banner181

banner213
banner210

GTSO, yeni teşvik uygulamasıyla ilgili sektörel talepleri, raporlaştırdı

12 Mart 2012 Pazartesi 13:12
Bu haber 1118 kez okundu

Giresun Ticaret ve Sanayi Odası (GTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, yeni teşvik uygulamasıyla ilgili sektörel talepleri belirleyerek, bir rapor hazırladıklarını, bu raporu da ilgili bakanlıklar ile bölge milletvekillerine ulaştırdıklarını...

GTSO, yeni teşvik uygulamasıyla ilgili sektörel talepleri, raporlaştırdı
Giresun Ticaret ve Sanayi Odası (GTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, yeni teşvik uygulamasıyla ilgili sektörel talepleri belirleyerek, bir rapor hazırladıklarını, bu raporu da ilgili bakanlıklar ile bölge milletvekillerine ulaştırdıklarını söyledi.

Çakırmelikoğlu yaptığı açıklamada, raporda yer alan sektörel talepler hakkında bilgiler verdi. Giresun’da faaliyet gösteren sanayiciler ile sektörel taleplerle ilgili görüşmeler yaptıklarını aktaran Çakırmelikoğlu, görüşmeler doğrultusunda belirlenen talepleri içeren rapor hazırladığını, bunu da ilgili bakanlıklar ve bölge milletvekillerine ulaştırıldıklarını belirtti.
"Mevcut teşvik kapsamında, bölge bazında desteklenecek sektörler TR90 kriterinde İndirimli Kurumlar Vergisi uygulamasının yeni yatırımlar ya da ek yatırımların dışında elde edilen gelirleri kapsamaması mevcut teşvik uygulamasının amacını zedelemiştir." diyen Çakırmelikoğlu, şöyle konuştu: "Bölgemiz KOBİ yoğunluklu sanayi altyapısı olduğu unutulmamalıdır."Özellikle kalkınmada öncelik bu yörelerde yeni yatırım ile aktif yatırımcılar arasında ayrım yaşanması, mevcut yatırımların aynı şartlarda teşvik kapsamına alınmaması,mevcut yatırımcıları hayal kırıklığına uğratmıştır. Bu uygulama aynı piyasa koşullarında rekabet eden işletmeler arasında adaletsizliğe nende olmuştur. Bölgemize tahsis edilecek indirimli kurumlar vergisi yeni eski ayrımı yapmaksızın bölgemizde tüm yatırımları kapsayacak şekilde uygulanmalıdır. TR 90 teşvik uygulamasında yatırımlarda sigorta prim desteği ya da en önemlisi indirimli kurumlar ve gelir vergisi uygulamasında zaman sınırlamasına gidilmesi yatırımcıyı caydırmış ve teşvikin inandırıcılığına gölge düşürmüştür. Yeni teşvik uygulamasında, kurumlar ve gelir vergisi ile SGK desteğinde indirim oranları cazip hale çekilerek,bu indirimden yararlanmak için süre kısıtlaması getirilmemelidir. TR90 bölgesinde desteklenen sektörlerin teşvik kriterlerinin yüksek olmasından dolayı bu teşvik yöntemi yatırımcıyı cezp etmemektedir. Öğrenci yurdu, otel, entegre hayvancılık, tekstil,mobilya imalatı gibi bir çok yatırımın teşvikten faydalanabilmesi için belirlenen asgari yatırım tutarlarının bölge şartlarına uygun revize edilmesi şarttır. Ülkemizin sanayi bölgelerinde uygulanabilecek yüksek kriterlerin bölgemizin imkanlarına ve altyapısına uygun olmadığı bilinmelidir."

Çakırmelikoğlu, kamu taşınmazlarının yatırımlara tahsisine ilişkin yayınlanan yönetmeliğe nazaran uygulama da yaşanılan sorunlar ve bürokratik engellerin düzeltilmesini istedi. Yatırım yeri tahsisinin usul ve esasları gibi bölgede yatırım ofisleri oluşturularak aktif hale getirilmesinin, kamu taşınmazları üzerindeki yerel keyfiyetin önünü açacağına dikkat çeken Çakırmelikoğlu, "Diğer yandan bölgemizin arazi şartları gereği yatırım yeri sorunu özellikle Giresun’da merkez dışında çalışmaları devam eden Bulancak OSB ile bir nebze olsun çözüm bulmalı, Bulancak’a ilave olarak Giresun’un doğu yakasında Espiye-Tirebolu aksında da bir bölge oluşturulması için çalışma yapılması teşvik edilmelidir. Bölgemiz arazi şartlarının çok engebeli olması nedeniyle yatırıma müsait olmamasındaki olumsuzluk ancak, yeni OSB’ler ile aşılabilecektir. Çünkü bölgemizde bir çok atölye tarzındaki işletme dahi arazi imkansızlığından dolayı büyüyememe riskiyle karşı karşıyadır." diye konuştu.

"ÇAY VE FINDIK ÜRETİMİNDE YATIRIM MİKTARLARINA KOTA KONULMADAN DESTEKLENMESİ GEREKİR"

"Bölgemiz fındık ve çay üretim sahası olmasına rağmen,bu sektörlerde yeni yatırım teşvikinin TR90 uygulaması kapsamına alınmaması,teşvikin sağlayacağı faydayı daraltmıştır." diyen Çakırmelikoğlu, şöyle konuştu: "Bu bakımdan bölgemizde hammaddesi üretilen çay ve fındık gibi tarımsal ürünlerin işlenmesi için kurulacak tesislerin yatırım miktarlarına kota konulmadan teşvik uygulamasında en üst kriterden desteklenmesi gerekmektedir. Fındık ve çay işleme ve mamul madde tesislerinin AR-GE birimleri ile geliştirilmesinin teşvik edilmesi ve sektörde kümelenmenin sağlanması, bölgemiz açısından yatırım cazibesi en yüksek grup olacağı kanaatindeyiz. Bu sektörlerde makine teşviki başta olmak üzere indirimli kurumlar vergisi uygulamasının asgari tutardan sağlanması önemlidir."

TR90 düzeyinde destek kapsamına alınan sektörlerde mevcut yatırımların uygulamalar dışında tutulmasının haksız rekabete neden olacağını savunan Çakırmelikoğlu, yeni yatırımcı kazanma hevesiyle mevcut yatırımcının cezalandırılır gibi uygulamaya maruz bırakılmasının, en azından kalkınmada öncelikli yöreler için de doğru olmadığını dile getirdi. GTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, "En azından aynı sektörde faaliyet gösteren, yeni yatırım ile mevcut yatırımlar arasında kriter ve basamak uygulaması getirilebilir. Yeni teşvik uygulamasında Kalkınmada Öncelikli Yörelere mutlak ayrıcalıklar getirilmelidir. TR90 uygulamasında dört bölgenin kriterlerinin yaklaşık düzeyde olması Kalkınmada Öncelikli Yörelerde faydadan ziyade yatırım kaybına neden olmuştur. Bu gerçek 2011 sonunda istatistiksel veriler ile ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla kademeli teşvikte yatırımcının Kalkınmada Öncelikli Yörelere çekilebilmesi için vergi, KDV indirimlerinin minimize edilmesi şarttır. Bölgemizin KOBİ yoğunluklu yatırımları kapsamasına rağmen KOBİ’lere dönük artı uygulamanın en azından yeni teşvikte dikkate alınması gerekmektedir. Bölgemizde altyapısı bulunan fakat kümelenme ve organize bir yapıya ihtiyaç olan sektörlerin (mobilya imalatı,tekstil gibi) desteklenmesi, bölgenin yatırım ve istihdam ihtiyacının karşılanmasına önemli kazanımlar sağlayacağına inanmaktayız. Çünkü 5084 Sayılı Teşvik ve TR90 ile bölgemizde artış gösteren tekstil sanayi bugün itibarıyla irili ufaklı 20 firmada 2 bin 500'e yakın istihdam getirmiştir. Giresun ilinin yanında son on yıldaki konfeksiyon sektöründeki bu büyüme bölgenin diğer illerinde de dikkat çeken boyuta gelmiştir.Bölgemizde bir diğer yükselen sektör ağaç ürünleri ve mobilya imalatıdır.Bölgede üretilen ve atölye tarzında bulunan tesislerin modernize olabilmesi ve markalaşabilmesi için teknoloji yenileme ve kümelenme teşviki şarttır. Bu sektörde makine alımına ve ürün geliştirilmesine vergi ve KDV indirimi yada kısa süreli istisna getirilmelidir." dedi.

Türkiye'de önemli organik tarım havzası olan Kelkit Vadisi'nde, bu sektörün desteklenmesiyle ciddi bir yatırım sahası oluşturulacağına inandıklarını vurgukayan Çakırmelikoğlu, "Şebinkarahisar,Alucra ve Çamoluk bölgesi başta olmak üzere Kelkit Vadisinin genelinde organik tarımdan mamul madde üretimine dönük tesis,satış-pazarlama üniteleri ile sektör haline gelebilmesi için organik tarımın imalattan satışa yatırım aşaması mutlaka teşvik edilmelidir.Bölgenin dut ve ceviz meyve altyapısı da organik tarıma uygun olmakla birlikte, özellikte havza da bu ürünlerin mamul maddeye dönüştürülmesi için küçük çaplı birkaç tesisin bulunduğu bilinmektedir. Bölgede mevcut tesislerin genişletilmesi ve yeni yatırımların yapılabilmesi için teşvik uygulaması gerekmektedir. Bu teşvikinde üretimde vergi indirimi olabileceği gibi, organik tarım ürünlerinin natürel yada işlenerek satış ve pazarlanmasına dönük vergi indirimi ile satılan ürün totaline nakdi devlet teşviki desteği şeklinde de olabilir. Diğer yandan bölgede organik tarıma dönük oluşacak işletmelere bir kısmı hibe, bir kısmı faizsiz makine alımına dönük kredi desteği sağlanmalıdır. Bu uygulama bölgede bulunan organik tarım altyapısını güçlendirerek geleceğe dönük ciddi bir üretim ve pazarlama ağının oluşmasına vesile olacağına inanmaktayız. Diğer yandan bu sektörün KOSGEB destek kapsamına alınması da en azından bölgemiz için gereklidir. Bölgeye dönük çıkartılacak teşvik unsurlarının DOKA, DOKAP, Kırsal Kalkınma Ajansları'nın proje ve başlıklarıyla örtüşmesine dikkat edilmesi gerekmektedir.Bölgemizde bu birimler vasıtasıyla desteklenen yatırımların daha genel teşvik unsurlarından yararlanması şarttır." diye konuştu.

"TURİZM SEKTÖRÜNDE YATIRIMCI TEŞVİK EDİLMELİ"

"Bölgemizde önü açık olan doğa turizmi için yatırımcı teşvik edilmelidir. Bugün itibarıyla bölge yaylalarında yatırım talebi bulunan bir çok yatırımcı mera kanunu nedeniyle tesis kuramamaktadır" diyen Çakırmelikoğlu, şunları aktardı:
"Bu sektörün bölgede gelişebilmesi ve altyapı ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için orman ve meraların yatırımcıya açılması ve tesislerin teşvik uygulaması ile desteklenmesi şarttır. Şuan itibarıyla doğa turizminde orman ve mera alanlarıyla ilgili yatırımcı ciddi sorunlar yaşamaktadır. Yatırımcının arazi sorunu kanun ve yönetmeliklerde açıkça desteklendiği gibi, uygulamada da zorluk çıkartılmadan desteklenmesinin altyapısı kurulmalıdır. Bölgede oluşacak turizm tesisleri 1990’li yıllarda Akdeniz ve Ege Bölgesinde uygulanan turizm teşvikine yakın uygulamalar ile desteklenmelidir. Bölge turizminin önü açık olmasına nazaran henüz talep altyapısının oturmayışından dolayı yatırımcının tereddüdü ancak arazi ve tesis yapımına dönük teşvik uygulaması ile giderilebilir."

"BALIKÇILIK TEŞVİK KAPSAMINA ALINMALI"

Çakırmelikoğlu, su ürünlerinde önemli bir potansiyel olmasına rağmen, yeterli oranda organize olamayan balıkçılığın teşvik kapsamında sektörel kümelenmesinin sağlanmasının şart olduğunu söyledi.

Hasan Çakırmelikoğlu, "Bölgede balık işleme ve soğuk hava tesislerinin (orta düzeyde) teşvik edilmesi ve su ürünleri kooperatifçiliğinin bölgesel bazda desteklenmesi ihtiyaçtır. Özellikle bulundukları bölge balıkçı barınakları çevresinde soğuk hava depoları için yer tahsisi teşvik edilmelidir, çünkü denizden ayrışık bölgede konuşlandırılacak soğuk hava depoları rantbl görülmemektedir. Balıkçılığın yok olmadan bölgede gelişebilmesi için birinci aşamadan itibaren bölgede stoklanarak işlenmesi ve ardından pazara nakledilmesi sağlanmalıdır. Bölge balıkçısının makine teçhizat alımına KDV muafiyeti getirilmesi, su ürünlerinde bölgesel bazda dahi olsa banka kredi limitlerinin artırılması ve faiz oranlarının belirli oranda karşılanması, balık avlama araçlarının sigortalanmasının desteklenmesi,su ürünlerinin KOSGEB desteklerine alınması, bölgede faaliyet gösteren sektör için önemlidir." şeklinde konuştu.

GTSO Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, bölgede altyapısı bulunan silah sanayinin yeni yatırımlar yapabilmesi için yivli ve yivsiz tüfek üretiminin teşvik kapsamına dahil edilmesini istedi. Çakırmelikoğlu, şunları aktardı: "Türkiye kesme çiçekçilik sektöründe potansiyeli en yüksek olan ülkeler arasında yer almaktadır. Yılda 100 milyon dolarlık ihracat hacmi bulunan sektörün ihracat ayağında 30 bin kişi, toplamda ise 350 bin kişi istihdam edilmektedir. İstanbul,Antalya,Yalova,İzmir bölgelerinde yapılan üretimin Antalya ayağı ihracata yönelik üretilmektedir. Küresel ısınma ve talep yoğunlaşması üzerine kesme çiçekçilikte Karadeniz Bölgesi'nin bir çok açıdan avantajlı konumda olduğu gözükmektedir ve firmaların bölgemiz ile ilgili yatırım talepleri son dönemde artmaktadır. Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesinin Orta Asya ve Kafkaslara yakınlığı ve sektörde yazlık üretim yapılabilir iklim yapısı, ihracat açısından en uygun koşulları taşıdığı ifade edilmektedir. Kesme çiçekçilik üzerine ihracat yapan bir çok firma Doğu Karadeniz Bölgesinde sektör altyapısının oluşabilmesi için bazı alanlarda teşvik uygulamasına gidilmesini talep etmektedirler. Sektörde kalifiye personel ve üretim maliyetleri için ortak projelerin oluşturulması için projelerin devlet tarafından teşvik edilmesini istemektedirler. Bunun için sertifikalı fide için sıfır gümrük uygulaması. 50 metreden aşağı taban suyunun kullanılması için DSİ tarafından sondaj kuyularının açılması ile arazi tahsisi,elektrik ve kömür enerjisini teşvik edilmesini talep etmektedirler."
Anahtar Kelimeler
banner193

Yorum Gönder