Ocak 2012’de açıklanan, 2011 yılı ihracat rakamları ile sonunda Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorunu da kırdık. 2010 yılına göre % 18.2 artarak 134,6 milyar dolar oldu. Türkiye’nin ekonomik krizi teğet geçeceğini söyleyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’nın sözlerini dikkate almayanlara ispatlı, rakamlı açıklıyorum: Türkiye 2011 yılında 134,6 milyar dolar ihracatı ile dünyada 30. sırada yer aldı. 1. Çin, 2. ABD, 3. Almanya. 2000’de 27 milyar dolar olan ihracat 2011’de 135 milyar dolara ulaşarak 11 yılda 5 kat arttı.
OTOMOTİV SEKTÖRÜ İHRACAT ŞAMPİYONU 2011 yılında otomotiv sektörümüz ihracat şampiyonu oldu. Otomotiv sektörümüz 2011 yılında ihracatını % 17,4 artırarak 20,4 milyar dolara yükseldi. Otomotiv sektörünün ardından ikinci sırada kimyevi maddeler sektörü, üçüncü olarak da hazır giyim ve konfeksiyon oldu. Bu sektörleri çelik, elektrik-elektronik, makine, tekstil, demir ve demir dışı metal, hububat ve madencilik sektörleri takip etti. 2011 yılında en fazla ihracat yapan il, 59 milyar dolarla İstanbul oldu. Kocaeli 12,5 milyar dolarla ikinci ilimiz, Bursa, İzmir, Ankara, Gaziantep, Manisa, Denizli, Hatay, Sakarya illeri takip etti. 2011 yılında en fazla ihracat yaptığımız 3 ülke ise; 1.Almanya, 2.Irak, 3.İtalya. Kendi toplam ihracatımız içinde AB ülkelerine % 43,6 yapmış. Bu da gösteriyor ki 2011 yılında Avrupa Birliği’nde yaşanan ekonomik kriz ihracatçılarımızı korktuğu kadar etkilememiş. İhracatın, ithalatı karşılama oranı 2011’ de %55 oldu. Bu da bize bu yılki cari açık oranımız hakkında bilgi veriyor. Tabii bu oranı ne kadar artırırsak bizim için sevindirici. 1923’te Türkiye’nin ihracatı 50 milyon dolarken, günümüzde bu ihracatı 1 saat de yapıyoruz. (67,5 milyon dolar). Nereden, nereye? Tabi ki bu rakamlarda emeği olan başta hükümetimizin istikrarlı, ekonomi ve maliye politikaları ile siyasi otorite. Merkez Bankası’nın uyguladığı para politikası. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayana’nın, TİM Başkanı Mehmet Büyükeşi’nin, TUSKON ve MÜSİAD önderliğinde ve Anadolu Kaplanları’mızın sayesinde birçok isimsiz işadamlarımız gecelerini gündüzlerine katıp yeni ihraç pazarları bulmak için ne Asya, ne Afrika, ne Rusya demeden büyük bir azimle dolaşıp ihtiyaçları tespit edip, ihtiyaç ve şartlara göre üretim yapıp bu rakamlara ulaştılar. Hepsini canı gönülden kutluyorum. 2012 hedeflerinde 148,5 milyar dolara ulaşmaları için hükümetle beraber el ele verip her gün daralan ve kötüye giden dünya ihracat pazarının meşakkatli yolunda kolay gelsin diyorum.
Yorumlar