiğimiz zaman inşallah bu ihracat rakamlarını ikiye üçe katlayabiliriz. Gayrı Safi Milli Hasıla(GSMH)’mızın trilyon dolarlık rakamlara ulaşmaması için hiçbir sebep yoktur.
BOYDAK’TAN EKOVİTRİN’E ÖVGÜ
Boydak Grubu’nun CEO’su MEMDUH BOYDAK da başta İstikbal ve Mondi olmak üzere Gruptaki gelişmeleri ve 2010 yılı hedeflerini anlattı.
İstikbal’de, Mondi’de, Boydak Grubu’nda daha neler var? Neler yapıyorsunuz? İhracat ve istihdamdan da biraz söz eder misiniz?
Öncelikle -Ekovitrin’e- sizlere teşekkür ediyoruz. Her fuarda yanımızda oldunuz ve oluyorsunuz da. Her ekonomi programınızı –EKOPAZAR”ı da ilgiyle izliyoruz. Sanayicilerimizin yanındasınız, markalarımızın yanındasınız. Tebrik ediyoruz sizi. Öncelikle şunu söylememiz lazım. Sayın başkanımızın da söylediği gibi Türkiye’de İMOB iyi bir seviyeye geldi. Sadece Mobilya Fuarı değil, Tekstil Fuarı, Otomobil Fuarı, Makine Fuarı gibi önemli fuarlarımız var. Bu anlamda İstanbul bölge coğrafyasının çekim merkezi haline geldi. Dolayısıyla Türkiye de öyle… Bizler için de fuarın şöyle bir önemi var; ekip olarak ne yapıyoruz? Bir heyecan ve adrenalin salgılanıyor ve ekibimizle fuara hazırlanıyoruz. “Yenilikler yapmamız lazım. Stantdaki ürünlerin yeni olması lazım…” düşüncesiyle müthiş bir heyecanla çalışıyoruz. Bu sadece bizde değil, meslektaşlarımızın hepsi bu şekilde. Dolayısıyla biz de nasibimizi alıyoruz. Bugün İstikbal markasında banyosundan genç odasına kadar her çeşit ürünü bulabiliyorsunuz. Biz de değişen tüketici alışkanlıklarına hizmet vermek adına yeni ürünlerimizi burada sergiliyoruz. Burada sergilenen ürünlerin büyük bir çoğunluğu mağazalarımızda yok. Tasarımları yeni yapılmış ürünler. Dolayısıyla biz de bu heyecandan istifade etme yolunda şevkle ve zevkle ilerliyoruz. İstikbalde güzel işler yapıyoruz. Hem mağazacılık anlamında, hem de ürünler anlamında.
MOBİLYA İŞ SAHAMIZA DUYGUSAL BA⁄LARLA BA⁄LIYIZ
Peki sadece iç piyasa mı? Dış hedefleriniz, ihracat hedefleriniz yok mu?
Hiç olmaz mı…Gerçekten de sadece Türkiye’yi dikkate almıyoruz. İhracat da bizim önemli bir satış kalemimizdir. Dünyanın yaklaşık 40 ülkesinden misafirlerimiz geliyor ve ürünlerimizle ilgileniyorlar. Bellona da aynı şekilde yeni trentlerimizi çok rahatlıkla görebiliriz. Bellona markamız yine sektörümüzün önde gelen bir markasıdır ve yeniliklerin çıktığı bir markadır. Yine Mondi markamız da hitap ettiği gelir grubunda kendine yakışır işler yapıyor. Dolayısıyla 9 bin kişilik bir ekiple mobilya sektöründe ve diğer sektörlerle birlikte 11 bin kişiyi aşkın bir istihdamımız söz konusu. Mobilya bizim baba mesleğimiz. 1957 yılından beri devam eden bir yapımız var. Lokomotif bir iş sahamız ve duygusal bağlarla bağlı olduğumuz bir iş sahası. Bizim aile fertlerimiz içinde herkes mobilyacılığı bilir ama, kabloculuğu bilmez. Herkes mobilyayı bilir ama bankacılığı bilmez. Dolayısıyla bu sektör bizi biz yapan sektördür. Burada yenilikleri yakından takip ediyoruz. Güzel bir ekip motivasyonuyla da fuara hazırlanmış oluyoruz.

