T-BANK Baş Ekonomisti Dr. M.Veyis FERTEKLİGİL, ilk çeyrerekteki büyüme verilerini değerlendirdi…
2010’un ilk çeyreğinde büyüme beklendiği gibi iki haneli bir rakam çıktı ve %11.7 oldu. Geçen yılın ilk çeyreğinde krizin etkisiyle %14.5’luk bir daralma yaşandığı düşünüldüğünde bu büyümenin büyük ölçüde baz etkisinden kaynaklandığı söylenebilir. Bu çerçevede, büyümenin hızının gelecek çeyreklerde baz etkisinin hafiflemesiyle daha düşük çıkacağını tahmin ediyoruz. Takvim etkisinden arındırılmış gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) da yılın ik çeyreğinde aynı hızda büyüdü. Mevsim ve takvim etkisinen arındırılmış GSYIH değerinin bir önceki döneme göre %0.1 artması ise ekonomik toparlanmanın önceki çeyreklere göre ivme kaybettiğini göstermekte.
Yılın ilk çeyreğine ait üretim verilerine bakıldığında geçen yılın aynı dönemine göre tarımda mevsim koşullarının da etkisiyle gerileme olduğu, sanayi kesiminde güçlü bir toparlanma görüldüğü ve hizmetler kesiminde de büyümenin hızlı bir şekilde devam ettiği görülmekte. İnşaat sektöründe ise geçen yıl boyunca kaydedilen gerilemenin yerini yükselişe bıraktığını görmekteyiz. Bu çerçevede, yılın Ocak-Mart döneminde tarım sektörü %3.2 daralırken, sanayi kesimi %18.8 oranında büyüme kaydetti. Hizmetler sektöründe büyüme %9.4’u bulurken, bu sektöre dahil olan inşaat sektöründe de %8’lik büyüme görüldü. GSYİH’ya katkılar incelendiğinde tarım kesiminin katkısının negatif 0.2 puan, sanayinin 4.9 puan, hizmetler kesiminin ise 6.9 puan olduğu görülmekte.
Harcamalar tarafında bakıldığında, tüketim harcamalarının yılın ilk çeyreğinde %8.7 arttığı görülmekte. Özel sektörün krizin etkisiyle durdurduğu harcamaları artırdığı, buna karşı kamu kesiminin ise harcamalarda sınırlamaya gittiği ortaya çıkmakta. Özel sektör tüketim harcamalarında %9.9 artış olurken, kamunun tüketim harcamaları artışı %1’de kaldı. Geçen yılın tüm çeyreklerinde daralan sabit sermaye yatırımlarının ise bu yılın ilk çeyreğinde
arttığı dikkat çekmekte. Burada, özel sektörün yatırımlarını hızlandırdığı görülürken, kamu tarafında yatırımların azaldığı izlenmekte. Özel sektörün yatırımları %22’nin üzerinde artarken, kamu yatırımları %25.7 azaldı. Stoklarda ise %6.4 artış oldu. Bu yılın ilk çeyreğinde ithalat %21.1 artarken, ihracat %0.1 geriledi. Büyümeye katkılar incelendiğinde özel sektör harcamalarının 7.4 puan, kamu harcamalarının ise 0.1 puan katkıda bulunduğu göze çarpmakta. Özel sektörün sabit sermaye yatırımları büyümeyi 3.9 puan olarak pozitif etkilerken, kamu yatırımları negatif 0.9 puan etkiledi. Stoklardaki artışın ise büyümeyi 6.4 puan pozitif
etkilediği görülmekte. İthalat artışının ihracatı geçmesi sonucunda büyümeye dış talep katkısının ise negatif 5.3 puan olduğu izlenmekte. Yılın Ocak-Mart dönemindeki büyüme oranı aslında başta da söylediğimiz gibi çok şaşırtıcı değil. Ekonomik krizin etkisinin en derin olarak göründüğü 2009 yılının ilk çeyreğinde ekonominin çok sert daralması sonucunda bu yılın ilk çeyreğinde bu derece güçlü bir büyüme görmekteyiz. Zaten mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış büyüme rakamı da aslında büyümenin bir önceki çeyreğe göre değişmediğini göstermekte. Bu rakamlar çeyrekler itibariyle büyümenin hızının yavaşladığına işaret etmekte. Yine de ekonomik toparlanmanın oldukça güçlü olduğu gerçeğini gözardı etmemeliyiz. Çin’in %11.9’luk ilk çeyrek büyümesinden sonra G-20 ülkeleri içinde en hızlı büyüyen ekonomi Türkiye ekonomisi oldu. Ancak yılın geri kalanında aynı ivmenin yakalanması hususunda soru işaretleri taşımaktayız. İkinci çeyrekte de büyümenin her ne kadar iki haneli olmasa da %7.5-8 dolaylarında olmasını bekleyebiliriz. Yılın ikinci yarısında ise hem olumsuz giden dış talep koşulları ve özellikle Euro Bölgesi’ndeki krizin derinleşme belirtileri göstermesi, hem de iç talepteki toparlanmanın hızının azalması ile birlikte baz etkisinin hafiflemesi gibi nedenlerle büyüme oranında ciddi bir düşüş olması ihtimal dahilindedir. Bu değerlendirmeler ışığında 2010 yılı büyüme tahminimizi yılın ilk yarısındaki olası güçlü büyüme nedeniyle %5.8’e revize ediyoruz.

UYARI NOTU: Bu rapor Turkland Bank A.Ş. (T-Bank) tarafından güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan elde edilen bilgiler kullanılmak suretiyle, sadece bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hiçbir şekilde finansal enstrümanların alım veya satımı konusunda tavsiye veya finansal danışmanlık hizmeti sağlanması olarak yorumlanmamalıdır. T-Bank bu raporda yer alan bilgilerin doğru ve tam olması konusunda herhangi bir şekilde garanti vermemektedir. T-Bank bu raporda yer alan bilgilerde herhangi bir bildirimde bulunmaksızın değişiklik yapma hakkına sahiptir. Bu rapor ve içindeki bilgilerin kullanılması nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak oluşacak zararlardan T-Bank hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir.








