BİST
89898
ALTIN
193.587
DOLAR
4.8448
STERLİN
6.4152
EURO
5.6556

Başbakan Binali Yıldırım: “Müttefikliğe uygun değil“

Başbakan Binali Yıldırım, Mardin'de ABD-İsveç ortak yapımı antitank roketinin ele geçirilmesinin müttefikliğe uygun olmadığını belirterek, "Türkiye'nin terörle mücadelesinde bütün dostlarımızın yanımızda olmasını bekliyoruz" dedi.

Başbakan Binali Yıldırım: “Müttefikliğe uygun değil“

Başbakan Binali Yıldırım, Mardin'de ABD-İsveç ortak yapımı antitank roketinin ele geçirilmesinin müttefikliğe uygun olmadığını belirterek, "Türkiye'nin terörle mücadelesinde bütün dostlarımızın yanımızda olmasını bekliyoruz" dedi.

31 Mayıs 2016 Salı 17:40
5718 Okunma
Başbakan Binali Yıldırım: “Müttefikliğe uygun değil“
Başbakan olduktan sonra ilk yurtdışı ziyaretini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yapan Binali Yıldırım, Ercan Havalimanı'nda KKTC Başbakanı Hüseyin Özgürgün tarafından resmi törenle karşılandı.

Yıldırım, KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Fazıl Küçük'ün anıt mezarlarını ziyaret etti.

Yıldırım, anıt mezarlarda İstiklal Marşı okunmasının ardından özel defterleri imzaladı. Yıldırım, Denktaş ve Küçük’ün kabrine çelenk koyarak saygı duruşunda bulundu.

Ziyaretlerde Başbakan Yıldırım'a, KKTC Başbakanı Hüseyin Özgürgün ile Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, Maliye Bakanı Naci Ağbal, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu da eşlik etti.

Başbakan Binali Yıldırım daha sonra Boğaz Şehitliği'ni ziyaret etti.

Yıldırım, Türkiye Cumhuriyeti adına hazırlanan çelengi şehitliğe sundu. Saygı duruşunda bulunulmasının ardından, İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi.

Başbakan Yıldırım, daha sonra Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığına geçti. Ziyaret anısına karargah binası önüne fidan diken Yıldırım, Kıbrıs Barış Harekatı'na ilişkin belgelerin sergilendiği müzeyi de gezdi.

Başbakan Yıldırım, ziyareti esnasında Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığında görev yapan Erzincalı askerin ailesi ile telefonda görüştü.

Telefonu daha askere veren Yıldırım, sözkonusu askerin ailesiyle hasret gidermesini sağladı.

Başbakan Binali Yıldırım daha sonra KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile bir araya geldi.

Binali Yıldırım ve Mustafa Akıncı, yaptıkları görüşmenin ardından ortak açıklama yaptı ve soruları yanıtladı.

Binali Yıldırım, şöyle konuştu: 

“Kuzey Kıbrıs her zaman adil ve inisiyatif alan taraf olmuş. Kalıcı çözüm, yalnızca atı başlıktan ibaret değil. Kalıcı çözüm eşitliğe ve geleneğe inançla mümkün olabilir. Tarafların birbirlerini ortak olarak görüp, birlikte yaşama bağlı olduğu unutulmamalıdır.

Garantör ülke olarak Türkiye, bu güzel adada yaşayan iki halkın arasında siyasi bir çözümün önümüzdeki bir yıl içinde ulaşılabileceğine inanmaktadır. 
Çözüm her iki tarafa da yarayacak ve adanın gerçek potansiyelini ortaya çıkaracaktır. 

Türkiye’de ne olacaksa Kuzey Kıbrıs’ta da olacak. Gerek altyapı gerek diğer şeyler Türkiye’nin kabiliyetinde olan her şeyi bugüne kadar yaptık bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. 

Türkiye her şart altında Kıbrıs Türkü’nün yanında olacaktır. Adada huzur ve istikrarın yerleşmesi, refahın arttırılması yönünde kararlı çalışmalara devam edeceğini, 
Kıbrıs Türk halkının, halkının selametinin sağlanmasını yönünde ahdi ve tarihi sorumluluklarını yerine getirmeye devam edeceğimizi belirtiyorum.”

"SONRAYA AKTARMA LÜKSÜMÜZ YOK"

Akıncı, şu ifadeleri kullandı: “Biz Kıbrıs’ta bu yarım asırlık sorunu bir yere bağlamak için var gücümüzle çalışacağız, bunu iyi niyetle yapacağız. Hedefimiz bu yılın sonunda da bir çözüme ulaşmak. Ancak kendimiz için de çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Toplumsal gelişimimizi daha sonraya aktarmak lüksüne sahip değiliz. Toplumsal gelişimimizi sağlarsak Avrupa Birliği’ne girdiğimizde rekabetle başedebiliriz. Demokrasisi ve ekonomisi güçlenen bir Kuzey Kıbrıs, geleceğimizin teminatıdır.”

"SÖYLENTİLERE KULAK ASMAYIN"

Binali Yıldırım, “Türkiye ve Kuzey Kıbrıs arasındaki ilişkilerin bu dönemde nasıl olacağı yönündeki bir soruya karşılık şunları söyledi: 

“Türkiye’deki son 15 yıllık AK Parti iktidarları popülizm yerine, Türkiye’nin büyümesi ve kalkınması için ne gerekiyorsa onu yapmıştır. Tarım ve sağlık alanındaki çalışmalar, ekonomik reformlar buna örnek gösterilebilir. Kuzey Kıbrıs ve Türkiye arasındaki ilişkiler menfaat ilişkisi değildir. Bu ilişkiler Kuzey Kıbrıs’ın geleceğe olan yolculuğunda siyasi ve ekonomik olarak güçlü bir şekilde hazır olması, çözüm olduğunda iki tarafında eşit temsil edilmesi bağlamındadır.

Biz her alanda bir dayanışma içindeyiz. Tecrübe paylaşımımız var, ekonomik alanda projelerimiz var. Altyapı konusunda ciddi projeler yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz. Yeni bir eylem planımız var, bu eylem planındaki hedefler harfiyen yerine getirildi bundan sonra da getirilmeye devam edilecek. Bugün Kuzey Kıbrıs’ta olan yapıların büyük bir kısmı Güney Kıbrıs’ta yok. Su projesi bu konuda bir ilktir. Akdeniz’i geçerek su getirilmesi bir ilkti ve bu çalışmanın ilk aşaması bitti, yakında dağıtıma başlanacak. Söylentilere kulak asmayın."

"KRIZ VAR MIYDI Kİ AŞILSIN?"

Mustafa Akıncı, Rum liderle yarın yapacağı görüşmenin hatırlatılarak, “Krizin aşıldığını düşünüyor musunuz?” sorusuna şöyle yanıt verdi: 

“Kriz var mıydı ki aşılsın? Ortada gerçekten bir kriz yoktu. Ortada suni yaratılmış bir durum vardı ve gereksizdi bana sorarsanız. Çok kez açıkladım Joe Biden’la görüşmelerimizin doğal olduğunu. Ancak bizim oradaki varlığımız ve BM Genel Sekteri’yle görüşmemiz tepki konusu oldu. Bundan dolayı Rum lider benimle ve sekreterle olan görüşmelerini iptal etti. İptal kararı açıklanırken bunun görüşmeleri tamamen bitirmediğini satır aralarında belirtti. 1 Haziran Dünya Çocuk Günü vesilesiyle Rum liderle yarın buluşacağız. İki taraftan da 50 çocuk bir araya gelecek. Biz o çocukların geleceği için birbirimizi daha iyi anlar bir noktaya gelmemiz lazım. Umarım yarınki çalışma yeni bir müzakere zemininin oluşmasına katkıda bulunur.”

SUYUN ARDINDAN ELEKTRİK

Binali Yıldırım, “Türkiye’den gelen suyun ardından elektriğin de kabloyla geleceği öteden beri dillendiriliyor. Bu konuyla ilgili bir takvimi belli mi?” sorusunu “KKTC ile ülkemiz arasında yakın zamanda imzalanan ekonomik ve mali işbirliği protokolü yürürlüğe girdi. Bu çerçevede ne gerekiliyorsa yapılacak. Buna ekonomi de dahil elektrik de dahil sanırım bunun detayına girmemize gerek yok” diye yanıtladı.

“TÜRKİYE CUMHUBAŞKANI BENİ DAVET EDERSE..."

Bir soru üzerine 2014’te yapılan anlaşma uyarınca müzakerele devam edildiğini vurgulayan Akıncı, şöyle konuştu:

“O çerçeve dışında başka bir şart kabul etmeyeceğimizi, bunun düşünülemeyeceğini ifade etmemin nedeni Rum yönetiminden İstanbul olayı diye adlandırılan konudan sonra gelen açıklamalardır. Onlar müzakerelere yeniden başlamayı benim İstanbul benzeri toplantılara gitmemem o yönde yürüttüğüm çalışmaları ve çabaları bir daha tekrarlamamam şeklinde bir açıklama yaptılar. Müzakereye sanki ancak o şart altında yeniden dönebileceklerini söylediler. Eğer bunu kastetmedilerse mesele yok ama eğer bunu kastetmişlerse, ben bu konuda herhangi bir şart kabul etmeyeceğimizi açıkladım.

Bunu tekrar ediyorum değil; İstanbul, işte bu Davos olur, Berlin olur, Londra olur... Başka herhangi bir yer olur. Bulunduğumuz her platformda ve eğer şartlar müsait olursa Genel Sekreter de uygunsa onunla da görüşme yapmaya her zaman hazır olacağım ve bunları da sürdüreceğim. Bundan daha doğal bir şey olamaz.

Türkiye Cumhurbaşkanı eğer beni yabancı ülke yetkililerinin de olduğu bir ortamda bir yemeğe davet ederse elbette gideceğim, eğer benim de durumum müsaitse. Şimdi bu ilk defa gittiğim bir yemek de olmadı. İslam Zirvesi toplandı orada, orada da benzeri bir yemek yine benzeri bir mekanda, aynı mekanda yapıldı. Ben onda da vardım. Davos’ta Sayın Rum liderin de olduğu bir salonda dünyanın çeşitli devlet devlet başkanlarının, hükümet başkanlarının da olduğu bir ortamda bulunduk. Temenni ederdim ki, İstanbul’da bunu beraber yaşayabilelim ama olmadı. Ancak böylesi şartlar koşarak müzakere sürecine geri dönebileceklerini eğer gerçekten kastediyorlarsa böyle bir şartın kabul edilemeyeceğini de bilmeleri gerekir. Yaptığım açıklamanın mahiyeti buydu."

"RUM LİDER DE GÖRÜŞEBİLİR"

Yıldırım ise konuyla ilgili olarak, “Kimin nerede, kiminle görüştüğü gibi konularla, biçimsel konularla uğraşmaya kalkarsak kalıcı ve adil bir çözümü tabiatıyla elde etmemiz kolay olmaz. Benim tercihim, icabında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı, Sayın Cumhurbaşkanımızla görüşebilir, bizimle görüşebilir. Sayın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Sayın Çipras'la görüşebilir. Bunlar da bu konudaki tarafların samimiyeti açısından dünyaya ve iki topluma güzel bir mesaj olur diye düşünüyorum” diye konuştu.

BAŞKANLIK SİSTEMİ

Binali Yıldırım, “Başkanlık sistemi mi partili cumhurbaşkanlığı mı? Bu konuda bir takvim var mı?” sorusuna karşılık şöyle dedi: “Türkiye’de gündemde yeni anayasa var. Yeni anayasanın konularından biri de sistemdir. Bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz hazırlanır hazırlanmaz da tercihen diğer siyasi partilerden destek isteyeceğiz. Halkımızın tamamını kapsayan bir anayasa hazırlamak istiyoruz.”

“MÜTTEFİKLİĞE UYGUN DEĞİL”

Binali Yıldırım, Mardin'in Nusaybin ilçesinde ABD-İsveç ortak yapımı antitank roketi ele geçirilmesinin hatırlatılması üzerine “Şüphesiz müttefikliğe uygun değil. Müttefik demek, stratejik ortak demek, karşılıklı hak ve hukuka saygı göstermek demek. Türkiye'nin terörle mücadelesinde bütün dostlarımızın yanımızda olmasını bekliyoruz. Bizim söylediğimiz bir şey var PKK bir terör örgütüdür Amerika da dünya da bunu kabul ediyor. Ancak PYD ve YPG gibi unsurların terör uzantısı olduğu konusunda dostlarımız malesef biraz ağırdan alıyorlar. Türkiye’de insanların hayatına kasteden bu silahların bilerek terör örgütüne aktarıldığını düşünmek bile istemiyoruz. Belli ki terör örgütü bu silahları alıyor ve Türkiye’ye aktarıyor” dedi.

ntv.com.tr

Son Güncelleme: 01.06.2016 20:57
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.