Uyuşturucu baronları, 120 ülkenin GSYH’sından daha büyük bir pazarı yönetiyor. İstanbul Mali ve Narkotik Suçlarla Mücadele Şubelerinden Sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Likoğlu, bu kirli pazarla ilgili Ekovitrin’e çarpıcı açıklamalar yaptı: “İstanbul, uyuşturucu trafiğinin en önemli noktası. Afyon üretiminin yüzde 93’ü Afganistan’da gerçekleştiriliyor. Hollanda, Avrupa’nın en büyük ectasy üreticisi. Uyuşturucu geliri terör örgütlerine kaynak oluyor.”
Yüksek katlı gökdelenler, iş kuleleri ve üretim üssü fabrikalarda iş dünyasıyla birbirinden önemli röportajlara imza atmaya alışığız, fakat bu kez oldukça farklı bir kuruma ve mekana konuk oluyoruz… 6 ay önce İzmir’den, İstanbul Emniyet Müdür Yardımcılığı görevine atanan İstanbul Mali ve Narkotik Suçlarla Mücadele Şubeleri Müdürü Mehmet Likoğlu ile gerçekleştireceğimiz randevu için sabah saatlerinde Vatan Caddesi üzerinde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne giriyoruz. Güvenliğin üst düzeyde tutulduğu bina önünde Hummer H3, BMW X5, Audi Q7, Lincon Navigator Mercedes S320 gibi lüks araçlar hemen dikkatimizi çekiyor. Az sonra bu araçların, başarılı bir operasyonla yakalanan “Tilki Selim” lakaplı uyuşturucu baronuyla birlikte ele geçirildiğini öğreniyoruz. Ardından 5. Kattaki makamında bizi kabul eden Mehmet Likoğlu’yla buluşuyoruz. İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ın “A Takımı”ndaki önemli isimlerden biri olan Mehmet Likoğlu’yla, “Uyuşturucunun Ekonomik Boyutu ve Emniyet Güçlerinin Uyuşturucu İle Mücadele Stratejisi” üzerine konuşmaya başlıyoruz. Uyuşturucuyla mücadelede güvenlik güçlerinin aralıksız çalışmalar yürüttüğünü ve uyuşturucu tacirlerine göz açtırmadığını belirterek söze başlayan Likoğlu; “uyuşturucuyla mücadele sadece emniyet güçlerinin çalışmalarıyla sınırlı görülmemeli. Sürdürülebilir mücadele ve başarı ancak emniyet güçleri, aileler, üniversiteler, yerel yönetimler, medya ve sivil toplum örgütlerinin işbirliğiyle gerçekleşebilir. Başarı toplumsal desteğe bağlıdır” diyor…
Uyuşturucuyla mücadele çalışmalarını çok kapsamlı şekilde yürüttüklerine değinen Likoğlu, “ailelerimiz çocuklarını ateşten korur gibi, uyuşturucu illetinden korumalı. Yarınımız olan gençlerimizin de bu anlamda dikkatli olması ve hayatlarını karartmaması gerek. Sonu uçurum olan uyuşturucuya bulaşan kişilerin ruh hali bozuk oluyor ve madde bulamadığında en yakınlarına (anne, baba, kardeş) bile zarar verebiliyor. Hırsızlık, gasp ve adam öldürme gibi suçların arka planında yine madde bağımlıları var. Bir başka anlamda uyuşturucu diğer suçları da tetikleyici bir özelliği sahip” uyarısında bulunuyor.
Uyuşturucunun dünya genelinde 320 milyar dolarlık bir pazara sahip olduğunu anlatan Likoğlu, büyük ranta dikkat çekiyor ve ekliyor: “Uyuşturucuyla mücadelede en başarılı ülkelerin başında yeralan Türkiye, 2007 yılında dünya genelinde yakalanan eroinin % 20’sini tek başına yakaladı. İran’dan sonra dünya da en fazla eroin maddesi yakalayan ikinci ülke konumundayız.”
Asya ile Avrupa’yı buluşturan İstanbul’un, uyuşturucu trafiğinde de önemli bir geçiş noktası olduğunu ve en fazla uyuşturucunun bu şehirde yakalandığını söyleyen Likoğlu; uyuşturucunun üretildiği ülkeler, uyuşturucu trafiğinin izlediği güzergâh ve uyuşturucuyla mücadele yollarına dair sorularımızı yanıtlıyor. İşte emniyetin izlediği yol haritası, uyuşturucu ekonomisi ve bu anlamda yürütülen çalışmalarla ilgili merak edilen tüm soruların yanıt bulduğu özel röportajın ayrıntıları:
Öncelikle uyuşturucu kavramı neleri kapsıyor bu noktayı biraz açar mısınız?
Uyuşturucu kavramını; kişinin sinir sistemi üzerinde etki ederek akli, fiziki ve psikolojik dengesini bozan, fert ve toplum içerisinde iktisadi ve sosyal çöküntü meydana getiren, alışkanlık ve bağımlılık yapan, kanunların kullanılmasını, bulundurulmasını ve satışını yasakladığı ya da belirli sınırlamalar getirdiği narkotik ve psikotrop sözcükleriyle de tanımlanan maddeler şeklinde tanımlıyoruz. Dünyanın değişik bölgelerinde değişik isimler verilen onlarca, hatta yüzlerce farklı uyuşturucu madde türleri bulunmakta. Dünya genelinde kaçakçılığı yapılan ve ülkemizde de görülen uyuşturucu maddeleri ise genel olarak; esrar, eroin, afyon, kokain, ecstasy, amfetamin ve metamfetamin olarak karşımıza çıkmakta. Bu maddelerden ülkemizde en çok görülenleri esrar ve eroindir.
Uyuşturucuyla mücadelede özellikle son yıllarda nasıl bir mesafe alındı? Gelinen nokta nedir, nasıl bir fotoğrafla karşı karşıyayız?
Ülkemizde uyuşturucu madde kaçakçılığı organizasyonlarına yönelik gerçekleştirilen operasyon sayısı ve bu operasyonlarda yakalanan şüpheli sayısı ile bu operasyonlarda yakalanan uyuşturucu madde miktarı her geçen yıl bir önceki yıla göre artış göstermekte. Ülkemiz Narkotik Birimleri tarafından 2008 ve 2009 yıllarında gerçekleştirilen operasyon sayısı ile bu operasyonlarda yakalanan şüpheli sayısı ve yakalanan madde miktarları tabloda görülüyor.
Ülkemizde Balkan uyuşturucu madde güzergahı üzerinde bulunan diğer ülkelere oranla çok daha fazla eroin maddesi yakalaması gerçekleştiriliyor. Nitekim ülkemizde 2006 yılından önce AB ülkelerinin üçte biri oranında eroin maddesi yakalaması gerçekleşirken, 2006 ve 2007 yılların AB ülkelerinin toplamından daha fazla eroin maddesi yakalaması gerçekleştirilmeye başlandı.
Ayrıca Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) tarafından her yıl düzenli olarak yayınlanmakta olan Dünya Uyuşturucu Raporlarından, 2009 yılı raporunda yer alan ülkelerin eroin maddesi yakalama miktarlarına bakıldığında; Türkiye 2007 yılında dünya genelinde yakalanan eroinin % 20’sini tek başına yakalayarak İran’dan sonra dünya da en fazla eroin maddesi yakalayan ikinci ülke konumunda yeraldığı görünüyor.
Yine aynı raporda yer alan ülkelerin ecstasy maddesi yakalama miktarlarına bakıldığında; Ülkemiz, ecstasy maddesinin üretildiği ve transit olarak geçtiği ülkeler arasında yer almamasına rağmen 2007 yılında en fazla ecstasy maddesi yakalayan Avrupa ülkeleri arasında üçüncü sırada yer alıyor.
Ülkemiz narkotik polisi uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadele de edinmiş olduğu bu tecrübesini; Birleşmiş Milletler öncülüğünde ve Türkiye–UNODC işbirliği çerçevesinde; 26 Haziran 2000 tarihinde Ankara’da, KOM Daire Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan ve Türkiye’nin ilk uluslararası nitelikli mücadeleci kurum akademisi olan; “Türkiye Uluslararası Uyuşturucu ve Organize Suçlarla Mücadele Akademisi’nde (TADOC)” düzenlenen ulusal ve uluslar arası eğitimlerde kanun uygulayıcılarla paylaşılıyor.
UYUŞTURUCU GELIRI TERÖR ÖRGÜTLERINE KAYNAK OLUYOR
Uyuşturucudan elde edilen paralar göz önüne alındığında bu kirli pazarın ekonomik boyutu nedir?
UNODC verilerine göre; dünya üzerinde uyuşturucu madde kaçakçılığından dolayı dönen para 320 milyar dolar seviyelerinde. Bu paranın önemli bir kısmının terör örgütleri tarafından, maddi kaynak olarak kullanıldığı biliniyor. Nitekim ülkemizde faaliyet gösteren PKK terör örgütü, gerek vergi adı altında uyuşturucu maddenin sınır geçişlerinde aldığı vergi ile, gerekse uyuşturucu madde kaçakçılığının organizasyonu ile önemli miktarlarda para kazanıyor. 1984 yılından 2009 yılı sonuna kadar gerçekleştirilen uyuşturucu madde kaçakçılığı operasyonlarından 359’nun terör örgütleriyle bağlantılı olduğu tespit edilmiş olup, bu operasyonlarda 807 şahıs yakalandı.
Terör Örgütleriyle Bağlantılı Uyuşturucu Madde Yakalamaları
MADDE CİNSİ MİKTAR
ADET LİTRE KİLO
EROİN 4111
ESRAR 22729
BAZMORFİN 4305
ASETİK ANHİDRİT 26190
KOKAİN 710
AFYON SAKIZI 8
SENTETİK TABLET 337.412
SODYUM KARBONAT 1080
İMALATHANE 2
2008 ve 2009 Yılları Karşılaştırmalı Uyuşturucu Madde Yakalamaları İstatistiği
2008 2009 DEĞİŞİM
OPERASYON SAYISI 11.633 15.080 29,6
ŞÜPHELİ SAYISI 26.096 32.332 23,9
ESRAR 20575 Kg 25775 Kg 25,3
EROİN 10332 Kg 12234 Kg 18,4
BAZMORFİN 0 16 Kg 100,0
AFYON 202 Kg 189 Kg -6,4
KOKAİN 85 Kg 85 Kg 0,0
SENTETİK ECZA 677.362 Ad 41.926 Ad -93,8
CAPTAGON 2.742.571 Ad 2.798.080 Ad 2,0
ECSTASY 894.990 Ad 391.771 Ad -56,2
ASETİK ANHİDRİT 4417 Lt 13000 Lt 194,3
AMFETAMİN 163 Kg 479 Kg 193,9
METAMFETAMİN 0 76 Kg 100,0
UYUŞTURUCU PAZARI 120 ÜLKENİN GSYH’SINDAN BÜYÜK
Uyuşturucu trafiğinde izlenen güzergah hakkında bilgi verir misiniz? Başlangıç noktası neresi, uyuşturucu trafiği hangi ülkeler üzerinden, nerelere uzanıyor?
Afyon ve türevi uyuşturucu maddeler (afyon, bazmorfin ve eroin) dünyanın üç farklı bölgesi olan Güneybatı Asya’daki Afganistan, Güneydoğu Asya’daki Burma, Laos ve Taylan ile Orta Amerika’daki Meksika’da yasadışı ekimi yapılan haşhaş bitkisinden elde ediliyor. Bölgemiz için en büyük uyuşturucu sorunlarının başında dünya yasadışı afyon üretiminin % 93’ünün karşılandığı Afganistan ve komşu ülkelerde üretilen eroin maddesi geliyor. Afganistan’da üretilen eroin maddesi; İran’dan başlayarak ülkemiz ve Balkan ülkeleri üzerinden Orta ve Batı Avrupa’ya ulaşan Balkan, Orta Asya ülkelerinden başlayarak Karadeniz’in kuzeyinden Avrupa’ya ulaşan Kuzey Karadeniz ve Pakistan limanlarından başlayarak Akdeniz üzerinden Avrupa limanlarına ulaşan Doğu Akdeniz Rotaları üzerinden kaçakçılığı yapılıyor.
2009 UNODC verilerine göre toplam afyon pazarı 65 milyar ABD Doları olarak hesaplanıyor. Bir diğer değişle afyon pazarı 320 milyar dolarlık küresel uyuşturucu pazarının % 20’sini teşkil ediyor. Bu rakam dünya üzerindeki 120 ülkenin gayrı safı yurtiçi hâsılasından daha büyük. Kokain maddesi Güney Amerika ülkelerinden Kolombiya, Peru ve Bolivya’da ekimi yapılan koka bitkisinden elde edilmekte ve dünyanın her yerine bu ülkelerde yayılıyor. Kokain maddesi Avrupa’ya ve ülkemize ya doğrudan deniz yoluyla ya da Batı Afrika ülkeleri üzerinden aktarmalı olarak, kuryelerle havayolu kullanılmak suretiyle yapılıyor.
Peru’da koka macununun kilogram fiyatı 2007 yılında % 21 yükselerek 600 ABD dolarından, 2008 yılında 723 ABD dolara yükseldi. Kolombiya’da ise koka macunu fiyatı, Kolombiya Pesosunun ABD dolarına göre değer kazanmasından dolayı, Peso cinsinden % 4’lük bir düşüş göstermiş bulunuyor. Fakat ABD Doları cinsinden % 2’lik hafif bir yükselişle 943 Dolar/kg’dan, 963 Dolar/kg’a yükselmiş görünüyor.
AVRUPA EN BÜYÜK ECTASY ÜRETICISI
Amfetamin Türevi Uyuşturucu maddelerden ecstasy maddesinin Avrupa’daki en büyük üretici Hollanda’dır. Amerika kıtasındaki ecstasy üretimi ise Kanada’da gerçekleşiyor. Kanada’da üretilen ecstasy maddesine Japonya ve Avustralya’da da rastlıyoruz. Ülkemiz de Hollanda kaynaklı ecstasy maddesinin kaçakçılığından etkileniyor. Amfetamin maddesinin üretimi Avrupa’da başta Polonya olmak üzere Doğu Avrupa ülkelerinde gerçekleştirilmektedir. Ülkemize de amfetamin maddesi doğu Avrupa ülkelerinden gelmekte ve amfetamin maddesinden üretilen captagon maddesinin kaçakçılığı ülkemiz üzerinden Ortadoğu ve Arap ülkelerine yapılıyor.
Metamfetamin maddesi dünya üzerinden Meksika’da, Güneydoğu ve Doğu Asya ile Doğu Avrupa ülkelerinde üretilmektedir. Ülkemizde metamfetamin maddesi 2009 yılında görülmeye başlamıştır. Metamfetamin maddesi ülkemize İran’dan İranlı suç grupları tarafından getirilmekte ve ülkemiz üzerinden kuryelerle havayoluyla Doğu ve Güneydoğu Asya ülkelerine gitmektedir.
YASADIŞI KAZANÇLAR NASIL AKLANIYOR?
Kara para aklama yöntemi değişti. Muhasebeciler, bankerler, hukukçular ve mali danışmanlar gibi profesyonelleri kullanan örgütler, yasadışı kazançlarını bu yolla aklıyor
Uyuşturucudan elde edilen kara para hangi yöntemlerle aklanıyor?
Uyuşturucu madde üzerinden yasadışı kazanç elde edenler akla dahi gelmeyecek yöntemler kullanarak kazançlarını aklıyor. Bu anlamda “sınırsız sayıda aklama yöntemi vardır” demek yanlış olmaz. Günümüzün değişen koşullarına paralel olarak taktik değiştiren suç örgütlerinin para aklama yöntemleri, ülkeden ülkeye ve finansal sistemlerde kullanılan araçların çeşitliliğine bağlı olarak farklılık gösteriyor. Ayrıca günümüzde yasadışı gelir elde edenler artık kendi paralarını kendileri aklamıyor, bu işte profesyonelleşen aklayıcılar devreye giriyor. Aklama yöntemleriyle uğraşanlar işlerini çok iyi bilen muhasebeciler, bankerler, hukukçular, mali danışmanlar vs. oluyor. Bunların sağlam bir mesleki geçmişi var, çoğu sabıkasız, öncül suçla hiçbir alakaları yok. Hizmetlerine karşılık olarak komisyon, prim adı altında gelir elde ediyorlar. Sınırsız sayıda yöntemle aklama yapmak mümkün olmakla birlikte en çok kullanılan ve mücadele eden birimler açısından öğretici olabilecek nitelikte olan yöntemleri şu şekilde sıralayabiliriz:
- Fonların fiziken ülke dışına kaçırılması,
- Şirinler (smurfing) yöntemi,
- Parçalama (structuring) yöntemi,
- Vergi cennetleri (off-shore),
- Paravan (Kağıt üstündeki) ya da hayali şirketler,
- Oto-finans borç yöntemi (Loan-back),
- Döviz Büroları,
- Kumarhane ve Gazinolar,
- Nakit para kullanılan işyerlerinin işletilmesi (Göstermelik şirketler),
- Sahte fatura (hayali ihracat),
- Alternatif havale sistemleri (hawala vs.),
- İnternet bankacılığı ve elektronik para,
Bu listeyi uzatmak mümkün ancak uyuşturucu madde kaçakçılığı organizasyonları genellikle “Hawala Yöntemini” kullanıyor. Hawala sistemi alternatif bankacılık sistemlerinden biri. Bu alternatif bankacılık sistemlerine yeraltı bankacılığı adı da veriliyor. Hawala öncelikle, güvene dayalı bir alternatif havale sistemi, Güney Asya ve Körfez Ülkeleri ile ilişkili ve diğer alternatif havale sistemleri gibi karapara aklayıcılarının istismarına açık. Esas olarak, bu sistemin temel direği güvendir ve sistemin altında “Hawala sistemini kullanan kaybetmez.” prensibi yatıyor.
Hawala sistemi esas olarak Hindistan kaynaklı bir sistem. Dünya üzerinde Hindistan, Pakistan veya Bangladeşlilerin bulunduğu hemen her yere yayılmış durumda. Adeta, Hindistan, Bangladeş veya Pakistanlı üç kişinin bir araya geldiği yerde sistem işlemeye başlıyor. Sistemin temelinde güven yatıyor. Bankere parayı teslim edenler sisteme son derece güveniyor, sistem içerisinde yer alanlar da bu güveni devam ettirmek için işlerini etkin bir şekilde yapıyor. Hiçbir kayıt yok veya kayıt varsa bile bunlar yetkilileri yanıltmaya yönelik çarpıtılmış kayıtlar oluyor. Dolayısıyla bir uyuşmazlık halinde hukuka başvurma imkanı da mevcut değil. Ama bu olumsuzluklara rağmen sistemin etkin bir şekilde işlemesi, kökleşmiş olan bu güven anlayışına dayanıyor. Zaten sistemi kullananların aynı dili konuşan, aynı ırktan gelen insanlar olmaları bu güven ortamının oluşmasını kolaylaştırıyor. Bu etnik bağlılık sistemi ayakta tutuyor. Sistem, kullananlar açısından son derece hızlı ve güvenli işliyor. Çeşitli ülkelere yayılmış olan Hawala bankerleri birbirlerinin muhabirleri gibi çalışıyor. Havale işlemi geleneksel bankacılık metotları ile yapılıyor. Para havale edecek olan kişi, parasını bankere teslim etmekte, parayı teslim alan banker paranın gideceği ülkedeki Hawala bankerini iletişim cihazları ile arayarak, parayı alacak olan kişiye ödeme yapılması talimatını veriyor. Böylece bankacılık işlemlerine göre çok daha hızlı bir biçimde, bürokratik formalitelere gerek kalmadan ve resmi yetkililerin dikkatini çekmeden havale işlemi gerçekleştiriliyor.
Dünya ile kıyaslandığında Türkiye’de uyuşturucu kullanım oranı ve boyutu hangi seviyelerde seyrediyor?
Türkiye’de madde kullanım yaygınlığına yönelik olarak bugüne kadar ülke genelini kapsayan bir çalışma yapılmadı. Türkiye’de son olarak genç nüfus üzerinde yapılan en kapsamlı araştırma 2003 yılında sadece altı büyük ilde (Ankara, İstanbul, İzmir, Samsun, Diyarbakır, Adana) yapıldı. Dolayısıyla bu çalışma Türkiye geneli hakkında bilgi vermek mümkün görünmüyor. 2007 yılında TBMM tarafından “okulda şiddet “olaylarını konu alan bir araştırmada ise detaya girilmeden madde kullanımı soruldu. Bu araştırma dahilinde Türkiye İstatistik Kurumu tarafından seçilen 60 ildeki 261 okulda (130 resmi, 131 özel) öğrenim gören 26009 öğrenciye yönelik yapılan çalışmaya göre, son üç ay içinde uyuşturucu / uyarıcı madde kullanım oranı % 2,9 olarak tespit edildi.
İç tüketim için ülkemize sokulan veya ülkemizde tüketilmek amacıyla üretilen uyuşturucu maddelerin yurt içindeki dağıtım ve satışını yapan ülke içi uyuşturucu şebekelerine yönelik profesyonel çalışmalar, Emniyet Genel Müdürlüğümüz Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından 2005 yılı sonundaki Stratejik Araştırmalar Kurulu (SAK) Toplantısında alınan stratejik bir karar doğrultusunda hayata geçirildi. Özellikle eğitim ortamlarının her yönüyle güvenliğinin sağlanması, eğitim ortamındaki herkesin, bilhassa çocuklarımızın şiddet olaylarına karşı korunması, eğitim çağındaki çocuk ve gençlerimizin zararlı alışkanlık edinmelerinin önüne geçilmesi amacıyla ülke genelindeki her okul civarında gerekli emniyet tedbirlerini üst düzeyde alıyoruz.
Esrarın hammaddesi kenevir 172 ülkede yetiştiriliyor
UNODC verilerine göre esrar maddesinin elde edildiği kenevir bitkisi dünya üzerinde 172 farklı ülkede yetiştiriliyor. Başka bir değişle dünya üzerinde kenevir bitkisi ekimi yapılmayan ülke yok gibi. Ancak esrar maddesinin kalitesi içerisindeki etken maddenin (THC) oranına göre değişiklik gösteriyor. Bu nedenle de daha çok Afganistan, Fas, Hollanda, Jamaika, Paraguay, Lübnan ve Arnavutluk esrarının uluslar arası ticareti görülüyor. Ülkemizde de uluslararası ticareti olmayan iç tüketime yönelik kullanım amaçlı kenevir ekimi yapılsa da, zaman zaman Afganistan, İran ve Suriye’den ülkemize kaliteli esrar maddesi kaçakçılığı da yapılıyor.
1546 operasyonla 18.966 şahıs yakalandı
“Uyuşturucuyla mücadelede Türkiye’de 81 ilde, 35 ilçede bulunan noktamız var. Bunun dışında İstanbul ve Ankara’da dünyanın çeşitli ülkeleriyle işbirliği yapan uluslararası istihbarat bölümlerimiz faaliyetlerini sürdürüyor.”
Son 5 yılı baz alırsak uyuşturucu ile ilgili düzenlenen operasyonlar konusunda nasıl bir tablo ortaya çıkıyor?
Emniyet Genel Müdürlüğümüzün ortaya koydu tedbir ve stratejik karar çerçevesinde 2005 yılından günümüze kadar gerçekleştirilen 1546 planlı ve projeli operasyonda sokak seviyesinde uyuşturucu satan 18.966 şahıs yakalandı. Ayrıca bu operasyonlarda; kullanıma hazır değişik cins ve miktarlarda uyuşturucu madde ele geçirildi. İnsanlarımızı zehirleyen ve uyuşturucu madde kullanmaya alıştıran ülke içi uyuşturucu çetelerine yönelik olarak gerçekleştirilen bu operasyonlarda sadece uyuşturucu madde tacirleri yakalanıyor. Aynı zaman da bu operasyonlarda, hırsızlık, adam öldürme, sahtecilik, dolandırıcılık, yağmalama gibi suçları daha önce işlemiş olan şahıslar da ele geçiriliyor. Dolayısıyla bu operasyonlarla asayişe müessir suçların önlenmesine de ciddi katkılar sağlıyoruz.
Ayrıca, kısaca İLTEM adı ile anılan İl Temas Noktalarını, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Birimlerinde görevli özel eğitim almış personel oluşturuyoruz. Her biri, narkotik temel eğitimi üzerine, “Madde Kullanımı ile Mücadele Eğitim Programı” almış bu görevliler, bölgelerinde madde kullanımına ve zararlarına karşı farkındalık arttırıcı eğitimler, seminerler konferans ve paneller düzenliyor. 2004–2008 döneminde bu görevlilerimiz tarafından öğrenci, öğretmen ve ailelerin madde kullanımına ve zararlarına karşı farkındalıklarını arttırmaya yönelik olarak gerçekleştirilen 4452 konferans ve 327 tiyatro/film faaliyetine 672.319 öğrenci, 32.129 öğretmen ve 92613 aile tarafından katılım sağlandı.
TÜRK EMNİYETİ 20 ÜLKEYLE ORTAK OPERASYON YAPIYOR
Emniyet güçlerimiz uyuşturucuyla mücadelede uluslararası alanda hangi devletlerle ortak projeler yürütüyor?
Uluslararası alanda faaliyet gösteren uyuşturucu kaçakçılık gruplarına karşı ülkemiz gerek projeli çalışmalar yürütmek suretiyle, gerekse Güvenlik ve İşbirliği Anlaşması (GİB) imzaladığı ülkelerin uyuşturucu ile mücadele birimleriyle veya irtibat görevlileriyle karşılıklı operasyonel bilgi değişiminde bulunmak suretiyle yurt içinde veya yurt dışında operasyonlar yapıyor. 2008–2009 yıllarında 20 farklı ülkeyle (Almanya, Romanya, Macaristan, Kazakistan, İspanya, Makedonya, İtalya, İngiltere, Belçika, İran, Fransa, Türkmenistan, Yunanistan, İsrail, Bulgaristan, Ukrayna, ABD, Suudi Arabistan, Hollanda ve Danimarka) gerçekleştirilen 35 operasyon neticesinde; yurt içinde ve yurt dışında toplam 1154 kg eroin, 3 kg kokain, 15 kg afyon, 118.000 adet ecstasy, 5.383.453 adet captagon maddesiyle birlikte 179 şahıs yakalandı. Ülkemizde uyuşturucu madde imali olmadığından, uyuşturucu maddeler ülkemize kara, hava ve deniz sınırlarımızdan giriş yapıyor. Son yıllarda havalimanlarımızdan meydana gelen uyuşturucu madde kaçakçılığı olaylarında artış görülüyor. Uyuşturucu madde kaçakçılığı organizasyonlarının, kuryeler vasıtasıyla ülkemize yönelik gerçekleştirmiş oldukları uyuşturucu maddelerin, ülkemize girişinde yakalanabilmesi amacıyla, uluslar arası havalimanı bulunan illerimizde görevli personelin eğitimlerine yönelik uluslararası projelerimiz mevcut. Proje kapsamında; havalimanı suçları, havalimanında gizli izleme, yolcu karakteri okuma, etkili yolcu sorgulamaları ve hedef bulma, havalimanlarında etkili gözlemleme ve hedef seçme, aktif/pasif dedektör köpek ve teknik cihazların kullanımı, vücutlarında uyuşturucu madde taşıyan kuryelerin profilini ortaya çıkarma, arama teknikleri, kaçakçılık metotları vb. alanlarda, ülkemiz havalimanlarında görev yapan personele eğitim verecek eğiticilerin yetiştirilmesi planlanıyor.





İstanbul İl Emniyet Müdür YArdımcısı Mehmet Likoğlu’na sonsuz başarılar. Adam gibi adam … vatandaş olarak sonuna kadar arkanızda ve destekçinizisi
Türkiyede başlatılan demokratik açlımın önünü tıkayanların arkasında uyuştucu baronları var mı ? bence var
uyuşturcu eşittir ölüme sürüklenmek, rezilliği yaşamak ve bile bile diri diri mezara girmek
Türkiye’deki polis teşkilatında gerçekten de son yıllarda müthiş bir değişim oldu. gözle görülür değişimin aynen sürmeli lazım. Avrupa Birliği yolunda ilerleyen ülkenin zaten bu yönde olumlu adımlar atması şart. ÖYle vatandaşı korkutan, sindiren polis modeli yerine, bilgili, donanımlı akademik yönü güçlü vatandaşına saygılı bir model şart Türkiye için.. galiba bu konuda doğru yolda Türkiye
korkunuz ecele faydası yok herkes çoluk cocuğuna sahip çıkacak, yok öyle saldım çayıra mevlam kayıra… her an her şey olabilir..
Anne baba olarak çok korkuyoruz, tedirginiz yüreğimiz ağzımızda çocuklarımız kötü insanların kurbanı olurmu diye korkuyoz
ha intihar etmek ha uyuşturucu kullanmak aynı şey………!
yakın bir arkadaşım uyuşturucu nedeniyle hayatını alt üst etti bu öylesini önemli bir konu ki herşeyden ama herşeyden önemli herkesin duyarlı olması lazım
uyuşturu illeti gerçekten dönüşü olmayan bir yol
uyuşturucu konusu terörle mücadele kadar önemlidir sözü çok güzel beğendim bu tespiti halk olarak bu sözün takipçisi olunmasını isitoyruz kesinlikle çok önemli yarınlarımızı ilgilendien bir konu
10 yıl önce uyuşturucu ilkokulların önünde bile satılıyordu ama son yıllarda bu kötü tablo değişti gibi umarım denetimler daha da sıklaşır ve gençliğimiz zehirlenmesinin önüne geçilir.
Emniyet müdürümüz Sayın Çapkın’ın ve A Takımı’nın çok güzel işler yapacağına inanıyoruz. Memlekete öyle adamlar lazım… Çürük elmaların ayıklandı, tertemiz güvenilir emniyetçiler bize de güven veriyor. Millet kendini güvende hissediyor, özellikle millete komploların gün yüzüne çıktığı şu kritik günlerde bu güveni veren emniyete teşekkürler..Başarılar
Türkiye büyük bir devlet ama malesef uyuşturucu baronları milyarlarca dolarlık pazar için köprü gibi kullanıyorlar ülkeyi
uyuşturucunun ilkokullara kadar indiği bir dünyada yaşıyoruz. okul yönetimleri ve ailelerin bu konuda emniyete yardımcı olması gerekiyor aynı düşüncedeyim , yoksa polisle bu sorun tek başına çözülmez, çocuklarımızı korkmadan okula göndermek istiyoruz…
Türkiye’nin son yıllarda ortaya koyduğu samimi tutum ve emniyetin çalşmaları sonuç veriyor. uyuuşturucu tacirlerini göz açtırılmamasını halk olarak destekliyoruz.
il emniyet müdür yardımcımızın dediği doğru aileleri büyük iş düşüyor.. bu çok önemli
Bir lafa bakarım laf mı diye, birde lafı söyleyene bakarım adam mı diye…. Hüseyin ÇAPKIN ve ekibinin olduğu her yerde huzur vardır ve hep olacaktır… Mehmet LİKOĞLU gibi bir ADAM la çalışmak her insana nasip olmaz… Devletin menfaatini kendi şahsi menfaatlerinin üzerinde tutan kişilerin başarısız olduğuna rastlanılmamıştır… ALLAH muvaffak kılsın… İnanıyorum ki; %20 olan dilim bu insanların çabasıyla daha çok artacaktır.